İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/81 E. 2026/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/81
- Karar No
- 2026/413
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/81 Esas - 2026/413 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/81 Esas KARAR NO : 2026/413
HAKİM : .... KATİP :....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, davalı ...'ın rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapmış olduğu ihaleye, Silivri Trafo Merkezine bağlanmak üzere katıldığını, Söz konusu ihalenin 22 Eylül 2010 tarihli ve 27707 sayılı mülga "Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği" kapsamında düzenlendiğini, müvekkili şirketin, ihaleyi kazanan firma olarak EPDK'ya yapmış olduğu başvuru neticesinde 29.09.2011 tarihinden itibaren, EPDK tarafından verilen üretim lisansı ile 49 yıllığına Silivri Trafo Merkezine bağlanmak üzere İstanbul İlinin Silivri İlçesinde elektrik üretim faaliyeti yapma hakkını elde ettiğini ve halihazırda inşa ettiği Rüzgar Enerji Santralinde elektrik üretimine devam ettiğini, ... ile şirket arasında katkı payı sözleşmesi imzalandığını, davalının res katkı payı tutaruna ilişkin göndermiş olduğu .... nolu 29/01/20215 tarihli faturada kdv dahil tutarın 127.693,85 TL olarak düzenlendiğini, ancak sözleşmeye göre yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan bedel ile ...'ın söz konusu 29.01.2015 tarihli fatura ile yansıtmak istediği bedel arasında KDV dahil toplam 27.703,00- TL fark bulunduğunu, Davalı yanca gönderilen fatura taraflar arasında akdedilen ve yürürlükte olan sözleşme hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiğini beyanla İhtirazi kayıtla ödenen I serili, ... sıra no'lu ve 29.01.2015 Tarihli faturanın Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve yönetmeliğe aykırı olarak tanzim edildiğinin, fazla hesaplanan ve tarafımızca ödenen bedelin iadesinin gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 27.703,00-TL ana para ve o tarihten işbu güne kadar işlemiş olan 47.408,18 TL faizin, toplamda da 75.111,18 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesine, Yargılama giderleri, harçlar ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davada idari yargı yeri görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı süresi dolduğunu, Davacı şirketin, davaya konu tesisi için 22/09/2010 tarihli ve 27707 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mülga Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği kapsamında 2011 yılında yapılan yarışmalara katıldığını, yarışmalar sonucunda iletim sistemine bağlantı hakkı kazandığını, davacı şirket ile müvekkili ... arasında, davacı şirkete ait üretim tesislerinin ilk ünitesinin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere ve tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca müvekkili ...'a ödemeyi taahhüt ettiği Rüzgar Enerjisine Dayalı Elektrik Üretimi Santrali (RES) Katkı Payı bedelinin ödenmesi konulu "RES Katkı Payı Anlaşması" akdedildiğini, tesis için imzalanmış olan RES Katkı Payı Anlaşması, Taahhütname ile 29.01.2015 tarihli, I .... no'lu ve 127.693,85-TL bedelli fatura düzenlendiği, davacı şirketin vermiş olduğu taahhüt doğrultusunda, bahse konu faturaların, şirketler tarafından verilen teklif fiyatının, teklif yılından itibaren TÜFE ile kümülatif olarak güncellenerek hesaplanması gerektiğini, bahse konu fatura bedellerinin yalnızca Anlaşma ve Yönetmeliğin 9. maddesi dikkate alınarak değil, Yönetmeliğin eki Teklif Mektubu da dikkate alınarak hesaplandığını, ilgili tüm şirketlere aynı şekilde gönderildiğini, yönetmeliğe uygun şekilde yapılan hesaplama ile düzenlenen dava konusu RES katkı payı faturasında, hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı tarafın faiz talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddi gerektiğini, borçlar Kanununun 147. Maddesi gereği davacı tarafın 47.408,18-TL faiz talebi zamanaşımına uğradığını, Teşekkülümüz hesap yöntemine uygun olmadığı için yapılan hesaplamaya katılmamakla birlikte, yapılan hesaplama sonucunda bulunacak KDV dahil RES Katkı Payı bedeli fatura tutarı 99.990,85- TL değil 101.400,26-TL olması gerektiğini, 27.703,00-TL lik fark miktarı da yanlış hesaplanmış olup, dilekçenin Sonuç bölümünde yer verilen fark miktarının 26.293,59-TL olması gerektiğini, huzurdaki davanın öncelikle görev ve zamanaşımı yönünden usulden reddine, davacının esasa yönelik tüm iddialarının reddi ile davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşması kapsamında davacı şirketten RES katkı payı olarak fazla tahsil edildiği ileri sürülen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davalı vekili esasa ilişkin savunmaları yanında ayrıca yargı yolu itirazında bulunmuş olup, mahkememizce öncelikle yargı yolu itirazı ele alınmış, benzer uyuşmazlıklar hakkında Uyuşmazlık Mahkemesi'nin aynı yöndeki kararları nazara alınarak davalı vekilinin yargı yolunun caiz olmadığı yönündeki itirazının reddine karar verilmiştir. Anılı değerlendirme üzerine Davalı vekilince görev uyuşmazlığı çıkarılması talebinde(başvurusunda) bulunulmuş, davalı vekilinin başvurusu ve bu yönde, yargısal denetimin idari yargıda yapılması gerektiği görüşüyle Danıştay Başsavcılığı'nın talebi üzerine; Uyuşmazlık Mahkemesi 2025/591 Esas, 2025/704 Karar sayılı 24/11/2025 tarihli ilamıyla özetle "...Anlaşmada tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, tarafların bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın anlaşma öncesindeki yarışma ihalesi sürecine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, anlaşma hükümleri çerçevesinde özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki RES katkı payı anlaşmasında düzenlenen RES katkı payı bedelinden kaynaklı davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın çözümünde Adli Yargının görevli Olduğuna dair karar verildiği görülmüştür. Yukarıda değinilen Uyuşmazlık Mahkemesi ilamı çerçevesinde, uyuşmazlığın adli yargı yoluna tabi olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın esası incelenmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Elektrik Yüksek Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşturulan heyetçe tanzim edilen 31/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu katkı payı yönünden; Yönetmelik hükümlerinde yer alan ve davacı ile davalı arasındaki 28.02.2012 tarihli RES Katkı Payı Anlaşması’nda benimsenen hesaplama yöntemi ile davacının Teklif Mektubunda yer alan hesaplama yöntemi arasında çelişki bulunduğu, Davacının Teklif Formu ve RES Katkı Payı Anlaşmasının birlikte incelenmesinde, davacının teklif mektubunun verildiği 2011 yılındaki yarışmayı kazanarak sözleşme imzaladığı, teklif mektubunda belirlenen formüle göre katkı payı hesaplaması yapılması yarışma mantığına uygun olup, davacı şirketin taahhüt ettiği teklif değeri olan 0,15 kuruşun 2012'den itibaren TÜFE oranında güncellenmesinin RES Katkı Payı Anlaşması hükümlerine uygun olduğunun düşünülmesi halinde,davacı tarafından ödenmesi gereken katkı payının, taraflar arasındaki Sözleşme’nin 3. maddesi ve yürürlükteki Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca (Toplam RES Katkı Payı Tutarı = kr*E*TÜFE ) formülüne göre ve TÜFE Güncellenmesinin Sözleşme tarihi ve teklif yılı esas alınmak suretiyle hesaplanması gerekeceğinden; davalı ... tarafından yapılan hesaplamalarda ve düzenlenen faturada herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı, Ancak ; Sayın Mahkemece davacının Teklif Mektubu ile bağlı olmadığının ve EPDK tarafından onaylanan Yarışma Yönetmeliğe göre hazırlanan RES Katkı Payı Anlaşmasında yer alan birim fiyatın 20 yıl sabit olduğu ve ilgili yıl katkı payı hesaplamasında sadece o yılın TÜFE endeksine göre güncelleme yapılması gerektiğinin kabulü halinde ise; dava konusu edilen 28.01.2015 tarihli ve SERİ I SIRA ... sayılı fatura karşılığında davacının ihtirazı kayıtla fazladan ödemek zorunda kaldığı bedelin; 127.693,85 TL - 101.400,26 TL = 26.293,59 TL olarak hesaplandığı, Sayın Mahkemenin takdirinde olarak davacının davasında işlemiş faiz de talep ettiğinden, 26.293,59 TL anapara, 43.990,64 TL aşamalı avans faizi olmak üzere toplam 70.284,23 TL talep edebileceği," hususları bildirilmiştir. Uyuşmazlığa konu Res katkı payı tutarı/hesabı ile ilgili olarak; Davacı tarafça davalıya verilen Teklif Mektubu, " İdarenizce 15/02/2010 tarihinde, Silivri RES Projesi için, üretilen kilowatsaat (kWh) başına RES Katkı Payı teklifi verilmesiyle ilgili bütün belgeler ve mevzuat tarafımızdan tamamen okunmuş ve incelenmiş olup, bütün şartlarıyla kabul edilmiştir. Silivri RES projesinde yıllık üretilecek net elektrik enerjisi için kilowatsaat (kWh) başına 0,15 (Sıfır virgül Onbeş ) kuruş teklifimiz ile Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (...) tarafından, yıllık net elektrik enerjisi üretimimizin çarpılmasıyla bulunacak Toplam RES Katkı Payı tutarını, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirerek takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar, tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca ...'a ödemeyi kabul ve taahhüt ederiz.” şeklindedir. Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara İlişkin Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesi ise, "...Toplam RES Katkı Payı tutarının heplanması için aşağıdaki formül uygulanır: Toplam RES Katkı Payı Tutarı= kr* E*TÜFE Kr = Şirket tarafından ...’a kilovatsaat (kWh) başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş/kWh cinsinden RES katkı payı, E=Bir önceki yılda gerçekleşen Yıllık net elektrik enerjisi üretimi (kWh) TÜFE=Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi" düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasındaki 28.02.2012 tarihli RES Katkı Payı Anlaşmasının 3. maddesi de, "Şirketin bağlantı hakkı kazandığı RES projesinde üretilecek her bir kWh elektrik enerjisi üzerinden 0,15 kr/kWh olarak belirlenen yarışma sonucuna esas RES katkı payı tutarı aşağıdaki yöntem ile ... tarafından hesaplanacağı, Toplam RES Katkı Payı Tutarı =kr*E*TÜFE kr = Şirket tarafından ...’a kilowatsaat (kWh)başına ödenmesi taahhüt edilen kuruş, E = Bir önceki Yılda Gerçekleşen Yıllık Net Elektrik Enerjisi Üretimi (kWh) TÜFE= TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi " şeklinde düzenlenmiştir. Görüleceği üzere katkı payı tutarı/hesabı bakımından, davacı tarafın davalıya verdiği teklif mektubundaki hesaplama esasları ile taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen hesaplama esaslarının farklı olduğu, teklif mektubundan sonra taraflar arasında imzalanan Res Katkı Payı Anlaşması'nın 3. maddesinde belirtilen hesaplama esasının Yönetmeliğin 9. Maddesi ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu doğrultuda Yönetmelik ve Katkı Payı Anlaşması hükümlerine göre katkı payı hesabında sadece faturaya konu döneme ait yıllık TÜFE oranının kullanılması öngörülmüş iken teklif mektubunda ise teklif tarihinden itibaren TÜFE oranlarında güncelleme yapılması gerektiği görülmektedir. Taraflar arasındaki ihtilafın işbu noktada, ödenmesi gereken RES katkı payı hesabının teklif mektubuna göre mi yoksa sözleşmede yer alan formüle göre mi hesaplanması gerektiği hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça teklif mektubunun sunulmasından sonra, taraflar arasında RES Katkı Payı anlaşması imzalanmış olup, sözleşmede RES Katkı Payının hesabı, teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlenmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşmenin RES Katkı Payının hesap şekli ile ilgili formül, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara ilişkin Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesine uygun şekilde kaleme alınmıştır. Davalı tarafça RES Katkı Payının hesabı ile ilgili teklif mektubundaki ibarelerin aynen sözleşmeye geçirilmesi mümkünken, farklı bir hesap şeklini içeren sözleşme imzalanmıştır. Her ikisi de tacir olan tarafların, serbest iradeleriyle imzalamış oldukları anlaşma hükümleri ile bağlı oldukları açıktır. Taraflar arasındaki anlaşmada, davacının