İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/37 E. 2024/426 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/37
Karar No
2024/426
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/37 Esas - 2024/426 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/37 KARAR NO : 2024/426

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin, 14.02.2022 tarih ve 390 sayılı ... yayınlanması üzerine, davalılardan ... LTD ŞTİ adına 35. Sınıfta yer alan ‘‘Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.’’ ve 35. Sınıfın altında bulunan 5. sınıf, 29. sınıf, 30. sınıf ve 32. sınıf malları için yapılmış olan ... sayılı “...” marka başvurusundan haberdar olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şahıs adına tescili istenen ... sayılı “...” markasının “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden müvekkil şirket markaları ve “...” markasını ihtiva eden tasarımları ile iltibas oluşturacağı, ortalama gıda tüketicisinin işbu dava konusu marka ile müvekkil şirket markalarını karıştıracağı veya davalı şahıs ile müvekkil şirketin idari/ekonomik bağ içerisinde olduğu yanılgısına düşeceği, davalı şahsın müvekkil şirketin “...” markasının tanınmışlığından haksız bir menfaat elde edeceği, işbu dava konusu markanın tescili halinde “...” marka imajının zarar göreceği ve “...” markasının müvekkil şirketi işaret etme fonksiyonun zedeleneceği gerekçesiyle marka başvurusunun yayınına itiraz ettiğini, müvekkilinin yapmış olduğu yayına itirazın, ... tarafından reddedilmesi üzerine, müvekkil ... (“...”) nezdinde yayına itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunduğunu, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde, yaptığı inceleme neticesinde itirazlarının reddedildiğini, ... ... tarafından verilen bahse konu kararın açık bir şekilde hukuka, 6769 sayılı SMK’ya ve Yüksek Mahkeme pratiğine aykırı olduğunu, iş bu sebeple davalı ...'in 17.04.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının 35. Sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” 35. Sınıfın altında yer alan 5. sınıf, 29. sınıf, 30, sınıf ve 32. sınıf emtiaları olan, yönünden iptaline, davalı adına ... nezdinde 05.11.2021 tarih ve ... başvuru numarası ile kayıtlı “...” ibareli marka başvurusunun 35. sınıfın alt sınıflarında yer alan 5. sınıf, 29. sınıf, 30. sınıf ve 32.sınıf emtiaları yönünden iptaline, bahse konu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ....’nun 17.04.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının 35. sınıfın alt sınıfında yer alan 5. sınıf, 29. sınıf, 30. sınıf ve 32. sınıf malları yönünden iptaline ve dava konusu ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun 35. sınıfın alt sınıfında yer alan 5. sınıf, 29. sınıf, 30. sınıf ve 32. sınıf mallar yönünden iptaline, bahse konu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalılardan ... LTD ŞTİ adına “...” marka başvurusunun 35. Sınıfta yer alan ‘‘Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.’’ ve 35. Sınıfın altında bulunan 5. sınıf, 29. sınıf, 30. sınıf ve 32. sınıf malları için yapıldığı, ... kod numarası ile işleme alınan başvurunun ilanına davacı şirket tarafından itiraz ettiği, davacının yapmış olduğu yayına itirazın, ... tarafından reddedildiği, muteriz tarafından ... (“...”) nezdinde yayına itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunduğunu, ... ... tarafından 17.04.2023 tarih ve ... sayılı ... kararı ile; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "... ", "... ...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmış marka gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...)Karıştırılma, ilişkilendirilme olasılığı ve tanınmışlık gerekçeli itirazlar belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin "..." ibareli başvuru ile ..., ... sayılı "... ", "... ...", "... ..." ibareli itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1-... sayılı ... ibareli davalı marka başvurusu ile ..., ..., ... markaları arasında benzerlik ve davalı başvurusunun kapsadığı 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından 6769 s. SMK m. 6/1 anlamında karıştırma ihtimali BULUNDUĞU; bu durumun tescil engeli yarattığı, 2- Davacının “... ...” markasının ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında ve 6769 sayılı SMK'nun 6/4 Maddesi kapsamında tanınmış marka olduğu, 3-Davacı markasının 6/5 anlamında tanınmış marka olduğu, 6769 sayılı SMK'nun 6/5 maddesinde sayılan koşulların somut olayda gerçekleştiği ve tanınmışlığın ... sayılı davalı marka başvurusunun kapsadığı 35/05 alt grubundaki 05.29.30. ve 32. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından tescil engeli yarattığı; takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: 1-Dosya kapsamında ki görsellerde sunulan ...-... ibareli davacı markaları arasında benzerlik ve davalı başvurusunun kapsadığı 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından 6769 s. SMK m. 6/1 anlamında nihai tüketici nezdinde davalı marka ile iltibas ve karıştırma ihtimali BULUNDUĞU ve bu durumun tescil engeli yarattığı, 2-Davacının “... + ...” markasının gerek ulusal ve gerekse uluslararası yasal düzenlemelere ( ... Sözleşmesi ve SMK 6/4) göre tanınmış marka olduğu, 3-Davacının “...” ibareli markasının SMK 6/5 anlamında tanınmış marka olduğu bu tanınmışlığın hükümsüzlük talebine konu 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. Sınıf emtiaları da kapsadığı, anılan bu sınıflarda davalı markasının tescilinin Tanınmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yararlanma sonucu doğurabileceği, davacı markasının itibarına zarar verebileceği, imaj zedelenmesine ve davacı markalarının ayırt edici karakterini zedelenmesine neden olabileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

...

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı yana ait “...” ibareli markaların tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarından 05. Sınıfta yer alan “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.”, 29.Sınıfta yer alan “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri, , 30. Sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. pekmez.”32.Sınıfta yer alan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” emtiaların davalı yana ait “...” ibareli markanın 35. Sınıfta yer alan 05. Alt grubunda yer alan emtialar bakımından aynı şekilde tescilli olduğu; bu nedenle, davacı yanın markalarının tescilli olduğu 05, 09, 30, 32 Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin davalı yanın markasında 35.Sınıfın 05. Alt grubunda tescilli olmasının benzer mal ve hizmet olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği incelendiğinde, dava konusu markanın 35. Sınıfta yer alan 05./29./30. ve 32. alt grup hizmetler yönünden davacı markasındaki emtialarla benzer olduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın beyaz zemin üzerine, siyah renkle düz yazı şeklinde “...” kelime ibaresinden meydana geldiği, ... unsuru içermediği, kelime markası olduğu, Türkçe'de bilinen bir anlamı olmadığı, anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; davacının itiraza gerekçe gösterdiği “...” ve “...” ibareli markalar da dava konusu marka ile aynı şekilde beyaz zemin üzerine, siyah renkle düz yazı şeklinde yazılarak oluşturulduğu, davacı taraf markalarının “...” ve “...” olmak üzere tek kelime unsurundan oluştuğu, “...” kelimesinin ... sözlüğünde “Arkalıksız, alçak, yumuşak, ayakları gözükmeyen oturacak, Kaba, kabartılmış, yumuşak minder” anlamına geldiği, bununla birlikte “...” ibaresinin bir anlamı olmayıp “...” kelimesinden türetilen bir kelime olabileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK’nun 13.06.2012 tarih ve ...sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "...'', ''..." esas ibareli markalar ile davalının "...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "...'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, Öte yandan davacının ... sicilinde ... sayılı ... ... markasının tanınmış marka olarak kabul edildiği, tanınmışlığa ilişkin davacının sunduğu sair delillerden de (... markası için TV reklamları ve buna ilişkin ödemeler, farklı yıllara ait satış faturaları, uluslararası marka tescilleri vs.) davacının ... ibareli markasının SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmış marka olduğu, bu tanınmışlığın ... sayılı davalı marka başvurusunun kapsadığı 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. Sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından tescil engeli yarattığı; somut olayda SMK 6/5 koşullarının gerçekleştiği; Dava konusu markanın kararın verildiği tarihte tescilli olduğu, somut olayda SMK 6/1 ve 6/5 koşullarının oluştuğu ve dolayısıyla SMK'nın 25. maddesi hükmü uyarınca hükümsüzlük şartlarının da meydana geldiği; anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu; 17.04.2023 tarih ... sayılı ... kararının 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından İPTALİNE, davaya konu ... sayılı markanın ... markasının 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-Davaya konu; 17.04.2023 tarih ... sayılı ... kararının 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından İPTALİNE, 2-davaya konu ... sayılı markanın ... markasının 35/05 alt grubundaki 05./29./30./ ve 32. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE, 3- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.205,4‬0-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/10/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 385,40-TL GİDER AVANSI :6.820,00-TL TOPLAM :7.205,4‬0-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/37, K. 2024/426, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-37-e-2024-426-k-fba6cfd0d11d