İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/52 E. 2024/539 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/52
Karar No
2024/539
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/52 KARAR NO : 2024/539

DAVA : ... Adlı İnternet Web Alan Adına İlişkin Davalı Tarafın Kullanımının Men'ine, ... Adlı İnternet Web Alan Adının Mülkiyetinin Davacı Firmaya Ait Olduğunun Tespiti İle Davalı Tarafından Davacıya Devredilmesi

DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 22/01/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan ... adlı internet web alan adına ilişkin davalı tarafın kullanımının men'ine, ... adlı internet web alan adının mülkiyetinin davacı firmaya ait olduğunun tespiti ile davalı tarafından davacıya devredilmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin internet üzerinden online psikolog danışma ve aracılık hizmeti veren bilişim firması olduğunu, gelirini internet alan adları üzerinden yapılan aracılık hizmetlerinden elde ettiğini, firmanın 3 ortağı bulunduğunu, davalının bu şirket ortaklarından biri olduğunu, müvekkilinin ... firmasından ... adlı alan adı satın aldığını ve bedelini ödediğini, ancak ödemeyi yapan müvekkili firma olmasına rağmen davalı yanın alan adını kendi adına tescil ettirerek faaliyete aldığını, bununla beraber müvekkili şirketin ortaklarından birinin ürettiği web arayüzünü birebir kopyaladığını, bu kapsamda ortağı olduğu müvekkili şirketle ve müvekkili şirketin diğer ortakları ile haksız rekabete girdiğini, haksız rekabet iddiasının ayrı bir dava konusu olduğunu, eldeki dava konusunun bedeli müvekkili firma tarafından ödenen ... adlı internet alan adının davalı tarafından kullanımının önlenmesi ile alan adı kullanımına ilişkin mülkiyetin müvekkili firmaya ait olduğunun tespit edilmesi olduğunu, genel olarak menkul mal olarak kabul edilen mülkiyetin kaydı ve tescilinin uluslararası ... tarafından yapıldığını, ... uygulamasında da alan adlarının mülkiyetinin tespiti hususunun yeterli kabul edildiğini, anılan alan adının taksitli ödemelerinin büyük kısmını müvekkilinin yaptığını, kalan taksitler için davalının hesabı üzerinden işlem başlatıldığını ancak davalının ödemeye izin vermediğini, bu yüzden ödemelerin müvekkili tarafından yapılamadığını, müvekkilinin internet alan adının kendine devri veya mülkiyetin tespiti için davalının yapmış olduğu ödemeleri mahkemeye depo etmeye hazır olduğunu belirterek; ... adlı internet web alan adına ilişkin davalı yanın kullanımının men'i ile anılan internet web alan adının mülkiyetinin müvekkili firmaya ait olduğunun tespitine, akabinde davalı tarafından davacıya devrini, anılan web sitesinin erişiminin tedbiren engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacı şirketi temsile dair vekaletnamenin hukuken kabul edilemeyeceğini, davacı şirketi müşterek imzayla temsile yetkili iki yönetim kurulu üyesinden birinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu davaya cevaz vermediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde ifade edilen alan adının müvekkili adına kayıtlı olduğunu, ... firması tarafından müvekkili adına düzenlenen çok sayıda ve yüksek tutarları içeren faturaların sunulduğunu, ... alan adının sahibinin kim olduğu hususunun alan adının bulunduğu hugedomain.com’a bağlı ... isimli sitenin kullanıcı paneline girildiğinde görüldüğünü, ... alan adı sahipliği şartlarında bulunan “alan adının bulunduğu hesap, alan adının sahibidir” ibaresi ile alan adının bulunduğu hesabın yani müvekkilinin hesabının alan adına sahip olan kişi olduğunun görüleceğini, bilirkişi tarafından yapılacak incelemede müvekkilinin şifresini vereceğini ve bu durumun tespit edilebileceğini, ayrıca “...” bilgisi talep edildiği takdirde aleni şekilde paylaşılıp müvekkili adına, adresine ve iletişim bilgisine ait olduğunun görüleceğini, müvekkili adına kayıtlı ... nolu telefon ile davacı şirketin diğer yönetim kurulu üyesi olan ...'ın kullandığı ... nolu telefon üzerinden yapılan görüşmeler ile dava dilekçesindeki iddiaların dayanaksız olduğunu, davacı şirketin iki yönetim kurulu üyesi olan ... ile müvekkilinin arasındaki whatsapp kayıtlarında, müvekkilinin dava konusu alan adının kendisine ait olduğunu ve satacağını söylediğinde ...’