İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/380 E. 2026/166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/380
- Karar No
- 2026/166
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av....
DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçluya 1.500.000,00 TL borç para verdiğini, taraflar arasındaki bu ilişkiyi delillendirmek adına kefiller ile birlikte bir protokol tanzim edildiğini, protokol uyarınca borcun 500.000,00 TL sinin üç eşit taksit olmak üzere senede bağlandığını, senetlerin ödeme tarihlerinin sırasıyla 05/08/2024, 05/09/2024 ve 05/10/2024 tarihleri olduğunu, ilgili senetlerin yanı sarı protokolde öngörüldüğü borca karşılık... plakalı araç ve araca bağlı T plaka üzerine de araç rehin sözleşmesi yapıldığını, protokol uyarınca müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararına istinaden kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlattığını, borçlular tarafından Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile takibin iptali ve durdurulması istemiyle dava açıldığını, açılan davada yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiğini, kararın istinaf edildiğini ve dosyanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin alacağının doğrudan kambiyo senedine dayandırıldığını, tarafların senetlerden birinin ödenmemesi durumunda vadesi gelmeyen senetlerin de muaccel hale geleceğine ilişkin bir anlaşma sağladıklarını, senetlerin tahsili amacıyla cebri icra yoluna başvurulacağının kabul edildiğini, icra takibine konu senetlerin teminat senedi olduğunun kabulününde ilgili senetlerin yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğunu, taraflar arasında akdedilen protokol ile birlikte borçluların açık kabulü/ikrarı bulunduğunu, ikame olunan davada ispat yükünün davalıda olup borcun ödendiğini ispat etmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerle öncelikle müvekkilinin hakkını elde etmesinin imkansızlaşmaması için müvekkilinin maddi durumu da dikkate alınarak teminatsız olarak davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallara alacağı karşılayacak ölçüde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile 1.500.000,00-TL alacağın protokolde öngörülen 05/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde, müvekkiline 1.500.000TL ödünç para verdiğini iddia ettiğini, ancak dava dilekçesinde ve ekinde, müvekkilinin bu tutarda bir para aldığına dair herhangi bir dekont, makbuz gibi bir delil bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ve ekinde sunmuş olduğu bir takım sözleşmeler, müvekkilinin, davacıdan borç aldığını göstermediğini, borç verilen tutarın ayrıca yazılı belge ile ispatı gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında, kesinlikle bir alacak verecek meselesi bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkiline ödünç olarak, 1.500.000-TL tutarında bir para vermediğini beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Dava, Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...esas... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmıştır. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D. İş sayılı dosyası arasında bulunan protokol aslı dosya arasına celp edilmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ..., ..., ...ve... olduğu, toplam 1.507.310,71-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür. Dosya kapsamına göre cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davalı vekiline ihtar edilmiş, davalı tarafça yemine ilişkin herhangi bir beyan sunulmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki 04.06.2024 tarihli protokole ve bu protokol kapsamında düzenlenen kambiyo senetlerine dayalı olarak ödünç sözleşmesinden kaynaklanan 1.500.000,00-TL alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilinin müvekkilinin alacağını kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe koyduğu, borçluların itirazı üzerine Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde takibin durdurulmasına ve "alacağın yargılama gerektirdiği" gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, bu kararın istinaf edildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ...2 Esas - ... Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın hâlihazırda Yargıtay incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. İİK md. 169/a hükmüne göre itirazın kabulü kararı ile takip durur ve alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı mahfuzdur. Bu itibarla davacının işbu alacak davasını İİK md. 169/a kapsamında genel hükümlere göre açmakta hukuki yararının bulunduğu ve dava şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak mahkememizce ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce çeşitli ara kararlar verildiği görülmektedir. BAM 6. Hukuk Dairesi'nin...ayılı 18.12.2025 (yazım tarihi: 27.11.2025) tarihli ilamında; rehin sözleşmesi kapsamında alacağın rehinle teminat altına alınmış olup olmadığının ve ihtiyati haciz talebine konu alacağın ferilerinin (faiz ve fer'iler) yönünden değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Dairenin 2025/1600 Esas - 2025/1469 Karar sayılı önceki ilamında ise eksik inceleme ve değerlendirme ile itirazın reddine karar verildiği belirtilerek dosyanın yeniden duruşmalı olarak incelenmek üzere mahkememize geri gönderilmesine karar verilmiştir. BAM'ın bu tespitleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede; takip dosyasından elde edilen rehin sözleşmesi, rehin sözleşmesine konu aracın kaydı üzerinde ki rehin şerhi incelenmiş olup, İİK md. 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağının varlığı halinde alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği, somut olayda alacağın araç rehni ile kısmen teminat altına alınmış olması nedeniyle, rehin miktarını aşan (bakiye fazla alacak) kısım yönünden ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği değerlendirilmiştir. Ancak ihtiyati hacze ilişkin bu tespitler, esas hakkındaki kararı, borcun varlığı ve miktarına ilişkin yargılamayı bağlamamaktadır. Davacı tarafın iddiası ödünç sözleşmesine dayalı alacak talebidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386. maddesi uyarınca tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir miktar parayı ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda parayı geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. TBK md. 387 uyarınca, sözleşme ödünç konusu olan paranın ödünç alana verilmesiyle kurulur. Ödünç sözleşmesinde ispat yükü, kural olarak alacağın (yani paranın verildiğinin) varlığını iddia eden davacı üzerindedir (TMK md. 6, HMK md. 190). Ancak somut olayda değerlendirilmesi gereken husus, davacının alacağını salt ödünç sözleşmesine değil, aynı zamanda kambiyo senetlerine de dayandırmış olmasıdır. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere taraflar arasında 04.06.2024 tarihli bir protokol düzenlenmiş olup, bu protokol uyarınca davalı borçlu ve dava dışı kefiller tarafından düzenleme tarihi 04.06.2024 ve ödeme tarihleri sırasıyla 05.08.2024, 05.09.2024 ve 05.10.2024 olan her biri 500.000,00 TL bedelli üç adet senet tanzim edilmiştir. Ayrıca protokolde öngörüldüğü üzere... plaka sayılı araç üzerine Kayseri 7. Noterliği'nin 04.06.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemi ile 1.500.000,00 TL bedelli araç rehin sözleşmesi akdedilmiştir. Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve istinaf incelemesinden de geçen kararda, takibe konu senetlerin 04.06.2024 tarihli protokolün teminatı olarak düzenlendiği kabul edilmiş ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağına hükmedilmiştir. Ne var ki senetlerin teminat senedi niteliği taşıması, alacağın mevcut olmadığı anlamına gelmez. Senetlerin teminat olarak düzenlenmiş olması, yalnızca kambiyo hukukuna özgü takip yolunu engeller; buna karşılık temel ilişkiden kaynaklanan alacak hakkını ortadan kaldırmaz. Nitekim taraflar arasında akdedilen 04.06.2024 tarihli protokol incelendiğinde; davalı borçlunun protokolde açıkça borçlu sıfatıyla yer aldığı, 1.500.000,00 TL borcun üç eşit taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, borcun teminatı olarak araç rehninin tesis edildiği, kefillerin protokolü imzaladığı görülmektedir. Bu protokol, borç ilişkisinin taraflarca kabul ve ikrar edildiğinin açık delilidir. 04.06.2024 tarihli protokol, HMK md. 200 anlamında yazılı delil niteliğinde olup, senetle ispat kuralı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Protokolde davalı ...'in bizzat "borçlu" sıfatıyla imzasının bulunması, borcun varlığını ve miktarını ikrar niteliğindedir. HMK md. 188 gereği ikrar, ileri sürüldüğü tarihte yapılmış sayılır ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline herhangi bir para ödendiğine dair dekont veya makbuz bulunmadığını savunmuş ise de; protokolde açıkça 1.500.000,00 TL borç ilişkisinin tesis edildiği, borcun taksitlere bağlandığı, ayrıca bu borcun teminatı olarak noter huzurunda 1.500.000,00 TL bedelli araç rehin sözleşmesi yapıldığı, dava dışı üçüncü kişilerin kefil sıfatıyla senet imzaladıkları dikkate alındığında; davalının bu protokol ve senetleri imzalamış olmasına rağmen, borç ilişkisinin mevcut olmadığı yönündeki savunması yerinde görülmemiştir. Zira bir kişinin kendisine borç verilmediği halde 1.500.000,00 TL tutarında üç adet senet düzenlemesi, noter huzurunda aracını 1.500.000,00 TL bedelle rehin olarak tesis etmesi ve üçüncü kişilerin bu borca kefil olarak imza atması düşünülemez. Davalı tarafın borç ilişkisinin hiç kurulmadığı yönündeki savunması, dosyadaki delil durumu ve hayatın olağan akışı karşısında yerinde görülmemiştir. Davacı taraf, alacağının varlığını 04.06.2024 tarihli protokol, aynı tarihli üç adet kambiyo senedi, Kayseri 7. Noterliği'nin 04.06.2024 tarihli araç rehin sözleşmesi ve icra takip dosyası ile ispat etmiştir. Taraflar arasında borç ilişkisinin kurulduğu, protokol ve senetlerle ortaya konulmuş olup, bu aşamada ispat yükü yer değiştirmiştir. TBK md. 83 ve HMK md. 190 gereğince, borcun ödendiğini veya borç ilişkisinin sona erdiğini ispat yükü artık davalı üzerindedir. Davalı taraf, borcun ödendiğine veya borç ilişkisinin mevcut olmadığına dair herhangi bir ödeme belgesi, dekont, makbuz, banka havale kaydı veya sair yazılı delil ibraz edememiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki soyut ve genel nitelikteki inkâr beyanları, dosyadaki somut yazılı deliller karşısında hukuken yeterli kabul edilmemiştir. Dosya kapsamına göre cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davalı vekiline ihtar edilmiş, davalı tarafça yemine ilişkin herhangi bir beyan sunulmadığı görülmüş olmakla karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.500.000,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51.75 oranında ve değişen oranlarda avans faiz uygulanarak takibin devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 102.465,00-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 25.616,25-TL'nin mahsubu ile eksik 76.848,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 25.616,25-TL peşin harç, 1.075,00-TL posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri, 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 2.027,80-TL ihtiyati haciz harcı olmak üzere toplam 31.017,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 228.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır