Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1094 E. 2025/775 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1094
Karar No
2025/775
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1094 Esas - 2025/775 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1094 KARAR NO : 2025/775

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2022 NUMARASI : 2018/681 Esas 2022/446 Karar DAVACILAR : VEKİLİ : İFLAS MASASI VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Yönetim Kurulu Kararının İptali DAVA TARİHİ : 08/10/2018 KARAR TARİHİ : 04/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025

Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 5.333.333,00TL sermayeli ... Yapı ve Mühendislik A. Ş.'nin ... ... %22,77 ve ... ... %0,17 oranında hisseye sahip ortağı olduğunu, ... Yapı ve Mühendislik A.Ş.'nin 06.05.2016 tarihinde yapılan ve 20.05.2016 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilen son genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğine seçilen ... ... % 26,67 Pay Sahibi, ... ... %0,17 Pay Sahibi, ... ... ... % 0,17 Pay Sahibi ve ... ... % 0,17 Pay Sahibi tarafından şirket yönetiminin yürütüldüğü, davalı şirketin en önemli yarlıklarından birisinin 3.522.000,00TL sermayeli ... Enerji Santralleri Tesisi A.Ş.'nin nama yazılı %47 oranında hissesi bulunduğu, .......A.Ş.'nin Türkiye Elektrik Kurumu ile müşterek kurulan bir enerji şirketi olduğu, Şirketin hisselerinin pay başına nominal değerinin 1,00TL ve Davalı şirketin %47 payı karşılığının 1.655.340 adet ve 1.655.340,00TL tutarında olduğu, davalı şirketin 2013 ve 2016 yıllarında yapılan olağan genel kurullarında ......A.Ş.'nin hisselerinin satışına ilişkin yönetim kuruluna herhangi bir yetki verilmemesine rağmen, yönetim kurulunun 08.07.2016 tarihinde yapılan ve 14.07.2016 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edilen 117 no'lu kararı ile söz konusu %47 oranındaki 1.655.340,00 TL tutarındaki paya ilişkin hisseleri “... Üretim Teknik Servis Turizm Mühendislik Yapı ve Ticaret A. Ş."ne beher hisse bedeli 0,001 kuruştan sattığını, toplam bedelin 1.655,34 TL olduğu, satışı yapan ve satın alan şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin aynı kişilerden oluştuğu, hisseleri satın alan ... Üretim Teknik Servis Turizm Müh. Yapı ve Ticaret A.Ş.'nin 100.000,00 TL sermaye ile kurulmuş bir şirket olup, ortaklarının hisse paylarının ... ... %75, ... ... %10, Füsun ... %5, ... ... ... %5 ve ... ... %5 şeklinde olduğu, diğer taraftan ......A.Ş.'nin yönetim kurulu; 10.02.2015 tarihinde ödenmeyen sermaye payları 1.670.000,00TL için ortaklara iki kez apel çağsısında bulunduğu, bu çağrılarda ... ...'tan %12,84 oranındaki payına karşılık nominal değer 1,00 TL üzerinden 214.382,66 TL istendiği, Apel çağrısında 1,00 TL nominal değer dikkate alınırken, her nasılsa %47'lik payın satışında beher hisse değerinin 0,001 Kuruştan gerçekleştirildiğini, bu yolla şirketin 1.653.684,65 TL zarara uğratıldığı, davaya konu edilen 08.07.2016 tarihli yönetim kurulu kararının TTK 408/2-f, 395,393 ve 562/5-d maddelerine aykırı olduğu, TTK'nun 408/2 maddesinde genel kurulun devredilemez yetkilerinin sıralandığını, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı f bendinin genel kurulun devredemeyeceği yetkileri arasında olduğu, bu nedenle satış işleminin yönetim kurulu kararı ile gerçekleştîrilemeyeceği, TTK'nun 391. maddesinde yönetim kurulunun hangi kararlarının batıl olduğunun açıklandığı, d bendinde ise diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararların batıl olduğu hükmünün yer aldığı, TTK'nun 395. maddesinde şirketle işlem yapma ve borçlanma yasağına ilişkin hükümlerin yer aldığı, yönetim kurulu üyelerinin genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi arasında herhangi bir işlem yapamayacağını belirttiği, kendilerine ait olan ... Üretim Teknik Servis Turizm Müh. Yapı ve Ticaret A. Ş.'ye yapılan satış işleminin şirketle işlem yapma yasağına da aykırı olduğu iddia ederek davalı şirkete ait 08.07.2016 tarihli, 117 sayılı yönetim kurulu kararının 6102 Sayılı TTK'nın 391, 395 ve 408. maddelerine aykırı olması nedeniyle mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin konu ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verdiğini, ancak verilen kararda gerekçe bulunmadığını, ayrıca bu karar verilirken teminat alınmadığını ve alınmama gerekçesinin gösterilmediği beyan ederek davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacının iddia ettiği gibi önemli miktarda şirket varlığı satışının söz konusu olmadığını, 6102 Sayılı TTK'nun önemli miktardan ne anlaşılması gerektiğini açıkça belirtmediğini, bunun ancak yargı kararı ile belirlenebileceği, davaya konu pay satışı öncesinde ulusal ve uluşlararası mali kurumlar ve yargı kuruluşları nezdinde geçerliliği olan değerleme raporlarında, ......A.Ş.'nin değerinin, net aktif değeri, tasfiye değeri ve defter değeri yöntemlerine göre 0 (sıfır) olarak hesaplandığını, dolayısıyla sıfır değer biçilen bir varlığın satışının önemli miktarda varlık satışı olarak nitelenemeyeceğini, değeri bulunmayan şirket hisseleri için fazladan 1.655,35 TL ödenmiş olmasının davalı şirketi zarara sokmak yerine aksine kar elde etmesini sağladığı, mahkemenin hisse satış tarihini baz alarak bilirkişi incelemesi ile bu hususu tespit edebileceğini, yapılan satış işleminde şirketle işlem yasağına aykırılık olmadığını, yapılan işlemin tamamen bağımsız tüzel kişiliğe sahip şirketler arasında gerçekleştiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu olan işlemlerden ......A.Ş.'nin hisselerinin satışına yönelik işlemin 08.07.2016 tarihli 117 nolu yönetim kurulu kararının yönetim kuruluna verilen görev ve yetki kapsamında alınmış bir karar olduğu, TTK 408/2-f kapsamında “önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı” şeklinde değerlendirilmeyeceği, iştirak hişselerinin satış değerinin hesaplanmasında 01.06.2016 tarihli şirket değerlendirme raporunun dikkate alındığında, raporda şirketin bir değerinin olmadığı, her bir hisse satış değerinin 0,01 olarak belirlendiği, genel kurul tarafından yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395-,96 maddeleri gereğince herhangi bir kısıtlama olmaksızın gereken iznin verildiği, dolayısıyla TTK'nun 395-396. maddelerine bir aykırılık bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, ancak davalı şirkete ait genel kurul toplantıları tutanakları incelendiğinde; dava dışı ... ... ve ... ...'ın dava konusu 08/07/2016 tarihli yönetim kurulu toplantısına katıldığı ve oy kullandıkları görüldüğü, bu kişiler hakkında 01/07/2015 tarihinde iflas kararı alındığı ve müflis ilan edildikleri, bu sıfatlarıyla katıldıkları genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gereken hususlardan olduğu, bu sonucun, ... ... ve ... ... hakkında iflas kararı ilan edilmesi ile doğan hukuki sonuç olduğundan ayrıca iflas kararının kesinleşmesine gerek olmadığı, hatta davalı şirket yöneticilerinin iflasına 01.07.2015 tarihinde Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince karar verildiği, TTK uyarınca yönetim kurulu üyelikleri düşen müflis ... ... ve müflis ... ... icra dairesine başvurarak, yönetim kurulu üyeliklerinin devamına, yeniden seçilebilmelerine ve genel kurul toplantılarında oy kullanmalarına müsaade eden bir yazı verilmesini talep ettiği, Ankara 21. İcra (İflas) Dairesi memuru da 29.04.2016 tarihli “yetki belgesi” başlıklı belge ile müflislerin taleplerine uygun bir yazı verildiği, İcra Müdürlüğünün bu işlemi davacı vekili tarafından şikayet yoluna götürüldüğü ve iptali istenildiği, Ankara 15. İcra Mahkemesi Hakimliği' nin bu talebi reddettiği, İstinaf üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, icra mahkemesinin verdiği kararı kaldırarak yetki belgesini iptal ettiği, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/13036 -K.2020/6667 sayılı kararı ile temyiz itirazları reddedilerek Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararı onandığı, bu nedenle davalı şirkete ait 08/07/2016 tarihli yönetim kurulu kararının müflis ... ... ve ... ...'ın kendi başlarına iflas idaresi olmaksızın katılması nedeniyle yok hükmünde sayılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne davalı şirket yönetim kurulunun 08/07/2016 tarihli 117 numaralı kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iflas kararının kesinleşinceye kadar yönetim kurulu üyeliğinin devam edeceğini, nitekim, şahsi iflas kararının iflas tasfiyesini yürüten iflas idare memurlarının haklarında iflas kararı verilen kişilerin yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden düştüğü bilgisini, iflas kararının verildiği 01.07.2015 tarihinde değil, iflas kararının kesinleştiği 21.11.2018 tarihinden sonra, 05.03.2019 tarihinde Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne tebliğ ettiklerini, mahkemece yönetim kurulu üyeliğinin düştüğüne ilişkin görüşün dayanağının, iflas müdürlüğünden alınan yetki belgesinin yargı kararıyla iptal edildiği düşüncesi olduğunu, oysa karar incelendiğinde, sadece belgeyi düzenleyenin yetkisinin olmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, yoksa haklarında iflas açılan yönetim kurulu üyelerinin üyeliklerinin, iflasın açıldığı anda düştüğüne dair bir hüküm ya da tartışma içermediğinin açık olduğunu, ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapıldığını ve önceki içtihatlara aykırı karar verildiğini, müvekkili şirketin 23.05.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında da, yönetim kurulunca tesis edilen dava konusu işleme genel kurulca onay verildiğini, bu onayın, 2013, 2016 ve 2019 yıllarında yapılan genel kurullarda da verildiğini, mahkemenin şirketin iradesini yansıtan genel kurul kararlarını yok saymasının kabul edilemeyeceğini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı şirketin 08/07/2016 tarihli ve 117 sayılı yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil kayıtları, genel kurul kararları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/488 Esas 2015/377 Karar sayılı dosyada, SPK tarafından ... ..., ... ... ve ... ... aleyhine iflas talebiyle açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilerek davalıların şahsi iflaslarına, 01/07/2015 günü saat 11:44 itibarıyla iflasın açılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 21/11/2018 tarihinde kesinleştiği dosya içeriğiyle sabittir. Dava konusu Yönetim Kurulu Kararının incelenmesinde; davalı ... Yapı ve Mühendislik A.Ş.'nin dava konusu 08.07.2016 tarihli 117 nolu yönetim kurulu kararında; şirketleri olarak ... Yapı ve Mühendislik A.Ş.'nin ... Elektrik Santralleri İşletme A.Ş.'deki iştirak hisselerinin tamamını 4 Temmuz 2016 tarihli yönetim kurulu kararında ... Üretim Teknik Servis Turizm Madencilik Yapı Ve Ticaret A.Ş.'ye pay devrini uygun bulduğu, şirketin bundan sonra kararın tescili ve ilanı için 08.07.2016 tarihinde başvurduğu, pay devri sonucu olarak şirketlerinin, ... Üretim Teknik Servis Turizm Madencilik Yapı Ve Ticaret A.Ş.'ne paylarının tamamını devrederek ... Elektrik Santralleri İşletme A.Ş.'den ortaklıktan çıktığı, ... Elektrik Santralleri İşletme A.Ş.'deki YAT paya denk gelen 1.655.340 adet iştirak pay senetlerini 1.655,35 TL karşılığı ... Üretim Teknik Servis Turizm Madencilik Yapı Ve Ticaret A.Ş.'ne satılmasına iştirak pay satışının ticaret sicilinde ilan edilmesine oybirliği ile karar verildiği, kararın 14.07.2016 tarihli, 9115 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı görülmüştür. Davalı şirketin 06.05.2016 yılında gerçekleştirilen Genel Kurulunda; davalı şirketin yönetim kurulu üyeliklerine ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ...'nın 3 yıl süre ile görev yapmak üzere seçilmelerine oybirliği ile karar verildiği, davalı şirketin 06.05.2016 tarihli, 2016/1 nolu yönetim kurulu kararında ise, olağan genel kurul toplantısına göre 3 yıllığına seçilen yönetim kurulu üyelerinden yönetim kurulu başkanlığına ... ..., yönetim kurulu başkan yardımcılığına ... ..., yönetim kurulu üyeliklerine ... ... ... ve ... ...'nın bir yıl için seçilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı yan eldeki davada, davacıların davalı şirketin ortağı oldukları, davalı şirketin yönetim kurulunun 08/07/2016 tarihinde almış olduğu ve 14/07/2016 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan 117 no'lu kararında; şirketin aktifinde bulunan ... Enerji Santralleri Tesisi A.Ş.'nin %47 hissesine tekabül eden 1.655.340,00 TL bedelle ... Üretim Teknik Servis Turizm Mühendislik Yapı ve Ticaret A.Ş'ye satışına karar verildiğini, anılan yönetim kurulu kararının TTK'nun 408/2-f, 391/d, 393, 395 ve 562/5-d.maddelerine aykırı olduğunu iddia ederek 08/07/2016 tarihli 117 no'lu yönetim kurulu kararının butlanına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, dava konusu yönetim kurulu kararında imzası bulunan ... ... ve ... ...'ın karar tarihi itibariyle şahsi iflaslarına karar verildiği, bu nedenle iflas idaresi olmaksızın yönetim kurulu toplantısına katılmaları nedeniyle dava konusu yönetim kurulu kararının batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, dava konusu yönetim kurulu karar tarihinde şahsi iflaslarına karar verilen ... ... ve ... ...'ın yönetim kurulu toplantısına kendi başlarına katılıp katılamayacaklarına, iflas kararının kesinleşmesinin gerekip gerekmediğine, kararın ... ... ve ... ...'ın oy kullanmaları nedeniyle batıl olup olmadığına ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu yönetim kurulu kararında yönetim kurulu üyesi sıfatıyla toplantıya katılan ve kararda imzaları bulunan dava dışı ... ... ve ... ...'ın dava konusu 08/07/2016 tarihli yönetim kurulu toplantısına katıldığı ve oy kullandıkları görülmektedir. Bu kişiler hakkında 01/07/2015 tarihinde iflas kararı alınmış ve müflis ilan edilmişlerdir. Mahkemece, ... ... ve ... ... hakkında iflas kararı ilan edilmesi ile doğan hukuki sonuç doğurduğundan ayrıca iflas kararının kesinleşmesine gerek bulunmadığı, 01.07.2015 tarihinde iflasın açılması ile birlikte TTK uyarınca yönetim kurulu üyelikleri düşen müflis ... ... ve müflis ... ...'ın davalı şirkete ait 08/07/2016 tarihli yönetim kurulu kararının müflis ... ... ve ... ...'ın kendi başlarına iflas idaresi olmaksızın katılması nedeniyle yok hükmünde sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, Dairemizce yapılan değerlendirmede yönetim kurulu üyeliğinin düşme anının, müflis sıfatının kazanılması anına göre tespit edilmesi gerektiği, ticaret mahkemesinin verdiği iflas kararı ile iflasın açıldığı ve iflas kararının verildiği anda müflis sıfatının alındığı, nitekim İİK'nun 165/1.maddesinde iflasın hükümle açılacağının ve açılma anının hükümde gösterileceğinin düzenlendiği, bu belirlemenin, yıl, ay, gün, saat ve dakika olarak belirtildiğinden iflasın hukuki sonuçlarının bu an itibariyle ortaya çıktığı, yine İİK'nun 164/3.maddesinde, iflas kararına karşı kanun yoluna başvurulmasının, iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani olmayacağının açıkça düzenlenmiş olması karşısında iflasın kesinleşmesinin beklenilmesine gerek olmaksızın iflasın açılması ile yönetim kurulu üyeliği sıfatının sona ereceğinin kabulü gerektiği kanaatine varılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan müflis bir kişinin yönetim kurulu üyeliğine devam edeceğinin kabulü şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki ilişki ister hizmet ister vekalet olarak yorumlansın özü itibari ile güven, özen ve sadakat ilkelerine de aykırı olacaktır. SPK'na tabi bir şirketle 3.kişilerin haklarının daha da özen korunduğu gözetildiğinde bu husus ayrıca önem arz etmektedir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1094, K. 2025/775, T. 04.07.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2022-1094-e-2025-775-k-faed9c402172