İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/201 E. 2026/157 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/201
Karar No
2026/157
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/201 Esas KARAR NO : 2026/157 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 06/03/2025 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirketin davacı ------- 03/10/2024 tarihinde ------- - ------- arası nakliye işini icra ettirdiğini, nakliye işi icra olduktan sonra alacağını tahsil edemediğini, nakliye alacağı olan fatura miktarı bedeline icra takibi başlatılmış olup davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz etmiş olup takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olup yapılan başvuru sonucunda da anlaşmama tutanağı düzenlenmesi üzerine davanın açılması zaruriyeti hasıl olduğunu, davalı borçlu şirketin icra takibine itiraz edilirken belirtilen faize yönelik itirazı da kabul etmediklerini, Türk Borçlar Kanunun 387'nci maddesinin ikinci fıkrasında ticari nitelikte ödünç Sözleşmesinde taraflarca kararlaştırlmamış olsa dahi faiz istenebileceği hükme bağlandığını, borcun muaccel olduğu an taşıma işleminin sona erdiği 03/10/2024 tarihi olup, taraflarca belirtilen nakliyenin teslim edildiği tarih taşıma işleminin sona ermesiyle ödenmesi gereken meblağın ödenmemesi sebebiyle faizin o tarihten itibaren işletilmesi yasaya uygun olduğunu, ilgili takip sonrası borçlu tarafından sunulup, takibin durdurulmasına sebebiyet veren haksız itirazın iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan ve resen göz önünde bulundurulacak sair sebepler çerçevesinde, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve takibin devamına en az %20'lik icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi ve yasa hükümlerinin somut olayda uygulanabilir hale getirilebilmesi için mahkemenize başvurma zarureti hasıl olduğunu, davalı borçlunun --------- İcra Müdürlüğü -------- E. Sayılı dosyasında haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takibe konu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava tarihinden itibaren dosyaya yatırılan paranın tahsil edilememesi sebebiyle dava değeri üzerinden yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı borçlu üzerine bırakılarak, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 08/04/2025 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davalının taraf olduğu --------- İcra Müdürlüğünün -------- E. Sayılı dosyasında herhangi bir taraf sıfatı bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasında davacının iddia ettiği nakliye hizmetinin yapıldığına ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmamakla beraber taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki de mevcut olmadığını, davacının öncelikle davalı ile arasında ticari ilişki olup olmadığı hususunu ispat etmesi gerektiğini, Bu hususta; dava dilekçesiyle dosyaya ibraz edilen belgelerin taraflar arasında ticari ilişki olduğu hususuna delalet etmediği muhakkak olup taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından davacıya herhangi bir borcu da bulunmadığını, davalı adına fatura düzenlenmiş olması tek başına davalının borçlu olduğu hususunu ispat etmediğini, davacının öncelikle, iddia ettiği faturaya dayalı borca ilişkin edimin ifa edilip edilmediği hususunu kanıtlamakla mükellef olup, yalnızca faturaya dayalı olarak alacak talep etmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu izahtan vareste olduğunu, davacının faize yönelik taleplerinde borcun muaccel olduğunu ileri sürdüğü tarihi somut bir belgeyle ispatlayabilmiş durumda olmadığından faiz oranı ve faiz başlangıcı taleplerinin de tümüyle reddine ilişkin karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin HMK 119. Maddesinde belirtilen zorunlu unsurları taşımadığından davanın açılmamış sayılmasına, davacı tarafından ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebiyle davacı tarafın %20' den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı tarafın son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden eklenerek bir örneği dosya arasına alınmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacının tacir kaydı bulunup bulunmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden davacının vergi kaydı bulunup bulunmadığı, var ise son 1 yıllık gayri safi hasılatının ne kadar olduğu, işletme esasına göre defter tutması halinde faaliyetinin V.U.K. 177'deki sınırı aşıp aşmadığı, bilanço esasına göre defter tutup tutmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Esnaf Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davacının esnaf odası kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının Ekim ve Kasım 2024 dönemine ait BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının Ekim ve Kasım 2024 dönemine ait BA formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi 08/12/2025 tarihli raporunda özetle; davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağının mahkemenin takdirinde olup icra takibine konu asıl alacak miktarının 43.500,00-TL olduğunu, davacının; davalı tarafından ------- İcra Dairesi -------- E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın, hükmolunacak davacı alacağı yönünden iptalini isteyebileceğini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, takip dosyası, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için-------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67.maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından faturaya dayalı alacağının tahsili için-------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup; mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu bilirkişi raporunda, davalı yan tarafından sunulan ticari defterlerin 2024 yılına ilişkin olanların TTK hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığının, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunun, bu haliyle davalı lehine delil vasfının bulunduğunun, davalının defterlerine göre davacıya 43.500 TL borç bakiyesi olduğu, davalının 2024 yılı karşılaştırmalı alış satış analiz formlarının incelenmesi neticesinde dava konusu fatura tutarının bildiriminin yapıldığının görüldüğü, davalı yan tarafından dava konusu faturaya süresi içinde itiraz edildiğine ilişkin bir bilgiye rastlanılmadığının tespit edildiği görülmüştür.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır . 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde mahkeme tarafından tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasının ilk cümlesinde defterleri sunmamanın sonuçlarının sayıldığı, buna göre taraflardan biri defterlerini sunmaz ise usulüne uygun tutulmuş defterlerini sunan tarafın kayıtlarının sahibi ve halefleri yönünden lehine delil kabul edileceği düzenlenmiştir.TBK’nın 117/2. maddesine göre, “borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle gerçekleşmişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur." Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse, bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmadan temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür. Temerrüt faizine hükmedilmesi için davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu raporda davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturadan ve cari hesaptan kaynaklı takip tarihi itibariyle davacıya 43.500,00 TL borçlu göründüğü, davalı yanın BA formlarında davacı yan tarafından düzenlenen 43.500,00 TL'lik faturanın davalı yan tarafından alış olarak bildiriminin yapıldığı, bu hizmetten kaynaklanan faturaların e-arşiv fatura olarak davalı yana elektronik ortamda gönderildiği, davalı yanın faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada bilgi ve belge olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın "fatura maraş nakliye bedeli" açıklamalı 43.500 TL tutarındaki takip konusu 03.10.2024 tarihli faturayı 01.11.2024 tarihinde defterlerine işlemiş olması ve faturaya itiraz etmemiş olması nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı, bu hususun davacı tarafın fatura konusu hizmeti verdiğine karine teşkil etmekte olduğu, davalı tarafın bunun aksini Mahkememizde dosya kapsamı itibariyle ispatlayamamış olduğu, davalı tarafın sadece borcunun olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu, Mahkememize bunu ispata yarar bilgi ve belge sunmadığı anlaşılmış, bu haliyle davacının dava konusu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı takip talebinde işlemiş faiz isteminde bulunmuş ise de, ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere davacının faiz isteminde bulunabilmesi için davalıyı ihtar ile temerrüde düşürmesi gerekmekte olup dosya kapsamında bu hususta bir belgeye rastlanılmadığından işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilerek; davanın kısmen kabulü ile, davalının --------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ile; takibin 43.500,00 TL fatura alacağı üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağın takip tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu asıl alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Davalı/takip borçlusunun,--------İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin 43.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.971,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.356,08 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 43.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 615,40 TL başvurma harcı, 6.000,00 TL bilirkişi masrafı, 92,50 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 615,40 TL olmak üzere toplam 7.323,3 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/201, K. 2026/157, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-201-e-2026-157-k-3254a1148841