İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/289 E. 2025/527 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/289
Karar No
2025/527
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/289 Esas - 2025/527 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/289 KARAR NO : 2025/527

HAKİM : ....... KATİP : .......

DAVACI : ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : ....... VEKİLİ : Av. .......

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı no’lu araç 17.08.2024 tarihinde ....... ilçesinde karıştığı trafik kazası neticesinde maddi hasara uğradığını, kaza akabinde araçta oluşan hasarın tamiri, her ne kadar müvekkiline ait aracın kaskosu tarafından karşılanmışsa da yapılan onarımda orijinal parçalar yerine yan sanayi/yedek parçalar kullanılması mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle yapılan onarım müvekkilinin hakkını ihlal edecek şekilde mevzuata aykırı olarak gerçekleştiğinden kasko sigortasının sorumluluğu devam ettiğini, kasko sigortası ... Sigortanın sorumluluğu bulunduğunu, parça fark bedeli tazminatını tam olarak karşılaması gerektiğini, eksper raporunda her ne kadar onarım bedeli için belli bir bedel tespit edilmiş olsa da yapılan onarımda orijinal parçalar yerine yan sanayi/yedek parçalar kullanılması mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla; Meydana gelen trafik kazası nedeniyle 6100 sayılı Yasa'nın 107'nci maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre eksik ödenen maddi tazminat tutarı belirlenerek müvekkiline ait araçta davaya konu trafik kazası sonucu meydana gelen maddi hasar nedeniyle araçta orijinal parçalar yerine yan/ yedek sanayi ürünü parçalar kullanılması nedeniyle oluşan parça analiz tazminatına ilişkin şimdilik 100,00- TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili kasko sigorta şirketi tarafından sağlanmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkili şirkete yazılı başvuru yapılmadığını, usule aykırı olan davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin ilgili poliçe gereğince Sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu sebeple davacının dava açma ve herhangi bir talep hakkı kalmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sigorta şirketinin davacı sigortalıya karşı herhangi bir tazmin borcu bulunmadığını, ekspertiz raporu incelendiğinde görüleceği üzere; hasarlanan ve değişimi gereken parçaların orjinal parça olarak ekspertiz raporuna yazıldığı ve sistem fiyatlarına göre raporlama yapıldığı açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporunda piyasa arştırması ve piyasa koşulları doğrultusunda gerçek zarara istinaden ödeme yaptığını, davacı taraf; aracı daha yüksek maliyetlere tamir ettiridiğini yahut ek başka bir ödeme yaptığını da de iddia etmediğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -24/03/2024 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Hasar Dosyası, Kasko Poliçesi, Trafik Kazası tutanakları, Fotoğraflar, -....... yazılan müzekkere cevabı, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalının sigortacısına açtığı alacak istemine ilişkindir. Davacının maliki olduğu ... plakalı hususi nitelikli aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu rizikonun kasko sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde gerçekleştiği dosya içeriği ile sabittir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde,"Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olak üzere her türlü sözlşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca ise sigorta hukukundan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanunun 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Somut olayda, dava 13/04/2025 tarihinde, 6502 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Bu durumda, davaya konu olay yönünden 6502 sayılı yasanın uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Eldeki davada davalı sigorta şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç ruhsatından sigortalı aracın hususi nitelikte olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Davacının ise gerçek kişi tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve delil ise dosyada yer almamaktadır. Bu durumda davacı tüketici sıfatına haizdir. O halde taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesinin 6502 sayılı Yasa kapsamında kalan tüketici işlemi olduğu, dolayısıyla anılan Yasa hükmü gereği Tüketici Mahkemelerinin görev alanında kalan bu davada göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle mahkememizin görevsizliğine davanın usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ....... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal Yargıtay (.......)....... Dairesinin 13.06.2016 tarihli ve ........ Sayılı, Yargıtay (.......) ....... Dairesinin 13.06.2016 tarihli ve........ sayılı)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ....... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ....... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 14.07.2025

Katip ....... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ....... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/289, K. 2025/527, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-289-e-2025-527-k-c54256cdcbe0