İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/492 E. 2024/534 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/492
Karar No
2024/534
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/492 Esas - 2024/534 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/492 KARAR NO : 2024/534

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 21/12/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacının dava dilekçesinde ve diğer sair dilekçesinde; müvekkilinin “...” markalarının dava konusu ... markasının kapsamındaki emtiayı içerecek şekilde sahibi olduğunu, davalının 2002 yılından beri müvekkilinin ... markalarına gerçekleştirdiği iltibas, tecavüz nedeniyle taraflar arasında birçok dava görüldüğünü, ... markasının müvekkilinin ... markalarına iltibas yarattığını, davaya konu markalar "..." ve "..." ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bileşik sözcük markaları olduğunu, sözcüklerin birleşik ve standart harf karakteriyle, büyük ve küçük harflerle yazıldığını, taraf markalarda, .../... kelimelerinden kaynaklı bir görsel benzerlik bulunduğunu, işitsel olarak taraf markalar arasında benzerliğin mevcut olduğunu, iki sözcüğün aynı şekilde telaffuz edileceğini, taraflar arasında işletmesel organik bağ bulunduğu intibası oluşturacağını ve karışıklığa neden olacağını, markalar arasında işitsel, kavramsal ve görsel olarak benzerliğin bulunduğu gibi markaların hitap ettiği ortalama tüketicide bıraktığı genel izlenim itibariyle de yüksek düzeyde benzerliğin bulunduğunu, “...” markasına eklenen “...” ibaresinin ise “ışıltı” manasına geldiğinin yanı sıra İngilizce cazibe manasına gelen “...” ibaresine atıf olarak da algılanabilecek nitelikte olduğunu, ... ile kadın giysileri sattığı dikkate alındığında ışıltı manasına gelen “...” giysilerin niteliğine ilişkin betimleyici bir unsur niteliği taşıyan ve müşterilerce de tasviri, yardımcı unsur olarak algılanacak başlı başına ayırt ediciliği tesis edebilecek önemde olmayan bir ibare olduğunu, davalının iştigal konusuyla alakalı ... sayıyla tescilli ... ve ... sayıyla tescili olan ... markası zaten hükümsüz kılınmışken aynı kapsamda sürekli yeni marka başvurular yapılması bu yeni başvuruların “savunma” veya “silah” markası olduğunu, marka hukukunda kötüniyetin tipik bir şekli olan “yedekleme” amacı taşıdığını, ... markası zaten varken ve üzerinde uyuşmazlık devam ederken hiç durmadan ısrarla ayırt edici unsuru aynı markanın başvurusunu yaparak marka tescilini suni bir şekilde uzatma kötü niyetiyle hareket etmesi dışında makul bir gerekçesinin olmayacağını, ...’nın 09.11.2022 tarihli ve ... sayılı karar ile 03. sınıfın Parfümeri kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler(insan ve hayvan sağlığı için deodorantlar dahil ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç), 18. sınıfın TAMAMI, 25. sınıfın TAMAMI, 35/05’İN KONUSUNU OLUŞTURAN; 18. sınıfın tamamı, 25 sınıfın tamamı, 03. sınıfın Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç), 09. sınıfın Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler, bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, 14. sınıfın Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) malları bakımından ... sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı cevap dilekçesinde özetle; markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibas bulunmadığını, dava konusu olmayan, dava dışı vekil eden şirket markalarına ilişkin taraflar arasında devam etmekte olan sonuçlanmamış/ kesinleşmemiş birtakım davalara ilişkin kararların dosya kapsamına sunulduğunu, müvekkilinin 2010 yılında kurulduktan sonra hızlı gelişip büyüyerek 2019 itibariyle 16 milyon kullanıcısı ile Türkiye’nin lider e-ticaret şirketi olduğunu, 2009 yılından itibaren “...” markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin bu marka başvurusunun yanı sıra, ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “ ...”, ... sayılı “....”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...” markalarının da olduğunu, tescili 2011 yılına dayanan “...” markası üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, davacı tarafından itiraza gerekçe gösterilen “...” unsurlu markaların başvuru tarihinin ise 2016 olduğunu, müvekkiline ait markanın son derece ayırt edici olduğunu, ... ibaresinden ve ... ve ... kelime unsurlarının birleşiminden oluştuğunu, markanın bir bütün olarak kullanıldığını ve bu şekilde çağrışım yapmayan, ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, itiraza konu markada yer alan “...” ibaresi ise Türkçe’ de “güzel” anlamına gelen, Arapça kökenli bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının 17 harften ve 2 kelimeden oluşan markasından “...” ve “...” hecelerinin cımbızlanıp benzerlik iddiasının yersiz olduğunu, ortak hiçbir unsur olmadığından herhangi bir benzerliğin söz konusu olmadığını, SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında benzerli şartının sağlanmadığını belirterek dava konusu ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nın 09.11.2022 tarihli ve ... sayılı kararının 03. sınıfın 02. alt sınıfının TAMAMI; Parfümeri kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler(insan ve hayvan sağlığı için deodorantlar dahil ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç), 18. sınıfın TAMAMI, 25. sınıfın TAMAMI, 35/05’İN KONUSUNU OLUŞTURAN; 18. sınıfın tamamı, 25 sınıfın tamamı, 03. sınıfın 02. alt sınıfı; Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç), 09. sınıfın 09. alt sınıfı: Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler, bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, 14. sınıfın 01 ve 02. alt sınıfı: Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) emtiaları yönünden İPTALİ ve ... sayılı ... markasının yukarıdaki maddede zikredilen emtia açısından hükümsüzlüğü ve sicilden terkini koşullarının oluşup oluşmadığı, noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacının 05.11.2021 tarih ve ... sayılı 03 / 18 / 25 / 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere yaptığı marka başvurusunu ... ... tarafından 13.12.2021 tarih ve 386 sayılı ...’nde ilanı üzerine davacının tescilli markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, bu itirazının ... tarafından red edildiği, davacının bu red kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 09.11.