İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/167 E. 2026/549 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/167
- Karar No
- 2026/549
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/167 KARAR NO : 2026/549
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında süregelen bir cari hesap ilişkisi var olduğunu, davalının takip tarihi itibariyle müvekkill şirkete 5.102,79 USD faturalar, ticari defter ve belgeler ile cari hesap borcu bulunduğunu, söz konusu faturalar dilekçelerinin ekinde sunulu olduğunu, müvekkilleri davalıdan alacağına istinaden ... 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatılmış ise de, davalı/borçlu, alacağın tahsilini engellemek amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle; haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını iddia ettiği bir alacak nedeniyle müvekkilleri aleyhine dava açmış ise de, söz konusu iddialar hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle dava, yetkisiz mahkemede açılmış olup 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince yetkili mahkeme müvekkilleri şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir, bu nedenle davanın usulden reddi ve dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, müvekkilleri şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakta, aksine taraflar arasındaki uzun süreli ve karşılıklı ticari ilişki kapsamında yapılan işlemler ve cari hesap kayıtları birlikte değerlendirildiğinde müvekkillerinin davacıdan alacaklı olduğu anlaşıldığını, davacı, iddin ettiği alacağı ispatlayacak mutabakat, dekont veya usulüne uygun belge sunamadığını, tek taraflı ticari defter kayıtları alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, nitekim yargıtay içtihatları da teslim ve alacak iddiasının somut delillerle kanıtlanması gerektiğini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca dava konusu miktar itibarıyla senetle ispat zorunluluğu bulunmakta olduğunu, tanık deliline dayanılmasına muvafakat edilmediğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile davacının kötü niyetli icra takibi nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, faturalar, protokol, ... 4.İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosya Uyap mündericatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 4.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlu aleyhine 5.102,79 USD alacak üzerinden 21.01.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -borçluya 22.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı -borçlunun da 27.01.2025 tarihinde, takibe, borca, ödeme emrine, faturaya , cari hesaba. faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından ticari defter ve kayıtlar ibraz olunmuş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla konuda uzman bilirkişi eliyle inceleme yaptırılmış, Mali Müşavir bilirkişi İrfan Demirci'den alınan 07.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı tarafın ticari defterlerinde yer alan açılış ve kapanış bakiyelerinin birbirini doğrulamadığı gözlemlenmiştir. Ancak, davacının sunmuş olduğu e-defter ve cari dökümanlara göre davacının davalıdan kendi e-ticari defterleri ve dayanağı cari dökümlere göre, takip tarihi olan 21.01.2025 tarihi itibariyle 5.102,79 USD (183.037,08 TL) alacaklı olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 4.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Yargılama devam ettiği esnada, davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 06/05/2026 tarihli dilekçe ile ekli protokol ile, davalı tarafla sulh olduklarını ve protokol imzalandığını, bu nedenle davadan feragat ettiklerini, imza altına alınan protokol gereği tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 03/07/2026 tarihli celsesinde taraf vekillerinin huzurda hazır bulundukları ve sulh beyanını tekrarla yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettikleri görülmüştür. Usulüne uygun vekaletname sunan davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davanın kamu düzenine ilişkin bir dava olmadığı anlaşılmakla, davanın 6100 sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddeleri gereğince feragat nedeni ile reddine ve davalı vekilinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.268,09-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan1.536,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalının vekalet ücreti talep etmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avanslarının, kararın kesinleşmesi sonrası davacı tarafa iadesine, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03.07.2026
KATİP e-imzalıdır
HAKİM e-imzalıdır