İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/158 E. 2026/57 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/158
Karar No
2026/57
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı taraf arasında icra takibine dayanak yapmış olduğumuz faturalar ve banka kanalıyla yapılan ödemeler nedeniyle bir açık hesap oluşmuş ve nihayetinde davalı/ borçludan alacaklı konumuna geçilmiştir.Türk Ticaret Kanunu 5/a maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olması nedeniyle taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olup bu nedenle 21.12.2025 tarihli "Anlaşamadıklarına Dair Arabuluculuk Son Tutanağı" tutulduğunu, davacı şirket ile davalı taraf arasında icra takibine dayanak yapmış oldukları faturalar ve banka kanalıyla yapılan ödemeler nedeniyle bir açık hesap oluşmuş ve nihayetinde davalı/ borçludan alacaklı konumuna geçildiğini, yapılacak olan defter incelemesi ile de haklılıklarının ortaya çıkacağını, davalı borçlu oluşan bu borcunu ödememiş yapılan icra takibine de borca ve tüm ferilerine yönelik olarak borcunun bulunmadığını dile getirmiş, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle işbu davayı açtıklarını, davalının Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapmış bulunduğu itirazın iptali, takibin devamı ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Mahkeme masraf ve ücreti vekaletin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile haksız olarak icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği ile tarafımızca söz konusu takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, akabinde ise davacı tarafından işbu dava açıldığını, davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile aralarında bir ticari ilişki olduğunu bu nedenle alacaklı konumunda bulunduklarını iddia ederek itirazın iptalini talep ettiğini, her ne kadar davacı dava dilekçesinde müvekkil şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu ve bu ticari ilişkinden kaynaklı cari hesaplarının olduğunu iddia etmişsse de; davacının iddia ettiği gibi müvekkil şirket ile davacı arasında hiç bir cari ilişki bulunmadığını, davacı tarafın takip dayanağı belge olarak sunduğu 03.05.2024 tarihli faturalarla da davalının edimini yerine getirdiğini sabit olduğunu, kaldı ki, Antalya . Noterliğinin 03.05.2024 Tarih ve ... Yev. Sayılı ve Konya . Noterliğinin 03.05.2024 Tarih ve ... Yev. Sayılı araç satış sözleşmelerinde davacı taraf ilgili satışlardan kaynaklı hiç bir hak ve alacağının kalmadığını da beyan ettiğini, söz konusu Satış Sözleşmelerinin celbi ile de bu hususun görüleceğini, bu nedenlerle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi dosyasına karşı bulunmuş oldukları itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine kararı verilmesi talebi ile iş bu davayı açtıklarını, ancak, davacının ileri sürmüş olduğu sebepler hukuki mesnetten yoksun olup işbu davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılmış davanın zamanaşımı yönünden ve esastan reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı şirkete yükletilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Konya . İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali, icra takibinin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizin 26/03/2025 tarihli tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Davacı defterleri incelenerek Mahkememize sunulan 11/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu belgelerin davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, 2024 yılı e defter olarak tutulan yasal ticari defterlerinde yasal süreleri içersinde yevmiye maddeleri ile kayıt altına alındığı, takibe konu belgelerden dolayı davalı yan ... TEKS.LTD.ŞTİ 'nin her hangi bir ödeme yapmadığı, davacının takip tarihi itibarıyla belgelerden kaynaklı 400.000.- TL alacaklı olduğu, davacının yasal ticari defterlerinin E defter olarak usulüne uygun tutulduğu, yevmiye ve Defteri kebir açılış tasdiklerinin G.İ.Başkanlığına e berat bildirimlerinin yasal sürelerinde Envanter defterinin açılış tasdikinin de Noterden yasal süresinde yapıldığı, Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinin Mayıs 2025 sonu olması itibarıyla daha zamanının olduğu tespitiyle Yasal Ticari Defterleri Bilanço esasına göre tutulduğu, açılış e beratları ile Yevmiye kapanış tastiki zamanı olduğu ve Envanter Defteri noter açılış tasdikinin yasal süreleri içerisinde düzenlenerek Yasal Ticari Defterlerinin T.T.K ve V.U.kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulduğu tespitiyle 6100 s. HMK.' nun 222. Maddesine göre de sahibinin lehine delil olabilme özelliği taşır hükmünden , dolayısıyla da sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davalının yaptığı itirazın kötüniyetli olup olmadığı, icra inkar tazminatına hüküm olunup hüküm olunmayacağı ve hüküm olunacak ise oran takdirinin mahkemeye ait olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davalı defterleri incelenerek Mahkememize sunulan 28/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... LTD. ŞTİ.'nin 2024 yılı Ticari defterlerinin TTK.'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davalı tarafın 2024 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğrulamadığı, birbiriyle uyumlu olmadığı, HMK 222.md. ve 6102 sayılı TTK. 