İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/277 E. 2025/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/277
- Karar No
- 2025/496
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/277 Esas KARAR NO:2025/496 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:17/04/2025 KARAR TARİHİ:14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 17/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; 09/01/2023 tarihinde davalı şirkete ait ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeyken müvekkile ait olan ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan tam kusurlu olmak üzere çarptığını, gerçekleşen kazanın ardından taraflarca kaza tutanağı tutulduğunu, daha sonrasında müvekkili Almanya'da ikamet ettiğinden aracın Türkiye de tamiratı ve parça sıkıntı olması sebebi ile tamiratını Almanya'da gerçekleştirildiğini, yaptığı tüm masrafları fişleri ve hatta ekspertiz raporuyla beraber kaydettiğini, buna göre aracın tamirat bedeli 24.034,35 EURO, 2.183,05 EURO ekspertiz bedeli ödediğini, müvekkili ödemiş olduğu tüm bedelleri borcun başvuru tarihindeki döviz kuruna göre miktarı toplam 980.693,20 TL olduğunu (Faiz ve diğer yargılama masrafları dahil değildir). taraflarınca 23/12/2024 tarihinde ... Sigorta Şirketine belirtilen miktar için başvurulduğunu, söz konusu sigorta şirketinin cevap vermemesi üzerine cevapsız kaldığını, müvekkilinin yapmış olduğu şifaen görüşmeler sonucu müvekkilin zararı ödenmemesi sonucu ....İcra Dairesinin ... esas takibe geçildiğini ve ödeme emri davalı ya tebliğ edildiğini, oluşan zararın tazmini için kusurlu tarafın sigorta şirketine mail ve tarafımızca başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, buna Karşılık sigorta şirketine .... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... Esas sayılı dosyası ile zararının tazmini için dava açıldığını, ancak sigorta şirketlerinin maddi tazminatları karşılama limiti bulunmadığını, bu nedenlerle; borçlu şirketin borca, faizine, ferilerine ve takip dayanağı belgelere olan tüm itirazlarının kaldırılmasına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın semeresiz kalmaması için İ.İ.K 257 maddesi gereğince teminatsız veya teminatlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 20/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 09.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasıyla ilgili kusur oranının net olmadığını, davacı tarafı, yalnızca kaza tespit tutanağına dayanarak müvekkili şirketi “tam kusurlu” ilan etmeye çalıştığını, ancak kazaya ilişkin bilirkişi incelemesi, trafik bilirkişisi raporu veya kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, davacının kazadan kaynaklandığını iddia ettiği zararını 24.034,35 EURO tamirat bedeli ve 2.183,05 EURO ekspertiz bedeli olarak belirttiğini, bu bedelleri TCMB efektif alış kuru üzerinden 980.693,20TL’ye çevirdiğini ifade ettiğini, davacı dilekçesinde sigortaya karşı dava açmış olduğunu, semeresiz kalacak bedel için müvekkiline yönelik icra ve dava girişiminde bulunduğunu beyan ettiğini, ancak müvekkilinin araçları hem ... Sigortaca karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (Poliçe ...) ile hemde ... Sigortaca genişletilmiş kasko poliçesi (Poliçe No : ...-5) ile sigortalandığını, işbu nedenle Genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında ... Sigortaya ve ZMSS kapsamında ... Sigortaya davanın ihbarını ettiklerini, davacı tarafından sigortaya karşı açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ile görülen dosyanın mahkemeniz dosyasına bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının İİK m. 257 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ile görülen dosyanın bekletici mesele yapılmasına, borca ve faize yönelik itirazlarımızın kabulü ile Davanın reddine takibin iptaline, ihtiyati haciz talebinin reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, ... Sigorta Şirketi'ne ve ... Sigorta Şirketine ihbar edilmesine, davacı taraf aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; "Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile, "Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenlenmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Arabuluculuğa başvuru yapılıp arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığına dair son tutanağın dava açılırken evvel dosyaya ibrazı dava şartı olarak düzenlendiğinden, dava devam ederken bu eksikliğin fark edilmesi neticesinde giderilmesi mümkün değildir. Arabuluculuk sürecinin dava açılmadan önce başlatılması ve tamamlanması gerekir. Arabuluculuk dava şartı noksanının dava derdest iken giderilmesi hukuken ve mantıken mümkün olmamakla HMK'nın 115. Maddesinin 3. Fıkrası kapsamında davacıya dava şartı noksanını gidermek üzere süre verilmesi mümkün değildir. Bu düzenlemeler ışığında dava dilekçesinin ve davacının dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davacı ... Onarım Ltd Şti ile dava dışı ... Sigorta Şirketi arasında 02/01/2025 son tutanak tarihli arabuluculuk sürecinin gerçekleştiği ve "görüşme sonunda anlaşamama" ile sonuçlandığı, bu tutanak incelendiğinde davalı Akdağlar Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. İle bu sürecin hiç yürütülmediği anlaşılmakla; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE, 2-)Alınması gerekli harç 615,40TL olup peşin alınan 11.858,02TL harçtan mahsubu ile artan 11.242,62TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 5-)Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/07/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır