İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/333 E. 2026/309 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/333
Karar No
2026/309
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/333 Esas KARAR NO : 2026/309 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... . DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ......

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından ... 5 Genel İcra Dairesinin 2024/67349 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, müvekkili tarafından süresinde borca itiraz edildiğini, ... 20.İcra Hakimliğinin 2024/456 sayılı dosyası ile görülen davada önce takip, teminat karşılığı tedbiren takip durdurulduğunu, davanın reddedildiğini, müvekkilinin kendisine ait ... plakalı aracı dosyanın diğer borçlusu olan dava dışı ... ...'a 16.05.2024 tarihinde sattığını, karşılığında 580.000TL bedelli çek aldığını, toplam 580.000TL olan çek bedelinin tamamını temmuz ayı içinde müvekkiline ödendiğini, ödeme üzerine çeki iade almaya gelen diğer borçlu ... ..., çek arkasındaki müvekkilinin cirosunu silmeden başka birisine çeki verdiğini, çekin el değiştirdiğini, müvekkilinin bahse konu çekin alacaklısı olduğunu, alacağını tahsil ettiğini, diğer borçlu ... ... ile aralarındaki borç ilişkisinin sona erdiğini, ... ... kasıtlı hareketle çekin tarihi geçtikten sonra davalıya verdiğini, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ya da kişisel ilişki olmadığını, borç ödenip çek teslim alındıktan sonra tarihin değiştirildiğini, parafın müvekkilinin olmadığını, vadeden sonra yapılan ciro alacağın temliki hükümlerini doğurduğunu ve çekin çek vasfını ortadan kaldırdığını, fazlaya ilişkin ve diğer yasal hakları saklı kalmak kaydı ile hak kaybının önüne geçmek için öncelikle Teminat karşılığında takibin durdurulmasını, paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, Kötüniyetli davalı aleyhine HMK 446 uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmesine, borçlu olmadığını bile bile müvekkil aleyhine takip yapan davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, haciz baskısı ile paranın ödenmesi durumunda kalınması halinde istirdat davasına dönüştürülerek ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Satış sözleşmesi satış bedelinin 100.000 Tl olduğunu, Dolayısıyla davacının 100.000 Tl bedelli satış için 580.000 Tl bedelli çek iddiasının aykırı olduğunu, banka dekontlarında gönderilen paraların takibe konu çek ödemesi olduğuna dair açıklama yazılmadığını, davacının kendi cirosundan sonra gerçekleşmiş olduğunu yazılı olarak ispatla mükellef olduğunu, davacının kendi imzasına itiraz etmediğini, haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ve %10'dan aşağı olmamak üzere para cezasına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Davaya konu takip dosyası,

-Davaya ve takibe konu senet(çek), -... 20. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/360 E. Sayılı dava dosyası, -... CBS 2024/256766 Soruşturma sayılı dosyası, -Soruşturma ve icra hukuk mahkemesi dosyalarında alınan Sahtelik(imza) incelemesi bilirkişi(grafoloji) raporları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibinden ve senetten(çekten) borçlu olunmadığına dair menfi tespit ve dava sırasında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı özetle; takip konusu senedin(çekin) davacı ile keşideci ... arasındaki araç satışına dair akdi ilişki kapsamında araç bedeli için davacı lehine keşide edildiğini, davacının araç bedelini tahsil ettikten sonra çekin keşideciye iade edildiğini ancak davacı lehtar tarafından yapılan cironun üstü çizilmeyi ihmal ettiklerini, çeki iade alan keşidecinin, ciroyu silmeksizin/iptal etmeksizin ve yine keşide tarihinde tahrifat yapılarak bilgisi ve onayı dışında tekrar tedavüle soktuğunu, çekin keşide tarihinin 06/08/2024 şeklinde iken 03/10/2024 yapıldığını, parafın davacıya ait olmadığını,gerçekte çekin ibraz tarihinin geçtiğini ve çekin kambiyo vasfını yitirdiğini ileri sürmüştür. Davalı ise özetle; çekin illetten mücerret olduğunu, 100.000 TL bedelli satış için 580.000,00 TL bedelli çek iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çekin keşideci tarafından imzalandığını, ödeme tarihinin değiştirildiği iddiasının davacının kendi cirosundan sonra gerçekleştiğinin yazılı olarak ispatla mükellef olduğunu, beyanla davanın reddini savunmuştr. Somut olayda dava konusu çekte dava dışı ... ...'ın keşideci olduğu, davacının lehtar ve ilk ciranta olduğu, davacı tarafından yapılan cironun beyaz ciro olduğu, akabinde davalı cirosu ve Yapı kredi Bankası kaşesi bulunduğu, çekin hamil adına yapı kredi Bankası tarafından 03/10/2024 tarihinde ibraz edildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024/12-18 Esas, 2024/184 Karar sayılı ve 17/03/2023 tarihli ilamı çerçevesinde; Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir. Şekli unsurları tamam tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade ve keşide tarihine, ödeme ve keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 298 inci [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 207 nci] maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr hâlinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir.

Bu bağlamda çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin kambiyo vasfını etkileyen bir hâl olduğundan keşideci dışındaki borçluların da itirazda hukuki yararları vardır. Hukuk Genel Kurulunun 05.05.2010 tarihli ve 2010/12-74 Esas, 2010/243 Karar; 04.03.2015 tarihli ve 2013/19-1746 Esas, 2015/896 Karar ile 10.03.2022 tarihli ve 2018/12-43 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “İmzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb… def'iler her hamile–iyiniyetli olsa dahi- karşı ileri sürülebilen mutlak def'i olarak kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde sahtekarlık (tahrifat) iddiası mutlak def'idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir. Diğer yandan çek için kanunda belirlenen ibraz sürelerinin geçip geçmediği hâkim ya da icra müdürü (2004 sayılı Kanun md. 168) tarafından resen dikkate alınır. Süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara, hatta düzenleyene karşı da kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybeder (... ...., Çek Hukuku, İstanbul, 2019, s.289-290). 6762 sayılı Kanun'un 708 ve 720 nci (6102 sayılı Kanun md. 796 ve 808) maddeleri gereğince çekin yasada belirlenen sürede muhatap bankaya veya takas odasına ibrazı veya ödemeden imtina keyfiyetinin resmî bir protesto vesikası ile saptanması zorunludur. Aksi hâlde hamil, 6762 sayılı Kanun'un 718 ve 720 nci maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybeder. Bir başka anlatımla, böyle bir çek kambiyo senedi vasfını taşımayan (adi havale) belge niteliğini alır. Bu husus Hukuk Genel Kurulunun 08.04.2015 tarihli ve 2013/12-2013 Esas, 2015/1182 Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/19-6 esas, 2011/236 Karar sayılı ilamında özetle; " ...çek üzerinde tarih ve bedel üzerindeki değişiklikler yanında paraf yer almakta; bu parafların keşideciye ait olmadığı, davacının cirosundan sonraki ciranta tarafından yapıldığı, hamilin kötüniyetli olduğu davacı tarafından ileri sürülmektedir. Bu iddianın niteliği itibariyle ispat yükü davacıdadır." denilmiştir. Yine, İstanbul Bam 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/423 Esas, 2021/1335 Karar sayılı ilamı çerçevesinde; Keşide tarihinin çek borçlusunun izni ve parafı ile değiştirilebileceği öğretide ve Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 25/09/2008 tarih ve 2007/7774 esas-2008/10540 sayılı kararı ile bu şekilde değiştirilmiş çekin geçerli olduğuna ilişkin mahkeme tespiti onanmıştır.) Çekin ibrazını düzenleyen 6762 Sayılı Kanunun 708. Maddesindeki: "Bir çek, keşide edildiği yerde ödenecekse on gün; keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir" hükmü uyarınca dava konusu çekin keşide tarihinden itibaren 10 gün içinde bankaya ibrazı zorunludur. İbraz süresi hak düşürücü süre olup, hak düşürücü süreler mahkemece re'sen nazara alınır. Süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo senedi vasfını yitirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2018 tarihli 2017/19-1630 Esas ve 2018/1186 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; bir çekin keşide tarihinin değiştirildiği iddiasında, ibraz süresi belirlenirken değişiklikten önceki keşide tarihi esas alınır. Benzer bir uyuşmazlıkta ... BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2022/986 Esas, 2024/1163 Karar sayılı ilamında özetle; "...Davacı, çekte ciro yoluyla hamil olup ara ciranta konumundadır. Davalı ise takip alacaklısı son hamil olup davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Çekin keşidecisi, yargılamada taraf değildir. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden davalı hamil kambiyo yolu ile icra takibi yapma hakkını yitirse bile, TTK.'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideciden talepte bulunabilir. Aynı şekilde aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki ciro yolu ile aldığı dava dışı kişiye karşı başvuruda bulunabilecektir. Ancak ara ciranta olan davacıya karşı ise taraflar arasında temel ilişki bulunmaması nedeniyle başvuruda bulunma hakkı yoktur." denilmiştir. Değinilen içtihatlar ışığında konuya ilişkin özetle denilebilir ki; Senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir. çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin kambiyo vasfını etkileyen bir hâl olduğundan keşideci dışındaki borçluların da itirazda hukuki yararları vardır. Çek için kanunda belirlenen ibraz sürelerinin geçip geçmediği resen dikkate alınır. Süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil tüm sorumlulara, hatta düzenleyene karşı da kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybeder. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinde hamil kambiyo yolu ile icra takibi yapma hakkını yitirse bile, TTK.'