İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/157 E. 2026/133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/157
- Karar No
- 2026/133
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/157 Esas KARAR NO : 2026/133 Karar
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın talebi üzerine icra dairesi tarafından banka haczi kararı verildiğini, müvekkilinin banka hesaplarına haciz uygulandığını, bahse konu davalının iddia ettiği hizmete ilişkin faturanın müvekkiline düzenlendikten icra takibinden önce tebliğ edilmemiş olduğunu, ilgili icra dosyasında ödeme emrinin müvekkilinin bilinen veya en son adresine tebliğ edilmemiş olması ve bu sebeple müvekkilin haklı itirazının değerlendirilmemiş olduğunu, davalının iddia ettiği hizmete ilişkin alacak taleplerinin herhangi bir belge ile delillendirilmemesi hususlar dikkate alındığında ihtiyati tedbirin yaklaşık ispat şartlarının gerçekleşmiş olduğunu icra dosyasında cebri icra işlemlerine devam edilmesinin müvekkilinin hayatını oldukça kötü etkilediğini, kötü niyetli davalı tarafından başlatılan icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamaz ise davanın müvekkilinin lehine sonuçlanması müvekkiline bir fayda sağlamayacağını telafisi imkansız sonuçların önüne geçilebilmesi belirtilen sebepler dikkate alınarak icra takibinin bedelsiz olarak, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda mahkemece belirlenecek teminat karşılığında tedbiren takibin durdurulması kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığı, fatura borçlarının ödendiğinin iddia edildiğini, söz konusu iddianın soyut olduğunu, işbu soyut iddianın aksi somut veriler ile Bakırköy İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında mevcut olduğunu, 26.12.2022 Tarihli ve .... Fatura Numaralı ticari fatura davacı (borçlu) firma tarafından müvekkili firmaya ödenmediğini, işbu hususun aksi yalnız yazılı deliller ile ispat olunabilecekken davacı (borçlu) tarafından ilgili fatura bedelinin ödendiğine dair herhangi bir geçerli ödeme belgesi sayın mahkemeye sunulamadığını, öte ... yine davacının ilgili fatura borcundan dolayı borcunu ispata yarar müvekkili firma cari hesap eksteresi kayıtlarını da cevap dilekçesi ekinde sunduklarını, ispat yükü kendisinde olan davacı ... ilgili fatura bedelinin ödendiğinin ispat edilemediğini, zira ödenmediğini, davacı tarafından ödeme emrinin tebliği işleminde usule aykırılık yapıldığının iddia olunduğunu, davacı firmanın bir özel tüzel kişiliğe haiz kurum olmakla beraber bu sebeple davacı (borçlu) firmanın Eletronik Tebligat adresinin mevcut olduğunu, ilgili kişiye yine tebligatın elektronik yol ile yapılması gerektiğini, müvekkili firma ile davacı ... arasında ekte sunulan Cari Hesap Eksterinden de görüleceği üzere birçok ticari ilişki meydana geldiğini, 26.12.2022 Tarihli ve ... Fatura Numaralı ticari fatura davacı (borçlu) firma tarafından müvekkili firmaya ödenmediğini, bu sebeple davacı ... borçlu konumda olduğunu, neticede icra takibinin haklı olduğundan, davacı (borçlu) ... 26.12.2022 Tarihli ve ... Fatura Numaralı ticari faturayı ödediklerine dair herhangi bir yazılı ödeme belgesi sunulmadığından, davacının hukuk dışı iddialarının gözetilerek ödeme sürecini uzatması dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğinden, davacı ... ikame olunan haksız davanın reddine ve ödemenin yapılarak müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi adına Bakırköy İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyadaki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı(borçlu) üzerinde bırakılmasına ve işbu haksız dava ile kötü niyetli olarak ödeme sürecini geciktirdiğinden davacı (borçlu) ... aleyhine takip konusu asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, İİK 72 uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 11/02/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Uyuşmazlık, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu 06/12/2022 tarihli fatura nedeni ile davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir. Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas Sayını dosyası incelendiğinde; Davalının davacı aleyhine 1.027,78-Euro üzerinden takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak 26/12/2022 tarihli fatura gösterildiği, 14/01/2025 tarihinde takibin kesinleştiği,26/02/2025 tarihinde borcun tamamının yatırıldığından bahisle hacizlerin fekkine dair tensiben karar verildiği görüldü. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 05/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Davacı, ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında 15.01.2025 tarihinde başlatılan takip konusu ... nolu 1.027,78 EUR’luk (37.748,92 TL) alacağın tamamının ödendiğini, borçsuzluk tespiti talep etmektedir. Davalı ise, Söz konusu fatura bedeline ilişkin ödemeyi ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... başlatılan takip itibarıyla davacı defterlerinde 58.548,27 TL alacak bakiyesi, davalı defterlerinde 37.659,41 TL borç bakiyesi görülmüştür; taraflar arasındaki net bakiye uyuşmazlığı 20.888,86 TL’dir. Huzurdaki davaya konu edilen 15.01.2025 tarihli ... nolu fatura bedelinin tamamı ödenmemiş olduğu ve 1.027,78 Eur Tetra’nın alacağı olduğu anlaşılmaktadır. " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce davacı vekilinin itirazları 04/08/2025 tarihli rapor ile TBK. 102 maddesinin birden çok borçta borçlu ile alacaklının bildirimi ve kanuna göre ödeme durumunu düzenlemesi de dikkate alınarak dosyanın talimat mahkemesince düzenlenen rapordaki bilirkişi heyetine tevdii ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında menfi tespiti davasına konu 26.12.2022 tarihli 1.027,78Euro bedelli fatura bakımından inceleme yapılmak sureti ile ek rapor alınmasına karar verilmiş ve dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Tüm bu veriler ve yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere; Tarafların 2021-2024 yıllarına da E-Defter mükellefi olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizce davalının davacıdan Kur Farkı isteyebileceği Kanaatinde Olunması Durumunda; 2.1. Davalının davacıdan 2.309,17 EURO alacaklı, davacının keşide etmiş olduğu faturalardan kaynaklı olarak davacıya 1.410,13 TL borçlu olduğu, 2.2. Ancak davalının bu alacağının dayanağının ... nolu 30.03.2023 tarihli 18. Sırada yer alan faturadaki bakiye bedel ve .... Nolu 26.10.2023 tarihli 19. Sıradaki fatura olduğu, davalının İstanbul Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasındaki takip dayanağının 1.027,78 EURO bedelli 26.12.2022 tarihli .... nolu fatura olduğu, davacının TBK 102. Maddesi uyarınca bu fatura bedelini ödediği, Sayın Mahkemenizce davalının davacıdan Kur Farkı isteyemeyeceği Kanaatinde Olunması Durumunda; 3.1. Davacı ticari defterlerine göre Davacının davalıdan 58.548,27 TL alacaklı olduğu, 3.2. Davalı ticari defterlerine göre davalının davacıdan 37.659,41 TL alacaklı olduğu, 3.3. Taraf ticari defterleri arasındaki farkın 96.208,56 TL tutarlı kur farkından kaynaklandığı anlaşıldığından, davalının kur farkından kaynaklanan alacağı hesaplamadan çıkartılması durumunda davacının davalıya fazla ödeme gerçekleştirdiği, bu fazla ödeme tutarının 58.548,27 TL olduğu, " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Menfi tespit davasının yargılaması devam ederken ihtiyati tedbir kararının (İİK m. 72/2-3) verilmemiş olması nedeniyle, takibe devam edilmiş ve takip konusu borç alacaklıya ödenmişse, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (İİK m. 72/6). Yani mevcut menfi tespit davası sonuçlanmadan önce borcun alacaklıya ödenmesiyle, menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşür. Somut olay bakımından dosya incelendiğinde; davalı taraf davacı taraf aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas dosyasında, 26/12/2022 tarihli fatura yönünden takip başlatıldığı, iş bu davanın takibe ilişkin borçlu olunmadığından bahisle İİK 72 uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmış olup, bilirkişi incelemesinde ise kur farkı istenilip istenilemeyceğine göre iki ayrı husus değerlendirilerek inceleme yapılmış ise de, bu yapılan incelemede cari hesap bakımından değerlendirme yapılmıştır. Oysa dava konusu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas dosyasında, 26/12/2022 tarihli fatura olup 15/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun 13. Sayfasında her iki türlü hesaplamada da davacının 26/12/2022 tarih 1.027,78-Euro ... nolu faturanın davacı tarafından ödendiği tespit edilmiş, ilk ihtimalde davalının cari hesap nedeni ile alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu hali ile her iki ihtimalli incelemede de davacının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe konu 26/12/2022 tarih 1.027,78-Euro ... nolu faturanın ödendiğinin tespiti, takibin cari hesap ilişkisine dayalı olmadığı da anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacının kötüniyet tazminat talebi bakımından ise, menfi tespit davasında kötüniyet tazminatına (İİK m. 72/5) hükmedilmesi için alacaklının icra takibinde haksız olması, takibi kötü niyetle (borçlu olmadığını bildiği halde) yapması, borçlunun davayı kazanması ve tazminat talebinde bulunması şart olup davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği de anlaşılmakla reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar mahkememizce kısa kararda istinaf yasa yolu açık bırakılmış ise de dava değeri 37.748,92-TL olduğu istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmakla HMK madde 304 uyarınca mahkememizce re'sen tashih edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın İİK madde 72 uyarınca KABULÜNE, 1-Davacının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK 72/5 şartları oluşmadığından Reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.578,63-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 644,66-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.933,97-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 644,66-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.347,56-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 10.182,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 37.748,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı