İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/123 E. 2026/201 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/123
Karar No
2026/201
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/123 Esas KARAR NO : 2026/201

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde;Davacı alacaklı ve davalı borçlu arasında ticaretten kaynaklı cari hesap alacağı olarak davacının davalıdan 81.188,97 TL alacağı olduğunu, davalı davacının cari hesap alacağını ödemediği için davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile alacağına istinaden ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından kötü niyetli olarak takibe, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak görüşmeler anlaşmama ile sonuçlandığını, iş bu nedenle huzurdaki davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulünü, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini ve takibin devamını, dava konusu alacak sözleşmeye dayalı alacak olup likit nitelikte olduğundan %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı ... tahmilin talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Davacının da dilekçesinde beyan ettiği üzere taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtlarda da görüleceği üzere ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından 02-03-04-05/07/2024 tarih ve 05-07- 10-11/06/2024 tarihli fatura ile davalı şirkete 43360 metre lacivert yuvarlak kordon satımı yapıldığını, davalıya teslim edilen ürünlerin denetiminin mümkün olmadığını, davalı firma tarafından iş bu mallar satın alındıktan sonra ... San. Tic. Ltd. Şti.’ne satılmış olduğunu, satılan malların yurt dışına ihraç edildiğini, gönderilen kordonların ürünlere takılması esnasında iç kısımlarının renginin lacivert olmadığının görüldüğünü, alıcı firma tarafından ürünler hususunda ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalı şirkete davacı şirket tarafından teslim edilen ayıplı mallar sebebi ile şirket 7.000 Euro zarara uğradığını, davalının malları sattığı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalıya iş bu bedelin fatura edildiğini, davalı şirkete ayıp ihbarının yapılması akabinde davacıya öncelikle mesaj ile akabinde Bakırköy .... Noterliğinin 11.09.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulduğunu, akabinde davalı şirket tarafından ayıplı malların teslim edildiği dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin davalı şirkete fatura ettiği 7.000 Euroluk bedel davacıya fatura edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile satılan malların ayıpsız olduğu düşünülse dahi davacı tarafından yapılan ödemelerin bir çoğu cari hesaba işlenmediğini, davalı şirket sahibinin kardeşi ... tarafından davacı ...’a ekte sunulan dekontlarda görüleceği üzere ön ödeme olarak birden çok kere para transferi yapıldığını, davacı tarafından sipariş edilen ürünler için ön ödeme talep edilmiş ve ... tarafından bu bedeller gönderilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından bu bedeller de davalı şirketten talep edildiğini, 02- 03-04-05/07/2024 tarih ve 05-07-10-11/06/2024 tarihli fatura ile davalı şirkete satılan 43360 metre lacivert yuvarlak kordonun ayıplı olduğunu, teslim edilen ürünün tamamının denetimi mümkün olmadığından satılan ürünler ile ilgili davalı 7.000 Euro ödemek zorunda kaldığını, satılan ürünlerle alakalı davalının bir borcu bulunmadığını, iş bu sebeplerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini talep etme zarureti hasıl olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, davalı hakkında haksız icra takibi başlatan davacı hakkında %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesini, talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 81.188,97-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve tekstil mühendisi bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek ve kök raporda özetle; Davacı şirketin 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görüldüğü; Davacı şirketin 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı ... icra takip tarihi olan 18.09.2024 tarihi itibari ile 81.188,97 TL bakiye alacağı olduğu, Davalı şirketin 2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2023, 2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde, davacı yanı ... nolu satıcılar hesabında usulüne uygun olarak izlediği, davacı ... icra takip tarihi olan 18.09.2024 tarihi itibari ile 181.588,04 TL bakiye alacağı olduğu, Tarafların ticari defter bilgileri karşılıklı olarak incelendiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bedeli 263.785,90 TL olan davalı ... teslimi yapılan ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerden dolayı davalı şirketin zararı olduğu belirtilen reklamasyon faturasından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Yerinde incelemede davalı tarafça incelemeye 2.073 metre, 5093 kodlu ... Kumaşçılık etiketli lacivert renkli kordon cinsi eşya sunulduğu, sunulan kordon cinsi eşyaların 50-60 cm kesilmiş parçalar ve çile halinde kesilmemiş vaziyette olduğu, reklamasyon faturasında belirtilen 4494, 5028, 5080 kodlu eşyalar mevcut (davalı tarafça yurt dışında olduğu beyan edilmiştir.) olmadığından