İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/91 E. 2026/276 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/91
Karar No
2026/276
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/91 Esas KARAR NO:2026/276

DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ :09/02/2021 KARAR TARİHİ :17/04/2026

DAVA :Davacılar vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, ... ... ... Aş'nin 2007 tarihinde kurulduğunu, hissedarlarının ... ... Ltd Şti olduğunu, ... İstanbul Aş'nin ... ilçesinde kain 525 ada 1 ve 528 ada 3 nolu parsellerin maliki olduğunu, şirketin bu parseller üzerinde ... ... ... Merkezi adlı kompleksin inşa edilmesi için ... Bankası'ndan 01/11/2010 ve 02/11/2011 tarihli proje kredi sözleşmeleri ile proje kredisi kullandığını, ... Bankasının bu proje için 270.000.000,00Euro kredi vermeyi, kredi geri ödemesinde 3 yıl ana para ödemesi yapılmamasını , tesisler işletime açıldıktan sonra sözleşmede yazılı usul ve periyotlarla 12 yılda ana para ve faiz ödemelerinin yapılmasını kabul ve taahhüt ettiğini, kredi sağlanması için ... İstanbul adına kayıtlı taşınmazlar ile kefillere ait taşınmazlar üzerinde toplu ipotek kurulmasına, borçlu ve kefillerin şirketlerinin hisselerinin bankaya rehin edilmesine, projenin işletmeye açılması ile işletme gelirinden işletme giderleri çıktıktan sonra kalan kısmın alacaklı bankaya temlik edilmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda 675.000.000,00Euro limitli toplu rehin verildiğini, alınan kredi kapsamında alınan kredi ile , kredi verenin denetimi ve gözetiminde gerekli harcamaları yaparak söz konusu tesisin yapılarak işletmeye açıldığını, bütün işlemlerin banka tarafından görevlendirilen ... Firması gözetiminde yapıldığını, banka tarafından söz konusu gözetim firması hakkında , sözleşme ile üstlendiği görevlerini yerine getirmeyerek bankayı zarara uğrattığından bahisle ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, açılan davanın ret edildiğini ve kesinleştiğini, tesisin 29/10/2011 günü %98 oranında tamamlanarak işletmeye açıldığını, davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı işlemleri ile işletmenin faaliyete geçmesine ve gelir elde etmesine engel olarak zarara sebep olduklarını bu hususun Sayıştay Denetçileri tarafından da tespit edildiğini, delil olarak sundukları Sayıştay raporunda kredinin geri çağrılmasına ilişkin tüm süreçlerin değerlendirildiğini, ayrıca kredinin geri çağrılması ile ilgili davalı bankanın BDDK tarafından denetlendiğini, ... İstanbul'un krediyi kullanan asıl borçlu olduğunu, diğer davacıların ise müteselsil kefiller , ipotek verenler, şirket hisselerini rehin edenler olduğunu, davalı bankanın hukuka aykırı ve kötü niyetli hareket ederek 16/03/2012 tarihinde proje kredi sözleşmesini ve hesabını kat ettiğini, akabinde de davacı müteselsil kefiller aleyhine 28/03/2012 günü ihtiyati haciz kararı alarak kefillerin mal varlıklarına el koymak sureti ile borçlu şirkete nakit girdi sağlanmasını imkansız hale getirdiklerini, davalı bankanın bu eylemenin alacaklının özel yükümlülüğü kurallarına aykırılık niteliğinde olduğunu, müvekkili ... Aş tarafından açılan iflas erteleme davasına banka tarafından sunulan 15/04/2015 tarihli dilekçe de vefa hakkına dayalı satım sözleşmesini imzalamaktan vazgeçtiklerini, kefiller tarafından verilen ipotekli taşınmazların satılarak şirkete sermaye olarak konulmasını talep ettiklerini bildirdiğini, bu talebin kefiller tarafından kabul edildiğini, davalı bankanın , kefillerin mal varlıklarını , kanunu dolanarak , kanuna karşı hile ile yoksun hacizler ile el koyduğunu ve satışını sağladığını, davalı bankanın talebinden dönerek tesislerin işletmeye açılmaya engellediğini, davalı bankanın özen gösterme yükümlülüğüne aykırı hareket ederek verdiği zararları tazmin etmek zorunda olduğunu, bankanın bu konuda ağırlaştırılmış özen gösterme yükümlülüğü bulunduğunu, ayrıca bankanın haksız fiil hükümleri kapsamında da sorumluluğunun bulunduğunu, bankanın güvenin korunması ilkelerine de açıkça aykırı hareket ettiğini, davalı bankanın sorumluluğunun "..." olduğunu, bankanın bu kapsamda her türlü özeni göstermek ve karşı tarafa zarar vermekten kaçınması gerektiğini, davalı bankanın "..." sorumluluğuna aykırı hareket ederek müvekkillerine zarar verdiğini, ek kredi kullandırma sözü verilerek ek teminatlar alınmasına rağmen kendisine duyulan güvene aykırı hareket eden davalı bankanın hemen 1 gün sonra hesap kat ihtarnamesi çektiğini, taraflar arasında ek kredi verilmesine ilişkin 25/11/2011 tarihinde görüşmelere başlanıldığını, bankanın ek kredi verme sözü verme karşılığında teminatlar verildiğini, ipotekler tesis edildiğini, hemen akabinde ana para ve faiz ödemelerinde hiçbir şekilde temerrüt gerçekleşmemesine rağmen davalı bankanın hesabı 16/03/2012 tarihinde kat ederek ihtarname keşide ettiğini, işletmenin %98 oranında tamamlanarak işletmeleye açıldığını, ancak ilave kredi sözleşmesi öncesi bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle, işletmenin kapatılmasına sebebiyet verdiğini bu nedenle müvekkillinin tüm zararlarının bankaca karşılanması gerektiğini, bankanın satış ve vefa akdi yolu ile borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin sözleşme yapılması konusunda anlayıp ek teminatları almasına rağmen bu sözleşmeyi imzalamadığını, taraflar arasında yapılan görüşmeler kapsamında , işletmenin vefa hakkı kapsamında bankaya geçirilmesi akabinde ek kredi verilmesinin bankaca teklif edildiğini, müvekkili tarafından bu teklifin kabul edildiğini ancak davalı bankanın teklif ettiği sözleşmeyi imzalamadığını, davalı bankanın haksız davranışları ile ... Aş'nin mali durumunun bozulduğunu, bu nedenle 05/07/2012 tarihinde iflas erteleme talebinde bulunduğunu, iflas erteleme davasının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görüldüğünü, mahkemece verilen kararın bozulması üzerine aynı mahkemenin 2019/... esasına kaydının yapıldığını, iflas erteleme davasının görülmesi aşamasında davalı bankaca , ek kredi verilmesi karşılığında işletmenin vefa hakkı ile birlikte kendisine devir edilmesini önerdiğini, bu öneriye göre projenin mülkiyetinin 170.000.000,00Euro bedelle bankanın alacaklarına mahsuben ödenmek ve akabinde de 5 veya en geç 10 yıl süreliğine vefa hakkı tesis etmek sureti ile devri , vefa akdine bağlı olarak kira-intifa akdi ve proje kredisinin yeniden yapılandırılması ve ek kredi verilmesine ilişkin sözleşme imzalanması hususunda anlaşıldığını, verilecek ek kredinin 20.000.000,00Euro olacağının belirtildiğini, bu aşamada şirketin mahkemece iflasına karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma kararı üzerine Mahkemece "kredi borçlarının yeniden yapılandırılması ve ek kredi kullandırılmasına ilişkin şartlı ön protokol " deki vefa hakkına dayalı satış vadi sözleşmesinin , geçerlilik şartına uygun