İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/302 E. 2026/936 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/302
- Karar No
- 2026/936
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/302 Esas KARAR NO : 2026/936
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin,... alanında faaliyet gösteren, yurt içi ve yurt dışı iş ilişkileri gereği sık sık yabancı iş ortaklarını ...’da ağırlayan bir ticari işletme olup, bu kapsamda iş birliği içinde bulunduğu firmalardan birinin misafirleri için 29.08.2024-27.10.2024 tarihleri arasında, toplam 60 gün süreyle ...’de konaklama sağlamak amacıyla davalı şirket aracılığıyla rezervasyon yaptırdığını, misafirlerden birinin yaşadığı sağlık problemi sebebiyle, aile üyeleri otelden erken ayrılmak zorunda kalmış ve konaklama hizmeti 01/10/2024 tarihinde fiilen sona erdirildiğin ve Bu durumda, toplam 60 günlük rezervasyon süresinin yalnızca 33 günü fiilen kullanılmış, kalan 27 günlük süre boyunca konaklama hizmetinin alınamadığını, Müvekkilinin, otelden erken çıkılacağı bilgisini davalıya önceden bildirmiş ve kullanılmayan 27 günlük süreye ilişkin bakiye konaklama ve hizmet bedelinin iadesini şifahi olarak talep edildiği ve davalının "başka müşteri bulursam, yeni rezervasyonla elde edilen geliri size aktarırım" şeklinde bir beyanda bulunmasına rağmen iade koşulları veya iade prosedürü sunmadığını, Müvekkilinin, davalı şirketin acentecilik hizmetleri ile ...ve ... adresli internet siteleri ile haberdar olmuş, ilgili otel (... ) hakkında bilgi edinmiş, fiyat karşılaştırması yapmış ve davaladan daha uygun fiyat teklifi aldığı için aceste hizmeti almaya karar verdiğini ve Bu konaklama için davalı şirket yetkilisi.... ile iletişime geçilmiş ve davalı şirket aracılığıyla konaklama hizmeti satın aldığından, davalı tarafın fiilen konaklama aracılık faaliyeti yürütüğünü, yani seyahat acentesi gibi davrandığını ve ticari hayatta bu yönde bir sunum yaptığını gösterdiği halde, Otelden erken çıkış yapılmasına ve kullanılmayan konaklama süresine kullanılmayan hizmet ve konaklamanın iadesine ilişkin davalı şirket tarafından karşılanmaması üzerine, 27.12.2024 tarihinde noter kanalıyla davalı şirkete ihtarname gönderildiği ve bu ihtarname ile, müvekkili tarafından ödenen toplam 13.888 Euro tutarındaki bedelin konaklama ve aracılık hizmetine ilişkin olduğu, misafirlerin müc bir sebep nedeniyle konaklamayı erken sonlandırmak zorunda kaldığı, bu nedenle taahhüt edilen konaklama süresinin tamamının kullanılamaması sebebiyle, kullanılmayan süreye ilişkin 6.018,22 Euro bakiye alacak doğduğu ifade edilmiş ve bu tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde müvekkili şirkete iadesinin talep edilerek davalının temerrüde düşürüldüğünü, Müvekkilinin davalı şirkete ait yetkili ...'a aracılığıyla, 29.08.2024 - 27.10.2024 tarihleri arası kapsayan 2 aylık süre için, 3 kişilik otel konaklama hizmeti karşılığında toplam 13.888 Euro ödeme yaptığını, ödemenin davalı şirket yetkilisi ...'ın şahsi banka hesabına aktarıldığını, Davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanan el yazılı belge ("belge") ile, ödemenin davalı şirket yetkilisinin şahsi hesabına aktarıldığını ancak şirket hesabına aktarılacağına dair taahhüt verildiğini, taahhütte "... Ltd. Şti. Ünvanlı şirketin hesabından ... numaralı odada 60 günlük konaklama ve aracılık hizmeti karşılığı şahsi ...hesabına 13.888 Euro ödeme aldım. Konaklama ücretini 29.08.2024 tarihinde şirket hesabım üzerinden otele yapacağım. Konaklama tarihleri: 28.08.2024 - 27.10.2024" metnini içerdiğini, Davalının, mücbir sebep, erken ayrılma, konaklama sözleşmesi gibi konularda bilgi vermeyerek müvekkilinin mağduriyetine neden olmuş, acentecilik yükümlülüğünden doğan hiçbir belgeyi temin etmemiş, bilgilendirme yapmamış, açıkça ticari sadakat kurallarına aykırı davranmış, ayrıca verilmeyen hizmet için iade yapmayarak haksız kazanç elde etmiş ve bu suretle müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğinden taraflar arasında bu konuda özel bir düzenleme bulunmadığından, ifa edilmeyen hizmet karşılığı alınan bedelin müşteriye iadesi gerektiğini ve otelde fiilen konaklanmayan 26 günlük süre için, toplam konaklama ve hizmet bedeli üzerinden makul ve hakkaniyete uygun şekilde hesaplanan 6.018,22 Euro tutarındaki bakiye alacağı inadesinin müvekkiline iadesi gerektiğin, müvekkili şirketin misafirleri tarafından otelden erken çıkış yapılmasını takiben, kalan rezervasyon süresi boyunca 508 numaralı odanın başka bir müşteri tarafından kullanılıp kullanılmadığı taraflarınca bilinmediği ve işbu davanın esasının doğru bir şekilde aydınlatılabilmesi ve davaya konu bakiye alacak miktarının tam ve hakkaniyete uygun şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, ...nezdinden ... numaralı odaya ilişkin 01.10.2024 – 27.10.2024 tarihleri arasındaki rezervasyon ve konaklama kayıtlarının celbine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı tarafından ... 21. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, davacının talep ettiği iadenin muhatabının müvekkili olmayıp, konaklama hizmetini bizzat sağlayan dava dışı ...A.Ş. olduğunu, davacı şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ...isimli kişinin, 28/08/2024 tarihinde çeşitli gayrimenkul ilan sitelerinde yer alan ilanları inceleyerek müvekkili şirket ile iletişime geçerek, misafirlerini yaklaşık 2 aylık süreyle konaklatabilecekleri bir daire talep ettiğini, Ancak Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik gereğince, kısa dönem turizm amaçlı kiralamalarda ciddi sınırlamalar bulunduğundan, mevzuata uygun bir dairenin bulunmadığı ve mevcut uygun yerlerin de dolu olması sebebiyle müvekkili şirketin yalnızca danışmanlık hizmeti kapsamında, davacıya uygun bir alternatif sunmak adına dava dışı ...A.Ş. ile iletişime geçerek Dava dışı otelden, davacı şirkete özel kampanyalı fiyat içeren bir konaklama teklifi aldığını, bu teklifin davacı şirket yetkilisi ...’a iletildiği ve davacının fiyatı uygun bularak 28/08/2024 – 27/10/2024 tarihleri arasındaki 60 günlük konaklama ile danışmanlık ücretinin toplamı olarak 13.888,00 € tutarındaki bedeli müvekkili şirket hesabına ödediğini, Müvekkili şirketin, alınan bu ödeme üzerine 27/10/2024 tarihinde 413.724,55 TL konaklama bedeli ve 41.372,54 TL danışmanlık hizmeti bedeli olmak üzere ... numaralı faturayı düzenleyerek davacıya ilettiğini, ödeme akabinde konaklama hizmetine ilişkin 413.724,55 TL tutarındaki bedelin, davacıya açıkça bildirilmek suretiyle ve şeffaf şekilde 29/08/2024 tarihinde dava dışı ... A.Ş. hesabına aynı gün aktarıldığını, Müvekkili şirketin, tüm süreci davacıya detaylı şekilde açıkladığını, hatta yaptığı ödemeye ve ödeme aktarımına ilişkin hususları dahi davacıya ıslak imzalı olarak bildirdiğini, Bu kapsamda müvekkilinin görev ve yükümlülüklerini tam olarak yerine getiren yalnızca aracı gayrimenkul danışmanlık şirketi konumunda olduğunu ve Konaklama hizmetinin ise tamamen dava dışı otel tarafından sağlandığını, Davacı tarafın misafirleri yaklaşık 33 gün konakladıktan sonra, herhangi bir gerekçe bildirmeksizin daireyi terk ettiğini, davacı şirketin bu aşamadan sonra konaklanmayan 27 güne ilişkin ücret iadesini müvekkilden talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, çünkü müvekkilinin yalnızca aracı olduğu ve konaklama hizmetini sağlayayının ise dava dışı ...A.Ş., olduğu ve dava dışı şirketin dava konusu satışın kampanyalı olması nedeniyle ücret iadesinin mümkün olmadığını bildirildiğini, Buna rağmen müvekkilinin iyi niyetli şekilde, davacının mağdur olmaması adına boş kalan süreye başka bir müşteri yerleştirilmesi hâlinde iade için çaba sarf edeceğini belirttiğini ancak otel tarafından herhangi bir ücret iadesi yapılmadığını, – Müvekkilin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, Konaklama hizmetinin muhatabı ve iade talebinin muhatabı dava dışı ...A.Ş. olduğu Müvekkilinin yalnızca danışmanlık hizmeti verdiğini ve danışmanlık ücretine hak kazandığını,Bu doğrultuda davanın...A.Ş.’nin ihbar edilmesini ve dosyaya dahil edilmesini talep etmiş olup, Ayrıca, konaklamanın fiilen gerçekleştiğini doğrulamak adına, ... A.Ş.’ye müzekkere yazılarak 508 numaralı odaya ilişkin 28/08/2024 – 27/10/2024 tarihli rezervasyon ve konaklama kayıtlarının celbi talep ettiklerini ifade ederek fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla; davanın redidne ve kötü niyet tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmişitr. DELİLLER : ... 21. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası, ihtarname, taraf beyanları, ticari kayıt ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ... 21. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra; Tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, ...Şirketi ile ... Şirketinin karşılıklı edimleri yerine getirip getirmediği, aralarında kurulan konaklama ve acentecilik hizmeti kapsamında, mücbir sebep nedeniyle ifa edilemeyen süreye ilişkin konaklama bedeli ve hizmet bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığı, tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya Mali Müşavir bilirkişi ... ve Ticaret Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "...1- Davalı taraf dava dışı otel işletmesi ile davacı arasında sözleşme akdedilmesi ile birlikte seyahat acentesi olarak ücrete hak kazandığı mütalaa olunmaktadır. Mücbir sebebin ortaya çıkması durumunda ücretin hangi şartlarda iade edileceği hususunun davacı ile dava dışı otel işletmesi arasında tespit edilmesi gereken bir konu olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple bu aşamada davacının ... 21. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası kapsamında alacak hakkı ispatlayamadığı kanaatine varılmaktadır. 2- Sayın mahkemece davacının alacak hakkının olabileceği benimsenirse de; Davacının 6.018,22 Euro (223.060,96 TL) alacağına 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekecektir..." yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Davacı tarafça, müvekkil şirket tarafından işletilmekte olan ...'de 29/08/2024 - 27/10/2024 tarihleri arasında toplam 60 günlük konaklama hizmeti almak üzere rezervasyon yaptırdığını, ancak konaklamasını planlanan tarihten önce sonlandırmak durumunda kaldığını, bu nedenle yalnızca 33 gün süreyle konakladığını ileri sürerek kullanmadığını iddia ettiği 27 günlük konaklama ve hizmet bedelinin iadesinin talep edildiği, davalı şirketçe davacıya danışmanlık hizmeti verdiğini, davacı adına müvekkil şirket tarafından işletilen otelde rezervasyon tesis ettiğini, davacıdan tahsil ettiği rezervasyon bedelini dava dışı şirkete aktardığını ve bu sebeple davacının ücret iadesine ilişkin taleplerini dava dışı şirkete yöneltmesi gerektiğini beyan edildiği, taraflar arasında somut anlaşmazlığa yönelik yazılı bir anlaşma bulunmadığı davalı şirkete, davacı şirket tarafından 29/08/2024 tarihinde 60 gün süreli konaklama hizmeti karşılığında 13.888 Euro ödeme yapıldığı, karşılığında davalı şirket, 27/10/2024 tarihinde davacı şirkete 513.846,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, konaklama hizmetine ilişkin 413.724,55 TL tutarındaki bedel 29/08/2024 tarihinde dava dışı ...A.Ş. hesabına aktarıldığı, dosya kapsamında ... 29. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; " konaklamanın mücbir sebep nedeniyle 01/10/2024 tarihinde sona erdirildiğini, konaklama yapılamayan süreye ilişkin bedelin daha önce şifahen talep edilmesine rağmen, acentelik faaliyeti yürüten davalı tarafından 01/10/2024 tarihinde bir sözleşme veya rezervasyon belgesi iletilmiyinin birbirleriyle konaklama süresinin tamamlanamaması sonucu, kullanılmayan süreye ilişkin konaklama bedelinin 26 günlük 6.018,22 Euro olduğu, bu bedelin ihtarnamenin teblig tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi..." şeklinde olduğu, uyuşmazlığın konusunun konaklama ve hizmet bedeline ilişkin olduğu, davalı ve dava dışı taraf ile davacı şirket arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, rezervasyon iptali işleminin davacı şirketten kaynaklandığı, sözleşmeden dönmenin TBK 136 vd. gereğince birden fazla nedenden kaynaklandığı, bu kapsamda sözleşmenin iptali ilişkin dosya kapsamında mücbir sebebin varlığından söz edilemeyeceği, hakkaniyete uygun iade talebi noktasında taraflar arasında rezervasyon işlemi davacı organizasyon değişikliği davalı kusurundan doğmadığı hususları değerlendirildiğinde; davanın reddine, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcının peşin yatırılan 4.590,89 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 3.858,89 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır