İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/367 E. 2025/367 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/367
Karar No
2025/367
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/367 Esas - 2026/532 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/367 Esas KARAR NO : 2026/532

HAKİM : .... KATİP : ....

DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, Akyurt İcra Müdürlüğü’nün 2025/216 E. sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulmasını istediği, borçlunun itirazlarının haksız ve borçlu itirazında kötü niyetli olduğu, müvekkil şirket, davalı .... Anonim Şirketine ekte sunulan fatura ve sevk irsaliyesinde de görüleceği üzere toplam 2.095,92 USD tutarında 2,46 ton PVC hammadde satışı gerçekleştirildiği, müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki nedeniyle 18.11.2024 düzenleme tarihli, .... Fatura numaralı 2.095,92 USD bedelli e-faturanın tanzim edildiğini, söz konusu faturanın vade tarihinin 18.11.2024 olduğu, söz konusu faturaya konu olan PVC hammaddenin (2.46 ton), 18.11.2024 tarihinde davalı taraf yetkililerince eksiksiz şekilde teslim alındığını, faturaya ilişkin malın eksiksiz şekilde teslim alındığına dair Seri A Sıra .... Numaralı 18.11.2024 düzenleme ve sevk tarihli Sevk İrsaliyesinin düzenlendiğini, müvekkil şirket ve davalı şirket yetkililerince imzalandığını, Türk Ticaret Kanunu madde 21 gereğince müvekkili Şirket tarafından davalı şirkete söz konusu faturaya konu alacak bedellerinin ödenmesi yönünde sözlü ve yazılı olarak bildirimde bulunulmuşsa da davalı şirket tarafından Müvekkil Şirket'e bir ödeme yapılmadığını, davalı şirkete Kütahya 2. Noterliği tarafından 20.12.2024 tarihli .... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla Akyurt İcra Dairesinin 2025/216 E. Sayılı icra dosyası ile davalı şirkete icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibin durmasına sebep olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin neticesinde sonuç alınamayarak arabuluculuk süreci sona erdiğini müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığı, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettikleri, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin Akyurt İcra Müdürlüğünün 2025/216 E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkil aleyhine haksız olarak Akyurt İcra Müdürlüğü 2025/216 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, neticede hiçbir hukuki dayanağı olmayan talep yönünden müvekkil aleyhine işlem yapıldığını, davacı yan tarafından sayın mahkeme nezdinde açılmış olan işbu davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkil şirketin Akyurt/... ilinde ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, bilindiği üzere ilamsız takiplere mahsus başlatılan icra takiplerinde yetkili yerin borçlunun yerleşim yeri olduğu, dolayısı ile sayın mahkemenin yetkisizliğinde talep halinde dosyanın yetkili yer Asliye Ticaret Mahkemeleri olan .../Akyurt Mahkemelerinin yetkisine karar verilmesi gerektiği, ekte sunulan ödeme emrinden de açıkça anlaşılacağı üzere; davacı tarafça müvekkil aleyhine başlatılmış olan icra takibine dayanak olarak hem hiçbir evrak veya belgenin müvekkile tebliğ edilmediği hem de ödeme emrinde de hiçbir hukuki dayanak belirtilmediği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, şayet arada bir ticari ilişki var ise dahi buna ilişkin olarak davacı tarafça açıklama yapılması ve takibe dayanak evrakın müvekkile tebliğ edilip bilgi verilmesi gerektiği, aksi takdirde hiçbir hukuki dayanağı olmayan alacak istemine yönelik olarak müvekkilin de her basiretli tacir gibi olumsuz yanıt vermek zorunda olduğu, bu durumda davacı tarafın alacaklı olduğunun dahi belli olmadığını, davacı tarafça her ne kadar alacak iddia edilmekte ise de, müvekkilce ödemelerin tamamının yapıldığı, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığı, bilindiği üzere fatura ve cari alacaklarına ilişkin başlatılan icra takiplerinde takip öncesi faizin talep edilebilmesi için borçlunun muaccel hale getirilmesi gerektiği, lakin davacı yanca müvekkile gönderilen herhangi bir ihtarname bulunmadığı, bu sebeple takip öncesi işlemiş faiz yönünden de davanın reddi gerektiği, davacı tarafça icra inkar tazminatı istendiği, bu hususun da kabul edilemeyeceği, zira davacı tarafın alacağı olduğunun dahi belirli olmadığı, dolayısıyla talep edilmiş olan icra inkar tazminatının reddi gerektiği, davacı tarafın açıkça kötüniyetli hareket ettiği, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, neticeten müvekkilin davacı tarafa herhangi bir borcu olmayıp kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça da herhangi bir alacak iddiasının ispat edilemediği, müvekkil aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Mali Müşavir bilirkişi raporu Taraflara ait 2024 yılını kapsar karşılaştırmalı alış-satış analizi Taraflara ait ticari defterler Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı Akyurt İcra Dairesi 2025/216 E. Sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur . Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Aynı konuya ilişkin Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2022/3199 Esas ve 2023/7125 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2018/2184 Esas ve 2018/2013 Karar sayılı ilamı ) Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine Akyurt İcra Dairesi 2025/216 Esas sayılı dosyasında 2.095,92 USD asıl alacak ve 4,13 USD işlemiş faiz olamak üzere toplam 2,100,05 USD ve 1.972,10 TL ihtarname masrafı ve 3,89 TL faiz olmak üzere toplam 1.975,99 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak .... nolu faturanın gösterildiği, Mahkememizce taraflara ticari defter ibrazı hususunda HMK 222.madde ihtarı içerir davetiye gönderildiği , davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterleri üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve HMK 222.Maddesi ve 220/3. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yanın davalıdan davaya konu fatura nedeniyle 2.095,92 USD alacaklı olduğu, davacı tarafça dava açılmadan evvel davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü, tarafça işletilen faizin yerinde olduğu ve ihtarname masrafına ilişkin makbuzun ve tebliğ şerhinin dosya kapsamında bulunduğu, Anlaşılmıştır. En nihayetinde davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulü ile; -Akyurt İcra Müdürlüğü'nün 2025/216 Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında kaldığı yerden devamına, Asıl alacak 2.095,92 USD'nin % 20 oranında icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanan 15.077,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 80.875,75 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.524,62 TL karar ve ilam harcından 1.381,16 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.143,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.381,16 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.996,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 585,00 TL tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.585,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 80.875,75 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/06/2026 Katip ...

Hakim ...

BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/367, K. 2025/367, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-367-e-2025-367-k-469af7ca8aa7