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla; ''İtiraz yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan incelmede, başvuru konusu markanın "..." ve "..." ibarelerinin birleşiminden oluştuğu, muterizin iddialarının temelini muterize ait markalarda yer alan "..." ibaresi ile başvuruda yer alan "..." ibareleri arasındaki benzerlik iddiasının oluşturduğu, söz konusu hususun markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmak için yeterli olmadığı, markalarda ilave ayırt edici unsurların da yer aldığı, sözgelimi başvuruda daha koyu renkte "..." ibaresinin de bulunduğu, söz konusu farklılıkların karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalini bertaraf ettiği, bu nedenle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. İtiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunulmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından, 6769 s. SMK'nın 6/9 maddesi kapsamında yapılan kötü niyet gerekçeli itiraz da kabul edilmemiştir. ... Genel Mahkemesi'nin 01/02/2012 tarihli ... sayılı kararının 90. paragrafında, inceleme konusu işaretlerin aynı olması, kötü niyete ilişkin diğer faktörlerin hiçbirisi mevcut değilken, tek başına kötü niyetin varlığını ortaya çıkarmaz tespiti yapılmıştır. Bir diğer deyişle, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddia, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacaktır. Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında, kötü niyet gerekçeli itiraz da haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle iş bu itirazın da reddi gerekmiştir. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: -Davaya konu olan ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davaya dayanak gösterilen ... sayılı marka arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu ve markaların kapsamlarında yer alan 18 ve 25. Sınıfta yer alan “TÜM MALLAR” ile 35. SINIFTA yer alan 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 18. SINIF: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları 25. SINIF: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerin de birebir aynı ve ilişikli olması nedeniyle SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibasın oluşmayacağı, -Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: - Dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin 18., 25. ve 35.18, 35.25 sınıf mal ve hizmetlerle davacı yanın önceki tarihli markası kapsamında aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte oldukları, - Bununla birlikte rapor kapsamında açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik ilişkisi kurmayacağı, - ...’in 9.11.2022 tarih ve ... Sayılı ... kararının yerinde olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: -Başvuruya konu işaretin kapsamında çekişme konusu mallar ve hizmetler bakımından, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu tespitin ... sayılı kararı uyumlu olduğu, -Dava konusu ... sayılı markanın SMK m.6/1 hükmü bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, -Salt hukuki değerlendirme niteliğinde olan kötü niyete ilişkin iddialar bakımından herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı, -Taraflar arasındaki yargısal ihtilaflarda verilen ve rapor içerisinde belirtilen kararların somut olaya etkisinin salt hukuki değerlendirmeyi gerektirmesi nedeniyle bu konuda değerlendirme yapılamayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vermiş olduğu bir kararda (YHGK., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir. Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı, başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ... (03, 18, 25, 35. sınıf) ... ... (18, 24, 25, 26, 35. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu olan ... sayılı ''...'' ibareli marka başvurusu ile davaya dayanak gösterilen ... sayılı markaların kapsamlarında yer alan 18 ve 25. sınıfta yer alan “TÜM MALLAR” ile 35. SINIFTA yer alan 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 18. SINIF: İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları 25. SINIF: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerin de birebir aynı ve ilişikli olduğu, görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvuru, beyaz zemin üzerine standart yazı karakterleri ile yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, herhangi bir şekil unsuru içermediği, anlaşılmaktadır. Davacının markalarının incelenmesinde; Davacı markalarının da yine şekil unsuru içermeyen ve tümü büyük harflerle beyaz zemin üzerine yazılı ..., ... ve ... ibarelerinden oluştuğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..., ..., ..." esas ibareli markalar ile davalının ''...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalarda ilave ayırt edici unsurların da yer aldığı, sözgelimi başvuruda daha koyu renkte "..." ibaresinin de bulunduğu, söz konusu farklılıkların karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalini bertaraf ettiği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "...'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, SMK 6/1 koşullarının somut olayda oluşmadığı, Yukarıda da izah edildiği üzere bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı, başvuru anındaki duruma göre değerlendirileceği, SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağladığı, bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte olmadığı, dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığı, davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddianın, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacağı, itiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında, kötü niyet gerekçeli itirazının da haklı bulunmadığı, SMK 6/9 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı; Öte yandan SMK m.25/1 hükmüne göre; SMK m.5 ve m.6 hükmünde sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.'' hükmü uyarınca hükümsüzlük koşullarının da mevcut olmadığı, kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/492, K. 2024/534, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-492-e-2024-534-k-5428d95eca63