sunduğu teklif mektubuna, sadece 3. maddede, toplam RES Katkı Payı tutarının hesaplanması ile ilgili kr* E* TÜFE formülünde, kr değerinin açıklanması sırasında yer verilmiştir. Nitekim mahkememizce benzer bir uyuşmazlığın sonucunda verilen kararın, istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2018/12 Esas, 2020/299 Karar sayılı 12.02.2020 Tarihi ilamında özetle "...Taraflar arasındaki sözleşme hükmü açık olup, herhangi bir şekilde yoruma ihtiyaç gerektirmemektedir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davacı tarafça sözleşmenin imzalanmasından önce sunulan teklif mektubunun, farklı bir hesap şekli içeren sözleşmenin imzalanmasından sonra hesap şekli yönünden hükümsüz kaldığı, serbest iradesiyle imzalamış olduğu sözleşmenin davalı yönünden de bağlayıcı olacağı, RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, icap niteliğindeki teklif mektubu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır...." şeklindeki açıklamasıyla konuya ilişkin olarak RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır. Anılı istinaf ilamının, temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2021/2117 E as, 2021/2030 Karar sayılı ilamı ile ONANMASI sonucunda kesinleştiği görülmüştür. (Benzer uyuşmazlıklarda Res katkı payının, teklif mektubuna göre değil, sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiği hususunda aynı yönde; Yargıtay 6. HD. 2023/2043 E., 2023/1942 K., 22.05.2023 T., Y. 6. HD.2022/2463 E.,2023/1939 K., 22.05.2023 T.; Yargıtay 23. HD. 2019/1866E., 2020/3688 K.,17.11.2020 T., Y. 23 HD. 2 19/1215 E , 2020/3386 K., 03.11.2020 T. s yılı onama ilamları; yine ... BAM 23. HD. 2 19/709 E., 2023/804 K., 03/05/2023 T., 23 HD. 2 17/1503 E., 2019/120 K., 24/01/2019 T. Sayılı ilamları incelenebilir.)
Yapılan açıklamalar ve değinilen içtihatlar kapsamında; 31/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre yapılan alternatif hesaplamanın hükme esas alınması gerekmiş bu doğrultuda davacının ihtirazı kayıtla fazladan ödediği miktarın 26.293,59 TL olduğu anlaşılmıştır. Raporda işlemiş faiz hesabında hesaplamanın dava arihini de aşarak 28/02/2025 tarihine kadar ilerletildiği görülmüş, dava tarihi 29/01/2025 olup, bu tarihe kadar işlemiş faiz hesabı yapılması gerektiğinden raporda hesaplama bölümünde 28.12.2024-28/02/2025 dönemi için hesaplanan faiz tutarı hükme esas alınmamış, bu hususta 28/12/2024-29/01/2025(dava tarihi) arası dönemde 32 gün için işlemiş faiz mahkememizce resen 1.151.07 TL olarak hesaplanmış ve bu tutar hükme esas alınmıştır.(Faiz hesabı uzmanlık gerektirmediğinden bu hususta ayrıca ek rapor alınmamıştır.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 26.293,59 TL ana para ve 42.911,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.205,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -ana para olan 26.293,59 TL'ye dava tarihi olan 29/01/2025 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, -fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 4.727,40 TL karar ve ilam harcından 1.282,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.444,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.282,72 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.898,12 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 135,00 TL tebligat gideri, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.135,00 TL yargılama giderinin, 22.237,23 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.897,77 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının karşıladığı 610,00 TL fotokopi ve posta giderinden ibaret yargılama giderinin, 47,97 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 562,03 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.906,09 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... .... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 283,07 TL'sinin davacıdan, 3.316,93 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026
Katip .... Hakim .... BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR