İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/352 E. 2026/560 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/352
- Karar No
- 2026/560
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/352 Esas - 2026/560 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/352 KARAR NO: 2026/560
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN:
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 24/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 15/12/2024 tarihinde davalı ... A.Ş.’ye ait ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı .... plakalı kar küreme aracının, karlı ve buzlu yolda geri kayarak park hâlindeki davacıya ait ... plakalı araca çarpıp aracın kullanılamaz hâle gelmesine neden olduğunu, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür. Aracın onarımının ekonomik ve teknik açıdan mümkün olmadığının bildirildiğini, kaza tarihinden beri kullanılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL araç bedeli ile 100,00 TL araç mahrumiyeti tazminatının kaza tarihinden itibaren faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta şirketine usulüne uygun ve gerekli belgeleri içeren başvuru yapmadığını, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediğini; talebin belirlenebilir olmasına rağmen belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını savunmuştur. Sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, araç bedeli hesabında rayiç ve sovtaj değerleri ile önceki hasarların, eşdeğer parça ve iskonto oranlarının dikkate alınması, KDV’nin ise belgelendirilmesi gerektiğini; davacının tek taraflı ekspertiz raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüştür. Araç mahrumiyeti zararının poliçe teminatı dışında kaldığını ve faiz koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, husumet ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı itirazlarında bulunmuş; kazanın yoğun kar ve buzlanmanın bulunduğu eğimli yolda meydana geldiğini, davacının aracını park hâlinde bırakış biçimi ile olayın oluşumundaki davranışlarının da kusur ve illiyet bağı yönünden değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Aracın pert olduğunun ve talep edilen araç bedelinin somut delillerle kanıtlanmadığını, kasko kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, rayiç-sovtaj değerleri ile varsa KDV’nin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini; araç mahrumiyetinden şirketin sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca araç sürücüsü ...’a davanın ihbarını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı tüm davalılar yönünden bakiye pert bedeli, davalı gerçek kişi yönünden araç mahrumiyet bedeline ilişkindir.
Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanı ve Makine Mühendisi Bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen Mahkememizce alınan30/12/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle;" Kazaya karışan taraflardan .... plakalı araç sürücüsü ...' ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47/1-d"Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, Uymak zorundadırlar" maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda BİRİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU (% 100 oranında), ... Plakalı Araç Sahibi .... ın ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kural, yasak ve yükümlülüklerden herhangi birini ihlal etmediğinden kazanın oluşumunda KUSURLU OLMADIĞI,'' nun belirlendiği tespit edilmiştir. Bakiye Pert Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda - amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak hazırlandığı, araç rayiç bedelinin serbest piyasa koşullarındaki emsalleri dikkate alınarak belirlendiği, sovtaj bedelinin 200.000,00 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla aracın bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç bedeli ile sovtaj bedeli düşüldüğünde kalan miktarın davacı tarafından talep edilebileceği anlaşılmış, davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı tutulmuş, diğer davalı yönünden talebinde haklı olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak fark hasar-pert bedeli taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talep yönünden ise; mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalı araç sürücüsünün %100 kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde, davacının aracının pert olması nedeniyle yeni bir araç temin edebilmesi için makul sürenin 25 gün olacağı tespit edilerek, günlük 740,00-TL'den araç mahrumiyetinin kaza tarihi itibariyle 18.500,00-TL olacağı tespit edilmiştir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589 , 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın pert total olması yahut onarılması mümkün olması halinde onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Aracın onarılması için geçen makul süre kadar araçtan mahrum kalma nedeniyle oluşan kayıplar ile aracın pert total olması halinde, yeni bir araç alınması için gereken makul süre kadar araçtan mahrum kalma nedeniyle meydana gelen kayıplardan sorumluluk açısından fark bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da, aracın onarımının ekonomik olmaması halinde de, zarar görenin yeni bir araç alacağı makul süre kadar araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararların da talep edilebileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 17 HD'nin 2016/14304 E. 2019/5903 K.; 2015/13811 E. 2018/9512 K) (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/309 Esas 2021/1000 Karar sayılı ilamı) (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/744 Esas 2023/525 Karar sayılı ilamı) Bilirkişi raporunda davaya konu araçtan meydana gelen kaza neticesinde mahrum kalındığı, yeni bir araç almak için geçecek makul sürenin ise 17 gün olduğu tespit edilmiş,davaya konu araçla muadil aracın günlük kiralama bedeli üzerinden araç mahrumiyet bedeli 26.350,00 TL olarak belirlenmiş, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bu miktarın sadece davalı araç malikinden tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, 05/05/2026 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunmuştur. Ancak davacının pert bedeli yönünden dava tarihindeki değerlerin talep edildiği anlaşılmış, Ankara BAM 26. HD. 2024/1162 E, 2026/411 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere kaza tarihindeki gerçek zararın belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerektiğinden mahkememizce kaza tarihindeki pert bedeli üzerinden talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kazaya karışan davacı aracın binek araç olduğu, hususi kullanıma ait olduğu, ticari kullanılmadığı dikkate alınarak hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Faiz başlangıç tarihi taleple bağlı kalınarak sigorta şirket yönünden dava tarihi, diğer davalı yönünden kaza tarihi olarak kabul edilmiş, sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe miktarı ile sınırlı tutulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-743.000,00-TL pert bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, hüküm altına alınan tutara davalı Sigorta Şirketi yönünden taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren, davalı .... İnş. Nakl. Ve Taah. Yemek San. Ve Tic. A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 15/12/2024 tarihinden itibaren itibaren yasal faizi İŞLETİLMESİNE, davalı sigorta Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 200.000,00 TL ile sınırlı TUTULMASINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-26.350,00-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 15/12/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ..... İnş. Nakl. Ve Taah. Yemek San. Ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 52.554,30-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL ve ıslah harcı olarak alınan 15.030,76-TL harç olmak üzere toplam 15.646,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 36.908,14-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 15.646,16-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 13.662,00 TL ile sınırlı tutulmasına) 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 121.402,50-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 117.450,00 TL ile sınırlı olmak olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yapılan 12.531,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 10.951,37-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 3.257,55 TL ile sınırlı tutulmasına), bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin 4.107,40 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 592,60 TL' sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/06/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır