İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/378 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/378
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/378 Esas KARAR NO : 2026/623
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Sicilinde... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, “...adresinde faaliyet gösterdiğini, şirket sermayesinin 50.000.000,00TL olduğunu, bu sermayenin tamamının ödendiğini, şirketin hissedarı ve hisse yapıları için herhangi bir gruplama ve imtiyaz bulunmadığını, müvekkili şirketin, uzun yıllar boyuncayüksek kapasite ile çalışan, işleyen, ekonomik krizler ve pandemiye rağmen ticari hayatına devam birçok aileye ekmek kapısı olan bir kuruluş olduğunu, gerek ülke ekonomisindeki dalgalanmalar gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısı müvekkili şirketi olumsuz etkilediğini, bunun yanı sıra maliyetlerin artması, piyasa genelindeki talep düşüklüğü, yüksek faiz giderleri müvekkil şirketi finansal dar boğaza soktuğunu, müvekkilinin de yaşanan ekonomik krizden oldukça etkilenmiş ve bu durum yüksek hadlerdeki kredi faizlerinin vadelerinde ödenmesini engellediği gibi, kur farklarının sürekli artışı, dış piyasada kendisini gösteren talep düşüklüğü de müvekkil şirketin ödeme gücünün düşmesinin başlıca nedenlerini oluşturduğunu, tüm alacaklıların alacaklarının tamamının 2026 yılı için Eylül ayı sonu başlamak üzere toplam 28 taksit olacak şekilde ödeme teklifinde bulunduğunu, şirketin mevcut borçları; konkordato teklifinde (Konkordatonun tasdikinden sonra) 3 yıl 9 aylık bir vadede %100'ü ve konkordato borçlarına ilave edilecek (bir defaya mahsus) %25 faiz ile ödeneceğini, müvekkili şirketin vade konkordatosunda bulunduğunu, müvekkili şirketin hali hazırda iflasına karar verildiğinde ise malvarlığının cebri icra yoluyla (iflas tasfiyesi yoluyla) satılması durumunda alacaklıların alacaklarının ancak %59'unu hatta bir çok alacaklının iflas tasfiyesi neticesinde hiç bir pay alamayacağı, alacak olanlarında iflas tasfiyesine ilişkin uzun sürecin sonunda 41 gibi alacağına kavuşacağı maddi gerçekliği karşısında müvekkilşirketin konkordato teklifinin alacaklılarca kabulü halinde alacaklılar alacaklarınıntamamı yani %100 'ü ve %25 faiz ile birlikte 3yıl 9 ay içerisinde elde edecekleri gibi müvekkil şirketin de faaliyetlerine devam edebilecek hem istihdam yaratacak hem de ülkeye katma değer oluşturacağını, müvekkili şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının iik.'nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına; İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere; hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkillerinin aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, Evvelce başlayan takiplerin -ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil durdurulmasına, davacılar hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli“ menküllerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b.Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirkete ödenmesine, davacı ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirkete iadesine, davacı geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, davacı bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların” konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere- üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz vebloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altınaalınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararıverilmesine, davacının tüm kurumlar ve şirket nezdindeki hak ve alacaklarının 3. Kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı şirkete tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, davacı şirketin konkordato talebinin kabulü ile ihtiyati tedbirkararının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m.286 vd. kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisi tartışılması gerekmektedir. (Yargıtay 6.HD ...E. ...K) İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Konkordato talep eden davacı şirkete 28/05/2025 tarihi itibariyle üç ay geçici mühlet, 28/08/2025 tarihi itibariyle ek iki aylık geçici mühlet ve 24/10/2025 tarihi itibariyle bir yıl kesin mühlet kararlarının verildiği, bu aşamada komiserlerin görevlerine devam ettiği sabittir. 