İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/34 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/34
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/34 Esas KARAR NO : 2026/164

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/102016 KARAR TARİHİ : 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.02.2016 tarihinde saat : 09:00 sıralarında meydana gelen trafik kazasında; davacılardan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki diğer davalı ...'ın malik olduğu, ... ...'nün sorumluluğunda olan ... plaka sayılı aracıyla ... Tramvay durağında Karaköy istikametinden ... istikametine U dönüşü yapmak istediği sırada aracının sol ön yan kısımları ile ... Tramvay durağında kaldırım üzerinde beklemekte olan davacı vekiledeni ...'a çarpması ve üzerinden geçmesi suretiyle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada davacı ...'ın ağır şekilde yaralandığını ve parmaklarını kaybettiğini, diğer davacılar ... ve ...'in ...'ın annesi ve babası olduklarını, ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 24.02.2016 tarihli ölümlü / yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağına göre ; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın; KTK'nun 53/1-B maddesi gereğince olay yeri ve tetkiki ve sürücü beyanından anlaşıldığı üzere tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sebebiyle sürücü hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/... E sayılı dosyası ile dava açıldığını ve derdest olduğunu, vekiledeni ...'nin kazanın meydana geldiği tarihinden bugüne kadar halen ... Devlet Hastanesi'nde yattığını, dava açılış tarihi itibariyle kaza tarihinden itibaren 4 ay gibi bir süre geçmesine rağmen tedavisinin halen devam ettiğini, onun üzerinde ameliyat geçirdiğini, otobüs iki ayağının üzerinden geçtiği için yapılan ameliyatlar ile parçalanan parmakları ve ayak tarak kemiklerinin kırıklarının düzeltilmeye çalışıldığını, ayağında meydana gelen doku kayıpları için ise kalçasından alınan dokuların ayağına nakledildiğini, yapılan tüm müdahalelere rağmen sağ ayak baş parmağı ile sol ayak iki parmağının kesilmek zorunda kaldığını, şu an yürüyüp yürüyemeyeceğinin dahi belli olmadığını, ...'ın 19 yaşında ... Bölümünde 1.sınıf öğrencisi olduğunu, iş bu kaza sebebiyle okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldığını, bir yılını kaybettiğini, tedavisinin ne kadar süreceğinin henüz belli olmadığını, kaybettiği bu süreden dolayı mezuniyeti ve hayata atılmasının geciktiğini, vekiledeninin her ameliyat sonrası narkozdan ayıldığında vücudundan bir yerin kesildiğini gördükçe psikolojisinin bozulduğunu, içindeki yaşama sevincinin bittiğini, bir daha yürüyemeyeceği korkusuyla sarsıldığını, vekiledeni ...'in bir anne olarak kızının yanında tam dört ay hastanede kaldığını, ona refakat ettiğini, kızının çekmiş olduğu tüm acı ve ızdırabı hergün onunla birlikte yaşadığını, kendisinin de psikolojik tedavi görmeye başladığını, aynı şekilde diğer davacı ...'in de biricik kızının hayatının baharında bu şekilde sakat kalmasının onunda psikolojik tedavi görmesine yol açtığını beyanla, Maddi tazminata ilişkin olarak; ... için fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla bedensel sakatlık ve efor kaybı için 100.000-TL, okulunu yarım bıraktığı için 25.000-TL, bakım gideri için 5.000-TL olmak üzere şimdilik 130.000-TL maddi tazminatın alacağın tamamı üzerinden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla işinden ayrıldığı sürelere ilişkin çalışamamasından dolayı 15.000-TL maddi tazminatın alacağın tamamı üzerinden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla işinden ayrıldığı sürelere ilişkin çalışamamasından dolayı ve hergün hastaneye gidiş geliş yol masrafları için 15.000-TL maddi tazminatın alacağın tamamı üzerinden olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Manevi tazminata ilişkin olarak; ... için; 300.000-TL manevi tazminat ın olay tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ... için; 100.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, ... için; 50.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan ..., ... ve ... ...'nden müşterken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; Meydana gelen kaza nedeni ile ... dışındaki davacıların manevi tazminat hakları bulunmadığını, zira kazada herhangibir yaralanmaları ya da çocuklarının vefatı söz konusu olmadığını, iş bu davada görevli Mahkeme'nin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görev bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarakta; davacı yanın dilekçesinde belirttiği gibi davalı sürücünün meydana gelen kazada tam olarak kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, meydana gelen elim olayda davacınında dikkat ve öden yükümlülüğüne aykırı davrandığının açık olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespiti bakımında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, vekiledeni Kıyasettin'in kazanın hemen akabinde ambulans çağırarak davacıyı önce Haseki Hastanesi'ne ardından ... Hastanesi'ne ulaştırdığını, yanından ayrılmadığını, hemen akabinde araç sahibi diğer davalı vekiledeni ...'in de hastaneye giderek durumu hakkında bilgi aldığını ve nasıl yardımcı olabileceğini sorduğunu, araç sahibi vekiledeninin kazaya bizzat karışan sürücüye tepki gösterileceği düşüncesiyle defalarca davacıları hastanede ziyaret ettiğini ancak davacıların kendisi ile görüşmediklerini, davacı ...'nin okulu yarıda bıraktığından kaynaklı 25.000-TL maddi tazminat isteminin yasal dayanağı bulunmadığını, davacı ... için efor kaybına dayalı 100.000-TL maddi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının bakım giderleri için 5.000-TL maddi tazminat talebinin de muğlak olduğunu, kabul edilemeyeceğin, davacı ...'in işten ayrılmasını gerektirecek bir durumun varlığında dahi davacı ...'nin bakıcı yardımından yararlanabileceği gibi davacı ...'in ne kadar süredir belirttiği iş yerinde çalışıp çalışmadığı ve aylık kazancının sorulması gerektiğini, yine davacı ... yönünden de ; çalışmadığı sürelerden bahsederek maddi tazminat talep edilemeyeceğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacıların yaşanan bu olayı kasten yaralama hatta ötesinde öldürme yahut öldürmeye teşebbüs gibi algıladıklarını, kötü niyetli olduklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 25.05.2015-2016 tarih ... poliçe nolu Zorunlu Karayolu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, vekiledeni şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, bu nedenle öncelikle araçların kusur durumlarının tespiti gerektiğini, davacı yanın tedavi süresince yaptığı ulaşım giderleri ve ...'ın hastanede kaldığı süre boyunca davacıların uğradığı kazanç kaybının dolaylı bir zarar olduğunu, sigorta şirketinin dolaylı zararlardan sorumlu tutulamayacağını, dolaylı zararların teminat dışı olduğunu, davacının afaki bakıcı ücreti talepleri içinde kaza sonucunda bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığının uzman bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, kazada kusur durumlarının tespiti yönünden dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi içinde Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulu'na sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, temerrüt tarihi olarak , iş bu dava ile ilgili evrakların taraflarına tebliğ tarihinin esas alınması gerektiğin, ayrıca dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş niteliği bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın avans faizine yönelik taleplerininde reddi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; Kazaya karışan araç ile ... işletmeleri arasında işletenlik açısından bir ilişki bulunmadığını, söz konusu aracın ... Tic A.Ş tarafından yapılan ihale neticesinde taşımacılık yapmaya yetki kazanın kişiler tarafından kendi nam ve hesabına işletildiğini, söz konusu aracın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koordinasyon Merkezi kararlarıyla yürürlüğe giren ve kurulan ... Tic.A.Ş tarafından işletildiğini, davanın iş bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, istenilen maddi tazminat miktarlarının dayanaksız olduğunu, davacının öğrenci olduğunu, gelir getiren bir işte çalışmadığını, diğer davalıların kaza öncesi kazançlarının ne olduğu ve ne kadar süre çalıştıklarının belirsiz olduğunu, maddi tazminat talep edilebilmesi için mal varlığında azalma meydana gelmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2016/... E SAYILI DOSYASINDA; DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde ; 24/02/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç sahibi ... ve araç şöförü ... ile aracın sigortalı olduğu ... A.Ş. ile denetim sorumluluğu bulunan ... ... aleyhine açmış oldukları davanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, ... ...'nün cevap dilekçesinde aracın davalı tarafından ihaleye çıkılarak işletilmiş olduğuna ilişkin beyanı nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 130.000 TL maddi, 300.000 TL manevi, davacı ... için 15.000 TL maddi, 100.000 TL manevi, davacı ... için 15.000,00 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç sürücüsü ve diğer sorumlular hakkında açmış oldukları davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... esas sayılı dosya ile devam ettiğinden bahisle davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; 24.02.2016 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. I. TARAF İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ A. Davacı Yan Davacı yan; 24.02.2016 tarihinde saat 09:00 sıralarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ...'ın maliki olduğu ... plaka sayılı halk otobüsüyle ... Caddesi ... Tramvay durağında U dönüşü manevrası yapmak istediği sırada kaldırım üzerinde beklemekte olan davacı ...'a çarpması ve üzerinden geçmesi suretiyle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı ...'nin sağ ayak baş parmağı ile sol ayak 4. ve 5. parmaklarının kesilmek zorunda kaldığını, kazanın meydana gelmesinde sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, davacı ...'nin kaza tarihinde ... Fakültesi 1. sınıf öğrencisi olduğunu ve kaza nedeniyle okulunu yarıda bırakmak zorunda kaldığını, davacılar ... ve ...'ın ...'nin anne ve babası olarak manevi çöküntü yaşadıklarını beyanla; davacı ... için maddi ve manevi, davacılar ... ve ... için ise yansıma zararı ve manevi tazminat talep etmiştir. Davacı vekili 28.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 390.115,00 TL'ye artırmış, 18.04.2019 tarihli dilekçesi ile bu tutarın 355.233,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik zararına, 25.000,00 TL'sinin eğitimini yarım bırakmasından kaynaklanan zarara, 9.882,00 TL'sinin bakıcı giderine ilişkin olduğunu bildirmiştir. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/... Esas sayılı dosyada ise; ... ...'nün cevap dilekçesinde aracın ... Tic. A.Ş. tarafından ihaleye çıkılarak işletildiğini beyan etmesi üzerine davacı yan, ... ve Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Tic. A.Ş.) aleyhine de maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, 10.02.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile birleşen davadaki maddi tazminat talebini HMK m. 107 uyarınca toplam 1.300.000,00 TL'ye artırmıştır. B. Davalı Yan Davalılar ... ve ... vekili; sürücünün tamamen kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, davacının da dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, ... dışındaki davacıların manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili; sorumluluğun poliçe limitleri ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, davacılar ... ve ...'in kazanç kaybına ilişkin taleplerinin dolaylı zarar niteliğinde olup teminat kapsamı dışında kaldığını, kaza tarihinden itibaren avans faizi istenemeyeceğini savunmuştur. Davalı ... ... vekili; kazaya karışan araç ile ... arasında işletenlik ilişkisi bulunmadığını, aracın ... Tic. A.Ş. tarafından yapılan ihale neticesinde taşımacılık yapmaya yetki kazanan kişiler tarafından kendi nam ve hesabına işletildiğini, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur. Birleşen dosya davalısı ... ve Ticaret A.Ş. vekili; müvekkil şirketin ... Meclisi kararlarıyla yetkilendirilmiş bir ... iştiraki olup sadece hat kiralayan konumunda bulunduğunu, kazaya karışan aracın maliki, işletmecisi veya sürücünün işvereni olmadığını, hat kiralama ilişkisi çerçevesinde davalı ...'ın aracı tüm hak ve borçları kendisine ait olmak üzere işlettiğini, davanın husumet yokluğundan reddini savunmuştur. II. ÇEKİŞME KONULARI O halde somut olayda çekişme; kazaya karışan aracın işleten sıfatının kime ait olduğu davacı ...'ın maluliyet oranının ve sürekli iş göremezlik zararının hesabında hangi mevzuatın uygulanacağı, gelirinin ne şekilde belirleneceği, sigorta şirketince yapılan ödemenin tenzil yöntemi ile davalıların sorumluluk kapsamı noktalarında toplanmaktadır. III. YARGILAMA SÜRECİ Mahkememizin 25.02.2021 tarih ve... sayılı ilamı ile asıl davada maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı davasının ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; akabinde 10.03.2021 tarihli tamamlama ve tashih ek kararı ile ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, ... yönünden avans faizine hükmedilmesine ve maddi tazminat tutarının 359.812,24 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 30.12.2024 tarih ve 2021/1617 Esas - 2024/2141 Karar sayılı ilamı ile; (1) Gerekçeli kararda tüm davalılardan tahsile karar verilmesinin ardından tamamlama ve tashih ek kararı ile ... yönünden açılmamış sayılma, ... yönünden faiz türünün değiştirilmesi ve tazminat tutarının düzeltilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu, bu düzeltmelerin HMK m. 304 kapsamındaki tashih ve m. 305 kapsamındaki tavzih sınırlarını aşarak taraflara tanınan hak ve yüklenen borçları değiştirici nitelikte olduğu, (2) Davacının sürekli maluliyetinin, kaza tarihinde (24.02.2016) yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 17.08.2020 tarihli raporu ile belirlenen %16 tüm vücut engellilik oranı esas alınarak karar verilmesi gerekirken, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenen ve %21,2 maluliyet oranı tespit eden önceki raporun esas alınmasının hatalı olduğu, (3) Davacının geliri yönünden yeterli araştırma yapılmadığı, davacının mezun olup olmadığının, çalışmaya başlayıp başlamadığının tespit edilerek SGK hizmet dökümü ve gelir belgelerinin celbi ile fiili gelire dayalı hesaplama yapılması gerektiği, (4) Dosyadaki 02.05.2012 tarihli hat kiralama sözleşmesi, elektronik bilet düzenleme yetkisi, hasılattan pay alma ve denetim yetkisi birlikte değerlendirildiğinde, ... ve Ticaret A.Ş.'nin KTK m. 3 ve m. 85/1 uyarınca işleten sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği, ... ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle HMK m. 353/1-a/4-6 hükmü uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahkememize gönderilmesine karar verilmiştir. IV. HUKUKİ DURUM A. İşleten Sıfatı ve Sorumluluk 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." biçiminde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında ise; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi ise; hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceğini, ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğini düzenlemiştir. B. Maluliyet Tespitinde Uygulanacak Mevzuat Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiasının bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre belirlenmesi zorunludur. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan, kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. 24.02.2016 kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olup, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun bu yönetmeliğe göre düzenlediği 17.08.2020 tarihli raporda davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranının %16 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. C. Gelir Tespiti ve Tazminat Hesabı Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/20414 E. 2022/3521 K. 28.02.2022 tarihli kararında; kamu düzeniyle ilgili durumlarda kazanılmış usuli haktan söz edilemeyeceği, asgari ücretteki değişikliklerin usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği, bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyorsa alınacak raporda sonradan değişen ücretlerin esas alınması gerektiği, ancak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usuli kazanılmış hak oluşturan durumların da gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. D. Dava Açıldıktan Sonra Yapılan Ödemenin Tenzili Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/7357 E. 2014/10843 K. 07.07.2014 tarihli kararında; davalı sigorta şirketinin dava açıldıktan sonra ödeme yapması halinde, ödemenin güncelleştirilmeden (nominal değeriyle) tenzil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. V. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; A. Kusur Durumu Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 02.03.2018 tarihli raporundan; sürücü ...'ın yönetimindeki otobüs ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermediği, olay yerinde U dönüşü manevrası yaptığı sırada sevk ve idare hatası göstererek kaldırıma çıkması sonucu kaldırımda beklemekte olan yaya ...'a çarpması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, yaya ...'ın olay yerinde kaldırım üzerinde nizami biçimde beklediği sırada meydana gelen olayda herhangi bir hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin üçüncü bir aracın sıkıştırması nedeniyle illiyet bağının kesildiği yönündeki savunması; cevap dilekçesinde ileri sürülmediği gibi dosya kapsamındaki trafik kazası tespit tutanağı ve ATK kusur raporunda da bu yönde herhangi bir tespite yer verilmemiş olup, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bu savunmaya itibar edilmemiş, davalı tarafın kusur raporuna yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. B. Maluliyet Oranı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamında belirtildiği üzere; kaza tarihinde (24.02.2016) yürürlükte olan mevzuat Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olup, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun bu yönetmeliğe göre düzenlediği 17.08.2020 tarihli raporda davacı ...'ın tüm vücut engellilik oranının %16 olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi ek raporlarında da %16 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapılmıştır. C. İşleten Sıfatının Belirlenmesi Dosya kapsamına sunulan 02.05.2012 tarihli "... Dar Bölge Hat Kiralama İşi Sözleşmesi" incelendiğinde; sözleşmenin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla büyükşehir sınırları içerisinde toplu taşıma yapılacak hatların üçüncü kişilere kiralanması konusunda yetkilendirilen davalı ... ve Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... A.Ş.) ile davalı ... arasında imzalandığı, sözleşmeye konu işin hasılat paylaşımına dayalı hat kiralama olarak tanımlandığı, hasılatın %3'ünün idare tarafından tahsil edileceği, sözleşme süresinin 15 yıl olarak belirlendiği, taşımacının elektronik bilet entegrasyon sistemine dahil olacağı, denetim teşkilatının görev ve yetkileri ile kullanılacak otobüsler ve çalıştırılacak personellere ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülmüştür. BAM kaldırma ilamında da belirtildiği üzere; trafik kazasına karışan otobüs tamamen bağımsız olmayıp, denetimi altında bulunduğu davalı ... ve Ticaret A.Ş.'nin düzenlediği elektronik biletle yolcu taşıyabilmekte olup, denetleme yetkisi bulunan, elektronik yolcu biletini düzenleyen ve hasılattan pay almak suretiyle gelir elde eden bu şirketin KTK m. 3 ve m. 85/1 uyarınca işleten sıfatıyla sorumlu tutulması gerekmektedir. Öte yandan davalı ..., kazaya karışan ... plaka sayılı aracın maliki olup KTK m. 3 uyarınca işleten sıfatını haiz bulunmakta ve meydana gelen zarardan KTK m. 85/1 uyarınca sorumludur. Bu itibarla; asıl davada davalı ... ...'nün dava konusu aracın işleteni olmadığı anlaşıldığından, ... ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davada ise ... ve Ticaret A.Ş.'nin işleten sıfatıyla KTK m. 3 ve m. 85/1 uyarınca sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 06.05.2024 tarihli 2024/3712 E. - 2024/4219 K. sayılı, Yargıtay 17. HD'nin 09.10.2019 tarihli 2016/18604 E. - 2019/9140 K. sayılı ilamları) Davalı ... A.Ş. vekilinin "hat kiralayan olarak işleten sıfatı bulunmadığı" yönündeki savunması ile ... ... vekilinin husumet itirazı, BAM 8. Hukuk Dairesi'nin kesin nitelikteki kaldırma ilamında açık ve gerekçeli olarak karara bağlanmış olup, bu itirazların yeniden değerlendirilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. D. Davalı ... Yönünden Davalı ...'ın yargılama devam ederken 31.10.2017 tarihinde vefat ettiği, 05.12.2019 tarihli oturumda davacı vekilinin bu davalı yönünden davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Dosyanın takipsiz bırakıldığı 05.12.2019 tarihinden itibaren üç ay içinde davanın yenilenmediği görülmekle, HMK m. 150/5 uyarınca davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. E. Davalı ... Şirketi Yönünden Dosyadaki 26.03.2021 tarihli feragatname ve ibraname ile davacıların, .... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı takip dosyasına istinaden 02.04.2021 tarihinde 310.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 607.407,07 TL ödeme yapılması üzerine davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettikleri anlaşılmaktadır. Feragat kesin bir usul işlemi olup HMK m. 307 ve devamı maddeleri uyarınca davayı sona erdirmektedir. Bu itibarla davalı ... Şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. F. Gelir Tespiti ve Aktüerya Hesabı BAM kaldırma ilamı doğrultusunda davacı ...'ın SGK hizmet cetveli dosyaya celp edilmiş olup, davacının 29.11.2021 tarihinde işe başladığı tespit edilmiştir. 26.07.2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve 25.12.2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; kaza tarihinden davacının fiilen işe başladığı 29.11.2021 tarihine kadar asgari ücret üzerinden, 29.11.2021 tarihinden itibaren ise SGK hizmet cetvelindeki fiili brüt ücretten hareketle hesaplama yapılmıştır. Davacının 2021 yılındaki fiili net ücreti asgari ücretin 3,36 katına tekabül etmesine rağmen, bilirkişi tarafından usuli kazanılmış haklar gözetilerek önceki rapordaki 1,9962 kat oranı esas alınmış olup, bu husus davalılar lehine bir sonuç doğurmaktadır. Bilirkişi raporlarında; PMF-1931 bakiye ömür tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmış olup, bu hususun davacı tarafça istinaf edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak kapsamında korunması yerindedir. Yargıtay 4. HD'nin 2021/20414 E. sayılı kararı doğrultusunda 2026 yılı güncel asgari ücret verileri esas alınmıştır. Davalıların, davacının öğrencilik döneminde gelir elde etmemesi nedeniyle bu döneme ilişkin maddi zarar hesaplanamayacağı yönündeki itirazlarına gelince; Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bedensel bütünlüğü zedelenen herkes, çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın efor kaybı zararına uğrar ve bu dönem için asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması mümkündür. Bilirkişi de öğrencilik dönemini efor kaybının asgari ücret karşılığı olarak değerlendirmiş olup bu yaklaşım yerinde görülmüştür. Davalıların PMF-1931 tablosunun güncelliğini yitirdiği, TRH-2010/2014 tablolarının uygulanması gerektiği ve progresif rant yönteminin hatalı olduğu yönündeki itirazları ise; bu hususların davacı tarafça istinaf edilmemiş olması ve BAM bozma kapsamına alınmamış olması nedeniyle usuli kazanılmış hak ilkesi kapsamında reddedilmiştir. G. Sigorta Şirketi Ödemesinin Tenzili Davalı sigorta şirketince 02.04.2021 tarihinde 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik maddi zararı ödemesi yapıldığı dosyadaki feragatname ve ödeme makbuzundan anlaşılmıştır. Dava 23.06.2016 tarihinde açılmış olup ödeme dava tarihinden sonra gerçekleşmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/7357 E. 2014/10843 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin güncelleştirilmeden (nominal değeriyle) tenzil edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla 310.000,00 TL ödeme nominal değeriyle sürekli iş göremezlik zararından tenzil edilmiştir. H. Maddi Tazminat Hesabı Bilirkişi 2. ek raporundaki güncel verilere göre; Davacı ...'ın geçici iş göremezlik maddi zararı 7.805,94 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararı (310.000,00 TL tenzili sonrası) 3.215.970,26 TL olmak üzere toplam maddi zararı 3...776,20 TL olarak tespit edilmiştir. Asıl davada davacı ... yönünden: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile toplam 390.115,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. Ancak eğitimini yarım bırakmasından kaynaklanan 25.000,00 TL'lik zararın ispatlanamaması ve bakıcı giderinin davacı ...'a kazanç kaybı olarak verilmesi gerektiğinden 5.302,76 TL'nin düşülmesi ile davacı ... için hükmedilecek tutar 359.812,24 TL'dir. Bilirkişi hesabındaki zarar (3...776,20 TL) bu tutarı fazlasıyla karşılamaktadır. 25.000,00 TL eğitim zararının ispatlanamaması ve bakıcı giderinin ...'a verilmesi hususlarının BAM kaldırma kapsamına alınmayarak kesinleştiği sonucuna varılmıştır. Birleşen davada davacı ... yönünden: Davacı vekili 10.02.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile birleşen davada HMK m. 107 uyarınca maddi tazminat talebini artırmış olup; geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak 1.240.000,00 TL, eğitimini yarım bırakması nedeniyle 25.000,00 TL ve bakıcı gideri olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 1.270.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. Eğitimini yarım bırakmasından kaynaklanan zararın ispatlanamaması ve bakıcı gideri talebinin reddi kesinleştiğinden bu kalemler birleşen davada da reddedilmiş, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olan 1.240.000,00 TL'nin bilirkişi hesabı tarafından karşılandığı anlaşılmıştır. Davacı ... yönünden: Davacı anne ...'ın kızının bakımı ve refakati nedeniyle ücretsiz izin kullanarak uğradığı kazanç kaybı (yansıma zararı) 5.302,76 TL olarak hesaplanmış olup bu tutar BAM kaldırma kapsamı dışında kesinleşmiştir. Davacı ... yönünden: Davacı baba ...'ın kızına hastane ziyaretleri nedeniyle yaptığı ulaşım giderleri 1.186,80 TL olarak hesaplanmış olup bu tutar da BAM kaldırma kapsamı dışında kalmakla kesinleşmiştir. İ. Manevi Tazminat Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde; hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Davacı ...'ın geçirmiş olduğu kaza neticesinde sağ ayak baş parmağı ile sol ayak 4. ve 5. parmakları olmak üzere üç parmağının kesilmesi, uzuv kaybının psikolojik olarak yaşattığı travma ve kızlarını bu durumda gören davacı anne ve babanın manevi çöküntü yaşamaları, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, kazanın tamamen sürücü kusurundan kaynaklanması ve davacılar üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak; maluliyet oranının %21,2'den %16'ya düşmüş olmasının manevi tazminatı azaltıcı bir etken teşkil etmesi ile birlikte, aradan geçen süre ve paranın alım gücündeki değişimin dengeleyici etki yaratması da dikkate alınarak; davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL ve davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Davalıların manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu yönündeki itirazlarına gelince; takdir edilen tutarlar, Yargıtay'ın manevi tazminatın bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmaması gerektiğine ilişkin yerleşik uygulaması gözetilerek belirlenmiş olup, kaza sonucu üç parmağını kaybeden 19 yaşındaki bir üniversite öğrencisi ile anne ve babanın yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alındığında takdir edilen tutarlar olay ile orantılı ve makul bulunmuştur. J. Zamanaşımı İtirazı Davalılar ... ve ... ... vekilleri, ıslah ve talep artırımı ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüşlerdir. TBK m. 72/1 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak aynı maddenin son cümlesi uyarınca, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Dava konusu eylem TCK m. 89 kapsamında taksirle yaralama suçu niteliğinde olup, TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabidir. Kaza tarihi 24.02.2016, asıl davadaki ıslah tarihi 28.02.2019 ve birleşen davadaki talep artırım tarihi 10.02.2026 olup her iki tarih de 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde (24.02.2024'e kadar ıslah yönünden, 24.02.2026'ya kadar talep artırımı yönünden) kalmaktadır. Bu itibarla zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. K. Usuli Kazanılmış Hak İtirazı Davalılar ... ... ve ... A.Ş. vekilleri, önceki karardaki tazminat tutarının tavan oluşturduğunu, aleyhe hüküm verme yasağı gereği davalılar aleyhine daha yüksek tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürmüşlerdir. BAM kaldırma ilamı HMK m. 353/1-a/4-6 kapsamında esasa girilmeksizin verilmiş bir usuli kaldırma kararı olup, ilk derece mahkemesinin yeniden yargılama yaparak karar vermesini gerektirmektedir. Kaldırma ilamının bozma kapsamına aldığı hususlarda (maluliyet oranı ve gelir araştırması) yeni hesaplama yapılması zorunludur. Asgari ücretteki değişikliklerin kamu düzenine ilişkin olup usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.01.2004 tarihli 2004/10-24 E. 2004/47 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Bu itibarla usuli kazanılmış hak itirazı yerinde görülmemiştir. L. Faiz Türü ve Başlangıcı Dava konusu ... plaka sayılı araç ticari amaçla işletilen halk otobüsü olup, aracın kullanım amacı ticaridir. Davalı ... araç sahibi/işleten, davalı ... A.Ş. ise teşebbüs sahibi sıfatıyla sorumlu olup, her iki davalı yönünden de ticari iş niteliği çekişmesizdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre ticari araçların karıştığı kazalarda avans faizi uygulanmakta olup, temerrüt başlangıcı ise haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi olan 24.02.2016'dır. M. Hakkaniyet İndirimi İtirazı Davalı ... A.Ş. vekilinin aile içi bakım yükümlülüğü ve hakkaniyet gereği %50 indirim yapılması gerektiği yönündeki itirazına gelince; bu itiraz bakıcı giderine ilişkin Yargıtay kararlarına dayandırılmış olup davacı ...'ın bakıcı gideri talebi BAM kaldırma ilamı öncesinde reddedilmiş ve kesinleşmiştir. Sürekli iş göremezlik tazminatına hakkaniyet indirimi uygulanması için hukuki dayanak bulunmamaktadır. Bu itibarla hakkaniyet indirimi itirazı yerinde görülmemiştir. VI. SONUÇ Tüm bu değerlendirmeler ışığında; asıl davada davalı ... yönünden HMK m. 150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... Şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne; birleşen davada ise ... ve Ticaret A.Ş.'nin işleten sıfatıyla sorumlu tutularak maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, tüm hükümler bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydının uygulanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla; HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-A) ASIL DAVA YÖNÜNDEN: I. Davalı ... yönünden davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, II.Davalı ... Şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, III. Davalı ... ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, IV. Davalı ... yönünden maddi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı ... ... için toplam 359.812,24 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, (birleşen davada ... ve Ticaret A.Ş.'ne hükmedilen tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b) Davacı ... için 5.302,76 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, (birleşen davada ... ve Ticaret A.Ş.'nehükmedilen tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c) Davacı ... için 1.186,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, (birleşen davada ... ve Ticaret A.Ş.'nehükmedilen tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, V. Davalı ... yönünden manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, (birleşen davada ... ve Ticaret A.Ş.'ne hükmedilen manevi tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, - Harçlar Yasası uyarınca hesaplanan 45.515,07-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 2.083,46-TL harcın ve 1.888,43-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 41.543,18-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, - Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvuru harcı, 2.083,46-TL peşin harç, 4,30-TL vekalet harcı, 888,43-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.005,39-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, - Davacı yanca yapılan 15.350,00-TL bilirkişi ücreti, 876,50-TL Adli Tıp Kurumu giderleri, 2.047,63-TL davetiye/ posta gideri olmak üzere toplam 18.274,13-TL yargılama giderinin red ve kabul oranında göre 13.995,50-TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, -Maddi tazminat yönünden; davacılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 58.608,29-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, -Manevi tazminat yönünden; davacılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL olmak üzere toplam 130.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine, -Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden; 45.000,00-TL, manevi tazminat yönünden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'a verilmesine, -Davalı ... tarafından yapılan 370,00-TL davetiye / posta giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, -Davalı ... duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden; 45.000,00-TL, manevi tazminat yönünden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, -Davalı ... AŞ duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile işbu davalıya verilmesine, B) BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2016/... E. SAYILI DAVA YÖNÜNDEN: VI. Birleşen davada maddi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı ... ... için toplam 1.240.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, (asıl davada davalı ...'a hükmedilen tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b) Davacı ... için 5.302,76 TL maddi kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, (asıl davada davalı ...'a hükmedilen tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c) Davacı ... için 1.186,80 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, (asıl davada davalı ...'a hükmedilen tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, VII. Birleşen davada manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacılara verilmesine, (asıl davada davalı ...'a hükmedilen manevi tazminatla tahsilde tekerrür olmamak üzere), Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 105.640,70-TL harçtan peşin alınan 2.083,46-TL, tamamlama harcı 3.894,00-TL mahsubu ile bakiye 99.663,24-TL harcın davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yapılan 29,20-TL başvurma harcı, 2.083,46 -TL peşin harç, 4,30 -TL vekalet harcı, 3.894,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.010,96-TL harcın davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, -Maddi tazminat yönünden; davacılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 192.508,54-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, -Manevi tazminat yönünden; davacılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 45.000,00-TL, davacı ... için 40.000,00-TL olmak üzere toplam 130.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, -Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden; 45.000,00-TL, manevi tazminat yönünden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, C-)Davacılar/ davalılar tarafından yatırılan gider/delil avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara /davalılara/ vekillerine iadesine, Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/34, K. 2026/164, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-34-e-2026-164-k-e37f25856fdc