incelenemediği, İncelenen 5903 kodlu kordon cinsi eşyaların yazışma eki görsellerde yer alan ürünler üzerinde takılı kordon örnekleri ile benzerlik taşıdığı, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal alım/satımında lacivert renkli kordon cinsi eşyalar yönünden sipariş formu/fişi mevcut olmadığı, Davalı tarafça inceleme sırasında şahit numune olduğu beyan edilen lacivert renkli kordon numunesinin makamınızca “şahit numune” olduğu kabulü halinde; incelenen 2.073 metre kordon cinsi eşyanın şahit numuneden farklı nitelikte ve renkte olması nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın elle/gözle muayene ile tespiti mümkün olduğunda açık ayıp olduğu, eşyaların hali hazır durumları itibarıyla ortalama 300,00 TL değeri olduğu, bu durumda ayıptan kaynaklı 1.524,24 TL zararın bulunduğu, Mal alımının 05-07-10-11/06/2024, 02-03-04-05/07/2024, son mal sevkinin 05.07.2024 tarihinde gerçekleştiği, davalı tarafça davacıya 11.09.2024 tarih/... yevmiye numaralı Noter İhtarnamesi ile “satılan mallar yurt dışına ihraç edilmiş, ürünlere takılması esnasında iç kısımlarının renginin lacivert olmadığı görülmüş ve alıcı firma tarafından ürünler hususunda ayıp ihbarında bulunulmuştur,. 05-07-10-11/06/2024, 02-03-04- 05/07/2024 tarihli faturalarda satışı yapılan 43.360 metre lacivert yuvarlak kordon adlı ürünün ayıplı olduğunu tarafınıza bildiririz…”açıklaması ile ayıp ihbarında bulunulduğu, Sunulan numunenin makamınızca “şahit numune” olduğu uygun görülmemesi halinde; incelemeye sunulan kordon cinsi eşyaların toplam sipariş içindeki payının % 4,78 (2073/43360) olduğu, mal alımlarında ticari teamül gereği +-%5 mal kabul kriterinin bulunduğu, bu durumda ayıptan bahsedilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatlerinin oluştuğu, Mahkeme tarafından davacı ... alacaklı olduğu yönünde kanaatin oluşması halinde, Davacı ... icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün, icra takip tarihi olan 18.09.2024 tarihi itibariyle oluştuğu, davacı ... davalı ... 81.188,97 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla her iki tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın bedeli 263.785,90 TL olan davalı ... teslimi yapılan ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerden dolayı davalı şirketin zararı olduğu belirtilen reklamasyon faturasından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça incelemeye 2.073 metre, 5093 kodlu ... Kumaşçılık etiketli lacivert renkli kordon cinsi eşya sunulduğu, sunulan kordon cinsi eşyaların 50-60 cm kesilmiş parçalar ve çile halinde kesilmemiş vaziyette olduğu, reklamasyon faturasında belirtilen 4494, 5028, 5080 kodlu eşyalar mevcut (davalı tarafça yurt dışında olduğu beyan edilmiştir.) olmadığından incelenemediği, incelenen 5903 kodlu kordon cinsi eşyaların yazışma eki görsellerde yer alan ürünler üzerinde takılı kordon örnekleri ile benzerlik taşıdığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal alım/satımında lacivert renkli kordon cinsi eşyalar yönünden sipariş formu/fişi mevcut olmadığı, davalı tarafça inceleme sırasında şahit numune olduğu beyan edilen lacivert renkli kordon numunesinin “şahit numune” olduğu, incelenen 2.073 metre kordon cinsi eşyanın şahit numuneden farklı nitelikte ve renkte olması nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın elle/gözle muayene ile tespiti mümkün olduğunda açık ayıp olduğu anlaşılmıştır. TBK’nun 474. Maddesi “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” Hükmünü getirmiştir. Madde ile kastedilen açık ayıplardır. Usulüne uygun yapılacak kontrol ile farkedilebilecek ayıplar açık ayıp sayılır. Eserde açık bir ayıp varsa iş sahibi makul süre içerisinde bunu yükleniciye bildirmek zorundadır. Eğer makul süre içerisinde ihbar yükümlüğü kullanılmazsa iş sahibi eseri kabul etmiş sayılacaktır. Dava konusu olayda malların bir kısmının yurtdışında olduğu, incelenen mallar açısında davalı tarafa malların tesliminden 2 ay sonra reklamasyon faturası kesildiği, davalı tarafça davacıya bu faturadan 6 gün sonra ihtarla ayıp bildiriminde bulunulduğu, ayıbın açık ayıp olması nedeniyle davalı tarafın ayıp bildiriminin mahkememizce makul süre olarak değerlendirilmediği dolayısıyla ayıp iddiasını ispat yükü altında olan davalının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 81.188,97 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 81.188,97 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-) 81.188,97 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.546,01 TL ilam harcından peşin alınan 980,57TL harcın mahsubu ile bakiye 4.565,44 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-)Davacı tarafından sarf edilen 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 312,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 980,57 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 17.908,47TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-)HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 23/02/2026

Katip ... e-imzalıdır.

Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/123, K. 2026/201, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-123-e-2026-201-k-3c6e0d671554