İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/299 E. 2026/1006 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/299
Karar No
2026/1006
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2025/299 KARAR NO : 2026/1006

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.04.2025 KARAR TARİHİ : 02.11.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, bu reklam ve tanıtım hizmetinin ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirilmektedir. ...ünvanlı işletmesinin reklam ve ilanını portallarında yayınlatmak isteyen davalı şirket ile 12.07.2024 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında borçludan 12.07.2024 tarihlerinde toplam 9.599,00TL ödeme alındığını, bakiye ödemelerin davalılar tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak, takibin sürüncemede bırakılması amacıyla itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet (reklam) satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesaba konu faturalar içeriğindeki hizmeti/malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Hak Düşürücü Süre Yönünden; 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 23.10.2024 tarihinde, davalılar aleyhine, cari hesap, faturalar ve sözleşmeye dayanarak, 38.397,00.-TL asıl alacak üzerinden (avans faizi işletilmesi talebiyle) ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalılara 25.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01.11.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibi durdurdukları, davacının da 28.04.2025 tarihinde 38.397,00.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce alınan 05.10.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: (1) Davacı şirket tarafında ince izara konusu uyuşmazlık kapsamında ince lemeğe ibraz olunan 2023-2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümetlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdiride bulunduğu; (2) Sayın Mahkemeniz ara kararı kapsamında Mahkeme duruşma salonunda yapılan incelemeye davali tarafın katılmadığı ve dosyaya herhangi bir belge sunmadığı Tutanak altına alınmış olup, neticeten davali şirket tarafından dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediği; hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait bulunduğunu; (3) Davacı şirket tarafından davalılar aleyhine 23.10.2024 tarihinde İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2024/28180 E. Sayılı dosyasında başkanıcağın icra takibi ile 38.397,00 TL tutarında toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (38.397,00 TL yıllık %51,75 Avans Faizi (3095 S.İl K. Uyarınca)) faiz ile tahsili talebi olduğu; borçun sebebi olarak; “Cari Hesap, Fatura, Sözleşme 38.397,00 TL” gösterildiği; (4) Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlendiği görülen dava dosyasında mübrez takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturaların Tablo-1 marifetiyle arz edildiği; işbu faturaların davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun olarak davalı adına borç, yapılan tahsilatın ise alacak kaydedildiği; Neticeten davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler kapsamında davalı şirketten 23.10.2024 icra takip tarihi itibarıyla 38.397,00 TL alacaklı olduğu; (5) Davalı şirketin davaya cevap dilekçesi sunmadığı, inceleme gün ve saatinde dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği anlaşılmakla Sayın Mahkemeniz tarafından dosyaya celbi sağlanan BA BS Formlarının tetkiki neticesinde detayı Tablo-2 ile arz edildiği üzere davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas 7 adet faturanın davacı şirket tarafından BS Formu ile, davalı şirket tarafından ise BA Formu ile beyan edildiği; taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı; (6) Faturalar ve içeriği mal/hizmet teslimine ilişkin, hukuki yorumu ve nihai takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda tarafların BA BS Formlarında mutabık oldukları anlaşılmış, dosyaya celp edilen BA BS formların incelenmesi sonucunda davalı tarafın dava konusu faturaları ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki mal/hizmetin teslim edilmiş/alınmış olduğunu göstereceği hususu gözetilerek, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas 7 adet faturanın davalı şirket tarafından 2024 yılı BA Formu ile beyan edilmiş anılan faturalar ve içeriği mal/hizmetin davalı şirket tarafından teslim ve teblig alındığını ifade ettiği; (7) Neticeten davacının davasının kabulusu halinde davalı şirketten 38.397,00 TL tutarında alacağının tahsilini talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Davacının ibraz ettiği e-defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 ve 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini inceleme gününde ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, faturaların taraflarca BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 38.397,00.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 38.397,00.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme davacı ile davalı şirket arasında imzalanmıştır. Şirket ortağı ... sözleşmede kefil değildir. Sözleşmede şirket ortağı olarak gösterilmiştir. Ticaret sicil kaydına göre ortak veya temsilci değildir. Şirketi temsilen sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır. Zira BA formları ile davacı tarafından düzenlenen faturalar vergi dairesine bildirilmiş, sözleşme hükümlerini doğurmuştur. Davalı ... Şirketin ticari borçlarından kişisel olarak sorumlu tutulamaz. Bu nedenle hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı ... hakkındaki davanın REDDİNE, 2-Davalı ... Ltd. Şti. Yönünden; Davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE, Takibin 38.397,00.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (38.397,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 7.679,40.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken karar ve ilam harcı 2.622,89-TL olup, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.007,49-TL harcın DAVALI ... ŞİRKETİNDEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 1.382,50-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL'den oluşan 13.382,50-TL yargılama gideri ile 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç toplamı 14.613,30-TL yargılama giderinin DAVALI ...ŞİRKETİNDEN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 38.397,00-TL vekalet ücretinin DAVALI ...ŞİRKETİNDEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre DAVALI... ŞİRKETİNDE TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/299, K. 2026/1006, T. 02.11.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-299-e-2026-1006-k-cd95662d49c1