İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/165 E. 2025/710 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/165
Karar No
2025/710
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 11/02/2025 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı, davalı şirketin 4.867,974 TL değerinde,% 46,64 oranına tekabül eden hissesinin pay sahibi olduğu, şirketin kalan hisselerinin tamamı yakın tarihe kadar müvekkilimizin öz abisi ... adına kayıtlı iken, 10.02.2025 günlü genel kurul toplantısında "payların tamamının ... isimli kişiye intikal edildiği görüldüğü, ... 2. AHM 2022/ E. sayılı kararı vekil eden hisselerini danışıklı olarak devreden abisinden 200.000.000 TL civarında alacaklı olduğuna hükmedildiğini, bu hükümden hemen sonra, 10.02.2025 günlü Sermaye Artırımı gündemli genel kurul yapılması isteği tebliğ edildiğini, 10.02.2025 günlü toplantıda “doğrudan finansal konularla akıkalı akan sermaye arttırımına yönelik gündem maddesinin TTK 420 kapsamında ertelenmesi” tarafımızca talep edildiği, bu talebimiz, toplantı başkanı tarafından hukuka aykırı olarak reddedildiğini, hukuka aykın bu karar toplantının ilgili maddesinin butlanı sebebi olduğu finansal konuların görüşüleceği gündem maddelerinin ertelenmesine ilişkin haklar, TTK 420 ve A.Ş.G.K. Usul ve Esasları yönetmeliği 28/3 maddesinde düzenlendiğini, 10.02.2025 günlü genel kurul toplantısı 3 nolu sermaye artırımı maddesinin görüşülmesi evvelinde erteleme gerekçelerimi ve talebimiz tutanağa geçildiğini, talep toplantı başkanı tarafından hukuka aykırı biçimde reddedildiğini, ret kararı sonrasında oy çokluğuyla sermayenin artırılmasına karar verildiğini, toplantının ertelenmesine İlişki hakkın temelinde, ortakların mali konularda bilgi sahibi olması; ve hak kayıplarının önüne geçilmesi amacı taşıdığını, pratikteki çekişmede; hakkında fesih davası derdest olan, denetçi tayinine lişkin hükmüngereği engellenmiş, ortakları husumetli bir şirket olduğu, taleplerimizin gerekçelerinin tarmamı genel kurul tutanağına geçirildiğini, konu şirketin mali konuları bir diğer adıyla finansal tablolarla doğrudan bağlantılı olduğu, toplantı başkanının TTK 420 de anılan hüküm gerekçesine aykırılık yönündeki ret sebebi de bu bağlamda baştan hukuksuz hale geldiğini, sermaye artınmının doğrudan finansal tablolarla ilgili olduğu birçok emsal ... karanından belirtilmiş ve emsallerde “Sermaye adırımına ilişkin konukır doğrudan finansal tablolarla İlişkili olarak belirlendiğini, bu sebeplerle yapılan toplantı ertelenmesi isteklerini reddini de hukuka aykırı bulma” şeklinde tanımlandığını, eldeki ihtilafta da durum birebir bu tanımlamalar içerisinde kaldığını somut bu şartlar altında, 10.02.2025 günlü genel kurulun sermaye artırımına İlişkin 3 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde:Davacı taraf; huzurdaki dava ile 10.02.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının iptalini talep ettiğini, 10.02.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararı ile müvekkil şirket sermayesinin 20.873.322 Türk Lirasına çıkarılmasına karar verildiğini, Genel kurul toplantısından sonra alınan sermaye artırım kararı hali hazırda ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil edilmediğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tescil edilmeden sermaye artırımı hüküm ve sonuç doğurmadığını, dava konusu sermaye artırım kararı tescil ile hüküm ve sonuç doğurduğundan, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde henüz tescil edilmediğinden davacı tarafın huzurdaki davada hukuki yararı bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etiklerini, davacı taraf; iptalini talep ettiği sermaye artımı maddesinin oylanması sırasında olumsuz oyunu kullanmışsa da ... içtihatları ile yerleşik uygulama kabul edilen oylama sonrası muhalefet şerhini tutanağa işletmemiş yahut muhalefet beyanını ibraz etmediğini, tüm bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettikleri, davacı tarafın, 10.02.2025 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımı kararının hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup hukuki mesnetten de yoksun olduğu, sermaye artışı kararı; bilimsel veriler ışığında müvekkil şirketin ihtiyacı sebebiyle alındığı, kanun düzenlemesinde yer alan "finansal tablolar ve buna bağlı konular" ifadesinden anlaşılması gereken olağan genel kurul toplantıları sırasında TTK gereği müzakere edilen bilanço, gelir gider tablosu, faaliyet raporu gibi gündem maddeleri olduğu, ancak huzurdaki dava konusu olan genel kurul toplantısı "olağan" değil "olağanüstü" genel kurul toplantısı olduğu, 10.