İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/386 E. 2025/1016 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/386
Karar No
2025/1016
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/386 Esas KARAR NO : 2025/1016

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; 17.08.2024 tarihinde müvekkil şirket sigortalısının ''..... Mah. ..... Sok. No:5 D:1 Sarıyer / İstanbul'' adresinde bulunan taşınmazında yangın çıktığı, yangın neticesinde sigortalısının uğradığı zararların müvekkil şirketçe karşılandığı ve ödenen tazminat tutarlarının, hasara sebebiyet verdiği tespit olunan davacı taraftan rücuen tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile davacı taraf aleyhine takip başlatıldığı, söz konusu takibe süresinde itiraz edilememesi nedeniyle takibin kesinleştiği, oysa dava konusu yangına sebebiyet verdiği tespit edilen sauna sobasının davacı şirkete ait olduğu yönündeki değerlendirmelerin hatalı olduğu, hasara davacı şirketçe sebebiyet verilmediği, davacı şirketin sobaların yalnızca üretimini ve satışını yaptığı, kurulum ve döşemesinde bir dahlinin bulunmadığı, yangının müştemilatta çıktığı, poliçenin müştemilatı kapsayıp kapsamadığının araştırılmasının gerektiği, neticeten davacı şirketin mezkur hasardan sorumlu olmaması nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali ile takip konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatı hükmedilmesi dava ve talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Sigortalısının yerine geçerek zarar sorumlularına karşı dava / takip açma hakkı elde eden müvekkil şirketin, halef olarak açacağı ve yine bu sıfatla müvekkil şirket aleyhine açılacak davalarda da görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle görevli mahkemede açılmayan huzurdaki davanın reddini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olması sebebi ile davanın usulden reddini,

dava konusu sauna sobasını üreten şirketin davacı ..... Form San Ve Tic. A.Ş olduğu, bizatihi dava dilekçesinde de sobanın üretiminin ve dağıtımının davacı şirketçe yapıldığının ikrar edildiğini, davacı şirketin internet sitesinde de dava konusu ..... marka sobalarının davacı tarafça üretildiğinin görüldüğünü, dava konusu yangının doğrudan ve salt neden olarak imalattaki bir hatadan kaynaklandığının uzman raporu ile kesinleştiği hususu nazara alındığında, uyuşmazlık konusu sauna sobasının üreticisi konumunda bulunan davacı şirketin, sauna sobasının sebebiyet vermiş olduğu mezkur zarardan ötürü sorumluluğunun bulunduğu tartışmasız olduğundan huzurdaki davanın tüm istemler bakımından reddini, davacı şirketin, herhangi bir kurtuluş beyyinesi getirememiş olması nedeniyle davanın reddini, davalı müvekkil aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın beyan etmiş olduğumuz ve dikkate alınacak diğer sebepler ile esastan reddini,

kötü niyet tazminat talep edilebilmesi için gerekli olan yasal şartların somut olayda bulunmaması nedeniyle davacı tarafın - davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla - kötü niyet tazminatı taleplerinin reddini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde ÖZETLE; görev ve yetki itirazımızın yerinde olmadığını, davanın görevli ve yetkili mahkemede ikame edildiğini, dava konusu yangın ile davacı şirket arasında bir illiyet bağının bulunmadığını ve yangından ötürü sorumluluğun davacı tarafa yüklenilemeyeceğini belirtmiş olmakla davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE: İşbu dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısı gerçek kişinin meskeninde meydana gelen yangın dolayısıyla ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsili amacıyla yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ..... E., ..... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve ..... E., ..... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Somut olayda; davalı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ..... arasında ''..... Mah. ..... Sok. No:5 D:1 Sarıyer / İstanbul'' adresinde yer alan taşınmaz için ..... no.lu ve 11.03.2024 başlangıç ve 11.03.2025 bitiş tarihli Yuvam Sigorta Poliçesi tanzim edildiği, çıkan yangın sonucunda konutta oluşan hasardan kaynaklı olarak sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya tazminat ödendiği, hasarın davacı tarafından üretilen sauna sobasından kaynaklanması nedeni ile davacı üretici firmanın kusurundan kaynaklanan hasarın rücuen tazmininin talep edildiği; davalı sigorta şirketinin sigortalının haklarına halef olarak davaya konu icra takibini başlattığı, dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki sauna sobası alım- satım sözleşmesinin davanın temel dayanağını oluşturduğu, bu hukuksal ilişkinin de tüketici işlemi olduğu, bu nedenle davanın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu açıklamalar ışığında; taraflar arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı kanun kapsamında kalmakta olup, davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Bu sebeple davanın görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas ve .... Karar sayılı ilamı) G.D. :Gerekçesi kararda açıklanacağı üzere; Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE. Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine. HMK nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına. Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/11/2025

Başkan ..... e-imzalıdır Üye ...... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Katip ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/386, K. 2025/1016, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-386-e-2025-1016-k-3beb69b20048