İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/183 E. 2025/904 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/183
- Karar No
- 2025/904
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/183 Esas KARAR NO: 2025/904 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 20/10/2020 KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin -------izmet sahasında, İcra Takibine konu belgelerde belirtilen adres ve tarihlerde davalı--------- yapmış olduğu kazı çalışmaları sırasında müvekkili olan şirkete ait altyapı kablo ve tesislere hasar verildiğini, şirkete verilen hasarlar nedeniyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarınca hasarların tespit edildiğini, hasar keşif tutanağı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından hasarın giderildiğini, nitekim zararın tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca------- nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takibe ilişkin ödeme emrinin davalıya, tebliğ edilmiş olduğunu davalı tarafın yetkiye ve borcun tamamına (aslına ve ferilerine) itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı----------vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın müvekkili ---- açısından husumetten reddi gerektiğini, zira müvekkili--- bizzat kendisinin çalışma yapmadığını, dava dışı ---- ortaklığı tarafından dava konusu yerlerde çalışma yapıldığını, ------ yaptığı yerdeki hasarın miktarını ödediğini, diğer iş ortaklığının ise kendi çalıştığı ve hasar verdiği yerle ilgili bir ödeme yapmadığının anlaşıldığını, Bu itibarla öncelikle --------ortaklığına dava konusu hasarla ilgili olduklarından davanın ihbarını talep ettiklerini, dava konusu olayla ilgili müvekkilinin iş sahipliği dışında başka hiçbir sıfatı haiz olmadığın, bir başka deyişle ------ Borçlar Kanunumuz, 506 sayılı kanun ve 4857 sayılı kanunun düzenlemesi bakımından işveren sıfatı olmadığını belirterek müvekkili ---- yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER: ------ Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Son Tutanağı, Hasar Tespit Tutanağı, Hasar Bildirim Formu, Hasar Keşif Formu, Hasar Giderim Belgeleri, Hasar Fotoğrafları, Faturalar, Tanıklar, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Davalar, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek hüküm verilmiştir. Bu hükme karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ----------- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına kesin olarak karar verilerek dosya iade edilmiştir. Bunun üzerine tensip zaptı gereği taraf vekillerine çağrı gönderilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Öncelikle davaya esas; ------- esas sayılı dosyası getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı belirtilmelidir. Davalının talebi üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61 vd maddeleri gereğince dava ihbarı istenen şirketlere ihbar edilmiştir. İhbar olunan şirketler tarafından davaya katılım olmamıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; --------- Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. -----Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -----yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.-------Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 sayılı TBK'nin 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre ise; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri 6098 sayılı TBK'nin 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. 6098 sayılı TBK'nin 168 maddesi uyarınca ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ,tediye ettiği miktar kadar alacaklının haklarına halef olmaktadır. Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre somut olayda; ------- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu----- hakkında haksız fiil nedeniyle oluşan zarara dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmektedir. Davalı-borçlu ------- bu tür zararlardan zararı veren yüklenici firmaların sorumlu olacağını savunmaktadır. Buna göre dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve ftoğraflardan zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu ,davalı--------- esasen zarara ve zarar miktarına ilişkin bir itiraz öne sürmediği kabul edilmelidir. Kaldı ki su ve kanalizasyon çalışması gibi işlerin yürütülmesi sırasında yer altında döşenen kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleşen bir durumdur. Davalı --------- meydana gelen zararın yüklenici şirket/ler tarafından aralarındaki sözleşme gereğince yapılan kazı çalışmaları veya iş sırasında meydana geldiği ve dolayısıyla kendilerinin doğan zarardan sorumlu olmadıkları yönündeki savunmasına da, üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluğun sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılmayacağı, mevcut durumun sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirdiği ve böylece onlara göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı düşüncesiyle itibar edilmemiştir. ----------Öte yandan davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararın ve miktarının davacı şirket tarafından açıkça dökümünün gösterildiği zararın hizmetin aksamaması için giderildiği ve buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya ibraz edilerek zararın ve miktarının esasen açıkça ispat edildiği değerlendirilmiştir. Zira dinlenen tanık beyanı ve üçüncü kişi tarafından davalı adına yapılan kısmi ödeme de zararı, miktarı ve sorumluluğu ortaya koymuştur. Bunların yanında mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da davacı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen zarar miktarı ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, yapılan tespit ve ulaşılan sonucun piyasa şartlarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.-------Bütün bunlara göre davalının haksız fiilden doğan zararı, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte varsa yüklenici firmalarla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda yalnızca davalıya da yönelebileceği düşüncesiyle birlikte ------ kararı da gözetilerek hesabın hakimlik bilgi ve tecrübesi nezdinde resen yapılabileceği anlaşılmakla öncelikle davacının takipten sonra ancak davadan önce ödenen miktar (5.350,00 TL olmakla birlikte dava tarihi itibarıyla yapılan yasal faiz hesabından bulunan dava değerine göre fazla istenen kısmın (6.798,78 TL olduğunun tespitiyle birlikte) davası açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle; davanın, 6.798,78 TL kısmı yönünden 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememizce benimsenen dosyada mukim bilirkişi raporu da gözetilerek davacının takipten sonra ancak davadan önce ödenen miktar olan 5.350,00 TL kısma dava tarihi itibarıyla yapılan yasal faiz hesabından sonra bulunan dava değerine göre fazla istenen 6.798,78 TL kısmın düşülmesi suretiyle sonuçta bulunan rakam üzerinden davanın kısmen kabulü ile, 2004 sayılı İİK'nın 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------Esas sayılı takip dosyasına 4.929,11 TL asıl alacak ve 542,37 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 5.471,48 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibini tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl alacağa ( 4.929,11 TL TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir. Davaya konusu uyuşmazlığın temeli haksız fiilden kaynaklandığından haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmekle birlikte; alacağın varlığı ve miktarının işbu yargılama sonucunda belirlenmesi nedeniyle koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/2 maddesi gereğince kabul ve ret oranı gözetilerek taraflar sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi -------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranında taraflardan alınarak Hazineye gelir kaydına da karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE, 2-)2004 sayılı İİK'nın 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------------ Esas sayılı takip dosyasına 4.929,11 TL asıl alacak ve 542,37 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 5.471,48 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibini tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl alacağa ( 4.929,11 TL TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, 3-)6100 Sayılı HMK'nin 114/1-h maddesi gereğince 'davacının takipten sonra ancak davadan önce ödenen miktar (5.350,00 TL olmakla birlikte dava tarihi itibarıyla yapılan yasal faiz hesabından bulunan dava değerine göre fazla istenen kısmın (6.798,78 TL olduğunun tespitiyle birlikte) davası açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle; davanın, 6.798,78 TL kısmı yönünden 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine, 4-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nın 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 5-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcına 148,20 TL peşin harç ve icra dosyasından alınan 61,35 TL harcın mahsubuyla bakiye 405,85 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%45) üzerinden hesaplanan toplam 594,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------ bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%55) üzerinden hesaplanan toplam 726,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-)Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 148,20 TL peşin harç ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 210,40 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-)Davacı tarafından yapılan 250,00 TL posta ücreti, 600,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden oluşan toplam 850,00 TL yargılama gideri ücretinin davanın kabul (%45) ve ret (%55) oranına göre 382,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 12-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.471,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2, 13/2 maddeleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilmek suretiyle toplam 6.798,78 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-)Davalı tarafından yapılan İstinaf yoluna başvurma ve posta ücreti yargılama giderinden oluşan toplam 787,40 TL ücretin davanın kabul (%45) ve ret (%55) oranına göre 433,07 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerine bırakılmasına, 15-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, ;6100 sayılı HMK'nın 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle ----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2025