2004 s. İİK 292/1.b göre, kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyor ise konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Kesin mühlet içinde sunulan 22/06/2026 tarihli komiser heyeti raporunda "Borçlu şirketin 30.04.2026 tarihli kaydi bilançosuna göre özvarlık tutarının 103.489,681,55 TL, rayiç değer bilançosuna göre özvarlık tutarının ise 61.835.951,10 TL olduğu; bu itibarla şirketin gerek kaydi gerek rayiç değerlere göre borca batık durumda bulunmadığı, şirketin borca batık durumda bulunmamasının, konkordato projesinin başarıya ulaşacağı anlamına gelmediği; konkordatonun başarıya ulaşabilmesi için şirketin revize projede öngörülen ödeme kaynaklarını fiilen oluşturması, faaliyetlerinden yeterli gelir ve kâr yaratması, alacak tahsilatlarını gerçekleştirmesi, cari yükümlülüklerini artırmadan yönetebilmesi ve borç ödeme kabiliyetini somut nakit akışıyla desteklemesi gerektiği, borçlu şirketin 2026 yılı için revize projede 360.000.000,00 TL satış hasılatı ve 18.744.743,76 TL dönem net kârı hedeflediği; buna karşılık 30.04.2026 itibarıyla yalnızca 5.543.333,33 TL net satış ve 398.288,32 TL dönem net kârı gerçekleştirebildiği, bu haliyle şirketin satış ve kârlılık performansı, revize proje hedeflerinin oldukça gerisinde kaldığı, Revize projede konkordato borçlarının ödenebilmesi için öngörülen kaynakların temel olarak iki ana kaleme dayandırıldığı; bunların şirket faaliyetlerinin devamı ile elde edilecek gelir/kâr ve alacaklardan yapılacak tahsilatlar olduğu, ancak 30.04.2026 tarihli mali tablolar itibarıyla her iki kaynak kaleminde de beklenen gerçekleşmenin sağlanamadığı, Faaliyetin devamı ile öngörülen kâr ve duran varlık satışları dahil olmak üzere toplam 74.099.953,10 TL kaynak sağlanacağı öngörülmüş ise de, 30.04.2026 tarihli gelir tablosu verileri şirketin bu kaynağı yaratacak faaliyet hacmine ve kârlılık düzeyine ulaşamadığı, şirketin mevcut satış ve net kâr seviyesinin, projenin faaliyetlerden kaynak yaratma varsayımını desteklemediği, Alacaklardan yapılacak tahsilatlar bakımından ise revize projede verilen sipariş avansları dahil 8.652.760,21 TL kaynak sağlanacağı öngörülmüş olmasına rağmen, ticari alacakların 31.12.2025 tarihindeki 197.140.251,63 TL seviyesinden 30.04.2026 tarihinde 207.392.251,63 TL'ye yükseldiği, alacakların azalmak yerine artmasının, şirketin tahsilat sorununun devam ettiğini ve alacaklardan nakit kaynak yaratma hedefinin gerçekleşmediğini gösterdiği, verilen sipariş avansları kaleminin 243.956.136,13 TL seviyesinde kalmaya devam ettiği, bu kalemin nakde veya borç ödeme kabiliyetine dönüşen somut bir kaynak niteliği kazanmadığı, şirketin hazır değerleri 31.12.2025 tarihinde 47.911,82 TL iken 30.04.2026 tarihinde de aynı seviyede kaldığı, şirketin alacak ve varlık büyüklüğünü nakit ve nakit benzeri değerlere çeviremediği, buna karşılık kısa vadeli yabancı kaynakların, kısa vadeli ticari borçların, kamu borçlarının ve personel borçlarının artış gösterdiği, özellikle kamu ve personel borçlarındaki artışın, şirketin mühlet içerisindeki cari ve öncelikli yükümlülüklerini düzenli şekilde yerine getirmekte zorlandığını gösterdiği, şirketin aktif büyüklüğü kaydi olarak korunmakla birlikte, aktiflerin önemli kısmının ticarialacaklar, stoklar ve verilen sipariş avanslarında yoğunlaştığı; hazır değerlerin ise son derece sınırlı kaldığı, bu nedenle bilanço büyüklüğünün, konkordato borçlarının ödenmesine elverişli nakit ödeme gücüne dönüşmediği, konkordato mühletinin sona ermesine yaklaşık dört ay kaldığı dikkate alındığında, şirketin bu kısa süre içerisinde satış hacmini proje hedeflerine yaklaştırması, faaliyet kârlılığını yeterli seviyeye çıkarması, alacak tahsilat sorununu gidermesi, kamu ve personel borçlarını azaltması ve konkordato kapsamında öngörülen ödeme kaynaklarını oluşturmasının mümkün görünmediği, son dönemde şirket yetkilileri ile komiser heyetimiz arasındaki iletişim süreçlerinde aksaklıklar yaşandığı, heyetimizce talep edilen bilgi ve belgelerin temini ile verilen talimat ve yönlendirmelere geri dönüşlerde gecikmeler meydana geldiği, ayrıca, personel alacakları ve kamu borçları gibi sürecin öncelikli ve hassas nitelikteki borç kalemlerinin ödenmesinde yaşanan yetersizliklerin yanı sıra, komiser heyeti ücretlerinin zamanında ödenmesi hususunda da gecikmeler meydana geldiği, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, şirketin yalnızca faaliyet ve proje hedefleri bakımından değil, konkordato süreci idari ve mali yükümlülüklere uyum bakımından da gerekli ödeme ve organizasyon disiplinini sağlayamadığı, borçlu şirketin 30.04.2026 tarihli mali tablo gerçekleşmeleri itibarıyla revize projenin dayandığı temel kaynak varsayımlarını yerine getiremediği, faaliyetlerinden yeterli gelir ve kâr yaratamadığı, alacak tahsilatları yoluyla beklenen nakit kaynağını oluşturamadığı, buna karşılık kısa vadeli borçlar ile kamu ve personel borçlarında artış meydana geldiği, bu çerçevede, borçlu şirketin kalan mühlet süresi içerisinde beklenen mali toparlanmayı sağlayamayacağı, revize projenin mevcut haliyle gerçekleşme kabiliyetini kaybettiği ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı "yönünde görüş sunmuşlardır. 22/06/2026 tarihli konkordato komiser heyeti raporu sonrası, vaki konkordato talebi ve davacı şirketin iflasına karar verilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir. Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 22/06/2026 tarihli raporda vurgulandığı üzere, davacı şirketin revize projede yer alan satış ve karlılık hedeflerinin oldukça gerisinde kaldığı, gelir / kar ve tahsilatlar kaynağı yönünden beklenenin gerçekleşmediği, faaliyet hacminin öngörülen karlılık düzeyine ulaşmadığı, şirketin tahsilat sorunlarının ise devam ettiği, nakit kaynak yaratma hedefinin gerçekleşmediği, sipariş avanslarına yönelik kaynağın somut bir alacak niteliği kazanmadığı, kamu borçları ile personel giderlerinde artışlar meydana geldiği, mühlet bitimine kalan süre nazara alındığında davacının bu kısa süre içinde satış hacmini proje hedeflerine yaklaştırması, faaliyet karlılığını yeterli seviyeye çıkarması, tahsilat sorunlarını gidermesi, kamu ve personel borçlarının azaltılması, nihayetinde konkordato projesinde öngörülen ödeme kaynaklarının yaratılmasının mümkün olmadığı, kalan mühlet süresinde şirketin beklenen mali toparlanmayı sağlayamayacağı, revize projenin dahi gerçekleşme imkanı olmadığı ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığından 2004 s. İİK m.292/1-b uyarınca davacının konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı şirketin güncel bilançosunda gerek kaydi gerek rayiç değerlere göre borca batıklık durumunun bulunmadığı, bu itibarla şirketin borca batıklık durumu bulunmadığından iflas şartlarının oluşmaması sebebiyle davacı hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı davacı ... Şirketi'nin konkordato talebinin REDDİNE, 2-İflas kararı verilmesine yönelik şartlar oluşmadığından davacı hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 3-Mahkememizce davacı lehine verilmiş olan tüm geçici mühlet kararlarının, tüm kesin mühlet kararlarının 17/07/2026 günü saat: 15:50'dan itibaren geçerli olmak üzere kaldırılmasına ve mahkememizce atanan konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine, 4-Mahkememizce davacı lehine verilmiş olan tüm tedbir kararlarının 17/07/2026 günü saat: 15:50'den geçerli olmak üzere kaldırılmasına, 5-Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, 6-Davacı şirket hakkındaki konkordato talebinin tümden red olunduğunun, geçici mühlet ve kesin mühlet kararlarının tümünün kaldırıldığının, tüm tedbir kararlarının kaldırıldığının ve konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili tüm yerlere derhal bildirilmesine, 7-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacının peşin olarak yatırdığı 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından harcanan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Dair, davacı vekillinin ve hazır olan bir kısım alacaklı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip