İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/398 E. 2026/109 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/398
- Karar No
- 2026/109
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/245 Esas KARAR NO : 2026/104
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili Banka arasında 20.06.2022 tarihli Maaş Ödemeleri Protokolü akdedildiğini, protokolün 01/07/2022 tarihinden itibaren 01/07/2025 tarihine kadar geçerli olacağı hususunu kararlaştırıldığını, protokole uygun bir şekilde maaş ödemelerinin yapılması halinde kendisine fatura karşılığı KDV dahil olmak üzere 90.000 TL promosyon bedeli ödenmesi konusunda mutabakat sağlanarak söz konusu promosyon bedelinin davalıya ödendiğini, müvekkili bankanın promosyon ödeme yükümlülüğünü gerçekleştirdiğini ancak davalının protokoldeki yükümlülüğüne aykırı davranarak personel maaş ödemelerinin müvekkil banka aracılığıyla gerçekleştirmediğini, davalının bankaya taahhüt etmiş olduğu sayıda daha az personele maaş ödemesinin gerçekleştirildiğini bu hususunda protokole aykırı olduğunu, müvekkili banka davalıya ödenen promosyon bedelinin iadesi ve protokolün 5. maddesi gereği tacir olan davalının indirim talebinde bulunamayacağı fiili erken fesih kaynaklı cezai şart bedelinin davalıdan tahsili amacıyla, davalı aleyhinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...E Sayılı dosyasından ilamsız takip başlattığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek; davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki borç ve ferileri yönünden yaptığı itirazın iptaline, %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı bankanın...Şubesi arasında 20.06.2022 tarihinde akdedilen "Maaş Ödemeleri Protokolü" başlıklı sözleşme ile müvekkili şirketin çalıştırdığı personeller adına banka şubesi nezdinde açılan hesaplara promosyon ödemesi karşılığı maaş ve sair işçilik alacaklarına ilişkin ödemeler yapılması için anlaşma sağlandığını, bu ödemelerin işçi hesaplarına aktarılabilmesi için müvekkili şirket tarafından banka şubesine yazılı talimatlar verildiğini, yine müvekkili şirket tarafından 15.02.2024 tarihinde bir kısım personel ödemelerinin yapılabilmesi amacı ile davacı banka şubesine talimat yazısı yazıldığını, bu yazılı talimatın son satırında havale alıcısı olarak "..." adlı şahsa "kıdem tazminatı" açıklaması ile gönderilecek havalenin hesap numarası kısmına sehven şirketin eski personeli olan Medet Aslan isimli şahsın aynı banka şubesinde bulunan "..." nolu hesap numarası yazıldığını, bu hesap numarasının bağlı bulunduğu iban numarasına da davacı banka personeli tarafından "54.977,70 TL"lik "maaş ödemesi" açıklaması ile havale işlemi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından 15.02.2024 tarihinde verilen talimat ile alıcının ismi karşısındaki hesap numarası sehven bildirilmiş ise de davacı banka şubesinin söz konusu havale işlemini yaparken havale alıcısı olarak bildirilen kişinin adı ile havalenin yapılacağının bildirildiği hesap numarası sahibi olan kişinin adının örtüşüp örtüşmediğini değerlendirerek doğrulaması gerekirken, bu işlemler bankacılık mevzuatı ve bankacılık uygulamaları açısından gözetilmediğini, bankanın talimatta belirtilen isim ile alıcı bilgilerini doğrulamak zorunluluğu bulunmasına rağmen bu doğrulama yapılmadığını ve alıcı ismi ile hesap numarasının uyuşmaması sebebiyle işlemin reddedilerek müvekkili şirkete bu konuda bilgi verilip yeniden talimat istemesi gerekirken davacı banka tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, ayrıca yanlış hesaba aktarım yapıldıktan sonra da bu işlemin farkına varıldığını ilgili kişinin hesabına bloke konulması gerekirken davacı banka tarafından bu işlemler de yerine gerilmediğinden müvekkili şirketin zararının söz konusu olduğunu, ayrıca müvekkili şirket tarafından bankaya gönderilen talimat yazılarında borç açıklamasına "kıdem tazminatı", "ihbar tazminatı" gibi ödeme dayanağına ilişkin açıklamalar belirtilmiş olmasına rağmen davacı banka tarafından alıcılara gönderilen ödeme dekontlarına talimata aykırı olarak yalnızca "maaş ödemesi" açıklaması ile ödemelerin yapılmış olduğunu, böylelikle olası bir ihtilaf durumunda alıcılara karşı yapılan ödemelerin neye ilişkin olduğu hususu ilgili olarak müvekkili şirketi ispat külfeti bakımından zor durumda bırakacak ve zarara sokacak nitelikte talimata aykırı işlemler yapılarak bu konuda gerekli dikkat ve özen de gösterilmeyerek sözleşmenin amacına aykırı davranıldığını, müvekkili şirket tarafından ... 7. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek taraflar arasındaki maaş ödemeleri protokolü haklı nedenle feshedildiğini, davacı bankanın, havale alıcısının isminin gönderilen hesap numarası sahibinin ismi ile uyuşmamasına rağmen, alıcı ismi ile hesap numarasının uyuşmaması sebebiyle işlemi reddederek davalı şirkete bu konuda bilgi verip yeniden talimat istemesi gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek 3. kişiye 54.977,70 TL havale işlemi gerçekleştirmiş olması nedeniyle kusurlu olduğunu, birer güven ve itimat kurumu olan davacı bankanın bu özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davalının doğan tüm zararından sorumlu olduğu da her türlü izahtan uzak olduğunu belirterek davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda davacının alacağı bulunduğunun kanısına varılması halinde takas-mahsup defimizin kabulü ile davalı müvekkilin uğradığı zararın davacının talep edebileceği bedelden TBK. 139 vd. maddesi gereğince takas ve mahsubuna, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ve...Karar sayılı kararı ile; "...Bu haliyle eldeki davanın bankacılık işleminden kaynaklı olduğu ve davacının banka olduğu anlaşılmakla Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile; 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verildiği, davanın 02/04/2025 tarihinde açıldığı gözetilerek dosyanın Mahkememize sehven tevzi edildiği anlaşılmakla İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere dosyanın İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Dosyamızın niteliği itibari ile İstanbul 6,7,8 ve 9 nolu Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere dosyanın İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine..." kararı nedeniyle dosya mahkememize intikal etmiş olmakla, esas defterimizin ....Esas sıra numarasına kaydı yapıldı. ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Talimat sayılı dosyasında Bilirkişi tarafından düzenlenen 20/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiye dayalı olduğu, Davalının incelenen ticari defterlerinin TTK 64. Maddesine göre açılış/kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu ve davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu, Davalının; ”maaş ödeme protokol” sözleşmesini feshini ihtar ettiği 28.03.2024 tarihine kadar, raporun 4.2.2 bölümünde yapılan tespitte, sözleşme hükümlerine uygun hareket ettiği, Sayın Mahkemece; Türk Borçlar Kanunun 66. Maddesi ile hüküm altına alınan “Özen Sorumluluğu” değerlendirmesinde; Davalı tarafından iddia edilen gerekçelerle sözleşmenin haklı feshin kabulü halinde; Davalının davacı bankaya herhangi bir borcunun olmadığı, Davalının; Haklı fesihten dolayı raporun 4.3.2 ve 4.3.3 bölümünde yapılan tespitte bakiye 5.977,70 TL. zararının olduğu, Davalının sözleşmeyi haksız olarak feshinin kabulü halinde; davacının 01.04.2024- 01.07.2025 tarihleri arasında hak kaybının doğduğu ve 15 aylık hak kaybının (90.000/36=2.500*15) 37.500,00 TL. olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. .... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında Bilirkişi tarafından düzenlenen 16/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...Taraflar arasında akdedilen 20.06.2022 tarihli maaş ödeme protokol sözleşmesinde; raporun, 2. Maddesinde yapılan inceleme ve tespitte, Türk Borçlar Kanunun 66. Maddesi ile hüküm altına alınan “Özen Sorumluluğu” değerlendirilmesinde; Davalı tarafından iddia edilen gerekçelerle sözleşmenin haklı feshin kabulü halinde; Davalının davacı bankaya herhangi bir borcunun olmadığı, Davalının sözleşmeyi haksız olarak feshinin kabulü halinde; raporun 3. Bölümünde yapılan hesaplamaya göre dava tarihine kadar, davacının toplam 184.047,42 TL. alacağı olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı İcra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında incelenmesinde; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, borçlu tarafından icra takip dosyasına sunulan dilekçe ile; borca ve ferilerine itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından; davacı ile davalı arasında maaş ödemelerine ilişkin protokol düzenlendiği, davacı tarafından protokol karşılığı promosyon ödemesi yükümlülüğünün yerine getirildiği, ancak davalının protokoldeki yükümlülüğüne aykırı davranarak personel maaş ödemelerinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirmediği iddiası ile cezai şartın icra takibine konu edildiği, mahkememizden itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafından ise sözleşmenin haksız feshedilmediği, icra takibinin haksız olduğu iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, taraflara arasında maaş ödemelerine ilişkin karşılıklı edimler içeren protokole dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı banka tarafından davalıya promosyon ödemesi yapıldığı,davalı tarafından protokol gereğince bazı aylarda tahakkuk eden ücret ödemelerinin takip eden ayın ilk günlerinde ödenmiş olduğu, devam eden ayın ilk günlerinde ödenen ücretten dolayı protokolün madde 3.2 hükmünde asgari 20 işçi ücret ödemesinin ihlali anlamına gelmediği, sözleşme hükmüne aykırılık teşkil etmediğinin tespit edildiği, davalının 2022Temmuz-2024 Mart dönemine ait maaş ödeme tablosu ve asgari işçi sayısını gösterir tabloda davalının sözleşme hükümlerine uygun hareket ettiği, davalının sözleşmeyi, davalı tarafından sözleşmenin feshininin ihtar edildiği,28.03.2024 tarihe kadar sözleşme hükümlerine uygun hareket ettiği, davalı tarafından maaş ödemesine ilişkin yazılı verilen talimat gereğinin talep edilen kişiden farklı olarak eski çalışana havale işleminin yapılması nedeniyle fesih edildiğinin bildirildiği, davalının davacı bankada açılan ve davalının işyerinde çalışan personellerin maaş ve ücret ödemesinin yapıldığı banka hesabındaki ödemeler ile davalının ticari defter kayıtlarının örtüştüğü, davacı tarafınca davalı tarafa ... 28. Noterliğinin... tarih ve ... sayılı ihtarı çekildiği, 20.06.2022 tarihli maaş ödeme protokolünü haksız bir şekilde fesih edilmesi iddiasıyla; aradaki protokol gereği kıstelyevm olarak 12.375,00 TL. promosyon iade alacağı ile protokolün erken feshi nedeniyle 189.000,00 TL olmak üzere toplam 201.375,00 TL alacağının doğduğu ihtar edildiği, davalı tarafından sözleşmenin haksız feshi halinde cezai şarttan sorumlu tutulabileceği, bankanın özen sorumluluğu açısından; bankalar, kendilerine yatırılan paraları mevduat sahiplerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu, (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) buna göre mevduat, ödünç ile (TBK madde 386) usulsüz tevdi (TBK madde 570) sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşme olduğu, TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecbur olduğu, yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere, TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceğinden hareketle, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebileceği, mevduat sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davacı bankada olduğu, davalı tarafından iddiaya konu 15.02.2024 tarihinde verilen talimat ile alıcının hesap numarası hatalı olarak bildirildiği, davacı bankanın söz konusu havale işlemini yaparken sadece hesap numarasını dikkate aldığı, alıcı isim ile hesap bilgilerinin tutarlılığının gözetilmediği, hesap doğrulamasının yapılmadığı, bankacılık mevzuatı ve borçlar kanununda yer alan özen yükümlülüğünün davacı banka tarafından yerine getirilmediği, iş bu sebeple sözleşmeden kaynaklı cezai şartın talep edilemeyeceği, davaya konu icra takibinin haksız olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.607,84 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.875,84 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma yolu ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.