İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/144 E. 2026/310 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/144
Karar No
2026/310
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/144 Esas KARAR NO : 2026/310

............. ................. ...................... ......................... ............................. .................................

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ......... plakalı aracın 27.11.2024 tarihinde park halinde iken ........... plakalı aracın geri manevra yaparak çarpması sonucu zarar gördüğünü, ekli ifade tutanakları ile dosyaya sunulan kamera kayıtlarından kazanın diğer araç sünün tam ve asli kusuruyla meydana geldiğinin sabit olduğunu, günlük kullanımda bulunan aracının hasarlanması nedeniyle aracından mahrum kalan müvekkilinin kullanım engeli süresince zarara uğradığını, bu zarar kaleminin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın A.6 maddesi gereğince teminat dışında bulunması nedeniyle anılan zarardan Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, alacak miktarının net ispatına elverişli yazılı delil bulunmaması nedeniyle TBK m.S0 uyarınca alacağın bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, bu kapsamda dilekçe ekinde sunulan delillerin (kaza tespit tutanağı, ruhsat, hasar fotoğrafları, eksper raporu) bilirkişi incelemesine elverişli olduğunu ve dava belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığından usul ekonomisi gereği dosyanın tensiple kusur ve alacak miktarının belirlenmesi amacıyla bilirkişiye tevdinin talep edildiğini, hakkaniyet gereği makul onarım süresi boyunca müvekkilinin aracını kullanamayacağı ve bu süreçte emsal bir araç kiralama gerekliliği dikkate alınarak hasarın makul onarım süresinin belirlenmesi ile emsal kiralık araç ücret araştırmasının yapılması gerektiğini, taraflarınca yaptırılan ekspertiz incelemesinde araç mahrumiyet bedelinin 10.500,00 TL olarak belirlendiğini ve ekspertiz ücret tarifesine uygun olarak 3.000,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ekspertiz bedelinin yargılama giderine dahil edilmesinin gerektiği ve dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olmasına rağmen anlaşma sağlanamadığından huzurdaki davanın ikame edilmesinin zorunlu hale geldiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde müvekkili şirkete ait ........... plakalı aracın geri manevra yaparak çarpması sonucu ......... plakalı aracın zarar gördüğünü iddia ettiğini, ancak dava dilekçesi ekindeki ifade tutanağından davacı şirket yetkilisinin iddia edilen tarihte aracın kendi hakimiyetinde olmasına rağmen kazayı görmediğinin, kazayı çevredeki esnaftan duyduğunu beyan ederek yaklaşık 20 gün sonra Ostim Şehit Kadir Özcan Polis Merkezi Amirliğine başvurduğunun anlaşıldığını, olay yerinin terk edildiği bir kazada 20 gün beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu nedenle davacının iddia ettiği hasarın müvekkili şirkete ait aracın çarpması sonucu meydana geldiği iddiasının ispata muhtaç bulunduğunu, ayrıca iddia edilen çarpma eyleminin ispatlanması halinde dahi TBK m.49 ve m.S0 gereğince kusur ve illiyet bağının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, kusurun müvekkili şirkete ait araca isnat edilemediği takdirde haksız davanın reddinin zorunlu olduğunu, davacının değer kaybı ve araç mahrumiyeti iddialarına dayanak olarak sunduğu eksper raporunda aracın 3 gün onarımda kalacağı varsayılarak günlük 3.500,00 TL'den toplam 10.500,00 TL araç mahrumiyeti hesaplandığını, ancak hasar fotoğraflarının üç günlük onarımı gerektirmediğinin açık olduğunu ve günlük 3.500,00 TL kiralama bedelinin piyasa rayiçleriyle bağdaşmadığının ilan örnekleriyle sabit olduğunu, bu nedenle söz konusu eksper raporuna itibar edilemeyeceğini, ayrıca davacı tarafından alacağın belirlenmesine ilişkin bir eksper raporu dosyaya sunulmuş olmasına rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin HMK m. 107'ye açıkça aykırı olduğunu, zira belirsiz alacak davası açılabilmesi için alacağın miktarının davacı tarafından objektif olarak belirlenemiyor olması gerektiği halde somut olayda alacağın tespit edilmiş bulunduğunu, bu nedenle davanın esasına girilmeden hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılması halinde ise davacının kendi inisiyatifiyle aldığı eksper raporu ücretinin yargılama gideri sayılmasının mümkün olmadığıni, uyuşmazlık konusu bedelin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi halinde dahi davacının sunduğu rapor ücretinin yargılama giderine dahil edilemeyeceği hususları gözetilerek öncelikle davanın usulden reddine, aksi halde davacının eksper raporu ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi yönündeki talebinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

21/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava hususu olayda dosyada mevcut kamera görüntülerinden tespit edildiği üzere ........... plakalı aracın geri manevra esnasında park hâlindeki ......... plakalı dava hususu araca çarpması sonucu hasarlanma meydana geldiğinin anlaşıldığını, ........... plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 56. maddesinde düzenlenen “manevralarda dikkat ve özen yükümlülüğü”nü ihlal ettiğinin değerlendirildiğini, zira anılan madde uyarınca sürücünün geri gitme dahil tüm manevraları, çevredeki araç ve yayalara zarar vermeyecek şekilde, gerekli kontrol ve gözetimi sağlayarak yapmasının zorunlu olduğunu, geri manevra sırasında park hâlindeki araca verilen zararın oluşumu, ayrıca Kanun'un 52. maddesinde öngörülen aracın her durumda hâkimiyet altında bulundurulması yükümlülüğünün ve 73. maddede düzenlenen dikkatsizlik, tedbirsizlik ve özen eksikliği yasağının ihlali niteliğinde olup söz konusu maddeleri ihlal ettiği değerlendirilen ........... plakalı araç sürücüsünün dava konusu hasarlanmanın oluşumunda tamamiyle etkin olduğu kanaatine varıldığı, tarafınca gerçekleştirilen piyasa araştırması neticesinde, dava hususu aracın benzer kilometredeki hasarsız emsallerinin piyasa bedellerinin kaza tarihi itibariyle yaklaşık 3.500.000 TL bandında olacağının tespit edildiği, aracın arka çamurluğunda meydana gelen hasarlanmaya ilişkin dosyada mevcut fotoğraflardan, çamurluğun eski haline getirilmesi için boya ve kaporta işleminin gerekli olduğu, boyada bariz şekilde görünen sıyrılma nedeniyle boyasız göçük düzeltme ile giderilemeyeceği ve klasik boya/kaporta işlemi için dosyada mevcut eksper raporunda yer alan 3 günlük tamirat süresi tespitinin yerinde olduğuna kanaat getirildiği, tarafınca gerçekleştirilen piyasa araştırması neticesinde, dava hususu .......... SPORTBACK tipi araçların Kasım 2025 tarihi itibariyle günlük kiralama bedellerinin 4.500,00 TL bandında olduğu tespit edilmiş olduğu, yıllık enflasyon baz alınarak hesaplama yapıldığında, dava hususu .......... SPORTBACK tipi araçların hasar tarihi olan Kasım 2024 tarihi itibariyle günlük kiralama bedellerinin 3.500,00 TL bandında olacağı değerlendirilmekle birlikte eksper tarafından yapılmış 3 gün x 3.500,00 TL/gün =10.500,00 TL araç mahrumiyeti bedelinin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğuna kanaat getirildiği, ikinci el piyasasında beklentileri karşılayan veya karşılayabilecek her türlü aracın alım satımının yapılabildiği, bazı durumda ise bu işi meslek edinmiş kişilerin veya kurumların direkt müşteriye ulaşılıp satılamayan araçlarını bile gerek takas gerekse ücreti karşılığında alıp sattıklarının bilindiği, satışa konu olan ürünlerin kullanım özelliklerine göre piyasa fiyatları ve alım-satım süreçleri oluştuğu, her ne kadar bu alım ve satım süreçlerinde belli parametreler ve formüllerle açıklamaları yapılamasa da rağbet / kıymet gören marka ve tip olması, hususi araçların ruhsat sahibinin şahıs veya şirket olması, ağır ve hafif ticari araç olması, aracın filo / kısa / uzun süre kiralama gibi işlerde kullanılıp kullanılmadığı, tramer hasar kaydının olup olmadığı, varsa geçmiş hasarlarının mahiyeti gibi faktörler ikinci el piyasasındaki araçların fiyatlanmasında ve bedellerinin oluşmasında büyük etki ettiği, dava hususu aracın sol arka çamurluğundaki hasarlanmanın onarılmasının ardından tramer kaydına işleyen hasarlanma sonrası benzer kilometredeki hasarlı emsallerinin kaza tarihi itibariyle yaklaşık 3.400.000 TL bandında alıcı bulduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda dosya içeriğinde mevcut eksper raporunda yer alan 85.000,00 TL değer düşümü tespitinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

23/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; serbest piyasa koşullarında her türlü aracın günlük, haftalık, aylık ve yıllık bazda kiralaması gerçekleştirilebilmekte olup, kiralama işini gerçekleştiren farklı satıcı ve şirketler tarafından, bazen ortalama piyasa bedelinin altında bazen de fahiş derecede yüksek meblağlar karşılığında araç kiralama işlemi gerçekleştirilebildiği, bu nedenle kök raporda, tarafınca gerçekleştirilen piyasa araştırması sonucu “piyasa ortalaması” olduğuna kanaat getirilen günlük araç kiralama bedeli üzerinden mahrumiyet bedeli hesabı yapıldığı, raporda sunulan ilanların yalnızca örnek olarak sunulmuş olup farklı araç kiralama kanallarında yer alan ve dava hususu araca emsal kabul edilebilecek araçların günlük kiralama bedellerini gösterir ek görsellerin sunulduğu, sonuç itibariyle, yıllık enflasyon baz alınarak hesaplama yapıldığında, dava hususu .......... SPORTBACK tipi araçların hasar tarihi olan Kasım 2024 tarihi itibariyle günlük kiralama bedellerinin 3.500,00 TL bandında olacağı yönündeki kanaatinde bir değişiklik bulunmadığı, kök raporda da belirtildiği üzere aracın arka çamurluğunda meydana gelen hasarlanmaya ilişkin dosyada mevcut fotoğraflardan, çamurluğun eski haline getirilmesi için boya ve kaporta işleminin gerekli olduğu, boyada bariz şekilde görünen sıyrılma nedeniyle boyasız göçük düzeltme ile viderilemeveceği ve klasik bova/kaporta işlemi için 3 günlük tamirat süresinin makul olduğu değerlendirildiği ve bu kanaatinde de bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.

Davacı vekili 24/11/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 10.500,00-TL mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müvekkile tahsiline, 3.000,00 TL ekspertiz bedelinin de dahil edilmesiyle birlikte yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasında hasara uğrayan araç için ikame araç tazminatı istemine ilişkindir. Dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir. Davacı bunun yanında ekspertiz ücreti olan 3.000,00 TL’yi de talep etmiştir. Davacının davaya konu taleplerinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi mümkündür. (Yargıtay HGK'nun 16.04.2019 tarih ve 2017/17-1099 E. - 2019/460 K. , 17.11.2020 tarih ve 2017/17-1102 E. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir ( Yargıtay 22.09.2022 tarih ve 2021/26777 E. - 2022/11236 K. ) Her ne kadar bilirkişinin kusur taksimi yapmaya ehil olmadığı cihetiyle bu yönden de ayrıca bilirkişi raporu aldırılması savunulmuşsa da kusur değerlendirmesini nihai olarak hâkim yapacağından bu savunma Mahkememizce muteber görülmemiştir. Bu minvalde belirtmek gerekir ki, geri manevra sırasında park halindeki araca çarpan sürücü tam kusurlu görülmüştür. Diğer yanın ortak kusuru yoktur. Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. ) Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. ( Yargıaty 17. HD'ninin 04/02/2020 tarih ve 2019/4875 E. 2020/720 K.) Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporu ışığında ikame araç tazminatı belirlenmiştir. Ekspertiz ücreti olan 3.000,00 TL yargılama giderlerinden kabul edilir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, 10.500,00 TL mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Ekspertiz ücreti olan 3.000,00 TL bedelin yargılama giderlerine dahil edilmesine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 795,40 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 63,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 9.070,40 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri, Ekspertiz Ücreti olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/144, K. 2026/310, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-144-e-2026-310-k-f8b2be6e20b0