İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/2 E. 2025/730 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/2
Karar No
2025/730
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/2 KARAR NO : 2025/730 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025

Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas ... /... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermesi üzerine mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirkete ödenmeyen hak edişler dolayısıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... /... E sayılı dosya ve Antalya Genel İcra Müdürlüğü .... /... E sayılı dosya ile borçlu ... Belediyesine icra takibi başlatıldığını, dava dışı borçlu belediyenin icra dosyalarında asıl alacağa itiraz etmediği, sadece asıl alacağa işletilen faize itiraz ettiğini, asıl alacak yönünden borcunu kabul ettiğini, ortada kesinleşmiş bir takip söz konusu bulunduğunu, icra işlemleri devam ettirildiğini, kesinleşen ve itiraz edilmeyen alacak bedeli için Türkiye'de faaliyet gösteren 20'den fazla banka genel müdürlüğüne birden fazla tarihte müzekkere yazıldığını, cevapları icra dosyasına genel müdürlüklerce gönderildiğini, ancak ... Bankası ... tarihli müzekkere cevabında ilgili ... Belediyesinin uhdelerinde hesapları olduğunu, 5779 sayılı kanun ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. Maddesi uyarınca uhdelerindeki hesapların vergi, resim, harç hesapları olduğu, bu hesapların haczinin mümkün olmadığını belirterek iban numarası bildirmeyerek, hesaplara haciz koymadığını, ... Bankası ilgili yetkilileri mahkeme gibi davrandığını, bir hesabın haczedilemez olup olmadığına, havuz hesabı olup olmadığına karar verebilecek tek mercii mahkemeler olduğunu, bu noktada yetki aşılarak işlem yapıldığını, yargı mercii gibi davranıldığını, Haczi uygulayan icra müdürü ve memurunun bile bu şekilde yetkisi yokken bankaların böyle bir yetkiye sahip olduğu kabul edilemeyeceğini, Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesi ... /... E. Ve ... /... K. Sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi incelemesinde ... bankasında bulunan hesapların havuz hesabı olduğu ve haczedilebilir olduğunun ortaya çıktığını, mahkeme kararına rağmen haciz işlemleri halen gerçekleştirilemediğini, davalı bankaca, yollanan müzekkerelere halen hesapların haczedilmez olduğu şeklinde cevap verildiğini, müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların tazmini gerektiğini, davalının bu durumdan sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, şimdilik ... TL maddi tazminatın ... (ilk haciz müzekkeresine verilen cevap tarihi) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça aynı konuya ilişkin müvekkili banka aleyhine tazminat talebiyle açmış oldukları davanın derdest olduğunu ve huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının huzurdaki taleplerinin konusu İİK 89/4 maddesinde düzenlenen yargılama esaslarına göre İcra Ceza Mahkemelerinde dava açılarak görülmesi gerektiğini, her ne kadar dava dışı borçlu belediyenin hesaplarına haciz tatbiki talep edilmiş ise de, müvekkili bankanın cevabı yazılarında da belirtildiğini ve borçlu belediyenin hesaplarının 5779 sayılı kanun ve 5393 sayılı Belediye Kanununu 15. Maddesi uyarınca vergi, resim, harç gelirlerinin olduğu hesaplar olduğunu ve bu hesapların kamu hizmeti için kullanılan hesaplardan olduğunu, Antalya CBS'nin ... /... soruşturma dosyanın ve açılacağı belirtilen menfi tespit davasının soncunun beklenilmesini aksi halde davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/15848 Esas 2019/746 Karar sayılı ilamında "İİK’nun 89/4. maddesinde; “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” hükmü düzenlenmiştir. İİK’nun 89/4. maddesi hükmünde öngörülen tazminat, esasen üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanından kaynaklanan ve haksız eyleme dayalı bir istektir. Maddi vakıaları ileri sürüp ispatlamak taraflara, hukuki vasıflandırma ise Hâkime aittir (HMK m.33). Eldeki dava, İİK’nun 89/4. maddesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme icra mahkemesidir. " şeklinde hüküm kurmuştur. Somut olayda da; davacı, Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... /... E sayılı dosya ve Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... /... E sayılı dosya ile borçlu ... Belediyesine icra takibi başlatıldığını, dava dışı borçlu belediyenin icra dosyalarında asıl alacağa itiraz etmediği, sadece asıl alacağa işletilen faize itiraz ettiğini, asıl alacak yönünden borcunu kabul ettiğini, ortada kesinleşmiş bir takip söz konusu bulunduğunu, icra işlemleri devam ettirildiğini, kesinleşen ve itiraz edilmeyen alacak bedeli için Türkiye'de faaliyet gösteren 20'den fazla banka genel müdürlüğüne birden fazla tarihte müzekkere yazıldığını, cevapları icra dosyasına genel müdürlüklerce gönderildiğini, ancak ... Bankası ... tarihli müzekkere cevabında ilgili ... Belediyesinin uhdelerinde hesapları olduğunu, 5779 sayılı kanun ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. Maddesi uyarınca uhdelerindeki hesapların vergi, resim, harç hesapları olduğu, bu hesapların haczinin mümkün olmadığını belirterek iban numarası bildirmeyerek, hesaplara haciz koymadığını, dolayısıyla zarar uğradıklarını beyanla maddi tazminat istemiş olup söz konusu talebin yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca İİK 89/4. Maddesi kapsamında bir tazminat olduğu anlaşılmış olup icra mahkemeleri görevli olduğundan mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/2, K. 2025/730, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-2-e-2025-730-k-c84fd5a9458f