İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/51 E. 2024/454 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/51
Karar No
2024/454
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/51 Esas - 2024/454 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/51 KARAR NO : 2024/454

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 31/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin, 1971 yılında kurulmuş ilaç üreticisi bir firma olduğunu, müvekkili şirketin ilaç markası olarak "..." ibaresinin 03., 05., 29. ve 35. sınıflarda marka tescili için ... no ile başvurduğunu, davalı şirketin 05. Sınıfta tescilli olan "..." ibareli markaya dayanarak marka başvurularına itiraz ettiklerini, itirazları sonucunda marka başvurularından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkili şirkete ait ... ibareli markanın davalı şirkete ait ... ibareli marka ile iltibas yaratacak nitelikte olmadığını, ilaç markalarının genellikle ilacın etken maddesinden türetildiğini, etken madde türevi markaların ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, bu tarz markalarda tek harf değişikliğinin iltibası ortadan kaldırdığını, ilaç tüketicilerinin hitap ettiği tüketici kesiminin ortalama tüketiciden daha bilinçli olan doktor ve eczacılardan oluştuğunu, davalı ürünlerinin veterinerler tarafından kullanıldığını, markaların esaslı ve tek unsurlarının .../... kelimeleri olduğunu, kısa markalarda tek harf değişikliğinin dahi potansiyel alıcısının algısını değiştirdiğini, davacının müvekkili firmanın tescil talebinde bulunduğu "..." ibaresinin ... etken maddesinden türetilmiş “...” ve "..." hecelerinin birleşmesinden oluşturulmuş bir ibare olduğunu, davalı markasının ise ... ve ... hecelerinin birleşiminden oluşmuş bir vitamin olduğunu, müvekkili başvurusundaki ve davalı markasındaki "..." kök hecesinin, Latince "yeni” kelimesinden alınan normalde sönük hatta görünmeyen, fakat zaman zaman aniden parlayarak dikkati çeken bir yıldız çeşidi anlamına geldiğini, ... ibaresinin ise virüs kelimesinin kısaltılmış bir ibaresi olduğunu, ... ibaresinin ise vitamin kısaltması olduğunu, müvekkili markasının etken maddeden türetilmiş fantastik bir kelime olduğunu, müvekkili marka başvurusu ile davalı şirketin markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımından iltibas riski bulunmadığını, davalı markasının ses vurgusunun ... ibaresi üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin markasının İnsan sağlığında yetişkinler, ergenler, çocuklar ve 2 haftadan büyük yeni doğanlarda grip (influenza) salgını sırasında tedavisinde kullanılan ilaç markası olduğunu, davalı şirketin markasının ise sadece hayvan sağlığında sadece hayvan sağlığında ve köpeklerde analjezik, antipiretik, antiromatizmal, spazmolitik ve antinevraljik amaçla hayvanlardaki timpaniden kaynaklanan sancı ve spazmlarda, kas ve sinirlerin ağrılı hallerinde kullanılan bir vitamin ve ağrı kesici ürünü olduğunu, ilaç markalarının hitap ettiği tüketici kesimi ortalama tüketiciden daha bilinçli olan doktor ve eczacılar olduğunu iddia ederek, ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı taraf vekili davaya cevap dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; davacı markası ile davalının redde mesnet markalarının aynı/aynı türden emtiaları içerdiklerini, markaların iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, dava konusu “...” ibaresinden oluştuğunu, markanın kelime unsurundan oluştuğunu, redde mesnet davalı markasındaki gibi düz bir yazı stiliyle kaleme alındığını, redde mesnet davalı markasının münhasır esas unsuru olan “...” ibaresinin, davacı marka başvurusunda sondaki bir harf farkıyla aynen ve esas unsur olarak kullanıldığını, bu benzerliğin yanı sıra davacı markası davalı markasının kullanımının ispatlandığı mallarla aynı/aynı türden ilişkili mal/hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, redde mesnet ... sayılı ve " ... " ibareli markanın 05. Sınıftaki mallar kapsamında yer alan mal ve bu malların satışı hizmetleriyle benzer şekilde “Hayvan sağlığı için ilaçlar” mallarda/hizmetlerde kullandığı tespit edildiğini, davacı markasının, redde mesnet markaların seri markası olarak algılanacağı, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 06/04/2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve dava konusu ... sayılı "..." marka başvurusuna ilişkin tescil işlemlerinin 05.ve 35, sınıftaki ilaçları da kapsayacak şekilde devamına ve talep edilen tüm mallar açısından tesciline karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ''...'' ibaresinin 03 / 05 / 29 / 35. Sınıf mal ve hizmet sınıflarında tescili amacıyla 21.02.2020 tarih ve ... sayısı ile gerçekleştirildiği görülen marka başvurusunun, yapılan ilk incelemeler sonrasında 13.12.2021 tarih ve 386 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...’nın 06.12.2022 tarihli kararı neticesinde “... başvuru numarası ile kayıtlı olan “...” ibareli marka tescil başvurunuza 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 18 inci maddesi çerçevesinde yapılmış olan ve bilgileri aşağıda belirtilmiş olan itiraz/itirazların incelenmesi sonucunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi hükmünce marka tescil başvurunuzdan “SINIF KODU : 05 İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. SINIF KODU : 35Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verilmiştir.” gerekçesiyle itirazları kısmen kabul ettiği; söz konusu karara karşı davacı yanca itiraz edildiği, davacı itirazlarını değerlendiren ...’nun 13.04.2021 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ... sayılı ve "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. İnceleme esnasında, başvuru sahibinin ilana itiraz aşamasında sunduğu karşı görüşte, 6769 s. SMK madde 19/2 uyarınca itiraz gerekçesi ... sayılı ve "..." ibareli markanın kullanımının ispatını talep ettiği ve belirtilen markanın tescil tarihinden başvurunun yapıldığı tarihe kadar 5 yıllık süre dolmuş olduğundan, bu markanın kullanımın ispatı uygulamasına konu olabilecek bir marka olduğu tespit edilmiştir. 6769 s. SMK madde 19/2 takip eden hükmü içermektedir: "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." 6769 sayılı SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Kullanımın ispatı" kenar başlıklı 29'uncu maddesinin 3'üncü fıkrası; "Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder." hükmünü içermektedir. Kullanımın ispatlanması gereken süreç 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında "... itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir." hükmü ile düzenlenmiştir. Marka mevzuatında "ciddi biçimde kullanma" kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir. Bu anlamda, marka tarafından sağlanan hakların elde tutulması amacıyla markanın sembolik (göstermelik) kullanıma konu edilmesi ciddi kullanım olarak değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla ciddi kullanım kriteri, sembolik kullanmaya ilişkin hareketlerle marka hakkının haksız biçimde devamını ve rekabet açısından işletmelerin hareketlerini kısıtlayıcı tavırları engellemektedir. Bu noktada, marka sahibinden beklenen davranış, şüphe yaratmayacak biçimde, düzenli ve kurallara uygun ve mümkünse süreklilik arz eden bir kullanımda bulunmasıdır. Ciddi kullanım, markanın esas işlevine, yani tescile konu mal veya hizmetlerin kaynağını ayırt etme işlevine uygun biçimde gerçekleştirilmelidir. Kullanımın ciddi kabul edilebilmesi için her zaman miktar olarak çok büyük olması gerekmez, bu husus ilgili piyasada, inceleme konusu mal ve hizmetlerin özelliklerine bağlıdır. ..., ... sayılı ve "..." ibareli markanın kullanımına ilişkin olarak ve sonrasında 6769 s. SMK 6/1 maddesi incelemesi neticesinde; "Başvuru sahibi tarafından ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka/markalar hakkında kullanımın ispatlanması talep edilmiştir. Sunulan delillerin incelenmesi sonucunda ... tescil numaralı itiraz gerekçesi marka/markaların ‘Hayvan sağlığı için ilaçlar’ mallarda/hizmetlerde kullanımının ispatlandığı tespit edilmiştir." şeklinde karar vermek suretiyle başvurunun eşya listesinden "SINIF KODU : 05 İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. SINIF KODU : 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. "mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)"nin çıkartılmasına hükmetmiş olup Kurul tarafından yeniden yapılan değerlendirme neticesinde ... tarafından verilmiş bulunan karar ile gerekçeleri ile çıkartılan malların/hizmetlerin muhteviyat yerinde bulunmuş ve dolayısıyla 6769 s. SMK 6/1 maddesi çerçevesinde yapılan itirazın reddi gerekmiştir. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -Dava konusu ... sayılı başvuru kapsamında çıkarılan 05. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” ve 35.Sınıfdaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. "mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”bakımından taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetleri kapsadıkları, -Taraf markaları arasındaki görsel, harf dizilimsel ve işitsel açıdan oluşan benzerliğin tüketici nezdinde iltibas ihtimalini doğurabilecek bir benzerlik halini olabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Eczacı bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: Davacı marka başvurusunun 5. Sınıf emtiaları arasından çıkarılmasına itiraz ettiği emtialar ile davalı markanın 5. Sınıfta tescilli olan emtiaları aynı ve /veya benzer olduğu, Davalı ve davacı markaları arasında bilinçli tüketicisi için iltibas riskinin oluşacağı ve bu açıdan ... kararının yerinde olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markası

... ... (05. sınıf) (05. ve 35. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacıya ait dava konusu ... ibareli marka başvuru kapsamından ... kararı sonrasında çıkarılan mal ve hizmetlerin 05.Sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. 35.Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. "mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) olduğu ve bu mal ve hizmetlerin davalı yanın önceki tarihli markası kapsamında 05. Sınıfta yer alan 05.sınıf: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler: İlaçlar, doğum kontrol hapları, aşılar, serumlar, vitaminler, teşhis maddeleri, tıbbi amaçlı radyoaktif maddeler, bakteriyolojik kültür ortamları, tıpta ve veterinerlikte kullanılan bakteriyolojik preparatlar, tıbbi amaçlı alçı, eczacılık amaçlı alkol, tıbbi amaçlı alkol, hayvan spermleri... Tıbbi amaçlı diyet maddeleri, diyet gıdaları, bebek mamaları emtialar arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişki bulunduğu, dolayısıyla davalı markası ile dava konusu marka kapsamında 35.05 alt grubundaki satış hizmetlerine özgülenen malların bir kısmı açısından (davalı markaları kapsamında yer alanlar) doğrudan mal ve hizmet benzerliği bulunduğundan bahsedilebileceği, hal böyleyken başvuru kapsamında yer alan ve yukarıda sayılan mal ve hizmetlerin tamamının benzer ihtiyaçları karşılayan, tüketiciye aynı kanaldan ve aynı tür satış yöntemi ile ulaştırılan, birbirleri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde bulunan, hedef tüketici kitleleri benzer olan, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikame edilebilirliği bulunan mal ve hizmetler oldukları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında benzerliği 05. Sınıftaki 05 Sınıf mallar bakımından tek bir tüketici profilinin belirlenmesi mümkün değil ise de genel olarak kişi sağlığını ilgilendiren sonuçlar doğurabilecek, ilaç ya da kimyasal içerikli, kullanımı çoğu zaman sağlık sektöründe çalışan profesyonel meslek mensuplarının kontrolleri dahilinde gerçekleşen, günlük hayatta erişimi kolay ancak birçoğu keyfi bir şekilde satın alınması mümkün olmayan nitelikte emtialar oldukları, sağlık ve medikal sektörüne yönelik bu ürünlerin, tüketiciler tarafından mutlaka bir ön inceleme süreci sonrasında yahut doktor reçetelendirmesi sonrasında satın alınan ürünler oldukları, nitekim bu ürünlerin genel olarak eczaneler, ilaç depoları, medikal marketler gibi yerlerde satışlarının gerçekleştirildiği, dolayısıyla bu ürünlerin geniş bir tüketici grubuna hitap ettiğinin kabulü halinde dahi tüm bu ürünlerin de kullanıcılarının kişisel sağlığını tehdit edebilecek unsurlar taşımaları nedeniyle tüketicilerin söz konusu ürünleri satın alırken/kullanırken ortalamanın daha üstünde bir dikkat, bilinç ve seçicilik ile hareket edeceği değerlendirilmektedir. Davacının markasının incelenmesinde; ''...'' ibareli başvurunun beyaz zemin üzerine siyah renklerle baş harfi büyük geri kalan harfleri küçük olacak şekilde düz yazı karakteri ile oluşturulduğu, “...” kelimesinin Latince “yılbaşı” anlamına gelen bir kelime olduğu, başka bir ifadeyle somut bir anlama haiz yabancı bir sözcük olduğu, bu anlamının ilgili tüketicilerin niteliği düşünüldüğünde bu anlamının bilinemeyebileceği, buna göre kelimesinin “...” şeklinde yazımına uygun biçimde telaffuzunun mümkün olacağı, markadaki tek ayırt edici ve asli unsurun bu ibare olduğu anlaşılmaktadır. Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yanın önceki tarihli markasının ise ''...'' şeklinde beyaz zemin üzerin siyah renk, tümü büyük harf ve düz yazı karakteri ile oluşturulmuş olduğu, kelimesinin Latince “yenilenmiş” anlamına gelen bir kelime olduğu, başka bir ifadeyle somut bir anlama haiz yabancı bir sözcük olduğu, bu anlamının ilgili tüketicilerin niteliği düşünüldüğünde bu anlamının bilinemeyebileceği, buna göre kelimesinin “...” şeklinde yazımına uygun biçimde telaffuzunun mümkün olacağı, markadaki tek ayırt edici ve asli unsurun bu ibare olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; her iki taraf markasının da “...” harfleri birebir aynı dizilimde yer almakta olup yalnızca sondaki “...” sessiz harfleri açısından kelimeler farklılaştığı, ancak bu farklılaşmanın işaretler arasında belirgin ve somut bir ayrışmaya yol açmadığı, markaların harf dizilişi incelendiğinde her iki markanın da yedi harf ve üç heceden meydana geldiği, son harflerine kadar aynı dizilişe sahip oldukları, son harfleri dışında birebir aynı harf dizilimine sahip oldukları, dolayısıyla kelime markası olan taraf markaları arasında gerek görsel gerekse de işitsel anlamda oldukça üst düzey bir benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın günlük dilde yaygın bilinen bir anlamının bulunmadığı, davalı markasının da somut bir anlama sahip olmadığı, tüketicilerin her iki marka arasında kavramsal bir karşılaştırmayı olağan şartlarda yapmayacağı ve tüketici dikkatinin daha çok markanın başlangıç kısmına yoğunlaştığı da dikkate alındığında, tüketici tarafından ilk bakışta ve kolaylıkla ayırt edilebilecek bir görsel ve fonetik farklılık yaratmadığı; her ne kadar davalı markası ile davaya konu marka birebir aynı kelimeyi içermese de bunları oluşturan harflerin çoğunluğunun ve harf dizilişlerinin aynı olması, her iki markanın genel görünüm itibariyle aynı marka olarak algılanmasına neden olacağı, ayrıca, markalar telaffuz olarak yazıldıkları gibi okunmaları durumunda dahi ... ve ... şeklinde telaffuz edileceği, markaların telaffuz olarak da birbirlerine çok yakın olduğu, davaya konu markada son harf olan “R” kullanılarak her ne kadar yeni bir marka yaratılmaya çalışmışsa da bu farklılıklar davaya konu markaya ayırt edicilik sağlamada yeterli olmadığı, ... ve ... markaları arasındaki farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda, iki marka arasında karıştırılma ihtimalini bütünüyle bertaraf edecek düzeyde farklılıklar olmadığı, taraf markaları arasında ilişki kurma/çağrışım yaratma şeklinde bir benzerlik yarattığı, başvuru kapsamında yer alan emtialar ve bu emtiaların ilgili tüketici kitlelerinin niteliği göz önüne alındığında, taraf markaları arasındaki son harfler bakımından oluşan farklılığın markaların bütünsel algılarında oluşan belirgin farklılığın önüne geçmeye yeterli olmadığı, taraf markalarının gerek görünüm gerekse de telaffuz esnasında kulakta yarattığı algı açısından yeterince farklılaşmayı başaramadığı, bu iki ibarenin 05. ve 35. Sınıflarda benzer görülen mal ve hizmetlerin ilgili tüketicileri ve hatta ortalama tüketiciler nezdinde dahi ilişkilendirilebileceği, hal böyleyken işaretler arasında iltibas ihtimali mevcut olduğu gibi tespiti yapılan ilgili tüketici nezdinde markaların aynı iktisadi – idari kaynaktan geldiği veya birbirlerinin serisi olarak algılanacağı; marka hukukuna egemen olan ilke gereği, işaretlerin bölünerek değil bir bütün olarak incelenmesi esassa da; anlamsız sözcüklerden oluşan kelime markalarının, çoğunlukla anlamlı sözcüklerin yahut bunların kısaltmalarının çağrışımsal etkisinden istifade edilerek oluşturuldukları; bu bakımdan, fantezi sözcüklerden oluşan kelime markalarında, markanın ne şekilde oluşturulduğunu (kurgulandığını) ve çağrışım/sezdirme niyeti olup olmadığını anlamak maksadıyla, kelimenin unsurlarına ayrılıp incelenmesi gerekebildiği, ancak değerlendirme her halükarda markanın bütününe egemen olan imaj esas alınarak yapılması gerektiği, belirtilen marka yaratma yönteminin özellikle ilaç markalarında yaygın olduğu, ilaç markaları genellikle, ilacın etken maddesini ve/veya tedavi ettiği hastalık türünü anımsatan bir kısaltma sözcüğü ile bu ibareye eklenen bir başka sözcüğün/hecenin kombine edilmesiyle oluşturulan fantezi kelimeler olduğu, ilacın etken maddesi ile ilgili hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçların isimleri/markaları da çoğunlukla ilacın etken maddesine yönelik çağrışım yaratmak maksadıyla türetildiği, bu haliyle davacıya ait ... markasının “...” etken maddesinden türetilmiş bir ilaç markası olmadığı; ilgili alıcı kitlesinin yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet "..." markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, SMK 6/1 koşullarının somut olayda oluştuğu dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/51, K. 2024/454, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-51-e-2024-454-k-037050db4d84