ın itiraz etmediğini, hatta öneride bulunduğunun görüleceğini, yazılı ve sözlü mesaj içeriklerinin tespit edilebilir durumda olduğunu, davacı şirketin diğer yönetim kurulu üyesi ... hakkında davacı şirketin gelirlerini başka hesaplara aktararak davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla ve şirkete ödenmek üzere müvekkili tarafından ... E. Sayılı dosyasıyla dava açıldığını, anılan davanın halen derdest olduğunu belirterek; ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... adlı internet web alan adına ilişkin davalı tarafın kullanımının men'ine, ... adlı internet web alan adının mülkiyetinin davacı firmaya ait olduğunun tespiti ile davalı tarafından davacıya devredilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. Davacının ihtiyati tedbir talebi hususunda bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasına karar verilmiş bilirkişilerden rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: Dava konusu ... alan adının davalı tarafça devir/satış aşamasında kendi adına kayıt/tescil ettirilmiş olmasının alan adları ile ilgili olarak ulusal ve uluslararası mevzuat ve uygulamalar bakımından bir aykırılık teşkil etmediği anlaşılmıştır. Mali Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: Mahkemenin dava ile ilgili 11.06.2024 tarihli ara kararı gereği davacının şirket kayıtları üzerinde davaya konu domain adresine ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti için yerinde inceleme yetkisi verilerek iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi istenilmekte olup; Davacı firma vekili ile irtibata geçilerek edinilen bilgilerden davacıya ait ticari defterlerin .... Asliye Ticaret Mahkemesinde yer aldığı, Davacının muhasebecisi ile irtibata geçilerek davacının ilgili dönem ticari defterlerinde yapılan kayıtlar (e-defter) ve muavin defter kayıtları talep edilmiş ve davacının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde; ... A.Ş.’nin inceleme dönemi olana 2022 yılında e -defter mükellefi olduğu, ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, ... firması tarafından davacı ... A.Ş. adına düzenlenmiş 20.07.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarındaki fatura ile ilgili olarak, faturanın 20.07.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu (Genel Yönetim Gideri olarak), faturanın toplam tutarının 153,95 Dolar olup Fatura bedelinin Diğer Ticari Borçlar Hesabına kayıt edildiği, borçlanılan tutarın 2.700,66TL olduğu, söz konusu tutarın 31.12.2022 tarihinden muavinde defterde halen borç olarak göründüğü, ödemeye ilişkin bir kayıt bulunmadığı, aynı şekilde 31.12.2023 tarihinde de 2.700,66TL tutarın davacının muavin defterinde 2.700,66TL borç olarak göründüğü ve ödeme yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, inceleme süreci içinde yapılan görüşmelerde de söz konusu faturanın ödemesine ilişkin bir banka dekontu sunulmadığı, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dosya kapsamındaki tüm belgelerden: ... kayıtlarından anlaşıldığı üzere dava konusu ... alan adı ilk kez 30.06.2014 tarihinde tahsis edildiği, Kişisel verilen Korunması kapsamında alan adı sahibinin kimliği gizlenmekte olduğundan ilk tahsis sahibin kim olduğu tesbit edilemediği, söz konusu alan adı halen 30.06.2032 tarihinde kadar tahsis edildiği, ... isimli sitedeki bilgilerden söz konusu alan adının; sahibi ile ilgili iletişim kurulacak kişinin davalı ... ..., İdari İşlemler ile ilgili iletişim kurulacak kişinin davalı ... ..., Teknik işlemler ile ilgili iletişim kurulacak kişinin davalı ... ... Olduğu; dava konusu ... alan adının halihazırdaki sahibinin davalı ... ... olduğuna ilişkin çok açık bir ifade bulunmamakla beraber davacının dava dilekçesindeki iddiaların arasında söz konusu alan adının halihazırdaki sahibinin davalı ... ... olduğunun ifade edildiği, davalı tarafça bunun aksi olduğuna ilişkin herhangi bir karşı iddia ya da görüş sunulmadığı dikkate alındığında dava konusu ... alan adının bugünkü sahibinin davalı ... ... olduğu; davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu ... firması tarafından davacı ... A.Ş. adına düzenlenmiş 20.07.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarındaki fatura örneğinden söz konusu ... alan adının devir/satış işleminin 20.07.2022 tarihinde ya da bu tarihten kısa bir süre önce gerçekleşmiş olduğu; davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu ... firması tarafından davalı ... ... adına düzenlenmiş; 25.12.2022 tarihli 769,95-Dolar tutarlı, 26.11.2022 tarihli 153,95- Dolar tutarlı, 07.11.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarlı, 21.10.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarlı, 04.08.