İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/2 E. 2026/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/2
Karar No
2026/795
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/2 KARAR NO: 2026/795

BAŞKAN : ÜYE ÜYE KATİP

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İhraca İlişkin Yönetim Kurulu Kararının İptali DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı kooperatife karşı Ankara Batı... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptal ve tescil davasının sonucunu etkilemek amacıyla davacının davalı kooperatif ortaklığından ihracına karar verildiğini, ihraç nedenlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek 20.02.2025 tarih ve 153 nolu yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif nezdinde 2/1 nolu üye olduğunu, davacının yükümlülüklerini süresinde ifa etmemesi nedeniyle hakkında ihraç süreci başlatıldığını, ihtarlar çekildiğini, davacı tarafça Kartal ...Noterliği 06.03.2023 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtar ile borcunun bulunmadığını bildirdiği halde 07.05.2023 tarihli genel kurul toplantısı öncesinde Ödeme Taahhütnamesi sunduğunu, kooperatifin iyi niyetle ihracı ertelediğini ancak davacının taahhüdünü ihlal ettiğini, aynı gün .....nolu tahsil fişi ile bir peşin taksit ödediğini, ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle 29.02.2024 tarih ve 153/1 sayılı yönetim kurulu kararının alındığını, kararın 13.04.2025 tarihli genel kurulun 6 numaralı gündem maddesinde oybirliği ile onaylanarak kesinleştiğini, kararın Sincan...Noterliği’nin 16.04.2025 tarih ve .... yevmiye ile davacıya tebliğ edildiğini, ihracın usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Ticaret Sicil Gazeteleri, kooperatif defter ve kayıtları, bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. e-imza e-imza e-imza e-imza Ankara Batı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında; ... tarafından, ... ve.... Kooperatifi aleyhine, kura ile kendisine tahsis edilen .... ada ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı ( müstakil tapuya dönüşmemiş) bağımsız bölümün, Sincan... Noterliğinin 30.03.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı kurası ile davalı ....'ye devrine ilişkin Kooperatif Yönetim Kurulu Kararının İptali ile müstakil ev üzerindeki haksız işgalin men'i talebiyle açıldığı, davanın halen derdest olduğu görülmüştür. Davalı kooperatife ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilanların incelenmesinde; Kooperatifin 26.12.1991 tarih ve 2932 sayılı Sicil Gazetesi’nin 13'üncü sayfasında yer alan ilan uyarınca Ankara Ticaret Sicil Memurluğu’nun ... sicil numarası ile 24.12.1991 tarihinde anasözleşmesinin tescil edilmesi ile Konut Yapı Kooperatifi olarak kurulduğu ve halen faaliyetine devam ettiği hususları görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan davalı kooperatifin 29.02.2024 tarih ve 153 nolu yönetim kurulu kararının .incelenmesinde; Yönetim kurulu üyeleri ...., ..., ... ve... imzasını içeren 29.02.2024 tarih ve .... nolu yönetim kurulu kararının birinci maddesinin; “1.) 2/1 Nolu üye ... TC Numaralı ...’e T.C. Sincan 6.Noterliği tarafından gönderilen 23 Şubat 2023 tarih ve .... numaralı 10 (on) günlük ve PTT Posta Müdürlüğünden gönderilen 26 Nisan 2023 tarih ve ... numaralı 30 (otuz) günlük borç ihtarnamelerine uymadığından dolayı 07 Mayıs 2023 tarihinde yapılan genel kurul öncesi Avukatı...... tarafından ihracı durdurmak ve ödemeleri yapmak adına verdiği Taahhütnameye ve akabinde ilgili genel kurulda alınan ödemelere uymadığından dolayı ihracına karar verilmiştir.” şeklinde olduğu görülmüştür. 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı yan hakkında alınan ihraç kararının davacı yana bildirilmesine ilişkin T.C. Sincan .... Noterliğinden keşide edilen 16.04.2025 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ile tebliğ edildi ise tebliğ tarihine ilişkin bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında ulaşılamadığından, davanın yasal süresi içerisinde açılıp açılmadığının takdir ve değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait bulunduğu, davacı yanın, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle hakkında alınan ortaklıktan ihraç kararının, bu kararların dayanağı olan ihtarnamelere konu edilen borçların ihtarnamelerde neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır şekilde belirtilmemesi, davacı yana keşide edilen ikinci ihtarnamenin noter vasıtasıyla ortağa tebliğ edilmemesi, bu ihtarname ile ortağa bir (1) aylık süre verilmesi gerekli iken 30 günlük süre verilmesi, ikinci ihtarnameyle talep edilen borç tutarlarının birinci ihtarnameyle talep edilen borç tutarlarından fazla olmasına rağmen bunun sebebinin ihtarnamede açıkça belirtilmemiş olması nedenleriyle usul ve yasaya aykırı olduklarından, davacı yan hakkında alınan ihraç kararının Kanun ve anasözleşmeye aykırı olup iptalinin gerekeceği belirtilmiş; 29/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporda ise 2023 Ocak ayı aidatının ödenmesi 30 gün geciktirilmiş bir borca ilişkin olmadığı, ihtarname tarihi itibariyle bu sürenin geçmediği, davalı yana keşide edilen 26.04.2023 tarihli ikinci ihtarnameye konu edilen 2023 Mart ayı aidatının da ihtarname tarihi itibariyle ödemesi 30 gün geciktirilmiş bir borca ilişkin olmadığı bildirilmiştir. Kooperatifler Kanunu’nun 27’nci maddesi: “Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını ana sözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilânla ve münasip bir süre belirtilerek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alâkalının, ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez” hükmünü içermektedir. Ana sözleşme’nin 14’ncü maddesi ise: “Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır; 1) 10 uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler, 2)Parasal yükümlülüklerini 30 (Otuz) gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 (On) gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden 1 (Bir) ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, 3)Kura çekimi sonunda kendilerine düşen e-imza e-imza e-imza e-imza konutları kabul etmeyenler, 4)Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler, 5)Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar. Çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedilir. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 (On) gün içinde notere verilir. Ortak, çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren 3 (Üç) ay içinde iptal davası açabilir veya genel kurula itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklıdır. 3 (Üç) aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir. Ortaklar, bu maddede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. 2 nci fıkrada belirtilen koşullar birden fazla ortaklık payına sahip ortağın paylarından herhangi birine ve/veya payların toplamına ait parasal yükümlüklerini geciktirmesi halinde de geçerlidir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder” hükmünü içermektedir. Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesi: “…..Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.” hükmünü içermektedir. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından davalı kooperatif Yönetim Kurulu'nun 20.02.2025 tarih, 153 sayılı davacının ortaklıktan ihracına ilişkin Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı kooperatif tarafından davacıya çıkartılan birinci ihtarnamede 31.01. 2023 tarihi itibariyle 53.344 TL Anapara, 520 TL gecikme faizi, 1.000 TL masraf olmak üzere 54.864 TL 'nin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesi ikinci ihtarnamede ise 31.01.2023 tarihi itibariyle hesaplandığı belirtilen 56.344 TL anapara borcu 720 TL gecikme faizi olmak üzere 57.064 TL toplam borcun ödenmesi için 30 gün süre verildiği anlaşılmış, ihtarnameler arasındaki borç tutarları farklı olup, 2. ihtarname ile 1 ay süre verilmesi yerine 30 günlük süre tanınmış, davacı vekili tarafından 57.064TL borcun 06.05.2023 tarihinden itibaren taksitli şekilde ödeme taahhüdünde bulunulmuş, 07.05.2023 tarihinde 10.000TL ödeme yapılmıştır. İptali talep edilen Yönetim Kurulu kararında ise davacıya çıkartılan ihtarnameler ve ödeme taahhüdü gereği yerine getirilmediği gerekçesiyle ihraca karar verilmiş ise de, davacının ihtarnamelerden sonra ödeme yapmakla kooperatif ile bağını sürdürmek isteğini ortaya koyduğu halde, 1. İhtarda muaccel olmayan Ocak ayı, 2. İhtarda ise muaccel olmayan Mart ayı aidatının talep edilmiş olduğu, 1. ve 2. ihtarnamelerdeki borç tutarlarının birbirinden farklı olduğu halde bu hususta açıklama bulunmadığı, ikinci ihtarnamede davacıya 1 aylık ödeme süresi verilmemiş olduğu tespit edilmiş olmakla ihraç kararı yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğundan iptaline karar vermek gerekmiş; davalı tarafça 13.04.2025 tarihli ihracın onaylanmasına dair Genel Kurul kararının 16.04.2025 tarihli ihtarla davacıya bildirildiği ileri sürülmüş ise de tebliğine dair belge sunulmamış, davacı tarafından Arabuluculuk sürecine başvuru tarihi 29.05.2025 ve son tutanağının düzenlenme tarihi ise 19.06.2025 tarihi olup davacının Arabuluculuk sürecine başvuru tarihinde ihraç kararını öğrendiği kabul edilse dahi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 16/3.maddesi gereği son tutanak düzenlendiği tarihten dava tarihi arasında da üç aylık hak düşürücü sürenin dolmadığı kanaatiyle davanın e-imza e-imza e-imza e-imza kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile ; Davalı .... Kooperatifinin 29.02.2025 tarih .... sayılı davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL peşin harç ve 615,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4- Davanın mahiyeti gereği arabuluculuğa başvuru dava şartı olmadığından Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı yargılamada vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00TL bilirkişi ücreti, 473,50TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.473,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/10/2026

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/2, K. 2026/795, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-2-e-2026-795-k-0b4f0f53c41a