imzalanarak , resmi onaylı bir suretinin mahkemeye sunulması için taraflara süre verdiğini, buna rağmen davalı ... Bankası Aş'nin bu defa vefa hakkı yapmaktan vazgeçtiğini ve bu sözleşmeyi yapmayacağını bildirdiğini, davalı bankanın verdiği sözü tutmadığını, iflas erteleme davasında bankanın müdahil olarak yer aldığını, iflas erteleme davasında banka tarafından verilen dilekçeler ile tesislerin faaliyete geçmesi için bir takım öneriler getirildiğini ancak bu önerilerde samimi olmadığını, müvekkilinin oyalandığını ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olunduğunu, 15/04/2015 tarihinde sundukları dilekçe de vefa hakkına dayalı satım sözleşmesini imzalamayacaklarını ancak tesisin eksikliklerinin giderilip işletmeye açılmasının finanse edilmesi için şirket ortaklarına ait ipotekli olmayan taşınmazların satılmasını yada şirkete yeni ortak temin edilmesi gerektiği yönünde teklifte bulunduklarını, yine 07/07/2015 ve 28/07/2015 tarihli dilekçeleri ile bir takım önerilerde bulunduklarını, dava dilekçesinin giriş kısmında da belirtildiği üzere davalı banka ile 01/11/2010 ve 02/11/2010 tarihli proje kredileri imzalandığını ancak bankanın 2012 yılında kredi hesaplarını kat ettiğini, müvekkilleri hakkında icra takipleri başlattığını, bankanın amacının kredi alacağını tahsil etmeyip olmayıp , müvekkillerine ait taşınmazları düşük bedellerle satın almak olduğunu, hesabın kat edildiği tarih itibari ile vadesi gelmiş ve ödenmiş hiçbir borcun bulunmadığını, kredi sözleşmesindeki "dilediği zaman sözleşmeyi fesih edip, hesabı kat etmek" yetkisini kullandığını, 16/03/2012 tarihli hesap kat ihtarnamesinin haksız olduğunu, sözleşmedeki işlemlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, kat tarihinde borcun vadesinin de gelmediğini, müvekkilinin temerrüte de düşmediğini, 02/11/2010 tarihli sözleşmenin 2.5.maddesine göre kredinin tahsis edilmesinden 36 ay sonra, projenin işletmeye açılıp gelir elde etmeye başlamasından sonra yani 03/11/2013 tarihinden başlayarak 6 aylık taksitler halinde 9 yıl içinde ödenmesini ön gördüğünü, dolayısıyla 16/03/2012 tarihinde yapılan kat ihtarının usulsüz olduğunu, sözleşmenin 30 ve 32.maddelerinin dürüstlük kurallarına aykırı olarak bankaca işletildiğini, davalı bankanın ...'a ait olan taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmesinden 1 gün sonra hesabı kat ettiğini, ... Bankasının kanuna karşı hileden karşı da sorumluluğunun bulunduğunu, yukarıda da belirtildiği üzere ... Aş tarafından 05/07/2012 tarihinde iflas ertelenmesi talebinde bulunduğunu, davanın görüldüğü ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/... esas sayılı dosyasından mahkemece iflas erteleme tedbir kararı verdiğini, verilen tedbir ile rehinli malların satışının yasaklandığını, mahkemece verilen iflas kararının Yargıtay'ca bozulması üzerine mahkemece tekrar iflas erteleme kararlarına hükmettiğini, tedbir olduğu müddetçe rehinli malların istenemeyeceğini, iflas erteleme tedbir kararı gereğince asıl borçlunun taşınmazlarının bankaca satılmasının mümkün olmadığı gibi toplu rehin kurulan diğer taşınmazlarında satışının istenemeyeceğini, bu tedbir kararları nedeniyle İstanbul ... icra müdürlüğünün ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takip dosyasından satış işlemini yapamayan davalı bankanın kötü niyetli olarak İstanbul ... icra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından ilamsız haciz yolu ile takibe başlanılan dosyada kefillerin verdiklerini taşınmazları sattırdığını, bu durumun kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu bu nedenle de davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, icra dosyasından satılan taşınmazların hem rayiç bedellerinden hem de yoksun kalınan gelirden bankanın sorumlu olduğunu ve ödemesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle İstanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından satışı yaptıramayan bankanın kefillere ait taşınmazları icra takibi neticesinde sattırdığını oysa iflas erteleme dosyalarında kefillere ait taşınmazların satılarak tesislerin eksik işlerinin giderilebileceği yönünde bankanın öneri getirmesine rağmen, alacağına istinaden bu taşınmazları sattırdığını, hisse rehini var iken kefiller hakkında takibe devam edilerek taşınmazların sattırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefiller hakkında ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan takibin yeni numarasının ...olduğunu, önce rehine müracaat edilmesi gerekirken ilamsız takip yapılmasının kanuna aykırı olduğunu keza davacı şahısların davacı şirketlerdeki hisselerini "hisse rehin sözleşmeleri " ile ... Bankasına rehin ettiklerini, ... Bankasının önce hisse rehini paraya çevirmek için takip yapması gerekirken ilamsız takip yoluna gittiğini, müteselsil kefillerin borcunun taşınır rehini ile teminat altına alınması nedeniyle kefiller hakkında takip yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, kefillerin taşınmazların satılması nedeniyle de zarara uğradığını, davalı bankanın kusurlu hareketleri nedeniyle ... Aş'ye ait tesisin işletmeye açılarak gelir elde edilmesinin engellendiğini, davalı bankanın davacılara ait taşınmazları düşük bedel ile satın almak amacında olduğunu, tesis nedeniyle mahrum kalınan gelirlerin ve karların banka tarafından ödenmesi gerektiğini, kredi alacaklarına işlettiği faiz miktarları ve banka dışı alacaklılar tarafından işletilen faizlerin banka tarafından ödenmesi gerektiğini, davacı kefillere ait 65 adet taşınmazın düşük fiyatlarla icradan sattırılması nedeniyle uğranılan zararların ödenmesi gerektiğini yine bu taşınmazların rayiç değerlerinin belirlenerek haciz ve satış tarihinden itibaren işletilecek ticari faizlerinde ödenmesi gerektiğini, 65 adet taşınmazın rayiç değeri ile icradan satılan miktar arasındaki farkın ödenmesi gerektiğini, yine 65 adet taşınmazdan elde edilecek kira ve faizlerin ödenmesi gerektiğini, bankanın kasten ve ağır kusurlu hareketleri ile davacıların mal varlıklarında meydana gelen zararların 2012 yılından itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalı tarafça karşılanması gerektiğini belirterek belirsiz alacak kapsamında şimdilik 10.000,00TL'nin 16/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekilince 19/09/2025 tarihli bedel artırım talepli dilekçesi başlığı altında dilekçe verilerek, dava değeri 2.510.000,00TL'ye çıkartılmıştır. CEVAP : Davalı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde , müvekkili banka ile ... AŞ arasında imzalanan 01/11/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ve ek sözleşme ile ... AŞ'ye 270.000.000,00Euro Nakdi - Gayri Nakdi kredi kullandırıldığını, kredi teminatı olarak ... Aş , ... ... Ltd Şti, ... ve ... ... ... adına kayıtlı taşınmazları üzerine 675.000.000,00Euro bedelli ipotek tesis edildiğini, ayrıca ... Aş dışındaki diğer davacıların sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attıklarını, davacılar - kredi borçlusu ve kefiller tarafından, ek sözleşmenin, 4.1, 4.14, 4.5, 4.19 maddelerine uygun hareket edilmemesi nedeniyle ve ayrıca kredinin muaccel hale gelmesine ilişkin, 4.12, 6.11 , 6.5 ve 6.6 maddesi uyarınca alacağın muaccel hale geldiğini ve hesabın kat edilerek kredi borçlusu firma ve davacılar da dahil olmak üzere tüm kefillerine, kredi borcunun 7 gün içerisinde ödenmesi, aksi takdirde yasal takip işlemlerine başlanılacağına dair, ... yevmiye numaralı muacceliyet ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin davacılara 20.03.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtarname ile tanınan 7 günlük süre içerisinde ödeme yapılmaması üzerine davacıların temerrüte düştüğünü, borçluların temerrüde düşmeleri üzerine, davacı müteselsil kefiller, ... hakkında nakdi kredi alacağının tahsili istemiyle ....Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan ...D.İş ihtiyati haciz kararı .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5201 sayılı dosyasından infaz edildiğini ve aynı dosya üzerinden 04.04.2012 tarihinde 649.183.468,81 TL ana para, 2.391.451,50 TL işlemiş temerrüt faizi, 139.484,28 TL BSMV olmak üzere toplam 652.112.638,73 TL üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takibe başlanıldığını, anılan davacılar hakkında gayri nakdi kredi alacağı, bankaca ödenen işletme masrafları ve sigorta primlerinin tahsili istemiyle ....Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan 2013/... D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı dosyasından infaz edildiğini ve aynı dosya üzerinden 17.12.2013 tarihinde toplam 11.487.142,05 TL, 164.369,76 EUR alacaklarının tahsili/depo edilmesi istemiyle genel haciz yoluyla ilamsız takibe başlanıldığını, ayrıca, davacı ... ... ... AŞ. ve ipotek borçlusu sıfatıyla davacılar ...Şti.... ve ... hakkında ....İcra Müdürlüğü’nün 2012/... sayılı dosyası üzerinden 29.08.2012 tarihinde, 649.183.468,81 TL Ana para, 61.373.083,83 TL 28.03.2012 tarihinden itibaren işlemiş temerrüt faizi, 3.068.654,19 TL BSMV olmak üzere toplam 713.625.206,83 üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, ilamsız takibe başlanıldığını, davacı borçluların her üç takibe de itiraz etmeleri üzerine, kefillerin nakdi alacaklarının tahsili istemiyle genel haciz yoluyla yapılan takibe itirazının iptali için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/...., gayri nakdi kredi alacağımız, işletme masrafları ve sigorta primlerinin tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla takibe itirazın iptali için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/...., kredi borçlusu ve ipotek borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe itirazın iptali için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/... dosyaları ile itirazın iptali davası açıldığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/.... 2013/.... Sayılı, 24.12.2013 tarihli kararı ile borçluların itirazının iptaline ve 651.898.194,70 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/.... 2014/.... Sayılı 28.05.2014 tarihli karar ile borçluların itirazının iptaline ve 713.526.206,83 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş ve borçluların temyiz harcını yatırmamaları sebebiyle temyiz talebinde bulunmamış sayılmalarına dair verilen kararın borçlular tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4768E. 2020/5966K. Sayılı 18.12.2020 tarihli temyiz incelemesi sonucu, kararın müvekkil banka yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/.... 2019/... 04.04.2019 kararı ile itirazın iptaline karar verildiğini, istinaf aşamasında olduğunu, itirazın iptaline karar verilmiş olması nedeniyle icra takiplerine devam edildiğini ve kefiller hakkında nakdi kredi alacakları içini başlatılan genel haciz yoluyla takipte hacizli taşınmazların satış işlemlerine başlanıldığını ve İstanbul İcra Müdürlükleri arasındaki iş bölümü gereği ....İcra Müdürlüğü'nün 2012/.... Sayılı dosyası, ...İcra Müdürlüğü'nün 2014/... Esasına kaydedildiğini, davacı borçluların, takibin her aşamasında, dayanaksız, hukuka aykırı sayısız itirazlar ve şikayetler ile takip sürecini uzatmaya ve haczedilen malların paraya çevrilmesine engel olmaya, ipotekli taşınmazların satışını durdurmaya çalıştıklarını, takiplere yaptıkları itirazların Mahkeme kararı ile iptal edildiğini, takibe yapılan şikayetlerin reddedildiğini, red kararlarının Yargıtay temyiz ve karar düzeltme incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, yapılan ihalelere karşı açılan ihalenin feshi davalarının reddedildiğini, red kararlarının Yargıtay temyiz ve karar düzeltme incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, ancak davacıların tek amacının alacağın tahsiline engel olmak olduğunu, bu nedenle olmayan uyuşmazlıklar yaratarak kesinleşmiş kararlara rağmen aynı nitelikte davaları farklı isimlerle açarak takip sürecini uzatmaya çalıştıklarını, belirsiz alacak davası açma koşullarının bulunmadığını bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, görevli mahkemenin İcra Mahkemesinin olduğunu, yukarıda esas numaraları belirtilen ... , 4 ve 5 Asliye Ticaret Mahkemelerinin dosyaları nedeniyle kesin hüküm ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın zaman aşımına uğradığını, TBK 72.maddesine göre tazminat isteminin , zararın ve tazminat yükümlülüğünün öğrenilmesinden başlayarak 2 yıl her halde fiili işlendiği tarihten başlayarak 10 geçmesi ile zamanaşamına uğrayacağını, kredinin kat edildiği 2012 yılı üzerinden 2 yılın çok üzerinde zaman geçtiğini, müvekkili banka tarafından kredi ilişkisi boyunca alacağa muacceliyet verilmesinde ve tahsili sürecinde hukuka uygun davrandığını, kesinleşen mahkeme kararları ile de bu durumun sabit olduğunu, davacı ... Gayrimenkul'un 270.000.000,00Euro kredi kullandığını, tamamlanması gereken projenin belirlenen süre içerisinde tamamlanmadığını, kredi borcunun da ödenmediğini, davacı tarafın projeyi tamamlayamadığı gibi piyasayada yüklü miktarda borçlandığını, iflas erteleme istemli dava açtıklarını, kredinin kat edilmesinde ve muacceliyet verilmesinde sözleşmeye ve kanuna aykırı bir durum olmadığını, davacıların kredinin muacceliyet koşullarının oluşmadığını, müvekkili bankanın krediyi kat etmesinin haksız olduğunu, dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, bu nedenle zarara uğradıkları iddia ettiklerini, davacılar bu iddiaları 3 ayrı itirazın iptali davasında incelendiğini ve reddedildiini ve iddianın haksız olduğu hususu kesinleştiğini, taraflar arasında akdedilen 02.11.2010 tarihli ek sözleşmenin, 4.1, 4.14, 4.5, 4.19 maddelerine uygun hareket edilmemesi nedeniyle ve ayrıca kredinin muaccel hale gelmesine ilişkin, 4.12, 6.11 , 6.5 ve 6.6 maddesine dayandığını, ek sözleşmede borçlu firma ve kefillerin; 4.14 maddesi ile “Borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller projenin toplam yatırımının yatırım tutarını aşması durumunda, toplam yatırım miktarının yatırım tutarını aşan kısmının tamamının öz sermaye ile finanse edileceği ve bu tutar kadar ek özsermaye koyacaklarını” 4.5 maddesi ile “Borçlu Proje ile ilgili olarak gerek inşası veya imalatı veya satışı ile ilgili 3.şahıslar ile imzalamış olduğu sözleşmelere, vermiş olduğu taahhüt ve garantilere, sürelere uyacağını, bunlara aykırı hareket etmeyeceğini” 4.19.maddesi ile “ Borçlu 15.04.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanın yüzde 50’sini, 15.05.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanını yüzde 65 ini, 15.06.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanın yüzde 90’ını, Ön kira sözleşmeleri/Kira Sözleşmeleri ile kiralamayı ve yukarıda belirtilen tarihler itibarıyla ulaştıkları kiralama oranlarını kira kontratları ile birlikte Teknik Danışmana raporlayacağını” 4.12 maddesi ile “Borçlunun işbu sözleşme GKS ve diğer sözleşmeler ve taahhütnamelerde yer alan maddelere aykırı hareket etmesi durumunda, kredinin tamamının muaccel hale geleceğini” 6.11. maddesi ile “Banka tarafından atanan Teknik Danışmanın inşaatın Projede kararlaştırılan aşamalarda ve/veya inşaat sözleşmelerinde belirlenen niteliklere uygun gerçekleşmediğini tespit etmesini” 6.5. maddesi ile; “Üçüncü şahıslara olan borçları ya da potansiyel borçları sebebiyle, Bankaya karşı taahhütlerini yerine getirememe tehdit ya da tehlikesinin oluşmasını”, 6.6.maddesi“Aleyhine iflas yolu ile takip yapılması veya iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye müracaat edilmesi”hallerinin de temerrüt hali teşkil edeceğini ve borcun muaccel hale geleceğinin kabul ve taahhüt ettiklerini, sözleşme eki proje bütçesi ve yatırım programı uyarınca yatırım tutarı 269.531.274,07 EURO, yatırım dönemi de 01 Kasım 2010-01 Temmuz 2011 olarak belirlendiğini, ancak, yatırım dönemi sonu olan 01 Temmuz 2011 tarihinde yatırım tamamlanmadığı gibi, ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan Eylül 2011 tarihli raporda (Bankaya denetim firması tarafından Aralık 2011 tarihinde ibraz edilmiştir) henüz yatırım tamamlanmadığı halde 26.407.341 euro yatırım tutarının arttığını, fiziksel ilerlemesinin %93 mertebesinde, olduğunun tespit edildiğini, davacılar ile banka arasında akdedilen 02.11.2010 tarihli Ek Sözleşme ile davacılar; 4.14 maddesi ile “borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller projenin toplam yatırımının yatırım tutarını aşması durumunda, toplam yatırım miktarının, yatırım tutarını aşan kısmının tamamının öz sermaye ile finanse edileceği ve bu tutar kadar ek özsermaye koyacaklarını” kabul ve taahhüt ettiklerini, ancak davacılar tarafından kendi kabullerinde de olduğu üzere ek öz sermaye konulmadığını, proje tamamlanamadığını, firmanın piyasaya da 26.000.000 EURO borçlandığını, dolayısıyla firmanın taraflar arasındaki Ek sözleşmenin 4.14.maddesine aykırı davrandığını, firmanın borçlarını ödememesi sebebiyle hakkında 3.kişi alacaklılar tarafından , bankaca kredi hesabı kat edilmeden önce, 2011 yılından itibaren icra takipleri başlatıldığını, sözleşmenin 4.5 maddesi ile davacılar “Borçlu Proje ile ilgili olarak gerek inşası veya imalatı veya satışı ile ilgili 3.şahıslar ile imzalamış olduğu sözleşmelere, vermiş olduğu taahhüt ve garantilere, sürelere uyacağını, bunlara aykırı hareket etmeyeceğini” taahhüt etmelerine rağmen 3.kişiler ile yapmış olduğu sözleşmelere uygun davranmadıklarını ve hakkında kredinin kat'ından çok daha önce 2011 yılında icra takipleri başlatıldığını, kaldı ki, davacılar hakkında çok sayıda dava ve takip bulunduğu davacıların da kabulünde olduğunu, bizzat davacılar vekili tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/... Esasına kayden açılan iflas erteleme davasında ve firmanın iflası üzerine İflas Müdürlüğüne sunulan takip ve davalar listesinden de bankalarınca kredi hesabının kat’ından çok önce takiplerin başladığının görüldüğünü, bu durumun sözleşmenin 4.5.maddesine aykırılık teşkil ettiğini, firmanın ek sözleşmede kararlaştırılan kiralamaları gerçekleştiremediğini, 4.19.madde de “ Borçlu 15.04.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanın yüzde 50’sini, 15.05.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanını yüzde 65 ini, 15.06.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanın yüzde 90’ını, Ön kira sözleşmeleri/Kira Sözleşmeleri ile kiralamayı ve yukarıda belirtilen tarihler itibarıyla ulaştıkları kiralama oranlarını kira kontratları ile birlikte Teknik Danışmana raporlayacağını” taahhüt etmesine rağmen danışman firmanın raporu ile de sabit olduğu üzere bu kiralama oranlarına firma tarafından ulaşılamadığını, Nisan ayında %20, Mayıs ayında %37 , Haziran ayında %39 oranında sözleşme imzalandığını, bu nedenle 4.19.maddesine aykırı hareket edildiğini, 6.5 ve 6.6.madde de “Aleyhine iflas yolu ile takip yapılması veya iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye müracaat edilmesi” ve “Üçüncü şahıslara olan borçları ya da potansiyel borçları sebebiyle, bankaya karşı taahhütlerini yerine getirememe tehdit ya da tehlikesinin oluşması” hallerinin de temerrüt hali teşkil edeceğininin ve borcun muaccel hale geleceğinin düzenlendiğini, firma hakkında, bankaca henüz muacceliyet ihtarnamesi gönderilmeden önce 08.03.2012 tarihinde ....İcra Müdürülüğü’nün 2012/... Sayılı dosyası ile iflas yoluyla takibe başlanıldığını, bilahare borcun ödenmemesi üzerine ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/.... Sayılı dosyası ile iflas davası açıldığını, davacı kredi borçlusu firmanın, sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, projeyi öngörülen zamanda ve öngörülen bütçe ile tamamlayamadığını, bütçe artışını öz kaynakları ile finanse edemediğini ve hakkında haciz ve iflas yoluyla takipler başlatıldığını, bu nedenle müvekkili banka tarafından kredinin kat edilerek alacağa muacceliyet verilmesi gerektiğini, bankaca hesabın katında dürüstülük kuralına uygun hareket edildiğinin mahkeme kararlarıyla da saptandığını ve hükme bağlandığını, nitekim ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/....2013/.... Sayılı kararında "......alacağın muacceliyet koşullarının oluşup oluşmadığı: ek sözleşmenin 6.maddesi ile muacceliyet,temerrüt ve sözleşmenin fesih koşulları ayrıntılı olarak düzenlendiği,yine sözleşmenin 30.maddesi ile de düzenlendiği,buna göre 6.maddenin 6.5m."3.