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarlı ve 12.09.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarlı fatura örneklerinden söz konusu ödemelerin davalı ... tarafından ödendiği; söz konusu ... alan adı ... kurallarına göre tahsis edilmiş bir alan adı olduğu, ...’in alan adı uyuşmazlıklarında uygulamakta olduğu ... (...) ve bu politikaya ilişkin Kurallar (...), alan adı uyuşmazlıklarında uyuşmazlıkların Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması (...) yolu ile çözümlenmesini öngördüğü; ...’in ... (...) ve bu politikaya ilişkin Kuralları (...) kapsamında herhangi bir alan adı ile ilgili olarak alan adının kendine ait hakların ihlal edilmesi suretiyle tahsis ettirildiğini iddia eden kişinin: 1) Markanın varlığı ve aynı ya da iltibasa yol açacak kadar benzerlik, 2) Alan adı sahibinin bu ad üzerinde herhangi bir hakkının veya haklı bir çıkarının bulunmaması, 3) Alan adı sahibinin bu adı kötü niyetle tahsis ettirmiş ve kötü niyetle kullanıyor olması şartlarını bir arada var olduğunu ispatlaması gerektiği, Somut olayda davacı ... A.Ş. adına tescilli bir marka olduğuna ilişkin dava dosyasında herhangi bir iddiaya ve delile rastlanmadığı, davacı tarafın müvekkili şirketin ortaklarından birinin ürettiği web arayüzünü birebir kopyaladığını iddia etmiş olmakla birlikte bu konu ile ilgili herhangi bir delile dava dosyasında rastlanmadığı, davacı taraf dava dosyasına sunmuş olduğu ... firması tarafından davacı ... A.Ş. adına düzenlenmiş 20.07.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarlı fatura örneğini delil olarak ileri sürmüş olup, bu faturanın söz konusu alan adının faturayı ödeyen taraf adına devir alınmış olduğu anlamına gelebileceğinin de mümkün olduğu, ancak bilindiği üzere, marka tescil başvurularında marka sahibi olarak ... yapılan ödemeyi yapan değil, başvuru formunda tescilin adına yapılmasını isteyen gerçek veya tüzel kişi sicile kayıt edildiği, marka başvurularında ödemelerin kimi zaman başvuru sahibinin dışında vekil tarafından ya da üçüncü kişiler tarafından da ödenebildiği, aynı durumun patent, faydalı model, tasarım, coğrafi işaret başvurularında da geçerli olduğu, alan adı tahsislerinde ve devir/satış işlemlerinde de kayıt kuruluşlarına ödemelerin herhangi bir kişi tarafından yapılabildiği, alan adının tahsisi her zaman alan adı sahibi (...) olarak belirtilmiş kişiye yapıldığı, bu gerçekler karşısında ... firması tarafından davacı ... A.Ş. adına düzenlenmiş 20.07.2022 tarihli 153,95-Dolar tutarlı faturası davacı tarafın dava konusu alan adının sahibi olmasını sağlayacak bir delil olarak nitelendirilemediği, bu kapsamında yukarıda sıralanan 3 şarttan birincisinin gerçekleşmediği; 3 şarttan ikincisi olan alan adı sahibinin bu ad üzerinde herhangi bir hakkının veya haklı bir çıkarının bulunup bulunmamasına ilişkin olarak davacı tarafın ileri sürdüğü müvekkili şirketin ortaklarından birinin ürettiği web arayüzünün davalı tarafça birebir kopyaladığı iddiasını değerlendirmek düşünülebilir ise de yine yukarıda belirtildiği gibi bu konu ile ilgili herhangi bir delile dava dosyasında rastlanmadığı, bu değerlendirmeler kapsamında yukarıda sıralanan 3 şarttan ikincisinin de gerçekleşmediği; 3 şarttan üçüncüsü olan alan adı sahibinin bu alan adını kötü niyetle tahsis ettirmiş ve kötü niyetle kullanıyor olması ile ilgili olarak davalı taraf adına kayıtlı ... nolu telefon ile davacı şirketin diğer yönetim kurulu üyesi olan ...'ın kullandığı ... nolu telefon üzerinden yapılan WhatsApp görüşmelerinin değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu yazışmaların gayet dostane biçimde olduğu, davacı taraf yetkilisinin alan adı sahibi olan davalı tarafa bu alan adının kendilerine ait olduğuna ilişkin herhangi bir ifade kullanmadığı, bir başka ifade ile dava konusu alan adının davalı tarafın kendisi adına kayıt ettirmiş olmasından rahatsızlık duymadığı; buradan dava konusu alan adının davalı tarafça kendi adına devir yoluyla kayıt/tahsis ettirmesinin kötü niyetli bir kayıt/tahsis olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davalı tarafın dava konusu ... alan adını devir/satış işlemleri sırasında kendi adına kayıt/tescil ettirmiş olmasının alan adları ile ilgili olarak ulusal ve uluslararası mevzuat ve uygulamalar bakımından bir aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/52, K. 2024/539, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-52-e-2024-539-k-f4894dbe2913