İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/184 E. 2026/343 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/184
- Karar No
- 2026/343
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/184 Esas - 2026/343 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/184 KARAR NO : 2026/343
.... DAVA : Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hükümsüzlüğü istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilleri şirketin “....” markalı çakmaktaşlarını 1980'li yılların başından itibaren kullandığını, 17.10.2017 tarihinde "...." ibareli 34. sınıftaki "çakmak taşları" ürünlerini içeren marka tescil başvurusunun reddedildiğini, bu karara karşı dava açıldığını, aynı zamanda davalının şirketi adına tescilli markanın da hükümsüzlüğünü dava ettiğini, her iki davanın müvekkilleri lehine sonuçlandığını, .... tescil numaralı “....” markasının “çakmaktaşı” ürünlerinde hükümsüz kılındığını, müvekkillerinin başvurusunu reddeden .... kararının da iptal edilerek müvekkilleri markasının tescil işlemlerine devam edildiğini, davalı adına yeni bir marka müracaatı daha yapıldığını, dava konusu.... tescil numaralı ....” isimli markanın da kötü niyetle tescil ettirildiğini, bu markanın müvekkillerinin yıllar süren yargılamalar sonunda elde ettiği hakkını elinden almak için davalı tarafından kötü niyetle yapılmış bir marka başvurusu olduğunu, hükümsüzlüğünün gerektiğini, .... sayılı Mahkeme kararı müvekkillerinin “...” ana unsurlu çakmak taşı ürünlerinde üstün hakkı olduğunu ve marka sahibinin müvekkilleri olduğunu kesin olarak karar altına aldığını, davalının adına tescil ettirdiği "new ... flints" markasının hükümsüzlüğünün gerektiğini beyan ederek .... nezdinde .... tescil numarası ile tescilli “.... maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının “... .... ibaresi üzerinde önceki tarihli gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmişse de huzurdaki davayı dayanak gösterdiği maddelerin bir kısmının hiç olmadığını, bir kısmının da somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının huzurdaki davaya hükümsüzlük gerekçesi olarak gösterebileceği tescilli markası dahi bulunmadığını, özellikle sessiz kalmaya bağlı hak kaybının gerçekleştiğini, davacı yanın müvekkilini haksız ve mesnetsiz bir biçimde kötüniyetli marka mütecavizi olarak lanse etmeye çalıştığını, davacı yanın huzurdaki davayı açma konusunda 5 yıllık hak düşürücü süreyi geçirdiğini, dolayısıyla davacının müvekkilinin markasal kullanımları ve marka tescil işlemlerine sessiz kaldığından huzurdaki davanın SMK m.25/6 ile TMK m.2 kapsamında öncelikle reddi gerektiğini, müvekkilinin tescilli markasının tescilli olduğu tüm emtialarda varsa, müvekkilinden de önceki tarihli tescilsiz ciddi kullanımlarını ve kullanımlara ara vermediğini SMK m.19/2 uyarınca ispat etmesi gerektiğini, bu kapsamda kullanmama def’inde bulunulduğunu, davacı yanın mesnetsiz tüm iddialarının aksine gerek dava konusu 2020/106055 sayılı müvekkili markası ile davacıya ait tescilsiz markasal kullanımların SMK m.6/1 (ve dolayısıyla SMK m.6/3) anlamında benzerlik teşkil etmediğini, bu doğrultuda mesnetsiz hükümsüzlük taleplerinin reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından önce tescilsiz kullanılmış olsa da “...” “flints” ibareli markalar/markasal kullanımların ilgili sınıftaki mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı ve tasviri niteliği haiz olduğundan benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı iddiaları karşısında davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER; Dava konusu Marka ile Davacı Markası; Davacının dava dilekçesinde .... sayılı markanın sahibi olduğu, davacının markasının tescil işlemlerinin devam ettiği, SMK m.6/1 kapsamında yapılacak incelemede tescil şartının aranmadığı, her ne kadar, davacı yan markası hakkında ilk olarak başvurunun reddi kararı verilmişse de, söz konusu kararın .... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama ile kaldırıldığı, hatta başvurunun mutlak reddine neden olan markanın da....sayılı dosyası ile hükümsüz kılındığı ve söz konusu yargılamanın kesinleştiği anlaşılmıştır. İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması; Mal ve hizmetlerin benzerliğinde ortalama alıcı kitlesi, son kullanıcıları, malın satın alınmasına ayrılan zaman, satışa sunulma kanalları ve biçimi, birinin diğerini ikame etmesi gibi faktörler etkili olacağı kabul edilmelidir. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, aynı mal ve hizmetin birden fazla isme sahip olması veya piyasada anıldığı isimle teknik, bilimsel, literatüre geçmiş isminin farklı olması veya yabancı dildeki isminin Türkçeye de geçmiş olması durumlarında da mal ve hizmetler farklı şekilde ifade edilmiş olsalar da aynı olarak kabul edilecektir. Benzer mal ve hizmetler ifadesi, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Bu çerçevede, aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayılabilecek ilişkili mal ve hizmetler de benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriğine girmektedir. Mal / hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. Bu kapsamda; Başvuru markası ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka karşılaştırıldığında, Davaya Konu .... sayılı markanın 34. Sınıftaki "Tütün, çiğneme tütünleri, sigaralar, purolar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler: pipolar, puro ve sigara ağızlıkları, küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar, elektronik sigaralar ve bunlarla kullanılan kartuşlar. Kibritler. " mallarını kapsadığı, Davacı şirketin .... sayılı dayanak markasının 34. Sınıftaki "Çakmak Taşları" mallarını kapsadığı, ....Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamul ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerektiğine yukarıda yer verilmiştir. Somut olayda dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mal / hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mallar ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın, 34. sınıfında yer alan “çakmaktaşları, çakmaklar, kibritler” emtiası ile davacının markasında yer alan “Çakmak taşları” emtiasının aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, İlgili tüketici kesimi ; Karşılaştırmaya konu ürünlerin genel olarak her yaş ve eğitim seviyesindeki çok çeşitli kesimden alıcıya hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre ortalama tüketici seviyesine göre değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla belirtilen hususlar ışığında somut uyuşmazlık bakımından ilgili tüketici kitlesi açısından orta seviyedeki makul düzeydeki tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir. Yukarıdaki tespit ile birlikte dikkat edilmesi gereken husus ise; marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kullanmama def’i açısından ise; Davalı kullanmama def’i itirazında bulunmuştur. 6769 s. SMK m.25/7 uyarınca 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmünün def'i olarak ileri sürülebileceği, bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihinin esas alınacağı, hükümsüzlüğe mesnet markanın ise dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık tescilli olma süresini doldurmuş olması gerektiği sabit olmakla davacının .... sayılı markasının henüz tescil edilmediği, bu nedenle de söz konusu marka açısından kullanmama def’i ileri sürülemeyeceği , Bütün bu hususlar uyarınca, iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin davaya konu markanın bir kısım malları açısından gerçekleştiği, İkinci şart ise markaların karşılaştırılması ile tespit edilecektir. İnceleme Konusu Markaların/İşaretlerin Karşılaştırılması; Davaya konu marka ile davacı markası arasında aynı / benzer nitelikte mallar / hizmetler bulunmakla, işaretler karşılaştırılmış, markaların kelime unsurundan oluştuğu, her iki taraf markasının da “... flints” ibaresini içerdiği, markalarda söz konusu ibare dışında başkaca bir ayırt edici unsurun bulunmadığı, Markalarda yer alan ibarelerin anlamlarına bakıldığında, “...” ibaresinin Yunan alfabesinin ilk harfi olduğu, günlük kullanımda da lider anlamına geldiği, markada yer alan “flints” ibaresinin ise İngilizce olduğu “çakmaktaşı, taş” anlamına geldiği, her iki taraf markasında da tescile konu edilen mallar itibari ile “flints” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ön plana çıkan unsurun “...” ibaresi olduğu, söz konusu ibare farklı mal ve hizmetler için tercih edilen bir ibare olduğu görülmekle birlikte, her iki taraf markası açısından tanımlayıcı bir ibare olmadığı, bu hali ile belli bir ayırt ediciliğe sahip olduğu ve esas unsur olarak markalarda yer aldığı görülmüştür. Her iki taraf markasının da aynı şekilde okunacağı, “....” şeklinde okunmalarının muhtemel olduğu, davaya konu markanın beyaz zemin üzerine siyah tonlarda tek satıra gelecek şekilde “... flints” ibaresini, davacı yan markasının ise sarı tonlardaki zemin üzerine, beyaz renkte, kendine özgü yazı karakteri ile iki ayrı satıra gelecek şekilde üstte “...”, altta “flints” ibarelerini içerdiği, anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; taraf markalarında ön plana çıkan unsurların birbirlerine yakın olduğu, her iki taraf markasında da aynı ibarelerin yer aldığı, bu hali ile anlamsal / kavramsal olarak markaların birbirlerine yakın olduğunun kabul edilmesi gerektiği, söz konusu benzerliğin görsel ve sesçil açıdan da devam ettiği, taraf markalarında yer alan ibarelerin benzerliği, birbirine yakınlığının bulunduğu, sonuç olarak taraf markalarında yer alan ortak unsurun özellikle anlamsal, görsel ve sesçil olarak benzer olduğu, taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı, Yukarıdaki bölümde de belirtildiği gibi, işaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir. Somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi tüketici açısından taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesi yaratacağı, markalarda kullanılan renk ve yazı kompozisyonunun tek başına bu markaları birbirlerinden ayrıştırmadığı , Sessiz Kalma İddiaları; SMK m. 25/6 kapsamında yer alan sessiz kalma süresi, esnek bir süre değildir. Bu süre, sabit bir süredir. Diğer taraftan sessiz kalma süresinin başlayabilmesi için, ilk olarak sonraki markanın tescil edilmiş olması gerekir. Somut olayda davaya konu ...sayılı marka tescil edilmiştir. Tescil tarihi 09.03.2021’dir. Uygulamada, sessiz kalma süresinin hesabında yalnızca tescil sonrası süreyi dikkate alınacağı kabul edilmekle (aynı doğrultuda, .... nezdindeki marka siciline tescil edildiğine ve işbu hükümsüzlük davası da 12/03/2009 da açıldığına göre, 556 Sayılı KHK.nın 42. maddesi ve Dairemizin yukarıda tarih ve no'su bildirilen kararı ile benimsenen 5 yıllık hak düşürücü süre henüz geçmemiştir. Ayrıca, dava konusu markanın tescilsiz olarak kullanıldığı dönem için davacı tarafından 556 Sayılı KHK.nın 9 ve 61. maddelerine dayalı bir davanın açılması halinde tescilsiz kullanım süresi bakımından dikkate alınacak olan MK 2. maddesinin; uyuşmazlık konusu markanın davalı tarafından tescil ettirilmesinden sonra ve süresinde açılmış olan işbu 556 Sayılı KHK.nın 42. maddesine dayalı hükümsüzlük davası bakımından da önceki tescilsiz kullanıma karşı sessiz kalındığından bahisle hak kaybı oluşturacağı şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir.” Şeklinde hüküm kurulmuştur), somut olay açısından dava tarihinin 02.05.2025 olduğu, ...sayılı markanın tescil tarihi itibari ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, sonraki marka tescil başvurusunun dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı açısından ise dava dilekçesinde bir beyana rastlanmadığı, kötü niyetli tescil iddiasının bulunmadığı, Öncelik Hakkı ; Marka üzerindeki öncelik hakkı o markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir ki buna ‘’gerçek hak sahipliği’’ denilmektedir. Davacı şirketçe dosyaya bu yönde bir bilgi ve beyanda bulunmadığı, diğer taraftan, işbu dosya içerisine derdest edilen kesinleşen .... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, davacı yanın önceki tarihli kullanımlarına ilişkin fatura örnekleri sunmuş olduğu, 1992-2018 tarih aralığındaki faturaların bilirkişiler marifeti ile incelenmesi neticesinde, davacı yanın “...” ibaresini “blisterli çakmak taşı” için markasal olarak kullandığını, faturalarda yer alan ürün açıklamasında “...” marka ibaresinin yanında ürün cinsi durumunda olan “....” ifadesinin yer aldığını, dolayısıyla davacı tarafından önceki tarihli kullanımlarla ilgili olarak sunulan fatura örneklerinde “çakmak taşı” malları için “...” ibaresinin markasal olarak kullanıldığının tespit edildiği, Her ne kadar davalı tarafından da bir adet fatura örneği sunulmuş olsa da, söz konusu faturanın davalı tarafından düzenlenmediği, 2017 tarihine ait olduğu görülmekle, davacının önceki kullanımlarını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, 6769 s. SMK m.6/1 kapsamındaki incelemeden ayrı olarak davacının gerçek hak sahipliği ile ilgili ileri sürmüş olduğu iddia kapsamında, dosyada yer alan dava dosyası içeriği uyarınca, davacı yan adına kayıtlı 2017/92344 sayılı markanın başvuru tarihinden önceye ait olduğu, bu hali ile 6769 s. SMK m.6/3 uyarınca tescilsiz bir markanın kullanımı kapsamında sayılabileceği, davacının “çakmak taşları” malları açısından eskiye dayalı bir kullanımı bulunduğu, bu hali ile de söz konusu mallar ile sınırlı olacak şekilde davacı şirket lehine 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi koşullarının oluştuğu, Netice itibariyle, Davaya konu ...sayılı markanın, dava konusu edilen 34. sınıftaki “çakmaktaşları, çakmaklar, kibritler” malları ile davacının hükümsüzlük talebine konu 2017/92344 sayılı markasında yer alan malların benzer nitelikte olduğu, Davaya konu ...sayılı markanın davalı markası ile davacı şirketin davasına dayanak .... sayılı markası arasında 6769 s. SMK’nun 25/1. maddesi göndermesi ile 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davalı Yanın Sesiz Kalma ve Kullanmama Def’i itirazlarının yerinde olmadığı, Davacının 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi kapsamındaki talebinin 34. sınıftaki, “çakmaktaşları” açısından yerinde olduğu, Davacının davaya konu .... sayılı markanın, 34. sınıftaki “çakmaktaşları, çakmaklar, kibritler” malları ile sınırlı olacak şekilde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatlerine davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne, Davaya konu .... sayılı markanın 34. Sınıf "çakmak taşları, çakmaklar, kibritler" bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalının kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 615,40-TL ilâm harcının tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 18.722,20.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu 470,50.-TL yargılama giderinin %50'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 2.332,20.-TL Gider Avansı :16.390,00.-TL TOPLAM :18.722,20.-TL