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davalı tarafı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı, kanaatine varıldığı, davalının ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğrulamadığının sebepleri ise davacı tarafça 14.05.2024 tarihinde 200.000,00 TL. ve 13.06.2024 tarihinde 300.000,00 TL olmak üzere banka EFT ödemeleri yapıldığı, bu ödemelere ait dava dosyası münderecatında banka ödeme dekontlarının tespit edildiği, fakat yapılan bu banka EFT ödemelerine ait davalı tarafın kendi ticari defterlerinde herhangi bir muhasebe/yevmiye kayıtlarının olmadığı, belirtilen bu sebeplerden dolayı davalının ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğrulamadığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak her faturaların davalı tarafın 2024 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak her iki tarafça 2024 yılında düzenlenen e-faturalara istinaden Davalı taraf ticari defterlerinde herhangi bir iade faturasına ait muhasebe kaydının olmadığı, tarafların tacir olduğu(TTK m.12) taraflar arasında karşılıklı olarak düzenlenen ve davaya konu edilen faturaların münderecatında belirtilen araç satışlarından kaynaklanan bir ticari ilişkinin meydana geldiği, davalı tarafın 2024 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde davaya ve takibe konu edilen faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin davacı tarafça 14.05.2024 tarihinde 200.000,00 TL tutarlı ve 13.06.2024 tarihinde 300.000,00 TL tutarlı banka EFT ödemeleri yapıldığı, fakat yapılan bu kısmi ödemelere ait muhasebe/yevmiye kayıtlarının olmadığı, başka da herhangi bir ödemeye ilişkin muhasebe kayıtlarının olmadığı, ticari defter kayıtlarına göre; dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı dava davalı ... LTD. ŞTİ. nin Davacı ... . A.Ş.” den 2024 yılı sonu itibariyle 100.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, iddiaya göre faturalar ve banka kanalıyla yapılan ödemeler nedeniyle oluşan açık hesap nihayetinde davacının alacaklı olduğu iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı taraf, davacı ile arasında araç alım satımı dışında bir ticari ilişki bulunmadığını, davacıdan satın alınan iki adet aracın bedellerinin ödendiğini, araçlar devir alındıktan sonra arızalı çıkmaları nedeniyle davacı şirket ile anlaşarak araçlar iade ettiklerini ancak bedellerinin haksiz şekilde fatura edildiğini savunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. Davacı taraf defterlerinde; satışa konu iki adet araçla ilgili 500.000 TL ve 100.000 TL olmak üzere 2 fatura bulunduğu, bunun haricinde 14/05/2024 tarihli 200.000 TL ve 13/06/2024 tarihli 300.000 TL bedelli davalıya yapılan havaleler olduğu, davalının kestiği faturalar (toplam 700.000 TL) mahsup edildiğinde 400.000 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Davalı taraf defterlerinde ise yukarıda bahsedilen havaleler görünmediği için davalının davacıdan 100.000 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Araç satış sözleşmeleri incelendiğinde iki aracın davacı tarafından davalıya toplam 600.000 TL bedelle satıldığı, bedelinin davacının banka hesabına havale yapıldığı yazılıdır. Aynı araçların 26/07/2024 ve 16/08/2024 tarihlerinde davalı tarafından davacıya toplam 700.000 TL bedelle geri satıldığı, bedellerinin davalıya ödendiği yazılıdır. Taraflar arasında araçların alım-satım işlemi yapıldıktan bir süre sonra iade edildiği ve tarafların bu hususta birbirlerinden alacak taleplerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Zira faturalara göre davalının 100.000 TL daha fazla alacağı bulunmasına rağmen savunmasında belirttiği üzere bu miktarı talep etmemektedir. Davacının iddiasını oluşturan kısım banka kanalıyla yapılan toplam 500.000 TL'lik havalelere ilişkindir. Davacı taraftan bu havalelerle ilgili açıklama yapması istenmiş olup davacı davalıdan mal satın almak amacıyla bu bedelleri gönderdiğini ancak malın teslim edilmemesi nedeniyle bedeli geri istediğini beyan etmiştir. Dekontların üzerinde "cariye istinaden" yazmaktadır. Davacı şirketin kendi iddiasına göre alacaklı olduğu bir durumda mal bedeli olarak üstelik "cariye istinaden" açıklaması ile davalıya para göndermesi ticari hayatın olağan işleyişine aykırıdır. Ayrıca gönderilen bedellerin miktarı ve gönderme tarihleri itibariyle taraflar arasındaki araç alım satımından kaynaklı olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacının sonradan ileri sürdüğü; havalelerin mal alımıyla ilgili olduğu iddiası somut ve inandırıcı olmadığı gibi alacaklı olmasına rağmen yine borçlu olduğunu düşündüğü davalıya tekrar havale göndermesi de ticari hayata ve işleyişe uygun olmayıp aksinin davacı tarafından ispatlanması gerekir. Bu sebeplerle davacının alacağını ispatlayamadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının takip başlatmakta kötüniyet olgusu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-)Peşin alınan 4.831,00-TL harçtan alınması gereken 732,00 TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 4.099,00-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-)Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalı tarafından yapılan 87,50- TL vekalet harcı masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 64.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.29/01/2026

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/158, K. 2026/57, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-158-e-2026-57-k-20ea7bd4c13b