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideciden talepte bulunabilir. Aynı şekilde aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki ciro yolu ile aldığı kişiye karşı başvuruda bulunabilecektir. Ancak ara cirantalara karşı aralarında temel ilişki bulunmaması nedeniyle başvuruda bulunma hakkı yoktur. Anlatılan ilkeler çerçevesinde somut olay ele alındığında; somut olayda çekin keşidecisi olan dava dışı ... ... tarafından, davacı lehine düzenlenip davacıya teslim edildiği, çek bedelinin davacıya ödenmesinden sonra çekin keşideciye iade edildiği, akabinde çekin keşidecinin oğlu dava dışı Mustafa ... tarafından davalıya teslim edildiği anlaşılmış, konuya ilişkin ... CBS 2024/256766 sayılı soruşturma dosyasındaki ifadelerin bu olay örgüsüyle örtüştüğü, davalının çeki davacıdan değil dava dışı ... ...'ın oğlu Mustafa ...'dan teslim aldığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, nitekim davalının kendi ifadesinde davacıyı tanımadığını da belirttiği görülmüştür. Diğer yandan soruşturma dosyasında keşideci ... ... kendi ifadesinde, çekin keşide tarihi kısmındaki düzeltmeyi kendisinin yaptığı ve parafladığı yönünde beyanda bulunmasına rağmen hem soruşturma dosyasında alınan grafoloji raporunda hem ... 20. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/360 Esas sayılı dava dosyasından alınan grafoloji raporunda keşide tarihi bölümünde yapılan değişikliği onaylayan imzanın(parafın) keşideci ... ... eli ürünü olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Dolayısıyla yukarıda anlatılan ilekeler uyarınca somut olayda keşide tarihi bölümünde yapılan düzeltme imzasının keşideciye ait olmadığı anlaşıldığından düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekmiştir. Senedin keşide tarihi bölümünde yapılan düzeltmeden önceki tarihi okunabilir durumda olup 06/08/2024 olduğu dosya kapsamınca sabittir. Böylece dava konusu çek keşide edildiği yerde ödenecek çeklerden olduğundan keşide tarihinden itibaren 10 gün içinde bankaya ibrazı zorunlu olup, çekin keşide tarihinin değiştirildiği iddiası karşısında ibraz süresi belirlenirken değişiklikten önceki keşide tarihi esas alınacağından somut olayda 06/08/2024 tarihinin esas alınması gerekir. İbraz tarihi ise 03/10/2024 olup, buna göre çek süresinde ibraz edilmediğinden davalı hamilin kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybettiği tespit edilmiştir. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden davalı hamil kambiyo yolu ile icra takibi yapma hakkını yitirse bile, TTK.'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideciden talepte bulunabilir. Aynı şekilde aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki ciro yolu ile aldığı dava dışı kişiye karşı başvuruda bulunabilecektir. Ancak davalının kendi ifadesinde de kabul ettiği üzere, davalı, çeki davacıdan teslim almayıp dava dışı Mustafa ...'dan teslim aldığına ve davacıyı tanımadığına göre; davalının, ciranta olan davacı ile arasında temel ilişki bulunmaması nedeniyle davacıya başvuruda bulunma hakkı yoktur. Nitekim ... BAM 22. HD'nin 2022/986 Esas sayılı yukarıda değinilen kararında özetle; tahrif edilmiş çekte lehtar hamil davacı ile son hamil davalı arasında başka cirantalar bulunduğundan davalı lehtar ile davacı son hamil arasında akdi ilişki bulunmadığından davalının, davacıya karşı alacak talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir. Somut olayda davacı lehtar ile davalı son hamil arasında başka ciranta bulunmayıp şeklen davalının çeki ciro yoluyla davacıdan aldığı düşünülebilir ise de, davalının çeki davacıdan değil dava dışı kişiden teslim aldığı ve davacıyı tanımayıp aralarında temel ilişki bulunmadığı dosya kapsamınca(ikrarıyla) sabit olduğundan değinilen içtihatlar uyarınca, davalının davacıdan alacak talebinde bulunamayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair karar verilmiş, menfi tespit istemine konu borç ödenmiş olduğundan, davaya istirdat olarak devam edilerek, bu yönde tahsil hükmü kurulmuştur. Yine uyuşmazlığın temelde kambiyo takibinden kaynaklanmasına göre işin ticari niteliği ve takipte ticari faiz işletilmesi gözetilerek istirdaden hüküm altına alınan tutara da ödeme tarihlerinden itibaren avans faiz işletilmesine hükmedilmiştir. Diğer yandan davalının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/67349 Esas sayılı icra takibinden ve takibe dayanak senetten dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -davanın istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek, takip nedeniyle davacı tarafından ödenen, toplam 1.060.496,61 TL'nin; 114.146,00 TL'sinin 19/11/2024 tarihinden, 746.350,61 TL'sinin 14/05/2025 tarihinden ve 200.000,00 TL'sinin 20/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 72.442,52 TL karar ve ilam harcından 9.904,95 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 62.537,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 9.904,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.520,35 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 95,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 165.074,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,

Dair, davacı asilin, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026 Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/333, K. 2026/309, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-333-e-2026-309-k-7ba52caf5374