İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/557 E. 2026/185 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/557
Karar No
2026/185
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/557 Esas KARAR NO : 2026/185

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, yayıncılık sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlara profesyonel TV ve radyo altyapı malzemeleri temin eden, anahtar teslim stüdyo kurulumları gerçekleştiren ve sistem entegratörlüğü hizmetleri sunan bir teknoloji firması olduğunu, davalı borçlunun ise ... yayıncılık hizmeti ile iştigal etmekte olan bir şirket olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili arasında ticari ilişki çerçevesinde davalıya farklı tarihlerde yayıncılıkta kullandığı ekipman ve hizmetlerin müvekkili şirket tarafından temin edilerek satışı yapıldığını, teslim tutanaklarından da açıkça görüleceği üzere borçlu şirkete yurtdışından dövizle ithal edilen yüksek bedelli yayıncılık cihazları satıldığını ve teslimlerinin eksiksiz olarak yapıldığını, faturalarının kesildiğini, davalı borçlunun ise hiçbir faturaya itiraz etmediğini, cari hesap ekstrelerinde de görüleceği üzere borçlu şirketin borcunun muaccel hale gelmiş 203.228,55 Euro tutarında bulunduğunu, söz konusu borçların yazılı kabul ve ikrar edilmiş olmasına rağmen ödenmediğini, borcun tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2025/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, borçlu davalı itiraz ettiği için icra takibinin durduğunu, müvekkilinin finansal kriz içerisinde olduğunu, davalı şirketin mal kaçırma ihtimalinin olduğunu, davalı şirketin büyük bir mali problem yaşadığını, çalışanlarının maaşı ve şirket faturalarını ödeme gücünün dahi kalmadığını, bunların haberlere dahi konu edildiğini beyanla, öncelikle RTÜK nezdindeki yayın lisansı hakkına ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, müvekkilinin alacağının fazla olması ve tahsil edilememesi sebebiyle alım süreçlerinin fiili olarak ciddi manada etkilenmesi nedeniyle TBK m.76 kapsamında geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini, takip tarihi itibariyle 203.228,55 Euro üzerinden işleyecek ABD doları merkez bankası mevduat faiziyle borçlunun itirazının iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkiline ifa edildiği iddia edilen hizmetin gerçekte ifa edilmediğini, ifa edilen işin eksik ve hatalı olması nedeniyle TBK m.112 ve m.113 kapsamında ifa etmeme veya gereği gibi ifa etmeme sorumluluğu doğduğunu, bu sebeple herhangi bir alacak doğmamış olup, alacak talebini kabul etmediklerini, yalnızca fatura düzenlenmiş olması hizmetin ifa edildiğini göstermediğini, TBK m.102 uyarınca bir borcun muaccel olabilmesi için öncelikle borcun doğmuş ve ispat edilmiş olması gerektiğini, ifa gerçekleşmediğinden borç muaccel hale de gelmediğini, taraflarca üzerinde uzlaşılan bir bakiye bulunmadığını, sunulduğu iddia edilen işin ifa edilip edilmediği ve edildiyse ne kadar karşılık doğduğu tartışmalı olduğunu, bu nedenle alacağın, İİK m.67/2 anlamında likit bir alacak olmadığını, bu durumda icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini, davacı tarafın, karşılığı bulunmayan ve varlığı ispat edilemeyen bir alacak üzerinden icra takibi başlatılarak açıkça kötü niyetle hareket ettiğini, zaman aşımının dolduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, temerrüt oluşmadığını beyanla, davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce, davalının zaman aşımı defi ve hak düşürücü süre itirazı, süreler dolmadığından yerinde görülmeyip red edilmiştir. Tarafların sunduğu belgeler ve deliller incelenmiştir. İcra takip dosyasının örneği incelenmiş, 203.228,55 Euro alacağın yıllık %6 faiziyle fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilinin talep edildiği, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen 1 mali müşavir, 1 nitelikli hesaplama uzmanı ve 1 sektör uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle; " Davacı ... ... Sis. Tic. Ltd. Şti.'nin incelenen delil niteliğine haiz ticari defter ve belgelerinde; Davalı ... A.Ş. ... Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu faturaların kayıt altına alındığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 203.228,53 EURO alacaklı göründüğü, dosyada yer alan WhatsApp yazışmaları, imzalı teslim tutanakları ve fatura kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket yetkilisinin borcu açıkça kabul ettiği, borcun teknik veya hizmet kaynaklı bir ihtilaftan değil finansal yetersizlikten ödenmediği, alacağın tahsilinin ciddi risk altında bulunduğu ve yayıncılık sektörü gerçekleri çerçevesinde alacaklının korunmasının gerekli olduğu, davacı tarafından sağlanan yayın ekipmanlarının teslim edildiği ve fiilen kullanıldığı, davalı şirket yetkilisinin yazılı mesajlarıyla borcun kabul edildiği, yayıncılık sektöründe yaşanan mali krizin alacağın tahsilini riske soktuğu, davacı şirketin faaliyetlerinin bu alacağın tahsil edilememesi halinde doğrudan zarar göreceği," bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın, yayıncılıkta kullanılan ekipman ve hizmet faturalarından kaynaklı alacak istemli icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Bilirkişi incelemesine davalının defterlerini sunmadığı, sadece davacının ticari defterlerini sunduğu ve davacının talep edilen alacaklarının kayıtlı olduğu, alacağın faturaya dayandığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın mesajlarla borcunu doğruladığı, mal ve hizmet sunumunun ayıplı olduğuna dair davalının bir delil sunmadığı, taraflar arasında sözleşme ve faturaların bulunduğu, bu haliyle tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davanın ıspatlandığı, davalının süreci uzatmak amacıyla takibe itiraz ettiği ve haksız olduğu, davanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmede faiz oranına ilişkin bir hüküm olmadığından kamu bankalarının uyguladığı mevduat faizinin uygulanmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, 2-Takdiren %20 üzerinden hesaplanan 1.773.766,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 605.829,98 TL harçtan peşin alınan alınan 106.970,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 498.859,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama nedeniyle harcanan 106.970,47 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve 60.150,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 953.441,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere hazineden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına dair, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/557, K. 2026/185, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-557-e-2026-185-k-693901d4f34e