İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/261 E. 2025/401 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/261
Karar No
2025/401
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/261 Esas KARAR NO : 2025/401

DAVA :Anonim Şirket Ortaklığından Çıkarma DAVA TARİHİ : 29/03/2025 KARAR TARİHİ : 11/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Anonim Şirket Ortaklığından Çıkarma davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... tarihi itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan ...'nin 500 adet hissesini satın alarak bahse konu şirketin %50 ortağı olduğunu, davacının ortaklığının ... tarihinde pay defterine ve karar defterine işlendiğini ve bu kararların Antalya ... Noterliğinde ... tarihinde tasdiklendiğini, ancak her ne kadar davacı ısrarda bulunsa da ilgili kararın davalının ihmali nedeniyle ticaret sicil gazetesinde yayınlanmadığını, bu nedenle davacının resmi kayıtlarda şirket ortağı olarak görünmediğini, davacının şirket ortağı olarak tesciline ilişkin genel kurul toplantısı yapılması hususunda davalı haricinde şirket muhasebecisi ... ile de görüşüldüğünü ancak davalının masraflardan çekindiği için genel kurul yapmak istemediğini söylediğini, davacı masrafları kendisinin çekerek genel kurul toplantısı yapılmasını istediyse de davalı davacının bu haklı taleplerini dikkate almadığını, davalı alınan karar neticesinde ... tarihine kadar yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini ve bu kararın ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, anlaşılacağı üzere davalının görev süresinin sona erdiğini, ancak bu tarihe kadar yönetim kurulu toplantısı yapılarak yeni bir başkan seçilmediğini, davalı yönetim görevini gereği gibi yerine getirmediğini, davalının bu tutumunun şirketin faaliyetlerini kısıtladığını ve şirkete zarar verdiğini, davalını ekte sundukları hisse devri protokolü, ticari sır ve gizlilik sözleşmesi kapsamında anlaştıklarını ve bu şartlarda imzaya hazır olduğunu beyan ettiğini, ancak davacı ekte sunuldukları protokolü hazırlayınca da imzadan kaçındığını ve sürekli bahaneler ürettiğini, sonrasında da davacıyı engellediğini, davacının davalı ile iletişim kuramadığını, davalı maden ruhsatı harç ödemesinin son günü davacının engelini kaldırıp kendisinden harç ödemesi yapmasını istediğini ve sonrasında davacıyı tekrardan engellediğini, davalı, davacıya şirketin mali durumuna dair düzenli ve şeffaf bilgi paylaşımında bulunmadığını ve şirketin gelir gideri, nakit akışı ve muhasebe kayıtları hakkında herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, davacı, şirketin mali durumu hakkında bilgi almak amacıyla davalıyı aradığında ise davalının hiç bir bilgi vermediğini, davalının bu tutum ve davranışları, şirketin mali düzenini ve faaliyetlerini olumsuz etkilediğini, davanın tüm ferileri ile birlikte kabulüne, davalı Şirketin devamı ve yönetimi açısından; ...'ne dava süresince geçici, hükümle birlikte kalıcı mesul müdür sıfatına haiz olarak vekil edenin yetki ve görevlendirilmesine, davalının, ... yönetim kurulu üyeliğinden dava süresince geçici, hükümle birlikte kalıcı olarak çıkarılmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise ivedi olarak şirket yönetimi adına kayyım görevlendirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... şirket madencilik faaliyetinde bulunmak üzerine kurulduğunu, Davacı bu şirkete bir protokol kapsamında bazı ekonomik taahhütlerde bulunarak girdiğini ve iş bu ekonomik taahhütlerini de yerine getirmediğini, davacının taahhüt ettiği ödemeleri şirkete yapmaması neticesinde madencilik faaliyeti gerçekleştirilemediğini ve şirket adına kayıtlı maden ruhsatlarını işletmeye açamadığını, madencilik mevzuatı gereği her yıl ... ...ne yatırılması gereken harçların üzerine düşen hiçbir kısmını da ödemediğini, şirket 2023 harcını ... TL'yi ...'den borç alarak yatırdığını, bu borcun davalıya düşen kısmının ...'e ödendiğini, ... geri kalan kısmını davacıdan istediği vakitte davacı benim sana borcum yok şirketten alacaklısın diyerek üzerine düşen kısmın ödemesini yapmadığını, 2024 yılı ... harçları olarak ... TL gibi hatırladığı tutarların yine kendisi tarafından ödendiğini, davacı yine bu ... harçlarını ödemediğini, şirketin madencilik faaliyetinden iş bu güne kadar ... TL geliri olduğunu, hiçbir geliri olmayan pasif bir şirket olduğunu, bu durumun davacı tarafından da çok iyi bilindiğini, Mapeg dairesinde mevzuat gereği yetkili temsilci bulundurulması (...) şartı bulunduğunu, davacı iş bu güne hiç bir ... ödemesi de yapmadığını, tüm bu masrafların kendisi tarafından karşılandığını, 2024 yılında ... ...ne verilmesi zorunlu olan detay arama faaliyet raporu hazırlatıldığını ve ... ne sunularak ruhsatların süresi 2028 yılına kadar uzatıldığını, davacının bu giderlere de katılmadığını, davacı ayrıca şirket muhasebe ve kira masraflarını da bu güne kadar hiç ödemediğini, ... tarihine kadar ... ...ne ödenmesi gereken harç tutarları ... TL ve ... TL ana para + geçikme faizi olduğunu, davacının iş bu güne kadar hiç ödemedi maden harçlarından kendi üstüne düşen ödemeyi şirkete acil şekilde yapması gerektiğini, bu bedelin ödenmemesi durumunda ruhsatların iptal edileceğini, 2 yıldır ruhsat harçlarının kendisi tarafından ödendiğini, görüldüğü gibi şirketin sahip olduğu yegane varlık 2 adet ... ruhsatından başka birşey olmadığını, bu ruhsatların varlıklarını yasal olarak devam ettirebilmesi ve iptal edilmemeleri için iş bu güne kadar tüm mali ve idari yükümlülük tarafından ödendiğini, kendisinin şirketten alacaklı durumda olduğunu, davacının ise şirkete borçlu bulunduğunu, davacıya bu güne kadar iyi niyet çerçevesinde şirket borçlarının ifası bakımından icra takibi başlatılmadığını, davacı ısrarlı şekilde yönetimi bırak şirket batacaksa ben batırayım şeklinde yazılı olarak beyanlarda bulunduğunu, şahsına ve aileme yönelik ithamlar da bulunmuştur ,davacının üzerine düşen mali yükümlülükleri hiçbir şekilde yerine getirmemesi ve bu yönlü açıklamalarından şirketi ve kendisini zarara sokanın asıl davacı olduğunu, davacının mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirkete ait sicil dosyası ve ortakları ile dava dışı şirkette en son yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarına ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, Anonim Şirkette ortak olan davacı tarafından Anonim Şirket yönetim kurulu üyesi olan davalının yönetim kurulu üyeliğinden azli ile davacının mesul müdür olarak görevlendirilmesi ve şirkete kayyum atanması talebine ilişkindir. Dava dışı ...'nin ait sicil dosyasının incelenmesinde; şirketin birden fazla paydaşa sahip anonim şirket olduğu, temsilcilerinin ... tarihinden itibaren davalı ... olduğu ve şirket kaydının aktif olduğu görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.01.2019 Tarih 2017/3136 Esas 2019/338 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Dava anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden azli, kabul edilmemesi halinde yetkilerinin sınırlandırılması ve şirkete yönetici kayyım atanmasına ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizin 2014/4548 esas 2015/2472 karar 24.02.2015 tarihli kararında da belirtildiği gibi azil yetkisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin 364 ve 408. maddeleri gereği münhasıran genel kurula hasredilmiştir. Bu durumun tek istisnası TTK 334/2 hükmü olup [PULAŞLI, Hasan, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s.406-407], somut olayda şirket ortaklarının yöneticilerin azli veya yetkilerinin sınırlandırması amacıyla mahkemeye başvuru hakkı tanıyan bir hükmü bulunmamaktadır. Davacının yasal dayanaktan yoksun talebine karşın, mahkemece, davanın tümden reddine karar vermek gerekirken, yönetim kurulunun yetkilerini sınırlandırır biçimde atanan kayyım ile yönetim kurulunun, aynı anda görev yapmalarını sağlayacak temelde hüküm kurulması yerinde olmamış, hükmün davalılar ... ve ... lehine bozulması gerekmiştir..." şeklinde belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK 115. Madde de, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığının tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. şeklinde belirtilmiştir. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, davacının dava dışı Anonim şirketin ortağı olduğunu belirterek davalının Anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinden azli ile şirkete mesul müdürü olarak kendisinin atanması veya şirkete kayyım atanmasını talep ettiği görülmüş ise de; 6102 sayılı TTK'nın Anonim şirketlere ilişkin 364 ve 408. Maddeleri gereği yönetim kurulu üyelerinin azli Genel Kurulunun devredilemez yetkileri arasında olduğundan, dava konusu somut olayda davacının aktif husumetinin bulunmadığı görülmekle açılan davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1- Davanın Aktif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından bakiye HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalının yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/261, K. 2025/401, T. 11.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-261-e-2025-401-k-458eab9b4d8e