şahıslara olan borçları ya da potansiyel sebebiyle,bankaya karşı taahhütlerini yerine getirememe tehdit ya da tehlikesinin oluşması";dosya içeriğindeki belgelere göre ....icra md.2012/... e. sayılı dosyası ile iflas yoluyla 08.03.2012 tarihinde takip başlatılmış olması,....atm ... e.sayılı dosyası iflas talebiyle dava açılmış olması,öte yandan ....atm. 2012/... e.sayılı dosya ile iflas erteleme talebinde bulunulmuş olması nedenleri nazara alındığında, davacı bankanın kredi hesaplarını kat etme koşullarının kendiliğinden oluştuğu, kredininin geri dönüşünün esaslı ve evveliyattan beri tehlikeye girdiği....sözleşmenin bu maddeleri gereğince açıkça davacı bankanın kredi hesaplarının kat etme koşullarının kendiliğinden oluştuğu,kaldı ki davaya konu hesap kat tarihinden önce dava dışı başka alacaklı tarafından ist.25.ic.müd.2012/... e.sayılı dosyası ile borçlu hakkında iflas yolu ile alacak için 08/03/2012 tarihinde takip başlatılıp,aynı tarafça ist... atm'nin ... e.sayılı dosyasında iflas yoluyla dava ve alacağa ilişkin itirazın iptali açıldığı, hesap katının tüm bu krediyi riske sokacak takiplerden sonra yapıldığı ve davacı tarafın krediyi kat etme koşullarının açıkça oluştuğu, ek sözleşmenin 4.12 ve 4.14.m ile 6.6 m.ile 6.11 m.göre muacceliyet şartlarının teşekkül etmiş olduğu kanısına ulaşıldığı...." ve ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/.... 2014/.... Sayılı 28.05.2014 tarihli kararında " Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; ...borçlulardan herhangi biri veya tamamı hakkında diğer alacaklılarca icra takibi yapılması gibi olumsuz gelişmeler" kredi hesaplarının katedilmesi için haklı neden olarak kabul edildiği, davacı bankanın kredi hesaplarını katedip ihtarname çekmeden önce: dava konusu kredi hesabının son devre sonu faizlerinin bir kısmının zamanında ödenip kalan kısmının ise davacı banka ile anlaşılarak ipotekli bir kısım taşınmazların satılması suretiyle vadesinden sonra ödenmesi, yine hesabın katından çok önce davalı kredi borçlusu ... ... ... A.Ş. hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi, ... Asliye Ticaret Mahkemesi, .... Asliye Ticaret Mahkemesi, .... Asliye Ticaret Mahkemesi, ..Asliye Ticaret Mahkemesi nezlinde ihtiyati haciz taleplerinde bulunulması ve .... İcra Müdürlüğü'nün, .... İcra Müdürlüğü'nün,.... İcra Müdürlüğü'nün dosyalarında asıl borçlu hakkında 2011 yılı aralık ayından itibaren ihtiyati haciz kararlarının infaz edilmesi, Yine Kredi Borçlusu Firma Hakkında Banka Tarafından Muacceliyet İhtarnamesi Çekilmeden Önce 08/03/2012 Tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Sayılı Dosyası İle 3. Kişi Tarafından İflas Yoluyla Takip Açılması Ve Bu Takibe Dayanarak .... Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı Dosyasında İflas Talebiyle Dava Açılması, yine davalı asıl borçlu ... ... Yatırım Geliştirme A.Ş. tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/... E. sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunulması ve bu davalının talebinin kabul edilmeyerek davalı asıl borçlu şirketin iflasına karar vermesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından kredi hesaplarının katedilmesinin haklı nedenlere dayandığı ve sözleşmenin kendisine verdiği hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirilemeyeceği bu nedenle hesap kat ve temerrüt şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle hesabın kat edilmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğuna karar verildiğini, bu iki Mahkeme kararına rağmen hala temerrütün oluşmadığını, çünkü ana para ve faiz ödemelerinde gecikme bulunmadığını iddia etmenin anlamı bulunmadığını, kredinin muaccel olması ve borçluların temerrüte düşmeleri sadece ödemelerde gecikmeden kaynaklanmayacağını, mahkeme kararlarında da detaylı olarak açıklandığı üzere, davacılar tarafından ek sözleşmenin birçok hükmüne aykırı davranıldığını, davacı kredi borçlusu ... İstanbul...AŞ. borç batağına saplandığını, projenin yatırım dönemi içerisinde tamamlanamadığını , öz kaynağının ortaklarca karşılanmadığını ve firma hakkında iflas yoluyla takibe başlanıldığını, tüm bu olumsuzluklardan sonra hesabın kat edilerek alacağa muacceliyet verildiğini ve borçluların ihtarname ile tanınan süre içerisinde borcu ödeyemedikleri için temerrüte düştüklerini, davacılar vekilinin, müvekkili bankanın, yapılandırma görüşmelerinde ...sorumluluğuna yol açan zarar verici tutum ve davranışları olduğu iddiasında olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.12.2010 tarihli, 2010/13-593 sayılı kararında culpa in contrahendo “sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğu genel bir ifadeyle belirtmek gerekirse, sözleşme görüşmeleri aşamasında taraflardan birinin diğerine veya onun koruması altında bulunan kişilere, aralarında dürüstlük kuralı (MK. m. 2) gereğince ortaya çıkan güven ilişkisinin ihlali sonucu meydana gelen sorumluluk” olarak tanımladığını, taraflar arasındaki sözleşmede güven ilişkisini ihlal eden tarafın davacılar olduğunu, müvekkili bankanın güven ilişkisini sarsacak hiçbir davranışının bulunmadığını, davacı ... İstanbul AŞ.ye kullandırılan kredinin 3 yıl ana para ödemesiz toplam 12 yıl vadeli olduğunu, kredinin faizinin 6 ayda bir tahakkuk ve tahsil edileceğini ve her dönem başında geçerli 6 aylık Euribor+%4 faiz (400 baz puan) uygulanacağının hükme bağlandığını, kredinin ilk kullandırımının 03.11.2010 tarihinde yapıldığını, ilk faiz ödemesinin 03.05.2011 tarihinde 5.043.538,14 EURO olarak, tarafların anlaşması doğrultusunda kullandırılan krediden tahsil edildiğini, kredinin ikinci faiz ödemesi olan 03.11.2011 döneminde firma tahakkuk eden 7.499.828,26 EURO faiz borcunun 3.832.729,52 EURO sunu ödediğini, bakiyesini ödeyemediğini, faiz borcunun ancak, ipotek borçlusu ve kefil ...’a ait kredi teminatı İstanbul, ..., 524 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın satılarak ödenebileceğini belirterek, taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki talebinde bulunduğunu, bankaca bu talebin projenin devam edebilmesi için kabul edilerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edildiğini ve faizin taşınmazın satış bedelinden tahsil edilebildiğini, Kasım 2011 kredi faiz ödemesinde gecikmesi ve firmanın bu tutarı ödeyemeyecek olması nedeniyle Banka teminatını azaltma riskini göze alarak, taşınmazın satışına izin verdiğini ve satış gelirini ana para kredi borcuna mahsup edebilecekken, satış bedelinin 4.981.983.-USD’si firma tarafından tamamen karşılanamayan Kasım 2011 dönem faizi ödemesinde kullanıldığını; 6.128.260.21 USD’sinin de bloke edilmediğini ve firmanın proje gelirlerinin de harcandığı şekilde proje finansmanı ile maaş, vergi, SGK, ..., ..., ..., benzin, güvenlik, temizlik, sigorta ve icra kanalı ile takip edilen borç ödemelerinde kullanıldığını, firmanın proje ve taşınmaz satışından elde edilen gelirlerinden sadece faiz ve teminat mektupları devre komisyonlarının tahsil edildiğini, kredi teminatında bulunan İstanbul, Bayrampaşa, 524 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın üzerindeki ipoteğin fekedilmesi ve tutarının da kredi borcuna mahsup edilmemesi nedeniyle oluşan teminat açığı için davacılardan ek ipotek alındığını, vefa akdine dayalı ek kredi kullandırılarak kredinin yapılandırılması talebinin davacı tarafından kabul edilmediğini (davacı tarafın 19/03/2012) tarihli dilekçesi, bunun üzerine müvekkili banka tarafından yasal takip işlemlerine başlanılması sonrasında bu teklifin kabul edildiğini, görüşmelere başlanıldığını ancak görüşmelerin devam ettiği sürede ... Aş tarafından borca batık olduğu iddiası ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/... esasına kaydedilen dosyası ile iflas erteleme davası açıldığını, iflas erteleme davası açıldığının bankaya bildirilmediğini, daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde 13/11/2011 tarihinde kredi borçlarının yeniden yapılandırılması ve ek kredi kullandırılmasına ilişkin şartlı ön protokol imzalandığını, ön protokolde mahkemece 6 aylık süre içinde, iflas ertelemesinin görüldüğü mahkemece iyileştirme projesinin uygun görülerek iflasın ertelenmesine karar verilmesi yada karar verilmemiş olsa dahi mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması yolu ile bankaya devri ön görülen 2 adet gayrimenkulün bankaya devrinin mümkün hale gelmesi ve gayrimenkulün devrinin sağlanması koşulu ile mutabakata varıldığını, ön şartın devamında ise 6 aylık süre içinde ön şartın gerçekleşmemesi halinde, asıl sözleşmenin imzalanmasının imkansız hale gelmiş olacağı konularında mutabakata varıldığını, 13/11/2012 tarihinde ön şarta ilişkin protokolün imzalanmasına rağmen 13/05/2013 tarihi itibari ile ön şartın gerçekleşmediğini, mahkemece verilen iflas kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra , sözleşme yapılması için taraflarına süre verilmiş ise de , işleyen faiz yükü nedeniyle söz konusu sözleşmenin imzalanmadığını, iflas erteleme davası sırasında ihtiyati tedbir kararı verilemesine rağmen dava süresi boyunca borçlarını ödemek için hiçbir çabaya girmeyen, zorunlu giderleri dahi karşılamayamayan , yeni ortak arayışında olmayan, kısmen dahi işletmeyi açmayan davacı şirketin kusurlu olduğunu, davacılar vekilinin, dava sırasında ipotekli/hacizli taşınmazların satışına ilişkin iyileştirme projesi önerisinde bulunduğunu ancak daha sonrasında vazgeçtiğini ve bu durumun firmanın zararına yol açtığını iddia ettiğini bu beyanların gerçeği yansıtmadığını, buna ilişkin detaylı açıklamanın cevap dilekçesinde 14 ve 15.sayfasında yapıldığını, müvekkili banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İstanbul 10 icra müdürlüğünün 2012/3923 sayılı dosyası ile devam eden takipte satış yapılmadığını, dolayısıyla davacı vekilinin bu konudaki iddialarının ve sundukları Yargıtay kararlarının emsal olma niteliği bulunmadığını, bir kısım davacının aynı zamanda kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri olduğunu, kefiller hakkında genel haciz yolu ile takip yapılabileceğini, Borçlar Kanunun'da asıl borçluya gidilmeden ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhine takip yapılabileceğinin düzenlendiğini, kefiller hakkında ve ipotekli taşınmaz maliki hakkında , asıl borçlu ile ilgili iflas erteleme davasında tedbir kararı verilemeyeceğini, asıl borçlu tarafından açılan iflas erteleme davasında verilen tedbirlerin kefilleri kapsamayacağını, nitekim ... Asliye Ticaret Mahkemesinde kefiller hakkında görülen dava da itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verildiğini, asıl zarara uğrayan tarafın müvekkili banka olduğunu, 2010 yılında 270.000.000,00Euro krediyi ... Aş'ye kullandırdığını ancak tahsil edemediğini, müvekkili tarafından verilen kredi ile projenin %93 oranında tamamlandığını, tamamlanan kısmında iflas erteleme tedbir korumasında olmasına rağmen faaliyete geçirilemediğini, tesisin işletmeye açılamamasının davacının kendi kusuru olduğunu, culpa in contrendo sorununa dayalı ancak menfi zarar talebinde bulunulabileceğini, müspet zarar istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki proje kredisi sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin davalı tarafça dürüstlük kuralına , ağırlaştırılmış yüksek özen yükümlülüğüne aykırı işlem ve eylemler nedeniyle ihlal edildiği iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir. Deliller ; ticaret sicil kayıtları, ipotekli taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları, hisse devir sözleşmesi, taraflar arasındaki proje kredisi sözleşmesi, genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı, iflas erteleme davası, ... ATM nin 2012/... esas sayılı dosyası, ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Sayıştay raporu. Taraflar arasında imzalanan 01/11/2010 tarihli genel ticari kredi sözleşmesi incelendiğinde, davalı banka tarafından ... ... Yatırım Aş'ye 270.000.000,00Euro kredi verilmesi ile ilgili olduğunu, sözleşmeye... ... Ltd Şti, ... ... Aş, ... ... Aş tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imza atıldığı, bu sözleşmeye ek olarak imzalanan sözleşmede , sözleşmenin 2.maddesinde kredi kullandırım koşullarının yer aldığı, 270.000.000,00Euro kredinin 3 yılının ana para ödemesiz olmak üzere 12 yıl vadeli olduğu, ek sözleşmenin 4.maddesinde borçlunun ek kabul , beyan ve taahhütleri ile ilgili hükümlerin yer aldığı, 4.1.maddesinde borçlunun hakkında borçtan dolayı dava açılmadığını, devam eden dava olmadığını, iflas yolu ile takip yapılmadığını, borçlunun iflasın ertelenmesi talebinde bulunmadığını beyan ettiği, maddenin 4.12.maddesinde borçlunun iş bu sözleşme , GKS ve diğer sözleşmeler ve taahhütnamelerde yer alan maddelere aykırı hareket etmesi durumunda kredinin tamamının muaccel hale geleceğini ve GKS'nin ve ek sözleşmenin fesih nedeni sayılacağını bildiğini, 4.14.maddesinde “Borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller projenin toplam yatırımının yatırım tutarını aşması durumunda, toplam yatırım miktarının yatırım tutarını aşan kısmının tamamının öz sermaye ile finanse edileceği ve bu tutar kadar ek özsermaye koyacaklarını” hükmünün bulunduğu, 4.19.maddesinde ; " “ Borçlu 15.04.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanın yüzde 50’sini, 15.05.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanını yüzde 65 ini, 15.06.2011 tarihine kadar kiralanabilir alanın yüzde 90’ını, Ön kira sözleşmeleri/Kira Sözleşmeleri ile kiralamayı ve yukarıda belirtilen tarihler itibarıyla ulaştıkları kiralama oranlarını kira kontratları ile birlikte Teknik Danışmana raporlayacağını” denildiği, ek sözleşmenin 6.6.maddesinde "“Aleyhine iflas yolu ile takip yapılması veya iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye müracaat edilmesi”hallerinin de temerrüt hali teşkil edeceğini ve borcun muaccel hale geleceğini,"nin denildiği, ek sözleşme tarihinin 02/11/2010 olduğu, verilen krediye karşılık tesisin yapılacağı ve ... Aş'ye ait olan 2 adet parsel üzerine banka lehine ipotek tesis edildiği görülmüştür.

Banka tarafından 16 Mart 2012 tarihide hesabın kat edildiği ve Beyoğlu ... Noterliğinin ...yevmiye numaralı evrakı ile borçlulara kat ihtarnamesi gönderdiği, incelendiğinde 01/11/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek olarak imzalanan 02/10/2010 tarihli ek sözleşme ile 270.000.000,00Euro kredi kullandırıldığı, kat ihtarında asıl borçlu dışındaki diğer borçluların sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attıklarını, ek sözleşmenin 4.14., 4.12., 6.11., 6.5.maddelerine aykırı davranıldığı belirtilerek toplam yatırım miktarının 26.407.341,00Eroyu aştığı, bu kısmın borçlu firma tarafından finanse edilemediği, 3.şahıslara olan borçları sebebiyle, borçlular tarafından icra takibi başlatıldığı belirtilerek kredinin muaccel hale geldiği, 15/03/2012 tarihi itibariyle alacağın 266.969.778,00Euro'ya ulaştığını belirterek tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasına ait ilam incelendiğinde, davacının ... Bankası Aş , davalıların ... olduğu, davanın itirazın iptali olup, dava dışı ... Aş'ye 01/11/2010 tarihinde 270.000.000,00Euro kredi kullandırıldığını, bankanın asıl borçlu ve kefiller açısından 16/03/2012 tarihinde hesabı kat ettiği ve ... İcra müdürlüğünün 2012/... esas sayılı takip dosyası ile 652.112.638,73TL üzerinden ilamsız takibe başladığını, borçluların itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verildiği, karar gerekçesinde kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari alacak olması nedeniyle genel işlem koşullarının uygulanmayacağı, davalılar tarafından ödeme yapıldığına yönelik herhangi bir iddia ileri sürülmediği, taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmesi ve ek sözleşme hükümleri gereğince genel kredi sözleşmesinin 30 ve 32.maddeleri , ek sözleşmenin 6.5., 6.6., 2.6., 4.12., 6.11. Ve 4.11.maddelerinde tarif edilen tüm muacceliyet ve davacı tarafça hesabı kat etme şartlarının birden fazla ve takip eder şekilde oluştuğu, genel kredi sözleşmesinin 32.maddesine göre davacı bankanın her zaman takibe geçme ve tedbir isteme hakkının bulunduğu, bu konuda Yargıtay 19 H.D.'nin yerleşmiş içtihatlarının bulunduğu, hesap kat ihtarnamesi ile alacağın muaccel hale geldiği, bir çok takip dosyası ve açılan davalar nedeniyle, ek sözleşmenin 6.5.maddesi uyarınca davalıların 3.şahıslara olan borçları nedeniyle bankaya karşı taahhütlerini yerine getiremediği, iflas erteleme dosyaları, iflas talepli dosyalar bulunduğu, ek sözleşmenin 6.6.maddesine aykırılık teşkil eder şekilde 3.şahıslar tarafından ... Aş hakkında iflas yolu ile takipler yapıldığı belirtilerek alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek itirazın kaldırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 24/12/2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/... esas sayılı dosyasında davalılar vekilince yargılamanın yenilenmesi talepli 12/10/2022 tarihli dilekçe verilmesi üzerine dilekçenin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... esasına kaydının yapıldığı, mahkemece 22/12/2022 tarihinde 2022/... karar numarası ile , davalıların başvuruları hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalıların 12/10/2022 tarihli başvuruları ile birlikte dosyanın Yargıtay 11 HD'ne gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 11 HD'nin 28/03/2024 tarih 2023/5 esas 2024/2573 karar sayılı ilamı ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilerek kararın onandığı, daha sonra davalılar vekilince karar düzeltme yoluna başvurulduğu, Yargıtay 11 HD'nin 2024/5060 esas 2025/110 karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.. ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... esas ... karar sayılı dosya alınıp incelendiğinde davacının ... Bankası, davalıların ... ...Ltd Şti ve ... ... Aş olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu, banka tarafından genel kredi sözleşmesinin 20/03/2012 tarihinde kat edildiği, alacağın tahsili için borçlu firma ve ipotek borçluları hakkında ...icra müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosyası üzerinden 713.625.206,83TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, borçluların itiraz ederek takibi durdurduğu, mahkemece bilirkişi raporu alınarak yapılan yargılama neticesinde taraflar arasındaki sözleşmenin 30.maddesine göre bankanın dilediği anda sözleşmeyi fesih ederek borcun ödenmesine isteyebileceği, yine 32.maddesi uyarınca kredi hesaplarını dilediği zaman kat etme yetkisinin bulunduğu, borçlu hakkında 3.şahıs alacaklılar tarafından birçok takip ve açılan dava bulunduğu, yine 3.kişi tarafından ...... Aş tarafından ... icra müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosyası ile iflas yolu ile takip açıldığı, akabinde de bu takibe dayanılarak ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasından iflas talebi ile dava açıldığı, yine asıl borçlu şirket olan ...... Aş tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesine 2012/... esas sayılı dosya ile iflas erteleme davası açıldığı, bankanın kredi hesaplarını kat etmesinin haklı nedenlere dayandığını, kendisine verilen hakkında kötüye kullanıldığından bahsedilemeyeceğini belirterek davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 11 HD'nin 18/12/2020 tarih 2020/4768 esas 2020/5966 karar sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme talebinin ret edildiği ve 09/03/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... karar sayılı dosya alınıp incelendiğinde, davacının ... Bankası, davalıların ... ve sözleşmeye imza atan diğer kefiller olduğu, davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, bankanın hesabı kat ederek borçlular hakkında ... icra müdürlüğünün 2013/... esas sayılı dosyası ile takip başlattıkları , itiraz edilerek takibin durdurulduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek itirazın iptaline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek 26/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacılar vekilince delil olarak dayanılan Sayıştay raporu ilgili birimden istenilmiş, Sayıştaş Başkanlığı Denetim ve Yargı Hizmetleri birimi başkanlığının 18/03/2021 tarihli üst yazısı ile istenilen raporun, denetlenen kuruluşlarla ilgili olarak genel ve ortak verilere dayalı istatistiki bilgiler içerdiği, ... firmasının kredisi ile ilgili bulgu ve öneri bilgilerinin ... Bankası ile ilgili olarak hazırlanan Sayıştay'ın yıllık denetim raporunda yer aldığını, Sayıştaş Başkanlığı tarafından TBMM denetimine esas olmak üzere, denetimlerde tespit edilen hususların yer aldığını, bankanın denetiminin esas itibariyle TMBB tarafından yapıldığını belirterek ... ... A.Ş'nin ... Bankasından kullanmış olduğu proje kredisiyle ilgili olarak yapılan değerlendirme raporunun ilgili sayfalarının gönderildiği bildirilmiştir. Ekindeki raporun öneri başlıklı kısmında 31/12/2019 tarihi itibariyle temerrüt faizi de dahil olmak üzere 1.813.246.416,00TL alacağı olduğu, alacağın banka portföyünde önemli bir yer tuttuğu, risk/teminat dengesinin banka aleyhine olduğu dikkate alınarak takip işlemlerinin bir an önce sonuçlandırılması konusunda gerekli gayretin gösterilir denildiği görülmüştür. Mahkemece , Sayıştay raporunun ticari sır ihtiva ettiği belirtilerek kasada saklanmasına ve bankacı bilirkişi tarafından inceleme yapılarak dava dışı konular ve dava da taraf olmayan 3.şahısların ticari sırlarına ilişkin gizlilik kurallarına uymak kaydı ile rapor düzenlenmesi istenilmiş, finans uzmanı ... tarafından Sayıştay 2011 yılı denetim raporunda yer alan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bilgilerin özetini 14/12/2022 tarihli raporda yaptığı görülmüştür. Sonuç kısmında 266.969.778,00Euro nakdi kredi borcunun bulunduğu, ana para ve faizlerin ödenmesinde güçlükle karşılaşıldığı bilgilerinin verildiği görülmüştür. Davacılar vekilince alınan rapora itiraz edilmesi üzerine aynı bilirkişi tarafından Sayıştay raporunun ilgili sayfalarının tespit edilerek ek rapor halinde dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davacılar vekilince 19/09/2025 tarihli bedel artırım talepli dilekçesi başlığı altında dilekçe verilerek, dava değeri 2.510.000,00TL'ye çıkartılmıştır , davacılar vekilinin dilekçesi üzerine dosya 17/11/2025 tarihinde Ticaret Mahkemesi Heyetine tevdi edilmiştir. Davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de dava sözleşmeye aykırı hareket edildiği iddiası ile açılan tazminat davası olup, banka tarafından hesap 2012 tarihinde kat edildiği, davanın ise 2021 yılında açılması nedeniyle 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. ... ... Aş tarafından 05/07/2012 tarihinde borca batık olduğunu bildirerek iflas erteleme talepli dava açıldığı, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/... esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay'ca bozulması üzerine İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... sayılı esasına kaydının yapıldığı mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı şirketin iflas erteleme talebinin reddine karar verilerek, şirketin iflasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23 HD'nin 2018/1590 esas 2018/5523 karar sayılı ilamı ile 28.11.2018 tarihinde karar onanmış, karar düzeltme talebi üzerine aynı daire tarafından 04.07.2019 tarihli karar ile , davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde borca batıklıktan kurtulduklarının iddia edildiğinden , bu hususun incelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuş , bunun üzerine İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... sayılı esasına kaydı yapılmış, alınan bilirkişi raporu ile davacı şirketin aktif ve pasif durumu tespit edilmiş, bankaya olan kredi borcu ile birlikte ... ... Aş'nin toplam borcunun -pasif toplamının 2.176.954.803,23TL olduğu, aktif miktarının daha fazla olması nedeniyle borca batık olmadığı kanaatine varılarak iflas erteleme talebinin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 6 HD'nin 2022/5239 esas 2023/1207 karar sayılı ilamı ile onandığı daha sonra da karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi üzerine 20/09/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı asıl borçlu tarafından... Asliye Ticaret Mahkemesine konkordato talepli dava açtığı, ... ATM'nin 05/02/2023 tarihli yazısına göre 2022/... esas sayılı dosyanın derdest olduğunun bildirildiği görüldü. Davacılar vekili dilekçesinde, davalı bankanın proje sözleşmeleri ve genel kredi sözleşmelerine aykırı hareket ederek hesabı kat etmesi neticesinde davacıların zarara uğramasına neden olduğunu iddia etmiş olup, yukarıda da detaylı olarak incelendiği üzere asıl borçlu şirket ile kefiller arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin ve ek sözleşmenin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ek sözleşmenin 4.14.maddesinde yer alan projenin toplam yatırımının yatırım tutarını aştığı , aşan kısmın öz sermaye ile finanse edilemediği, 6.6.maddesine aykırı şekilde , banka tarafından genel kredi sözleşmesinin kat edilmesinden önce 08/03/2012 tarihinde 3.şahıslar tarafından ...... Aş hakkında iflas yolu ile takibe başvurulduğu, akabinde de ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile iflas davası açıldığı, ek sözleşmenin 6.6.maddesinde "aleyhine iflas yolu ile takip yapılması veya iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye müraacat edilmesi hallerinde temerrüt hali teşkil edeceğini ve borcun muaccel hale geleceği " hükmüne göre borcun muaccel hale geldiği, yine banka tarafından hesabın 16/03/2012 tarihinde kat edilerek borçlu ve kefiller hakkında icra takipleri başlatması üzerine, açılan itirazın iptaline ilişkin ... ATM'nin ..., ... ATM'nin ... esas ... karar, ... ATM'nin ... karar sayılı dosyalarında , davalılar - iş bu dosyanın davacıları tarafından , alacağın muaccel olmadığı, temerrüt koşullarının gerçekleşmediği, kat ihtarının usulsüz çıkartıldığı yönünde savunma yapıldığı, mahkemelerce bu hususun öncelikle irdelendiği, özellikle ek sözleşmenin 6.maddesinin 6.5.maddesinde, "3.şahıslara olan borçları yada potansiyel sebebiyle bankaya karşı taahhütlerini yerine getirememe tehdit yada tehlikesinin oluşması " 6.6.maddesinde "aleyhine iflas yolu ile takip yapılması veya iflasın ertelenmesi talebi ile mahkemeye müraacat edilmesi hallerinde temerrüt hali teşkil edeceğini ve borcun muaccel hale geleceği " hükmüne göre ... İcra Müdürlüğünün 2012/... esas sayılı dosyası ile iflas yolu ile 08/03/2012 tarihinde takip başlatıldığı, ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile iflas talebi ile hakkında dava açıldığı, davacı bankanın kredi hesaplarını kat etme koşullarının kendiliğinden oluştuğu, kat tarihinden önce yapılan takiplerin krediyi riske sokacak nitelikte olduğu, kat'ın bu takiplerden sonra yapıldığı, ek sözleşmenin 4.12., 4.14., 6.6., 6.11.maddelerine göre muacceliyet koşullarının oluştuğunun belirtilerek banka tarafından açılan itirazın iptali taleplerinin kabul edildiği, verilen kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, söz konusu dosyalarda temerrüt , muaccelliyet ve hesabın kat'ı koşullarının oluşup oluşmadığı konularının mahkemelerce irdelendiği, verilen kararların kesinleştiği anlaşılmakla davacıların iddialarının subut bulmadığı, davalı banka tarafın sözleşmelere uygun şekilde hesabın kat edildiği anlaşılmakla koşulları oluşmayan tazminat talebinin aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacıların davasının reddine, 2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 13/4.maddesine göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalı tarafa verilmesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine, 5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00 TL arabulucu ücretinin, davacılardan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Bu dava sebebiyle 732,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden , peşin alınan (başta 170,78TL + tamamlama harcı 42.693,75TL =) 42.864,53TL'den mahsubu ile fazla alınan 42.132,53TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacılara iadesine, Davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/04/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/91, K. 2026/276, T. 17.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-91-e-2026-276-k-b35d9418e16c