İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1252 E. 2026/320 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1252
Karar No
2026/320
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1252 Esas KARAR NO : 2026/320

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili nezdinde sigortalı ....... Veterinerlik Hizmetleri Dış Ticaret Anonim Şirketi adlı işyeri ...... poliçe no’lu işyeri paket poliçesi ile 12.09.2024 - 12.09.2025 tarihleri arasında sigortalandığını, riziko adresinin, .... Mah. ..... Cad. ... Sitesi Bina No:.... D:... ...../..... olduğunu, ....... tarihinde müvekkili şirketimizce sigortalanmış Sigortalı ..... ....... Hizmetleri Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne ait iş yerini davalıya ait iş yerinin terasında yapılan izolasyon çalışması sonrasında çatıdaki atıkların temizlenmemesi, yağmur suyu süzgeçlerinin gereği gibi monte ettirilmemesi sonucunda aynı tarihte yağmur boyu iniş suyunun tıkanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, suyun borudan taşarak ve sızarak sigortalı iş yerinin iç mekan boya ve alçıpanlarına hasar vermesi ile dava konusu zarar meydana geldiğini, yerinde yapılan incelemelerde sigortalıya ait emtiada ve demirbaşta hasar oluşmadığını ancak boya ve alçıpanlarda ıslanma neticesinde kopma ve kabarmalar olduğu tespit edildiğini, meydana gelen hasar sonucunda 07.05.2025 tarihinde müvekkili şirket tarafından toplamda 30,000.00-TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirket yapılan ödeme ile TTK md ....... uyarınca zarara sebebiyet veren ve zarardan sorumlu olan davalıdan sigortalısına halef olarak rücu hakkını elde ettiğini, keza TTK md.1472’de aynen “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak ifade edildiğini, eksper raporu ve hasar dosyası evraklarından da anlaşılacağı üzere sigortalı iş yerinde oluşan hasarın nedeni davalıya ait su borusu olduğunu, bu nedenlerle davalının hasardan sorumlu olduğunu, davanın kabulü ile, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ...../...... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki ortak alanlarla ilgili olduğunu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görev alanına girdiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca, kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklara Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğunu, meydana gelen zararın, iş yerinin kullanımına kiracının sorumluluk alanında gerçekleşmediğini, doğan zarar ortak alanlarla ilgili sorumluluklarından kaynaklandıysa bu durumda iş yeri malikinin sorumluluğu doğacağını, davacı tarafın sigortalısının iş yerine gelen suyun tamamının çatı tamirinden kaynaklandığı iddiasının da doğru olmadığını ve yanıltıcı olduğunu, zira davacının sigortalısının kendi iş yeri içinde bulunan su borularının ve dirseklerinin çıktığı, patladığı ve suyun buradan iş yerine dolduğuna dair de görgü ve beyanlar bulunduğunu, suyun çatıdan sızmadığını, suyun sigortalı iş yerinin içinde bulunan yağmur ve atık su borusunun tahliyesindeki boruların patlamasından kaynaklandığını, zaten Çatı izalasyonu boruların su taşıma yükünü de artırmamakta olduğunu, davacının açmış olduğu davanın öncelikle reddi ile yargılama harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının da davacıdan tahsiline karar verilmesini aksi durumda Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ...../.... Esas sayılı dosya yargılamasının bekletici mesele olarak kabul edilmesi veya bu dosya ile birleştirilmesi bu dosya yargılamanın kesinleşmesinin beklenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı sigorta şirketi tarafından ........ nolu İşyeri Paket Poliçesi ile sigortalı olan ............ Hizmetleri Dış Ticaret Anonim Şirketi'ye ait ..... Mah. ...... Cad. ....... Sitesi Bina No:.... D:... ....../.. adresinde bulunan işyerinde yağmur suyunun borudan taşması ve sızması sonucu iş yerinin iç mekan boya ve alçıpanlarında meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen 30.000,00-TL ile işlemiş faiz bedelinin %100 sorumluluk oranında davalıdan rücu talebinin kabul edilip edilemeyeceği, meydana gelen su sızmasında tarafların kusur durumunun ne olduğu, sigortalıya ait işyerinde hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise hasar bedelinin ne olduğu, hasar bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, ödenen hasar bedelinin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı işyeri sahibine davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ......İcra Müdürlüğü'nün ...../...... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..../..... Esas sayılı takip dosyası, ........ Tapu Müdürlüğü'nden hasar konusu taşınmazın tapu kaydı, yönetim planı, Bakırköy .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ..../...... Esas sayılı dosya, ... Sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı ile dava dışı sigortalı ....... .... Hizmetleri Dış Ticaret Anonim Şirketi arasında 12/09/2024-12/09/2025 tarihlerini kapsayan, ..... Mah., ....... Cad., ......... Sit. No: ...... ada, ..... parsel ....... adresindeki işyerinin ....... nolu İşyeri Paket Poliçesi imzalanmış olup, sel-su baskını hasarlarının 50.000 Euro ile sınırlı olmak üzere %2 tenzilat ile teminat kapsamına alındığı, 19/03/2025 tarihinde sigortalının işyerini, davalıya ait işyerinin terasında yapılan izolasyon çalışması sonrasında çatıdaki atıkların temizlenmemesi, yağmur suyu süzgeçlerinin gereği gibi monte ettirilmemesi nedeniyle yağmur boyu iniş suyunun tıkanması sonucu borudan sızan sular nedeniyle hasar meydana geldiği ve sigortalı işyerinde bulunan emtialarda hasar ve zarara sebep olduğu iddia edilmiştir. Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. ...... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 27. maddesinde; "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur", aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 17/06/2019 tarihli ..../.... E. ..../.... K. sayılı ilamı ile; "... Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır... 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Somut olaya bakıldığında; davalının kullanımında olan konut ile davacı sigortalısının kullanımındaki konutun da bulunduğu anataşınmazın kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı konutun üst katında bulunan ve davalının kullanımındaki dairenin su tesisatından sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu açıktır..." şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan tapu kaydının incelenmesinde; dava dışı sigortalıya ait taşınmazın ...... Mah., ..... ada, .... parsel, .. blok, ...bodrum + ....bodrum +.... + .... kat, depolu .... katlı dükkan niteliğinde, ... nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz olduğu, taşınmaz üzerinde kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunun 19/3 maddesindeki "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." Bu durumda somut dosya yönünden 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Ek 1.maddesindeki "Bu kanunun uygulanmasından doğan doğacak her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemesinde çözümlenir." hükmü gereği görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu (Emsal nitelikte; Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 26.12.2018 tarih, ..../.... Esas, ..../..... Karar sayılı ilamı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 13.07.2020 tarih, ..../...... Esas, ..../..... Karar sayılı ilamı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 05.12.2023 tarih, ..../..... Esas,...../.... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ..../.... Esas, ..../..... Karar sayılı ilamı) bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek; davacı vekilinin davasının, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davasının, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştikten sonra istek halinde görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, (taraf vekillerine ihtarat yapıldı) 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin İHTARINA, (taraf vekillerine ihtarat yapıldı) 5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/03/2026

Katip ..... ¸e-imza

Hakim ........ ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1252, K. 2026/320, T. 16.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1252-e-2026-320-k-89db705330d2