İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/224 E. 2025/224 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/224
- Karar No
- 2025/224
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/224 Esas - 2026/64 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/224 Esas KARAR NO : 2026/64
...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılardan ... arasında 31.08.2023'ten 31.08.2024 tarihine kadar geçerli olacak şekilde 1 yıllık Servis Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin aracını davalılar nezdinde kullandırmaya başladığını, her ay kira bedelini davalılar ... iş ortaklığına fatura düzenleyerek bedelini almaya başladığını, ancak 01.12.2023, 01.01.2024, 01.02.2024, 01.03.2024, 05.04.2024 tarihli faturaların bedellerini alamadığını, müvekkilinin sözleşme gereğini yerine getirdiğini, her ay servis taşımacılığını yaptığını, ancak davalıların 5 aylık fatura bedelinin ödenmediğini, davalıların 5 aylık fatura bedellerini ödemediği gibi sözleşme fesih şartlarına da uymadığını, alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazların iptaline, takibin devamına ve davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ortaklık bünyesinde sigortalı şekilde "Kamyon Şoförü" olarak çalışmaya başladığını, sonrasında kendisinin servis kiralama işi yapması nedeniyle kendisinde bulunan servis ortaklık tarafından kiralandığını, ortaklık ve davacı arasında 31.08.2023 tarihinde araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, anlaşmaya istinaden davacıya ödenmesi gereken tüm bedellerin eksiksiz ve zamanında ödendiğini, ortaklığın dava konusu faturalar kapsamında davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklığı oluşturan ortaklara davanın yönetilmesi gerekirken davanın ortaklığın diğer tarafına yöneltilmediğini, bu kapsamda davanın husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, sözleşmenin ortaklık tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının 01.01.2024 tarihinden sonra ortaklık adına sözleşmeden kaynaklanan hiçbir işi gerçekleştirmediğini, söz konusu araç ortaklık tarafından hiç kullanılmadığını, bu tarihten sonra düzenlenen 05.04.2024 tarihli 2 adet fatura için iade faturasının davacıya keşide edildiğini, davacının faturalara konu işi gerçekte yaptığını ispatlaması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇESİ Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. 6502 Sayılı yasanın 3/1. maddesinde; gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler tüketici işlemi olarak tanımlanmış, anılan kanun 73.maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiş, aynı kanunun 83.maddesinde ise; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili olarak diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının, bu işlemin tüketici sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engellemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasa hükümleri nedeniyle 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. Yine, 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Eldeki davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya kesilen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemine ilişkin olup anılan bu tür uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, davacının da tacir sıfatının bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenler ile mahkememizin görevsizliğine, süresi içerisinde talep halinde dosyanın genel yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne, davalı vekilinin duruşmada yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026
...