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında yalnızca sermaye artırımı ve yönetim kurulu seçimi müzakere edildiğinden, olağan genel kurul toplantılarında yer alan finansal tabloların müzakeresi işbu genel kurul toplantısında bulunmadığından TTK m. 420 hükmü uygulama alanı bulamayacağı, tüm bunların ötesinde huzurdaki dava konusu genel kurul toplantısı için çağrı merasimleri yerine getirildikten sonra davacı, 02.01.2023 vade tarihli 5.000.000-TL tutarlı gerçeğe aykırı bono düzenleyerek ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/D. İş numaralı dosyadan ihtiyati haciz almış ve müvekkil şirket aleyhine ... 1. Genel İcra Dairesi 2025/E numaralı kambiyo takibini başlatıldığını, ancak müvekkil şirketin davacıya karşı böyle bir borcu bulunmadığını, işbu bono esasında sermaye artırımına engel olmak maksadıyla sahte olarak düzenlendiğini, keza ... 1. Genel İcra Dairesi 2025/E numaralı icra dosyasından düzenlenen ödeme emrinde keşide tarihi 11.02.2025 olarak da gözükmekte olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarında bu borcu gerektirecek hiçbir işlem de bulunmadığını, ticari defter ve kayıtlarda böyle bir alacağın dayanağı bulunmadığını, ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/E numaralı dava ile takibin iptali davası ikame edildiğini, bu hukuka aykırı sahte bonoyu düzenleyerek davacı huzurdaki dava konusu olan sermaye artırımı kararının uygulanmasını fiilen hukuka aykırı yöntemler ile engellemeye çalıştığını, bilindiği üzere her hak gibi dava açma hakkı da dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun surette kullanılması gerektiği, hakkın kötüye kullanımını hukuk düzeni korumadığını, Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 2f.1 hükmüne göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, ancak davacının iddiaları ve işbu dava TMK 2. maddesi ile tanımlanan hakkın dürüstlük kurallarına uygun surette kullanılması ve medeni kanun’un 3. maddesi ile tanımlanan iyi niyet kuralı’na aykırı olduğu, hukuka aykırı ve hatta suç teşkil eden eylemlerinde yargı unsurlarını da kullanmakta olup kötü niyetli hareket eden davacı dürüstlük kuralına aykırı huzurdaki davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf 10.02.2025 günlü genel kurulun sermaye artırımına İlişkin 3 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında ki uyuşmazlık Davalı şirketin 10/02/2025 tarihli genel kurulunda sermaye arttırımına ilişkin 3 numaralı kararın iptali gerekip gerekmediği, davacının genel kuruldan muhalefet şerhi bulunup bulunmadığı eldeki davayı açmakta taraf açma ehliyeti olup olmadığı, dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü halinde, şirketin sermaye arttırımına ihtiyacı olup olmadığı, bu arttırım kararının diğer ortakların paylarının azaltılmasına yönelik iyiniyet kurallarına aykırı bir karar olup olmadığı noktasındadır.Sermaye artırımına ihtiyaç duyulan anonim şirketlerde hangi yolla sermaye artırımı yapılacağı kararlaştırıldıktan sonra yasa gereği belirli sürecin takip edilmesi gerekmektedir:Anonim şirketlerde, sermaye artırımının tescili; esas sermaye sisteminde genel kurul, kayıtlı sermaye sisteminde ise sermaye artırım işlemlerinin tamamlandığına ilişkin yönetim kurulu kararının alınmasını izleyen otuz gün içinde yönetim kurulu tarafından şirket merkezinin bulunduğu yer müdürlüğünden istenir.Sermaye artırımının, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul ya da yönetim kurulu karan ve alınmışsa izin geçersiz hale gelir ve bu hususu doğrulayan müdürlüğün yazısının ilgili bankaya verilmesi üzerine, bedeller banka tarafından sahiplerine geri verilir.Sermaye artırım kararının 3 ay içerisinde tescil edilmesi gereklidir (TTKm. 456/3). Esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı, yönetim kurulu tarafından, şirket merkezinin ve şubelerinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil edilir; ayrıca ilana bağlı hususlar ilan ettirilir; tescil ve ilan edilen karar şirketin internet sitesine konulur. Değiştirme kararı üçüncü kişilere karşı tescilden önce hüküm ifade etmez (TTK m. 455, 456/5). Sermaye artırımının ticaret siciline tescili kurucu etkiye sahiptir (TTK m. 456/5, 455)Sermaye artırım kararının alındığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde ticaret siciline tescil edilmemesi halinde genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararı geçersiz olacaktır (TTK m. 456/3).6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda fesih davasının düzenlendiği TTKm. 353 ile şirketin tescili ve tüzel kişilik kazanmasına ilişkin m. 354 ve 355/1hükümlerine atıf yapılmış ve düzenlemenin bütün sermaye artımı türlerine kıyas yoluyla uygulanacağı öngörülmüştür (m. 456/4). Atıf yapılan hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağı öngörüldüğüne göre, TTK m. 353/1 uyarınca sermaye artırım işleminin yokluğuna veya butlanına karar verilemeyecek, ancak 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde fesih davası açılabilecektir. Çünkü sermaye artırımında da ticaret siciline tescil kurucu etkiye sahiptir (TTK m.456/5, 455). Sermaye artırımının ticaret siciline tescil edilerek kesinleşmesinden sonra artırımdan dönülmesi mümkün değildir. Ticaret siciline tescilin her türlü sakatlığı onarması ilkesi sermaye artırımı bakımından da geçerli olup, sermaye artırımının tescilinden sonra butlanı veya yokluğuna hükmedilemeyecektir. Ancak sermaye artırımında, kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olması halinde fesih davasındaki usul uyarınca sermaye artırımının iptali söz konusu olabilecektir.Anonim şirketlerde sermaye artırımında kuruluşa ilişkin hükümlere atıf yapılmasından dolayı (TTK m. 456/4), sermaye artırımına karşı TTK m. 353 hükmüne göre, sermaye artırımında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaati önemli ölçüde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş ise, açılacak dava ile sermaye artırımının feshi talep edilebilecektir.Fesih davasının, sermaye artırımının tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir (TTK m. 353/4) Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, bu süre geçtikten sonra sermaye artırımının feshinin dava edilmesi mümkün değildir. Hak düşürücü süre ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.Sermaye artırımında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, şirketin tescil ve ilanından itibaren 3 ay içinde yalnızca, ... Bakanlığı, İlgili alacaklı ve Pay sahibi tarafından fesih davası açılabilecektir. Esas sermaye sisteminde sermaye artırım kararı genel kurul tarafından alınacaktır (TTK m. 456, 459). Sermaye artırımı hakkındaki genel kurul kararına karşı ise karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde kararın kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırılığı nedeniyle iptal davası açılabilecektir. Bu karara karşı iptal davası açma yetkisi pay sahiplerine (TTK m. 446/1.a,b), yönetim kuruluna ve üyelerine tanınmıştır.Esas sermaye sistemini benimseyen anonim şirketlerde sermaye artırım kararı, genel kurul kararına dayanmakta olup, genel kurul kararlarının iptali konusunda TTK m. 445 vd. hükümleri burada da geçerlidir. Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açabilecek kişiler sınırlandırılmış olup, pay sahipleri, yönetim kurulu ve kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri bu haktan yararlanabilmektedir. (TTK m. 446) Ayrıca iptali talep edilen kararın alındığı genel kurul toplantısına katılan pay sahiplerinin de, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy vermiş ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmiş olması gerekmektedir (TTK m. 446/2).Sermaye artırım işleminin bir bütün olarak TTK m. 353 uyarınca açılacak bir fesih davası ile geçersiz hale gelmesi mümkündür. Öte yandan sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının TTK m. 445, 446 uyarınca iptal edilmesi veya m. 447 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi mümkündür. Aynı şekilde kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımı hakkındaki yönetim kurulu kararının TTK m. 391 uyarınca butlanına hükmedilmesi veya TTK m. 445 ve 460/5’e göre iptal edilmesi mümkündür. Aslında hukuki sonuçları bakımından TTK m. 353’e göre açılacak bir dava ile sermaye artırımının geçersiz kılınmasıyla, genel kurul veya yönetim kurulu kararına karşı açılacak dava ile sermaye artırımının geçersiz kılınması arasında hukuki sonuçları bakımından bir farklılık bulunmamaktadır. Her iki halde de sermaye artırımı bütün sonuçlarıyla ortadan kalkmaktadır. Ancak anılan davaların açılacağı süre, dava nedenleri, dava açabilecek kişiler bakımından aralarında çeşitli farklılıklar söz konusudur. Eldeki dava ise sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının TTK m. 445, 446 uyarınca iptal edilmesi istemine ilişkindir. Davayı bu kapsamda ele almak gerekmektedir. Zira eldeki dava TTK m.456/3 ve 4. Fıkra yollaması ile m. m.353'e göre açılmış bir dava değildir. Bu maddeler uyarınca açılan dava tescilden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılırken. Genel hükümlere göre TTK m. 445, 446 uyarınca iptal edilmesi istemine ilişkin davalar Genel Kurulda kararın alındığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde açılmaktadır. Genel kurul tarihi 10/02/2025 olup dava ise 11.02.2025 tarihinde açılmış olup 3 ay içerisinde ticaret siciline tescil edilmesi hususu dava içerisinde kalmaktadır. Davacı taraf teccil gerçekleşmediğinden davacının eldeki davada hukuki yararı bulunmadığı gibi muhalefet şerhi bulunmadığından davacının iptal davası açma ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Davanın açıldığı tarihti 3 aylık tescil süresi dolmadığından davacının davanın açıldığı tarih itibariyle iptal davası açmakta hukuki yararı vardır ancak Genel Kurul toplantısına katılan paydaşlar için olumsuz oy kullanmanın yanında muhalefetini tutanağa şerh ettirme şartı bulunmadığından dava tarihi itibariyle hukuki yararı bulunsa da dava açma şartı bulunmamaktadır. Genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde sermaye arttırımına ilişkin kararın görüşülmesi sırasında davacının muhalif görüşüne ilişkin açıklamaların tutanakta yer aldığı görülse de bu beyanlar kararın alınması ve oylanması aşamasından önce olup peşin muhalefet geçerli değildir. ... Hukuk Genel Kurulu 17 Kasım 2022 tarihli ve 2020/ E., 2022/. sayılı kararında "genel kurulda alınan karara peşin muhalefetin geçerli olmayacağına ve dava şartı olarak kabul edilemeyeceğine, iptali istenen genel kurul kararına karşı salt olumsuz oy kullanmış olması muhalefet şartının yerine gelmiş olmasını sağlamayacağına" karar vermiştir. "...davacı ortağın temsilcisi aracılığıyla genel kurula katıldığı, davacı temsilcisinin yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin gündemin 2. maddesine yönelik olarak, henüz karar alınmadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunduğu, yapılan öneriden sonra oylamadan önce yapılan itirazın, "alınan karara itiraz" edildiği anlamına gelmeyeceği, karar alındıktan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığı, ayrıca yazılı olarak da bildirilmediği, bu şekildeki muhalefetin, öneriye karşı çıkma niteliğinde olup, kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkma veya muhalefet şerhi bulunmadığından, iptal davası açabilmek için zorunlu olan alınan karara muhalif kalma koşulu yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği..."ne dair ... 20.05.2025 tarihli ve 2024/ E., 2025/ K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.Bu sebeple davanın açıldığı tarih itibariyle davacının iptal davası açmakta hukuki yararı bulunsa da muhalefet şerhi bulunmadığından davanın açıldığı tarih itibariyle dava şartı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harç başlangıçta alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2025

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/165, K. 2025/710, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-165-e-2025-710-k-43010a8de284