İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/149 E. 2026/59 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/149
- Karar No
- 2026/59
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/149 KARAR NO : 2026/59
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı borçlu şirkete düzenli cihaz bakım hizmeti sunduğunu, bu hizmetlerin karşılığı faturalar düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davacının alacağının tahsili için --İcra Müdürlüğü' nün -----sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, davalıya vermiş olduğu 342.768,85 TL değerinde hizmet bedeli fatura ücretinin ödenmediğini, işbu alacakların tahsili amacı ile icra takibi başlatmış ise de gerek işbu icra dosyasında gerekse de huzurdaki dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu alacak iddialarının haksız ve mesnetsiz olup, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davacının davalı hastane nezdinde ödenmemiş faturası bulunmadığını, her ne kadar davacı taraf, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin borcu olduğunu iddia etmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalının, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraf, hiçbir alacağı olmamasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, davacı tarafla ticari ilişkinin var olması, davacı tarafın iddialarının doğru olduğu sonucunu doğurmayacağını, davalının, davacı tarafla aralarındaki ticari ilişkiye aykırı herhangi bir davranışı olmadığı gibi söz konusu faturaları da kabul etmediklerini belirterek davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddine, zamanaşımı definin kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise davacının itirazın iptali talebinin ve İcra-inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak, bilirkişi raporu alınmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyası, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş ve sunulan sözleşme vs. diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 342.768,85 TL asıl alacak ile 17.981,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 360.750,13 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ---- tarafından sunulan 18/12/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan bakım onarım hizmeti verilmesine ilişkin eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturalara dayalı olarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı bu kapsamda itirazın iptali ve tazminat hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 24/08/2017 tarihli, 19/06/2018 tarihli ve 28/05/2019 tarihli TBK m.470 vd. hükümlerince eser sözleşmesi niteliğinde yazılı parça dahil bakım onarım sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının yüklenici davalının ise işsahibi olduğu, davacının incelenen 2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının HMK m.222 ve TTK m.23 hükmü gereğince sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalının inceleme gününde defter ve kayıtlarını hazır etmediği bu sebeple incelemenin yapılamadığı, davacı defterlerine göre, davacı tarafın 2023 yılından 2024 yılında devir olan alacağının 335.898,03 TL olduğu, davacı tarafından 15/01/2024 tarihinden 19/07/2024 tarihine kadar davalı tarafa 14 fatura ile 772.799,27 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 5 ayrı tarihte 765.928,44 TL ödeme aldığı ve buna göre 22/11/2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 342.768,85 TL alacaklı olduğu ve işbu alacak tutarın 6 adet 337.432,75 TL tutarlı bakım bedeli faturaları ile 1 adet 5.156,10 TL tutarlı vade farkı faturasından oluştuğu, ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, davacının kendi defter ve kayıtları ile birlikte işgörme edimini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiği, ancak celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davalı tarafın 2024 yılı BA formunda gözüken, 6 adet 337.432,75 TL tutarlı bakım bedeli ve 29/07/2024 tarihli ----- seri nolu vade farkı faturasından kaynaklı 5.156,10 TL olmak üzere toplam alacağının 342.588,85 TL olduğu, davalı tarafından Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından faturalara muhteviyatında ki işgörme ediminin yerine getirildiğine karine oluşturduğu, davalının aksini gösterir veya ödeme yaptığına dair bir delil sunmadığı, bu kapsamda davacının asıl alacak miktarı uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği, işlemiş faiz yönünden ise taraflar arasında kurulan sözleşmelerden 24/08/2017 tarihli sözleşmenin 4.2. maddesinde "her ödeme fatura tarihini takip eden 30 (otuz) gün içerisinde yapılacağının ve zamanında yapılmayan ödemelerin fatura üzerindeki TL tutar üzerinden aylık % 2 gecikme faizi ile birlikte, hesaplanarak vade farkı faturası tanzim edilerek tahsil edileceği, 28/05/2019 tarihinde imzalanmış 28/05/2019 tarihi ile 27/05/2024 tarihleri arasında geçerli olan sözleşmenin 4.4. maddesinde ise "zamanında yapılmayan ödemeler fatura üzerindeki TL tutar üzerinden ayrıca hiçbir ihtara ve ihbara gerek olmaksızın aylık % 2 gecikme faizi ile birlikte, hesaplanarak vade farkı faturası tanzim edilerek tahsil edilecektir." ve son olarak 19/06/2018 tarihli sözleşmede ise 4.4. maddesinde, "zamanında yapılmayan ödemeler fatura üzerindeki TL tutar üzerinden ayrıca hiçbir ihtara ve ihbara gerek olmaksızın aylık % 2 gecikme faizi ile birlikte, hesaplanarak vade farkı faturası tanzim edilerek tahsil edilecektir" hükmü bulunduğu, taraflar arasında imzalanmış parça dahil bakım onarım sözleşmelerine göre davacı tarafın vade farklı isteyebileceği davacı tarafça keşide edilen ----- Noterliği 14/10/2024 tarihli ----- yevmiye sayılı ihtarnamede, 342.768,85 TL fatura bedellerinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 (on) gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, her ne kadar sözleşmede vade belirlenmiş ise de yeniden süre verilmiş olmasının davacıyı bağlayacağı sunulan deliller kapsamında ihtarnamenin 15/10/2024 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, ödeme için verilen 10 günlük süre dikkate alındığında 26/10/2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu, bu tarihten 22/11/2024 icra takip tarihine kadar geçen süre içerisinde işleyecek temerrüt faizi yılık % 51,75 oranında avans faiz oranına göre 13.121,47 TL olduğu, davacının talep edebileceği işlemiş faizin bu miktarı ile sınırlı olduğu fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacağın likit olduğu değerlendirilerek kabul edilen alacak üzerinden takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş şartları bulunmayan kötüniyet tazminatının da reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile ----.İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 342.767,85 TL asıl alacak 13.121,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 355.889,32 TL üzerinden iptali ile asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar % 51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, işlemiş faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Kabul edilen alacak likit itiraz haksız görüldüğünden 71.177,90 TL icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatlarının ayrı ayrı reddine, 3-Reddedilen miktar yönünden davacının kötüniyetli takip başlattığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmaması sebebiyle kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 4-Alınması gereken 24.310,80 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 4.356,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.953,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yapılmış, 615,40 TL başvurma harcı, 4.356,97 TL peşin harç olarak toplam 4.972,37 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 8.103,00 TL masraf olmak üzere toplam 13.075,37 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 12.898,85'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kabul edilen miktar üzerinden, avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 56.942,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Red edilen miktar üzerinden, avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 4.860,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.551,40 TL'sinin davalıdan, 48,60 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.