İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/340 E. 2025/340 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/340
- Karar No
- 2025/340
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/340 Esas - 2026/100 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/340 Esas KARAR NO : 2026/100
HAKİM : :..... KATİP : :.....
DAVACI : :..... VEKİLİ : Av. :..... DAVALI : :..... VEKİLLERİ : Av. :..... Av. :.....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, mal satışına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalı tarafa satılan malların teslim edilmesine ve davalı tarafça faturalara süresinde itiraz edilmeden kabul edilmesine rağmen ödenmeyen bakiye alacağın tahsili amacıyla; :..... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin devamı ile birlikte, haksız itiraz eden borçlu şirket aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal satışı, hizmet ifası veya borç doğuran herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği alacağa ilişkin satılan malın ne olduğu, ne zaman ve hangi şartlarla satıldığı hususlarını ortaya koyamadığını, icra takibinde dayanak olarak yalnızca imzasız ve tek sayfalık bir cari hesap ekstresi ileri sürüldüğünü, taraflarına ulaşmış bir fatura olmadığını belirterek, davanın reddi ile birlikte davacı şirket aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -:..... esas sayılı dosyası, -Ticari defter kayıtları, -Bilirkişi raporu: 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davacı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerde, 05.03.2025 olan takip tarihi itibariyle davalı şirketten 52.518,94 TL bakiye alacak kaydının bulunduğu, davalı tarafça kanunen belirtilen 8 günlük yasal süre içerisinde, faturalara veya içeriği ürünlere yönelik itiraz/ihbar edilip edilmediği hususunda dosya kapsamında bilgi/belge bulunmadığı, takibe konu davacı şirket faturalarının davalı şirketin ticari defterlerindeki kayıt durumu, kayıt var ise davalı tarafça bu faturalara ilişkin iade faturası düzenlenip düzenlenmediği hususlarına ilişkin incelemelerin davalı tarafça ticari defterlerin incelenebileceği adresin Mahkemeye beyan edilmemesi sebebiyle yapılamadığı, belirtilen sebeple faturaların veya içeriği ürünlerin teslim edilip edilmediğine yönelik somut tespit yapabilme olanağı bulunmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, :..... 'nun 27.06.2003 tarih ve :...... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz etmeleri ön inceleme duruşmasında ihtar edilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, malların teslim edildiğini; ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacının ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Davacı ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacı ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, süresinde tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. Bu haliyle davalının davacıya 52.518,94 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı taraf malların teslim edilmediğini, cari hesabın bulunmadığını, faturanın dosyaya ibraz edilmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu iddia etmiş ise de HMK'nın 222. Maddesi uyarınca tarafları tacir olan eldeki davada defter ibraz etmeyen davalının HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca defter ibraz etmemekle karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer alan hususları ancak yazılı delil ile ispat edebilecek olmasına rağmen bu hususta herhangi bir yazılı delil sunmadığı dosya kapsamında sabit olmakla davalı iddialarına itibar edilememiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 52.518,94 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, :..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, Hükmedilen 52.518,94 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 3.587,57 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.972,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 7.448,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. :..... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. :.....'in (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde :..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/02/2026
Katip:..... ¸e-imzalıdır.
Hakim :..... ¸e-imzalıdır.