İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/381 E. 2025/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/381
Karar No
2025/768
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/381 Esas - 2025/768 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/381 Esas KARAR NO : 2025/768

HAKİM :.... KATİP ....

DAVACI :.... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .. Av.... Av. ... Av. ...

DAVALI :.... VEKİLLERİ : Av... Av. ... Av. ....]

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2018 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 25/11/2008 tarihli ve 2009 yılı içinde 24/12/2009-23/12/2010 tarihlerini kapsayan Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili kurumun ihtiyaç duyduğu özel güvenlik hizmetlerinin davalı şirket çalışanları ile sağlandığını, dava dışı şirket çalışanı . . iş akdinin feshi sebebiyle müvekkili ve davalı şirket aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ... 6. İş Mahkemesinin 2014/1555 esas sayılı dosyası ile açtığı davanın karara bağlandığı, kararın ... 2. İcra müdürlüğünün 2017/3955 sayılı dosyası ile takibe konulduğu ve müvekkili tarafından 24/02/2017 tarihinde 17.908,04 TL ödeme yapıldığını, oysaki davalı şirket ile akdedilen sözleşmede işçinin her tür ücret ve alacaklarından ihaleyi alan yüklenici firmanın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını belirterek ödenen 17.908,04 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkisizlik itirazında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, müvekkili şirketin alt işveren olduğunu, bu nedenle kıdem tazminatı sorumluluğunun olmadığını, birçok şirket bünyesinde çalışan işçinin alacağının tümünden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki sözleşmeler, dava dışı işçilerin, işçilik alacaklarına ilişkin mahkeme ilamları, takip dosyaları ve ödeme belgeleri ile hizmet dökümleri incelenerek dosya kapsamında hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır.

10/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı AOÇ Müdürlüğü ile davalı .... Ticaret Limited Şirketi arasında hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan özleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Mahkemenin dava dışı işçinin kıdem tazminatından davalı şirketlerin kendi dönemi ile sorumlu olduğu kanaatine varılması durumunda: Davacının dava dışı işçi . .. ile ilgili - ... 6. İş Mahkemesinin 2014/1555 Esas 2016/1031 karar sayılı kararı gereğince ... 2. İcra müdürlüğünün 2017/3955 Esas sayılı dosyasına 24.02.2017 tarihinde yapmış olduğu toplam 17.908,04 TL ödeme! 10.087,40 TL sini davalı .... Şirketi Şirketlerden rücuen tazminini talep edebileceği, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğu, kanaatine varıldığı" hususları belirtilmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.(Aynı yönde açıklamalar için Y. 6 HD. 2021/777E- 2021/551K., Y. 15 HD. 2021/1521E.-2021/2333K., Y. 15. HD 2021/616E.-2021/1083K., Y. 23 HD. 2019/2339E.- 2021/225K., İzmir BAM 2020/1020E.-2021/1082K., sayılı kararları incelenebilir.) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım tip sözleşmesinde işçi alacakları konusunda tarafların müteselsil sorumluluklarına dair bir düzenlemenin yer almadığı, yapılan ödemenin bir kısmının dava dışı işçinin davalı yüklenici nezdinde çalıştıkları dönemden kaynaklandığı bu halde davalı yüklenicinin sorumluluğunun bulunduğu ve davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücu edilebileceği anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının sorumlu olduğu dönemle orantılı olarak hesaplanan tutar yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de, BK.'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. Bu durumda alacaklı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteyebilir. İhtarnamenin bulunmaması halinde ise icra takibi varsa icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilir.(Aynı yönde bkz. ... BAM 4. HD. 2023/54E., 2023/2335 K., 21/09/2023T.) Davaya konu olayda davacı taraf dava açmadan önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü yargılama sırasında iddia ve ispat etmediğinden mahkememizce dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 10.087,40 TL'nin, dava tarihi olan 19/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 689,07 TL karar ve ilam harcından 305,83 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 383,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 305,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 341,73 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 329,00 TL tebligat gideri, 4.100,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL istinaf gideri olmak üzere toplam 4.529,00 TL yargılama giderinin, 2.551,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.087,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.820,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025 Katip ....

Hakim ....

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/381, K. 2025/768, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-381-e-2025-768-k-a4dbc6137fe1