İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/270 E. 2025/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/270
Karar No
2025/637
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/270 KARAR NO : 2025/637

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 25/03/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; ". Müvekkil şirket yurtiçi ve yurtdışı kara, deniz, hava yolu taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün saygın kuruluşlarındandır. Müvekkilin unvanı ----08.05.2024 tarihinde unvan değişikliğine gidilerek ---- Olmuştur. Müvekkil şirketin, davalı/borçlu ------ ile arasındaki ticari ilişkiden dolayı davalıya verilen taşıma hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan faturalara istinaden 2.000-EURO tutarında alacağı bulunmaktadır. Müvekkil şirket, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirmiştir. Bu taşıma ilişkisi sonucu müvekkil şirketin vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak davalının ödemesi gereken navlun bedeli borcu doğmuştur. Ancak davalı/borçlu, borcunu ödememiştir. Alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilememiş ve bunun üzerine davalı tarafa karşı-----.İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takip durmuştur. Davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla Müvekkil Şirket tarafından ilk olarak, 6102 Sayılı TTK 5/A. Maddesi (Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.) gereğince arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Ancak arabulucu tarafından gönderilen davet mektubuna her iki tarafta icabet etmiş ancak anlaşma sağlanamamıştır. İşbu anlaşamama hali neticesinde Müvekkil Şirket tarafından başlatılan ----.İcra Müdürlüğü ------ Esas Sayılı icra takibinin devamı amacıyla işbu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti hasıl olmuştur. Davalı/borçlunun itirazları hukuka aykırı ve mesnetsizdir. davalı/borçlu ticari defter ve kayıtlarda sabit alacağın ödenmesinden sorumludur. Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında birtakım ürünlerin nakliyesi için anlaşma sağlanmış ve yapılan bu anlaşma doğrultusunda müvekkil şirket üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz şekilde ifa etmiştir. Müvekkil şirket tarafından yük eksiksiz ve hasarsız olarak taşınmış olmakla taşıma hizmetinden kaynaklı yükümlülükler ticari ilişkiye ve yasal düzenlemelere uygun olarak yerine getirilmiş, taşımanın gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, davalı, taşıma hizmetinden kaynaklı ticari defter ve kayıtlarda varlığı sabit olan müvekkil şirketin navlun alacağını ödememiştir. Davalının faize itirazı da kötü niyetlidir; zira davalı/borçlunun borcuna takip öncesi herhangi bir şekilde faiz işletilmemiş olup, takip sonrası uygulanan faiz ise döviz cinsinden alacaklara uygulanan faiz olup yasalara uygundur. Davalı tarafından her ne kadar faize ve faiz oranına itiraz edilmişse de, taraflar tacir olup, döviz bazlı takip yapıldığından, icra takibinde 3095 Sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu’n 4/a bendi uyarınca, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmıştır.Davalı aleyhine, davada hükmolunacak meblağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca,masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine %20 ’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla bilvekale talep ederiz " denmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Davacı tarafça açılan dava ile, davacı ------- müvekkil şirkete ait taşıma işlerini gerçekleştirdiği, taşıma ilişkisi sonucu hizmet karşılığının ödenmediği iddia edilmektedir. Açılan dava haksız olup usül ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki ; Müvekkil şirket, 11.06.2024 tarihinde davalı şirketten aldığı teklif ile yükleme adresi ----- teslimat adresi ---- olarak ----- taşıması ) taşımasını onaylamıştır. Daha sonra ithalatçı firmanın emtiayı ----- gümrüğünde teslim almak istemesine istinaden varış yeri ---- olarak düzenlenmiştir. Buna istinaden taşımanın bu şekilde yapılmasına rağmen ----- güzergahı) ve de Türkiyeye ilk girişinin bu güzerghdan olmasına istinaden gerekli ---- ( aktarma beyannamesi) beyannamesinin ----- GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN yapılmasını gerektirmektedir. Taşımadan sorumlu davacı ----- ise emtianın Türkiye gümrük girişini ------ GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN yapmak yerine ve de beyanname açılmasını yine bu gümrükten yapmak yerine ------ GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN yapmıştır. ----- GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜNDEN ticari emtia girişi yasaktır. Bu gümrük müdürlüğünden sadece yolcu giriş ve çıkışları yapılmaktadır. Bu nedenle gümrük otoriteleri emtiayı muayeneye sevk etmiş ve bu nedenle 1 ayın üzerinde bir zaman kaybı yaşanmıştır----- açmış olduğu aktarma beyannemesi uzunca süre kapatılamadığı için araç beklemesi oluşmuştur. Bu süreçte müşterimiz olan 3.şahıs firma ticari bağlantısını gecikmeden dolayı kaybetmiş ve de zarara uğradığı için emtiayı gümrükten çekememiş ve taşıma bedelini dahi müvekkil şirkete ödememiştir. Davalı müvekkil şirket, kendisi zarara uğrayan taraf olmasına rağmen taşıma navlun bedelini tamamen ödemiştir. Davacı şirketin taşıma navlun alacağı bulunmamaktadır. Davalı müvekkil şirket, davacı ----gerekleştirmiş olduğu fahiş hatadan kaynaklı oluşan demuraj / bekleme ücretlerinde bile iyiniyet göstererek - hiç bir şekilde kusur ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen - kısmi ödeme yapmıştır.Ancak davacı şirket bu hususta hiçbir sorumluluk üstelenmediği gibi taşıma sırasında kendi kusur ve sorumluluğundan kaynaklı Eur 2000 bekleme ücreti daha talep etmektedir ki müvekkil şirketin davacıya ödemekle yükümlü olduğu bir tutar bulunmamaktadır. Aksine müvekil şirket davacı şirketten Eur 2000 alacaklı durumdadır. Davacı şirkete iade faturası düzenlenmiş olup davacı şirketten alacaklı olduğumuz tutar yönünden talep ve dava haklarımızı saklı tutmaktayız. Davalı müvekkil şirket, davacı şirkete taşıma navlun bedelini ödemiş durumdadır. Davacı şirketin müvekkil şirkete yansıtmaya çalıştığı ve tahsilini talep ettiği ise demuraj / bekleme ücretidir ki bu talebin de yasal hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Bekleme ücreti, davacı şirketin taşıma organizasyonunu hatalı şekilde yapması, emtiaları ticari eşya kabul edilmeyen ----- Gümrük Müdürlüğünden girişini yapması, hatalı gümrük beyannamesi düzenlemesi, emtiaların bu nedenle muayeneye alınması, düzeltme işlemlerini yapıncaya kadar da emtiaların gümrük müdürlüğünde bekletilmesi ve yine emtiaların gümrükten çekilmesindeki kendi kusur ve hatasından kaynaklı durumlardan kaynaklanmaktadır. Beklemenin doğmasında davalı müvekkil şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bekleme ücreti davacı şirketin fahiş hatası nedeniyle doğmuştur. Davacı şirket açmış olduğu gümrük aktarma beyannamesini uzunca bir süre kapatamamış, beklemenin oluşmasına tamamen kendisi sebebiyet vermiştir. Davalı müvekkil şirketin söz konusu taşıma işinden kaynaklı olarak davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir tutar bulunmamaktadır. Davalı müvekkil şirket iyiniyetle fazla ödeme dahi gerçekleştirmiştir. Dava konusu olayda, icra inkar tazminatı talep etme koşulları da bulunmamakta olup alacak likit değildir, yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenlerle, icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan nedenlerle davanın reddini talep etme zorunluluğu doğmuştur." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine konu navlun ücreti alacağa ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. 6103 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince HSK'ca ----- İlinde 6102 Sayılı TTK'nun Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli özel yetkili ------ Denizcilik İhtisas Mahkemesi belirlenmiştir. Bu durumda, 01.07.2012 tarihinden sonra 6102 Sayılı Kanunun Deniz Ticaret Kitabından doğan uyuşmazlıklar ticari dava sayılacak, ticari davalar ise 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi gereğince ihtisas mahkemesi olan Denizcilik İhtisas Mahkemesince görülecektir. Yargıtay ----- HD. ------ Sayılı ilamında"....Somut olayda dava konusu taşıma, deniz yoluyla gerçekleştirilmiştir. Uyuşmazlık, TTK.'nun “Deniz Ticareti” başlıklı 4 ncü kitabındaki 893 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümler dikkate alınarak çözümlenecektir. Dolayısıyla görevli mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesidir." bu tür davalarda görevli mahkemenin deniz ihtisas mahkemesi olduğunu belirtmiştir. ( Bkz. Yargıtay ---- HD. ------. Sayılı ilamı,) Somut olayda -----/Türkiye arası multimodel taşıma söz konusu olup CMR 2 maddesi hükmü göz önünde bulundurulduğunda dava konusu emtianın yükleme anından itibaren karayolu taşıtından boşaltılmayarak gemi ile taşındığına yönelik bir tespit bulunmadığı ve taşımanın esas itibariyle gemi taşımacılığına konu olduğu anlaşılmakla bu haliyle uyuşmazlık navlun ücretinden kaynaklı deniz ticaretine ilişkindir. Dolayısıyla deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada asliye ticaret mahkemesi değil, deniz ihtisas mahkemesi görevlidir. Asliye ticaret mahkemesi ile deniz ihtisas mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden(HMK m. 115/1)nazara alınır. Açıklanan gerekçe nedeni ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle; HMK 115-2 md uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli denizcilik ihtisas davalarına bakmaya görevli -----. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/270, K. 2025/637, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-270-e-2025-637-k-34522ba5cd28