Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/1769 E. 2025/925 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1769
- Karar No
- 2025/925
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1769 Esas
KARAR NO:2025/925
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:16/09/2021
NUMARASI:2020/539 Esas, 2021/651 Karar
DAVA:GENEL KURUL KARARININ İPTALİ
KARAR TARİHİ:03/07/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı ... dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 27/09/2020 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısı ve alınan kararların usul ve yasaya aykırı olup iptali gerektiğini, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporunu ibra etmediğini, tahmini bütçe ile ilgili toplantı öncesinde yeterli bilgi verilmediğini, toplantıda ise tahmini bütçe adında hızla bir şeyler okunduğunu, buna dair alınan kararların iptalini talep ettiğini, toplantıdan 15 gün önce üyelere bilgi verilmediğini ve kooperatif genel merkezinde herkesin görebileceği şekilde ilan yapılmadığını, gündemin 12. maddesinde ihtilaflı konuların görüşüldüğünü, bu konular hakkında daha önce ilan edilmiş veya maille gönderilmiş ayrıntılı bilgi bulunmadığını, gündemin 13. maddesinde görüşülen imar barışı konusu üyelere yeterince anlatılmadan ve belgelendirilmeden ödemeler konusuna geçildiğini, gündemin 14. maddesinin de, diğer maddeler gibi yeterince açıklanmadan ve üyelere toplantıdan15 gün öncesi itibari ile bilgi verilmeden oldu bittiye getirildiğini belirterek kooperatif ana sözleşmesine, usule, yasalara ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilen 27/09/2020 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, aynı genel kurulun iptali istemi ile açılan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/614 Esas sayılı davası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacının iptalini talep ettiği kararların, kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olmadığı gibi kooperatif ve üyelerin menfaatine olduğunu, söz konusu kararların bir kısmının, azledilen yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilen kooperatifi ve üyelerini zarara uğratan usulsüz işlemlerin ve zararlarının bertaraf edilmesine ilişkin olduğunu, davacının 22/12/2019 tarihli genel kurulda azledilen yönetim hakkında tazminat davası açılmasına ilişkin kararda lehe oy kullanması sebebiyle dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, genel kurul gündemindeki konulara ilişkin ayrıntılı olarak bilgi verildiğinin ve müzakereler yapıldığının genel kurul tutanağı ile sabit olduğunu, genel kurul çağrısının usulüne göre yapıldığını, karaların toplantı ve karar yeter sayısı sağlanarak alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/614 ESAS SAYILI DAVASI:Davacı ... kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten sunduğu dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 27/09/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan bir kısım kararların usul ve yasaya, anasözleşmeye, hakkaniyete ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, genel kurulun 4. gündem maddesi ile, 2016 yılı olağan genel kurulunun 14. gündem maddesi ile alınan kararın iptalinin istenildiğini, söz konusu 14. maddede uyarınca ihtilaflı üye ve şahıslarla müzakere yapılması ve bu çerçevede sulh sözleşmesi yapılarak genel kurula sunulması doğrultusunda bir yıl sonraki genel kurula sunulan ve tahmini bütçeye yansıtılan bu sözleşmelere göre genel kurulca her bir üyenin ödeyeceği bedel belirlenerek onaylanmışken bu karardan dönülmesi hukuken mümkün olmadığından kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca 2016 genel kurulunun 14. maddesinde alınan ikinci karar ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Bakanlık Müfettişliği'nin 31.10.2016 tarih, AK.40/2016-04 Sayılı raporunun sonuç kısmında geçen bir kısım maddelerinde, yönetim kurulu üyelerinden zimmet olduğu iddia edilen bir kısım bedellerin iadesi hususunda genel kurulca karar alınması istenilmekte iken, dava konusu genel kurulda bu konuda herhangi bir karar alınmaması yönünde karar alındığını, çünkü bahsi geçen 2016 olağan genel kurulunun 9. gündem maddesinde "yönetim kurulu raporuyla 01.01.2007 - 31.05.2015 tarihleri arası döneme ilişkin verilen bilgiler de göz önünde bulundurulmak suretiyle, yönetim kurulunun ibrasına" şeklinde karar verildiğini, bahsi geçen ibra konusu ise 14. maddedeki müfettiş raporunda istenilen hususları tümüyle kapsamadığından 4 yıl önceki bu kararın iptalini istemenin usul ve yasaya aykırı, kötüniyetli ve yersiz olduğunu, 6. gündem maddesinde konuşulan ve 9. gündem maddesinde de ibrasına karar verilen yönetim kurulu faaliyet raporunun ibrasının hukuka aykırı olduğunu, zira Kooperatifler Kanununun 24. maddesi gereğince, yönetim kurulunun hazırlayacağı çalışma raporunu genel kuruldan 15 gün önce, kooperatif merkezinde üyelerin bilgisine sunmak zorunda olduğunu, oysa yönetim kurulu faaliyet raporunun genel kurulla aynı tarihli yani 27/09/2020 tarihli olduğunu, bu nedenle kanunun emredici hükmüne aykırı olması sebebiyle yönetim kurulu faaliyet raporunun ibrasına dair kararın iptali gerektiğini, aynı şekilde denetim kurulu faaliyet raporunun ibrasına ilişkin gündemin 10. maddesi ile alınan kararın da hukuka aykırı olduğunu, söz konusu raporun da genel kuruldan 1 gün önce düzenlenerek aynı tarihte yönetim kuruluna teslim edildiğini, denetim kurulu faaliyet raporunun içeriğinin, tıpkı yönetim kurulu faaliyet raporu gibi tümüyle taraflı, eski yönetime kin besleyen bir yapıda ve aslında yönetim kurulu tarafından yazıldığının açıkça belli olduğunu, yönetim kurulunun hazırlayacağı rapor denetim kurulunca denetlenmesi gerekirken denetim kurulu raporunun 1 gün önceki tarihli olduğunu ve yönetim kurulu faaliyetinin hukuka uygun olduğu hakkında kanaat bildirdiğini, gündemin 8. maddesinde konuşularak 11. maddesinde 30/09/2020 tarihi sonrasındaki bilançonun ibrasına karar verilmiş ise de, bilanço ile birlikte sunulan faaliyet Gelir/gider raporunun gerçeği yansıtmadığını, bu dönemde 395.893,14 TL imar barışı ödemesi yapıldığı açıklanmışken 53.000,00 TL'nin eski yönetimce bankadan çektiği bedel şeklinde gider olarak gösterildiğini, oysa imar barışı ödemesinin 1/4 hissesi eski yönetim tarafından bankadan çekilen paraların üzeri yönetim kurulu başkanınca şahsi olarak tamamlanmak suretiyle ödendiğini, böylece 53.000 TL'lik yapay bir gider oluşturulduğu gibi B Blok imar barışı için eski yönetimce ödenen 1/4 bedelin tamamı kooperatif kasasından ödenmiş gibi gösterildiğini, gerçek durumu yansıtmayan ve yeni yönetimin zimmetine yol açabilecek bu hesabın kabulü mümkün olmadığından 30/09/2019 tarihinden sonraki bilançonun ibrasına ilişkin kararın da hukuka aykırı olup iptali gerektiğini, gündemin 12. maddesinde, denetim kurul raporu gerekçe gösterilerek, denetleme kurulunca verilen önergeyle eski yönetim kurulu üyeleri hakkında mali sorumluluk davası açılması yönünde alınan kararın hukuka, anasözleşmeye, hakkaniyete ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, bu kararın gerekçesi olarak sunulan denetim kurulu raporu emredici hukuk kurallarına aykırı olarak düzenlendiği ve denetim kurulu bu rapora dayanarak önerge verdiği için alınan kararın hukuki dayanağının da sakat olduğunu, daha evvel 2015 ve 2016 genel kurullarında ayrıntılı izah edilen ve ibra alan konularda aleyhine dava açılmasına karar verilmesinin hukuku aykırı olduğunu, gündemin 14. maddesi ile kabul edilen tahmini bütçenin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira bütçede öngörülen gelirler 5.391.776,74 TL iken, giderlerin 3.050.162,55 TL olarak gösterildiğini, tahmini giderler çok daha azken, üyelerden katkı payı şeklinde ve bazı anlaşılamayan gelir kalemleri oluşturulması hukuka ve hakkaniyete, iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan 2020 tahmini bütçesine dair alınan genel kurul kararının da iptali gerektiğini belirterek 27/09/2020 tarihli genel kurulun 4-6-7-8-9-10-11-12 ve 14. gündem maddeleri ile ilgili alınan kararların yasa, ana sözleşme, hakkaniyet ve iyiniyet kaidelerine aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, aynı genel kurulun iptali istemi ile açılan İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 Esas sayılı davası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, davacılardan ..., ... ve ...'in 30/06/2020 tarihinde azledilen yönetim kurulu üyeleri olduğunu, ...'ın ise, azledilen kooperatif başkanı ...'nin kardeşi olup işbirliği halinde yaptıkları işlemlerle kooperatifi zarara uğratan kişiler olduğunu, nitekim 30/06/2019 tarihinde yapılan 2018 olağan genel kurulunda, kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı fiilleri nedeniyle yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ile denetçilerin azledilerek yerlerine yenilerinin seçilmesine karar verildiğini, 23/07/2019 tarihine kadar kooperatife ait banka hesapları dahil olmak üzere para, tüm defter, belge ve malların teslim etmekten kaçınmaları sebebiyle azledilen yönetim kurulu üyelerinin tasarrufu altında kaldığını,Temmuz ayı sonuna kadar ödenmesi gereken 115.000,00 TL imar borcu bulunmasına rağmen 22/07/2019 tarihinde tescili yapılan yeni yönetimin 23/07/2019 tarihinde ulaştığı banka kayıtlarında banka hesaplarının boşaltıldığının ve yönetimin azil tarihi olan 30/06/2020 tarihinde banka hesabında bulunan paranın da 01/07/2019 tarihinde azledilen kooperatif başkanı ...'nin hesabına geçirildiğinin tespit edildiğini, yine 11/07/2019 tarihinde ... Şti tarafından aleyhte yapılan arabuluculuk başvurusu ile kooperatifin 1.279,120,00 TL ve daha sonraki tarihte aleyhte başlatılan icra takibi ile 431.659,86 TL'lik bonolar ile muvazaalı ve usulsüz olarak borçlandırıldığının anlaşıldığını, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından tanzim ve imza edilen 1.279,120,00 TL bedelli bonoya istinaden müvekkili kooperatif aleyhinde başlatılan icra takibinde takip alacaklısının vekilliğini üstlenen avukatın, bonoya dayanak sözleşmelere kooperatif adına imza atmış olan azledilmiş yönetim kurulunun 3. üyesi olan davacı ... olduğunu, yine ibra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından 25.06.2019 tarihinde, ibra edilmeyen diğer yönetim kurulu üyesi ... lehine tanzim ve imza edilen 431.659,86 TL tutarlı bonoya dayalı müvekkili aleyhinde... sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, takip alacaklısının vekilliğini üstlenen avukatın, bonoya dayanak sözleşmelere kooperatif adına imza atan davacı ... olduğunu, kooperatif adına muvazaalı sözleşmeler imzalamak, usulsüz senet düzenlemek, bu yolla kooperatifi muvazaalı bir şekilde borçlandırarak zarara uğratmak ve sahte belge üretme fiilleri nedeniyle ..., ..., ... aleyhinde ceza soruşturması bulunduğu gibi imzası ile kooperatifi borç altına sokarak takip alacaklısı/davalı şirket lehine alacak yaratıp söz konusu şirketin vekilliğini üstlenmesi nedeniyle ... aleyhine baro nezdinde şikayetti bulunulduğunu, 04/09/2019 tarihli teslim tesellüm tutanağından da anlaşılacağı üzere; eski dönemelere ilişkin kooperatif defter ve evraklarının büyük bölümünün neredeyse tamamının eski yönetim tarafından teslim edilmediğini ve kendi ellerinde olduğunu, belgelerin asılları müvekkili kooperatif elinde bulunmadığından gerçekliklerinin şüpheli olduğunu,01/01/2019-30/06/2019 dönemine ilişkin 04/09/2019 tarihli mizan belgesine, dayanak