İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1193 E. 2026/20 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1193
- Karar No
- 2026/20
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/1193 Esas KARAR NO: 2026/20 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2025 KARAR TARİHİ : 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı -------sözleşmesi imzalandığını, İş bu sözleşme ile tarafların, Getir tarafından müvekkil şirkete bildirilen siparişlerde yer alan ürünlerin depoda hazırlanması, ilgili müşteriye kurye vasıtası ile teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin ---- bulunan depodaki siparişlerin teslimi için kurye olarak davalı --------- anlaştığını, hizmet sözleşmesi ile taraflar arasında işçi- işveren ilişkisi tesis edilmemekte olup kuryenin serbest meslek erbabı olarak hizmet verdiğini, Somut uyuşmazlık tacirler arasında imzalanan ticari işe ilişkin sözleşmeden kaynakladığı için dava müvekkili şirketin, kendisine ait ---- plakalı motosikleti siparişlerin müşterilere teslimi amacıyla kullanılması için davalı----- teslim ettiğini, ---- tarihinde, müvekkiline ait ---- plakalı motosikletin davalı sevk ve idaresinde iken ------ plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkiline ait ----- plakalı aracın sürücüsü davalı tam kusurlu bulunduğunu, kurulan sözleşmenin Sorumluluk Başlıklı 3.5 sayılı maddesinde: "Kurye, başta trafik kurallarını ihlali olmak üzere kendisinin kasıt, ihmal, tedbirsizlik, dikkatsizliği dahil her ne sebeple olursa olsun Hizmet Alan'a, müşterilere, ekipman ve araçlara ve 3. kişilere vereceği maddi- manevi- bedeni her türlü zararlardan, hukuki ve cezai sorumluluktan tüm ferileri ile birlikte ve tek başına sorumludur. Kurye bu sorumluluğun mutlak olduğunu, bu sorumluluktan kaçamayacağını kabul eder." ----------- kusuru bulunması durumunda, kazadan kaynaklanan giderleri ve varsa 3. kişilere ödenecek tazminatları karşılamakla yükümlüdür." şeklinde belirtildiğini, kaza sebebi ile müvekkilinin maliki olduğu araçta meydana gelen zarar miktarı tam olarak belirlenemediğini ve araçta hasar, değer kaybı ve kazanç kaybı meydana geldiğinibeyanla; Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; HMK madde 107 doğrultusunda 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı bedeli ve 100,00 TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dilekçeler teatisi ve ön inceleme yapılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası sebebi ile araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı yasanın 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesinin ------- nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesi gereğince görev kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev, dava şartlarından olup, HMK.'nın 115/1 maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar ise TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1 f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.----- tarihli cevabı yazısında davalı --- sicil kayıtlarının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. ----- tarihli cevabı yazısında davalı---- gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olarak İşletme Hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. Dava niteliği itibari ile haksız fiilden kaynaklanmış olup, meydana gelen trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı amacı açılan tazminat davası olduğu, davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, davalının ticari faaliyetinin VUK 177. Maddesinde belirlenen esnaf haddini aşmadığı dolayısıyla davalının ticari faaliyetinin esnaf sınırları içerisinde kaldığı, bu haliyle nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, tarafları yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026