belgelerinin çoğunluğu seçilen yönetime teslim edilmediğinden itibar edilemeyeceğini, 30/06/2019 tarihinde yapılan kooperatifin 2018 yılı olağan genel kurulunda, yönetim ve denetim kurulu faaliyetlerinin ibrasının; 2018 gelir-gider hesabı ve bilanço ibrasının oy çokluğuyla reddedildiğini, bilanço incelemesi ve ibrasının geriye bırakılmasının oy çokluğuyla kabul edildiğini ve ayrıca hesap tetkik komisyonu kurulmasına ve komisyon tarafından rapor hazırlandıktan sonra üyelere bilgi verilerek genel kurul çağrısı yapılmasına karar verildiğini, komisyonun, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen inceleme raporu ile tespit edilen banka kayıtları, eldeki makbuz, belge ve defterler üzerinden azledilen yönetim kurulunun 2019 yılı 30.06.2019 tarihine kadar olan faaliyetlerini inceleyerek rapor hazırladığını, 22/12/2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına katılan üyelere dağıtılan ve müzakere edilen rapor sonucunda, 2018 yılı bilançosunun ibrasının reddedildiğini ve azledilmiş olan davacı/yöneticiler hakkında tazminat davası açılmasına ve yasal girişimlerde bulunulmasına karar verildiğini, hem bu rapor hem de 27/09/2020 tarihli genel kurula sunulan denetleme kurulu raporundan da anlaşılacağı üzere azledilen yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’in 01/01/2007-31/05/2015 tarihleri arası dönem de dahil olmak üzere 30/06/2019 tarihine kadarki işlemlerinde sayısız usulsüzlük tespit edildiğini, bu nedenlerle adı geçenler ile ilgili kooperatifi zarara uğratmaları nedeniyle tazminat davası açılması ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiğini, iptali talep edilen kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olmadığı gibi kooperatif ve üyelerin menfaatine olduğunu, genel kurul çağrısının usulüne göre yapıldığını, alınan kararlar bakımından toplantı ve karar yeter sayılarının sağlandığını, genel kurulun 4. gündem maddesi ile, 2016 yılı olağan genel kurulunun 14. gündem maddesinde alınan kararın iptali oyçokluğu ile kabul edilmiş ise de, bu hususun sehven olduğunu, zira esasen iptali istenen kararın 2016 yılı olağan genel kurulunun 9. gündem maddesi ile alınan "yönetim kurulu raporuyla 01.01.2007 - 31.05.2015 tarihleri arası döneme ilişkin verilen bilgiler de göz önünde bulundurulmak suretiyle yönetim kurulunun ibrasına" şeklindeki karar olduğunu, söz konusu 14. gündem maddesinde, müfettiş raporu yönetim kurulunun 01/01/2007-31/05/2015 tarihleri arası faaliyeti ilişkin iken zimmet edildiği iddia edilen alacakların tahsili konusunda, bu konuların yargıya intikal ettiği gerekçesi ile herhangi bir karar verilmemesi ve bu konuda genel kurulda karar alınmamasına karar veren genel kurulun "yönetim kurulu raporuyla 01/01/2007-31/05/2015 tarihleri arası döneme ilişkin verilen bilgiler de göz önünde bulundurulmak suretiyle, yönetim kurulunun ibrasına" şeklinde bir karar verebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ibra kararının genel kurul ve divan yanıltılarak tutanağa geçirilen gabinle sakat bir karar olduğunu, 9. gündem maddesi uyarınca, yönetim kurulu raporunda ibra edilmemeyi gerektirecek bir usulsüzlük bulunmadığı gibi yönetim kurulunun tüm işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, davacıların genel kurul öncesinde raporları incelemeyi talep etmediğini, aksini ispat yükümlülüğünün davacılara ait olduğunu, 10. gündem maddesi ile denetim kurulu faaliyet raporunun ibrasının hukuka aykırılığı iddia edilmiş ise de, hiçbir üye ve davacıların, genel kurul öncesinde raporu incelemeyi talep etmediğini, raporda somut tespitlerin yer aldığını, denetim kurulunun, yönetim kurulunun hazırlayacağı faaliyet raporunu denetlemek gibi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, her bir kurulun kendi raporunu hazırlamakla sorumlu olduğunu, raporların ibra edilip edilmemesinin ise genel kurulun yetki ve sorumluluğunda olduğunu, genel kurulun 11. gündem maddesi ile ibra edilen 30/06/2019-31/12/2019 dönemine ilişkin bilançonun resmi kayıt ve belgelere göre düzenlenmesi sebebiyle ibranın hukuka aykırı olduğu iddiasının dinlenemeyeceğini, genel kurulun 12. gündem maddesiyle azledilen yöneticiler aleyhinde mali sorumluluk davası açılması kararı alınmasının usule ve hukuka uygun olduğunu, zira davacıların işbirliği içinde yaptıkları usulsüz işlemlerin müfettiş raporu, hesap tetkik raporu, teslim tesellüm tutanağı, kooperatif defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, gündemin 14. maddesinde tahmini bütçe ile, üyelere yeni bir ödeme yükümlülüğünün getirilmediğini, söz konusu ödemelerin, azledilen yönetim kurulunun görevi sırasında yapılan genel kurul kararlarına dayandığını ve halen ödememiş olanlardan tahsilinin öngörüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; asıl dava bakımından, davacının 21/01/2021 tarihli celseye duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen katılmaması ve herhangi bir mazeret de bildirmemesi sebebiyle HMK'nun 150/1 maddesi gereğince talebin yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren ise dosya 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, birleşen dava bakımından, davacılar tarafından iptal davasının 3 aylık yasal süresinde açıldığı, dava konusu genel kurul kararlarına muhalif olma şartının toplantı tutanağındaki muhalefet şerhi ile sağlandığı, toplantının açılması için gerekli çoğunluğunun mevcut olduğu, bilirkişi heyetince davacı ... (...)'ın üye kaydının bulunmadığı yönünde tespitte bulunulmuş ise de, davacının 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantı hazirun cetvellerinde isminin bulunması ve davalı tarafından davacının üye kaydının bulunmadığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olması nedeniyle davacı ... (...)'ın davalı kooperatif üyesi olduğunun anlaşıldığı, davalı kooperatif tarafından 27/09/2020 tarihli genel kurul çağrısının usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığı, toplantı ve karar nisaplarına uyulduğu, yapılan yargılama neticesinde, düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere; dava konusu oylama yapılan tüm genel kurul kararlarının toplantı ve karar yeter sayılarına uygun şekilde oy çoğunluğuyla alındığı, davacılar tarafından kararlara muhalif kalma dava şartının yerine getirildiği, alınan kararların genel kurulun takdirinde bulunduğu, kararlarda TTK'nun 445. maddesi kapsamında kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bir hal olmadığı, bu haliyle dava konusu genel kurul kararlarının iptalini gerektirir bir hususun bulunmadığı, davacılar tarafından yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetim raporunun genel kurulun 15 gün öncesinden tetkike hazır tutulmadığı, düzenlenen faaliyet ve denetim rapor tarihleri göz önüne alındığında bunun sabit olduğu ve bu durumun genel kurulun usule aykırı toplanmasına sebebiyet verdiği iddia edilmişse de, yönetim faaliyet ve denetim raporlarının 15 gün öncesinden üyelerin tetkikine hazır tutulmaması olgusunun tek başına ortakların bilgi edinme hakkının engellendiği veya sınırlandırıldığı anlamına gelmeyeceği, faaliyet raporunun ve denetim raporunun genel kurul sırasında okunduğu ve ortakların müzakeresine sunulduğu, ortaklara bu hususta söz hakkı verildiği genel kurul tutanağı ile sabit olup bunun aksi yönde yönetim faaliyet ve denetim raporlarının incelenmesinin ve müzakere edilmesinin engellenmesi suretiyle ortakların bilgi alma hakkının bertaraf edildiği veya sınırlandırıldığına yönelik bir ispatın söz konusu olmadığı ve yapılan usulüne uygun oylama neticesinde yönetim kurulu faaliyet raporları ve denetim kurulu raporlarının oy çokluğuyla kabul edildiği, bu yön itibariyle yönetim kurulu faaliyet raporunun ve denetim kurulu raporunun kabulüne ilişkin kararlarda iptali gerektirici bir hukuka aykırılık bulunmadığı, alınan genel kurul kararlarında kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bir hal olmadığından dava konusu genel kurul kararlarının iptal şartlarının bulunmadığı, dava konusu genel kurul kararlarının geçerli olduğu, iptaline karar verilmesini gerektirecek herhangi bir durumun bulunmadığı gerekçelerine istinaden ispatlanamadığından bahisle davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde asıl ve birleşen dava davacıları tarafından istinaf edilmiştir.Asıl dosya davacısı ... istinaf dilekçesinde; davayla ilgili tebligat eline ulaşmadığı için davayı takip edemediğini, yalnız yaşadığı ve gündüz çalıştığı için evde olmadığından bu durumun tebliğ sorunlarına yol açabildiğini, davanın 3 ay içinde yenilenmesine dair tebligatın da eline ulaşmadığını, kooperatife ait bilgi, belge, hesapların toplantıdan 15 gün önce hazır edilmediğini, ayrıca bu bilgilerin toplantı gününde, toplantının yapıldığı mekanda da ilan edilme zorunluluğu olmasına karşın orada da sergilenmediğini, bu hususun genel kurul kararlarının iptali için önemli bir gerekçe olduğunu, zira yönetim ve denetim kurulu raporlarının genel kurul tarihi ile aynı ve 1 gün önce tarihli olduğunu, yönetim kurulu faaliyet raporu, denetim raporu, bilanço ve tahmini bütçenin ibrasına ilişkin alınan kararların hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Birleşen dosya davacısı ... kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten sunduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece, yönetim ve denetim kurulu raporlarının genel kurulda okunması ve müzakere edilmesi yeterli görülmüş ise de, "Bilgi Edinme Hakkı, Bilanço" başlıklı Kooperatifler Kanununun 24. Maddesinin emredici olduğunu ve buna göre genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren raporların üyelerin tetkikine hazır tutulması gerektiğini, ayrıca genel kurul tutanağının 6. gündem maddesinde, raporun 01.01.2019-30.06.2019 dönemi ve 30.06.2019-31.12.2019 dönemi ayrı ayrı okunup oylanmışken sadece 30.06.2019-31.12.2019 döneminin okunduğunun tutanağa geçtiğini, yani yıllık raporun 6 aylık olduğunu, ibraya ilişkin 9. maddede ise sadece bu dönem için ibra kararı alındığını ve öncesi dönemin ibra edilmediğini, oysa yönetim kurulu raporlarının yasal olarak 1 yıllık hazırlandığını, belirli bir dönemi ibra edip etmemenin genel kurulun takdirinde olduğunu, bu nedenle 30.06.2019 tarihinden sonra seçilen yeni yönetim, 01.01.2019-30.06.2019 arası için herhangi bir rapor hazırlamadığı halde, bu döneme ilişkin 9. gündem maddesindeki ibra etmeme kararının hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceğini, yönetim kurulu raporunun genel kurul tarihi ile aynı tarihli olduğunu, denetim kurulu raporunun ise bundan bir gün önce hazırlandığını, bu nedenle her iki raporun da genel kuruldan 15 gün önce hazırlanmadığı için kanunun emredici hükmüne aykırı olduğunu, yönetim kurulunun hazırlayacağı rapor denetim kurulunca denetlenmesi gerekmekte iken denetim kurulu raporunun 1 gün önceki tarihli olduğunu ve yönetim kurulu faaliyetinin hukuka uygun olduğu hakkında kanaat bildirdiğini, gündemin 8. maddesinde konuşulan ve 11. maddesinde ibra edilen mali yılın yarısına yani 30.06.2019 sonrası bilançoya dair ibranın hukuka aykırılığıyla ilgili hiçbir değerlendirme bulunmadığını, bilanço ile birlikte sunulan "Faaliyet Gelir/Gider Raporu" gerçeği yansıtmadığı, bu dönemde 395.893,14 TL imar barışı ödemesi yapıldığı açıklanmışken 53.000,00 TL'de eski yönetimce çekilen bir gider kalemi gösterildiğini, oysaki bu paranın üstünün 115.100,00 TL'ye tamamlanmak suretiyle 30.06.2019 tarihli azilden sonra eski yönetici ... tarafından ödendiğinin izah edildiğini, buna dair ödeme makbuzunun sunulduğunu, 53.000,00 TL'lik bir gider olmasının söz konusu olmadığını, ...'nin azilden 1 ay sonra şahsi hesabından yaptığı ödemenin tümüyle kooperatif ödemesi gibi gösterildiğini, üstüne üstlük bu ödemenin tamamlanması için hesaptan çekilen paranın da gider gösterildiğini, bahsi geçen 53.000,00 TL'nin esasen yeni yönetimin zimmetine geçtiğini, kooperatif banka kayıtları incelendiğinde, B Blok imar barışı için 395.093,14 TL'lik bir ödeme yapılmadığının ve müvekkili ...'nin azilden sonra yaptığı ödemenin dahil edilerek bu bedelin gider gösterildiğinin görüleceğini, o halde ...'nin yaptığı ödemeye katılan bedelin gider gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ticari defterler ve imar barışı ödemelerine ilişkin banka kayıtları üzerinde inceleme yapmadan bu iddianın içeriğinin subut bulmasının veya aksinin ispatının mümkün olmadığını, gündemin 14. maddesi ile kabul edilen tahmini bütçede öngörülen gelirler 5.391.776,74 TL iken, giderlerin 3.050.162,55 TL olarak gösterildiğini, daha az gider için daha fazla gelir öngörülmesinin üyelere gereksiz ve hukuka aykırı yük olduğunu, tahmini giderler çok daha azken, üyelerden katkı payı şeklinde ve bazı anlaşılamayan gelir kalemleri oluşturulması hukuka ve hakkaniyete, iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan 2020 tahmini bütçesine dair alınan genel kurul kararının da iptali gerektiğini, kararın buna ilişkin bir gerekçe içermediğini, genel kurul gündeminin 12. maddesinde yönetim kurulu aleyhine mali sorumluluk davası açılmasının görüşülmesinin olmadığını, buna rağmen bu madde görüşülürken eski yönetim kurulu aleyhine denetim kurulu raporunun önerisi doğrultusunda mali sorumluluk davası açılması kararı alındığını, ancak hukuka aykırı olup iptali mutlak olan denetim kurulu raporunun içeriğine göre gündemde yer almayan önerinin hukuka uygun olduğunun ileri sürülmesinin de doğal olarak hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, genel kurul gündeminin yönetim kurulu kararı ile oluşturulup 1 ay öncesinden üyelere tebliğ edildiğini, denetim kurulu raporu içeriği ile genel kurul gündemi oluşturulmasının hukuk dışı olduğunu, genel kurulun 4. gündem maddesi ile 2016 yılı olağan genel kurulunun 14. gündem maddesi ile alınan kararın iptalinin istenildiğini, söz konusu 14. madde uyarınca ihtilaflı üye ve şahıslarla müzakere yapılması ve bu çerçevede sulh sözleşmesi yapılarak genel kurula sunulması doğrultusunda bir yıl sonraki genel kurula sunulan ve tahmini bütçeye yansıtılan bu sözleşmelere göre genel kurulca her bir üyenin ödeyeceği bedel belirlenerek onaylanmışken ihtilaflı borçlara ilişkin sözleşmelerden ve yapılan işlerden dönülmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu karar gereği onaylanan sözleşmelerin uygulandığını, hukuken ve fiilen böyle bir iptalin uygulanmasının mümkün olmadığını, kaldı ki 11.07.2021 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesinde, bu kararın sehven alındığı için iptali yönünde karar alındığını, ayrıca iptali istenilen kararın 2016 yılı genel kurulunun 9. gündem kararı olduğu ileri sürülerek 9. gündem maddesi hakkında iptal kararı verildiğini, bu kararın da hukuka aykırı olduğu için butlanının tespiti ve iptali için dava açıldığını, bununla beraber alınan kararın dava sonrasında 11.07.2021 tarihli genel kurulda sehven alındığı gerekçesiyle iptalinin istenilmesinin hukuka aykırılığın davalı yanca ikrarı niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Asıl dava 27/09/2020 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların; birleşen dava ise aynı genel kurulda alınan 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 14 numaralı kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava bakımından istinaf başvurusunun değerlendirilmesi:Mahkemenin 21/01/2021 tarihli duruşmasına sadece davalı vekili katılmış olup davalı vekilinin davayı takip etmeyeceğine yönelik beyanı sebebiyle Mahkemece taraflarca takip edilmeyen davanın HMK'nun 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Dava niteliği itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup basit yargılama usulü 6100 sayılı HMK'nun 316 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 320/4 maddesi uyarınca, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.Somut olayda, birleşen dosya davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde dosyanın yenilenmesi talep edilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan tebligatlara göre duruşma gününden haberdar olduğu anlaşılmasına rağmen asıl dosya davacısı tarafından yasal süresi içerisinde dava yenilenmemiştir.Bu nedenle Mahkemece asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Birleşen dava bakımından istinaf başvurusunun değerlendirilmesi: Davacılar vekili tarafından açılan dava ile davalı kooperatifin 27/09/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 14 numaralı kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı şekilde alındığından bahisle iptali talep edilmiş olup davalı ise buna karşılık davalı kooperatif vekili ise iptali talep edilen kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olmadığı gibi kooperatif ve üyelerin menfaatine olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde dava konusu genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik şartların bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Dava konusu 27/09/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve aşağıda belirtilen gündem maddelerinin iptali talep edilmiştir.- Gündemin "Kanun, anasözleşme ve iyi niyet esaslarına, genel kurul kararlarına aykırı yönetim kurulu kararı ile genel kurul kararlarının iptali" ile ilgili 4. maddesi ile, 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 14. maddesi ile alınan kararın iptali oylanmış olup 25 kabul 4 red oyu ile oyçokluğu ile kabul edilmiştir. Karara karşı davacılar muhalefet şerhi eklemişlerdir.- Gündemin "Yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması, müzakereye açılması" ile ilgili 6. maddesi ile, faaliyet raporunun 01.01.2019 - 30.06.2019 ve 30.06.2019 - 31.12.2019 dönemi olarak iki ayrı rapor şeklinde okunması ve müzakereye açılmasının önerildiği ve 29 kabul 3 red oyu ile kabul edildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacı ... muhalefet şerhi eklemiştir.-Gündemin "Denetim kurulu raporu faaliyet raporunun okunması, müzakereye açılması" ile ilgili 7. maddesi ile, denetim kurulu raporu okunarak 01.01.2919 - 30.06.2019 ve 30.06.2019 dönemiyle ilgili usulsüzlüklerin tespit edildiği açıklanmış ise de herhangi bir karar alınmamıştır.-Gündemin "Yönetim kurulunun hazırlamış olduğu 2019 yılı bilançosunun, gelir- gider hesabının okunması ve müzakereye açılması" ile ilgili 8. maddesi ile, bilançonun 01.01.2019 - 30.06.2019 ve 30.06.2019 - 31.12.2019 dönemi olarak iki ayrı şekilde sunularak ibrasının oylandığı ve 27 kabul oyuyla kabul edildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacıların muhalefet şerhinin bulunmadığı görülmüştür.-Gündemin "Yönetim kurulunun faaliyet raporunun ibra edilmesi" ile ilgili 9. gündem maddesi ile, yönetim kurulu raporunun 01.01.2019 - 30.06.2019 dönemi için 26 red oyuyla ibra edilmediği, 30.06.2019 - 31.12.2019 dönemi için 6 ret oyuna karşılık 26 kabul oyuyla ibra edildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacılar muhalefet şerhi eklemişlerdir.-Gündemin "Denetim kurulu raporunun ibra edilmesi" ile ilgili 10. maddesi ile, denetim kurulu raporunun 6 ret oyuna karşılık 24 kabul oyu ile ibra edildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacılar muhalefet şerhi eklemişlerdir. -Gündemin "Yönetim kurulunun hazırlamış olduğu 2019 yılı gelir gider hesabının kabul edilmesi, bilançonun ibra edilmesi" ile ilgili 11. maddesi ile, bilançonun ibrasının 01.01.2019 - 30.06.2019 ve 30.06.2019 - 31.12.2019 dönemi olarak iki ayrı şekilde ibraya sunulduğu, 01.01.2019 - 30.06.2019 arası dönem için 27 ret ve 6 kabul oyuyla ibra edilmediği, 30.06.2019 - 31.12.2019 arası dönemi için hazırlanan yönetim kurulu raporunun ise 27 ret ve 6 kabul oyuyla oyçokluğuyla ibra edildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacılar muhalefet şerhi eklemişlerdir.-Gündemin "Kooperatifin taraf olduğu ihtilaflar, yönetim kurulumuz tarafından yapılan şikayetler nedeniyle açılan soruşturmalar, yargıya intikal eden-etmemiş olan ihtilaflar ve yönetim kurulunun işlemleri hakkında bilgi verilmesi, durumun görüşülmesi, ihtitafların halli konusunda gereken kararların alınması ve kooperatif imkanlarından yararlananların ve üyelerin yükümlülüklerinin belirlenmesi" ile ilgili 12. maddesi ile, üyelere ek yükümlülük getirilmediği azıklanarak önceki genel kurullarda belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesinin istenildiği, ayrıca denetim kurulu raporunda belirtilen konularda azledilen yönetim kurulu hakkında tazminat davası açılması önerisinin müzakereye açılması neticesinde 6 ret oyuna kaşılık 28 kabul oyu ile azledilen yönetim kurulu hakkında denetleme kurulu raporunda belirtilen konularda tazminat davası açılmasına oyçokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacılar muhalefet şerhi eklemişlerdir.-Gündemin "2020 tahmini bütçesinin okunması, müzakere edilmesi, kabulü, kalemler arası aktarma yetkisinin verilmesi" ile ilgili 14. maddesi ile, 2020 tahmini bütçesinin müzakere edilerek oylanması neticesinde 25 kabul 6 ret oyuyla kabul edildiği anlaşılmıştır. Karara karşı davacılar muhalefet şerhi eklemişlerdir.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. Davacılar alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle iptallerini talep etmekte olup bunun dışında kararlara karşı yokluk yada butlan iddiaları bulunmamaktadır.Somut olayda, davanın yasal 1 aylık sürede 27/10/2020 tarihinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı ortak sayısına göre toplantıda hazır bulunan üye sayısı dikkate alındığında toplantı nisabı sağlandığı gibi nitelikli çoğunlukla alınması gereken bir karar bulunmadığından kararların oy çokluğu ile alındığı sabit olduğundan karar nisabının da sağlandığı anlaşılmıştır. Zaten davacıların da bu durumun aksine bir itirazı ve iddiası bulunmamaktadır. Bilirkişi raporu ile ortaklar defterinde ismine rastlanmadığı tespit edilen ...'in Mahkemece üye olduğu kabul edilmiş olup davalı kooperatif tarafından bu hususun aksine yönelik bir istinaf bulunmadığından adı geçen davacının üye olduğunu kabul etmek gerekmiştir.Dava konusu iptali talep edilen genel kurulun 6. maddesinde, yönetim kurulu faaliyet raporunun 01.01.2019 - 30.06.2019 ve 30.06.2019 - 31.12.2019 dönemi olarak iki ayrı rapor şeklinde okunması; 8. maddesinde ise, bilançonun 01.01.2019 - 30.06.2019 ve 30.06.2019 - 31.12.2019 dönemi olarak iki ayrı şekilde ibra edilmesi oylamaya sunulmuş olup icrai nitelikte bir karar alınmadığı görülmüştür. Kaldı ki 30/06/2019 tarihli genel kurulda yönetim ve denetim kurulu azledildiğinden bu tarihten öncesi ve sonrasının ayrı ayrı değerlendirilmesinde iptali gerektirecek bir husus da bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla bir bilanço döneminde iki ayrı yönetim kurulu görev yaptığından bunların hesaplarının da ayrı ayrı görüşülmesi gerekir. Ayrıca dava konusu iptali talep edilen genel kurulun 7.maddesinde ise oylamaya sunulmak suretiyle alınan bir karar yoktur. Bu nedenle davalı kooperatifin 27/09/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4, 9, 10, 11, 12 ve 14 numaralı kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı ve iptallerinin gerekip gerekmediğinin incelenmesi gerekmiştir. Öte yandan davacıların bu kararlara yönelik muhalefet şerhlerinin bulunduğu da genel kurul toplantı tutanağı ile sabittir.Dava konusu genel kurulun 4. gündem maddesi ile, 2016 yılı olağan genel kurulunun 14. gündem maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmiş olup davalı kooperatif cevap dilekçesinde bu hususun sehven olduğunu, zira esasen iptali istenen kararın 2016 yılı olağan genel kurulunun 9. gündem maddesi ile alınan karar olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili ise 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, dava konusu genel kurulun 4. gündem maddesi ile alınan kararın 11/07/2021 tarihli genel kurulda iptal edilerek bu sefer 2016 yılı olağan genel kurulunun 9. gündem maddesi ile alınan kararın iptaline karar verildiğini beyan etmiş olup beyan dilekçesinin ekine de söz konusu genel kurula ilişkin tutanağın suretini sunmuştur.O halde dava konusu genel kurulun 4. gündem maddesi ile alınan karar bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda HMK'nun 331/1 maddesi uyarınca, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte olup somut olayda, dava konusu 4 numaralı genel kurul kararı davalı kooperatif tarafından sehven alındığı gerekçesiyle iptal edildiğinden davacı davanın açıldığı tarih itibariyle davasında haklıdır. Açıklanan sebeplerle Mahkemece söz konusu genel kurul kararı yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmamıştır.Dava konusu genel kurulun 9. gündem maddesi ile, yönetim kurulunun faaliyet raporunun ibra edilmesi; 10. gündem maddesi ile, denetim kurulu raporunun ibra edilmesi; 11. gündem maddesi ile bilançonun ibra edilmesi hususları kararlaştırılmıştır."...Kooperatifler Kanunu'nun 24. maddesinde "Yönetim Kurulunun gelir gider farklarının dağıtım şekli hakkındaki tekliflerini ihtiva eden yıllık çalışma raporu ile bilanço ve denetçilerin 66 ncı madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri rapor genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile Kooperatif merkezinde ve varsa şubelerinde ortakların tetkikine amade tutulur.Talep eden ortaklara bilanço ve gelir gider farkı hesaplarının birer suretinin verilmesi mecburidir. Ortakların bilgi edinmek hakkı, anasözleşme veya kooperatif organlarından birinin karariyle bertaraf edilemez veya sınırlandırılamaz." hükmüne; anasözleşmenin 68/son cümlesinde "Bilanço ve netice hesapları genel kurulu toplantısından en az 15 gün önce kooperatif merkezinde ortakların incelemesine sunulur ve isteyenlere birer sureti verilir." hükmüne yer verilmiştir. Şayet bu yasa hükmüne uyulmamış ise, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinin yollaması ile TTK'nın 377. maddesi uyarınca, toplantının ertelenmesini talep etmek mümkündür..." (Yargıtay 23. HD'nin 2013/3763 Esas 2013/4062 Karar sayılı ilamı).Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, bilanço, gelir-gider farkı hesapları ve denetçilerin 66. ve 69. madde hükümlerine uygun olarak tanzim edecekleri raporlar, genel kurulun yıllık toplantısından en az 15 gün öncesinden itibaren bir yıl süre ile kooperatif merkezinde, varsa şubelerinde ve elektronik ortamda ...’te ortakların tetkikine amade tutulur.Ortakların bilgi edinmek hakkı, anasözleşme veya kooperatif organlarından birinin kararıyla bertaraf edilemez veya sınırlandırılamaz. (1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 24/1 maddesi). Aynı yönde hüküm 6102 sayılı TTK'nun 437. maddesinde yer almakta olup buna göre, finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur, bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur, her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir, bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. Somut olayda, yönetim kurulu yıllık çalışma raporu dava konusu genel kurulun yapıldığı 27/09/2020 tarihinde, denetleme kurulu raporu ise bundan bir gün önce 26/09/2020 tarihinde düzenlenmiştir. Bir üst paragrafta yer verilen yasa hükmüne uyulmamış ise de, Kooperatifler Kanununun 98. maddesinin yollaması ile 6102 sayılı TTK'nun 420. maddesi uyarınca toplantının ertelenmesini talep etmek mümkün olduğundan ve davacılar tarafından bu yönde bir talep ileri sürülmediğinden artık bahsi geçen raporların salt genel kurul tarihinden 15 gün önce hazırlanmamasının iptal sonucunu doğuracağı söylenemez. Kaldı ki Mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere yönetim ve denetleme kurulu raporlarının genel kurul sırasında ortakların müzakeresine sunularak ortaklara bu hususta söz hakkı verildiği genel kurul tutanağı ile sabit olup bunun aksi yönünde yani raporların incelenmesi ve müzakere edilmesinin engellenmesine yönelik genel kurul tutanağına yansıyan bir şerh ve itirazın bulunmadığı anlaşılmakla yönetim kurulu faaliyet raporu, denetim kurulu raporunun kabul edilmesi ve bilançonun ibrasına yönelik kararlarda kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yön bulunmadığından davacılar vekilinin bu hususlara yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. "...İptali istenilen genel kurul kararları, esas itibarıyla ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılması kararları olup, bu kararların tek başına uygulanabilir nitelikleri bulunmamaktadır. Bu kararlar yalnızca sorumluluk davası açılmasına olanak sağlayan kararlardır.Bu itibarla, ilgilileri hakkında sorumluluk davası açılmadıkça, daha önceki bir aşamada bu genel kurul kararlarının iptali için dava açılması mümkün değildir. (E.Çamoğlu, (Poroy/Tekinalp) 8.Bası, Sh.330 No:599 vd., H.Pekcanıtez, Prof.Dr.Kudret Ayiter’e Armağan, Sh.479, Prof.Dr.Erdoğan Moroğlu, Türk Ticaret Kanunu’na göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 3.Bası, Sh.220 ve 221) Nitekim, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları da bu yöndedir..." (Yargıtay 16 HD'nin 2008/3244 Esas 2008/6537 Karar sayılı ilamı).Davacı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... 30/06/2019 tarihli genel kurulda azledilmiş olup gündemin 11. maddesinde alınan karar ile 01/01/2019 - 30/06/2019 tarihleri arasındaki dönem için ibra edilmediği gibi ayrıca gündemin 12. maddesinde alınan karar ile de, azledilen yönetim kurulu hakkında tazminat davası açılmasına karar verilmiştir.Ancak eski yönetici olan davacılar hakkında açılan bir sorumluluk davası bulunmadığından tek başına ibra edilmeme ve tazminat davası açılması kararlarının iptalinin istenebilmesi de mümkün değildir. Ayrıca genel kurul gündeminin 12. maddesinde yönetim kurulu aleyhine tazminat davası açılmasının görüşülmesi bulunmasa da, gündemde olmayan konunun görüşülmesi hali yokluğu değil iptali gerektiren hallerden olup (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3554 Esas 2013/3820 Karar sayılı ilamı) somut olayda alınan kararın iptalini gerektiren bir hal bulunmadığı gibi belirtildiği üzere henüz böyle bir dava açılmamışken alınan kararın iptali de talep edilemez. Dava konusu genel kurulun 14. gündem maddesi ile alınan karar uyarınca tahmini bütçe okunarak kabul edilmiş olup hazırlanan tahmini bütçede belirlenen gelir ve giderlerin öngörülen rakamlara ulaşıp ulaşmayacağının ancak daha sonradan belli olacak bir husus olduğu, bu nedenle öngörülen rakamların altında ve üstünde durumların gerçekleşmesinin mümkün bulunduğu, bu nedenle tahmini bütçe ile üyelerden toplanmasına karar verilen ödemelerin gerçekten belirtilen amaçlarla kullanılıp kullanılmadığının da ancak sonraki genel kurullarda ortakların bilgisine sunulduğunda ortaya çıkacağı, bu nedenle dava konusu edilen genel kurul kararının iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davaların her birinin bağımsızlığını koruduğu nazara alındığında, asıl dava yönünden verilen karar bakımından istinaf başvurusu reddedildiğinden asıl dava yönünden verilen hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmemiş olup sadece birleşen davada verilen hüküm kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Öte yandan, davacılar dava konusu genel kurulda alınan 9 ayrı kararın iptalini talep etmiş olup yukarıda yapılan değerlendirme ve bu doğrultuda varılan sonuca göre, genel kurulun 4. gündem maddesi ile alınan karar bakımından davanın konusuz kaldığı, diğer iptal talebine konu 8 ayrı karar bakımından ise iptal talebinin yerinde olmadığı gözetildiğinde tarafların haklılık oranının "1/9" şeklinde olduğu kabul edilerek ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri de bu esasa göre paylaştırılmıştır. Ayrıca her iki taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olup yargılama harçlarının ise davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın davacısı ...'in ilk derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 17/06/2025 tarihinde vefat etmesi sebebiyle karar başlığında mirasçıları gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl dosya davacısının istinaf başvurusunun reddine, birleşen dosya davacılarının ise istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının birleşen dosya yönünden kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında dava konusu iptali talep edilen genel kurulun 4. gündem maddesi ile alınan karar yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu genel kurulda alınan diğer iptali talep edilen kararların iptaline yönelik davanın ise reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Asıl dosya davacısının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Birleşen dosya davacılarının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ İLE, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 Esas, 2021/651 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilen İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/614 Esas, 2020/649 Karar sayılı dosyası hakkında Mahkemece verilen 16/09/2021 tarihli kararın 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden birleşen dava yönünden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)-Dava konusu iptali talep edilen 27/09/2020 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesi ile alınan karar yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,-Dava konusu 27/09/2020 tarihli genel kurulda alınan diğer iptali talep edilen kararlar yönünden DAVANIN REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 54,40 TL peşin harcın toplamından oluşan 108,80 TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, d)Davacılar tarafından yapılan toplam 3.000,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 333,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,f)Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, g)Davalı kooperatif kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden;4-Asıl dava bakımından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın müteveffa davacının mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Birleşen dava bakımından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacılar tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Birleşen davada davacılar tarafından yapılan 175,00 TL istinaf yargılama giderleri ile yatırılan 221,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 396,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2025