İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/118 E. 2026/148 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/118
- Karar No
- 2026/148
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/118 Esas KARAR NO : 2026/148 DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 1. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; “-------- ve ---------- sayılı “---------” markaları (EK-1 sicil çık ları) davalı adına --------- nezdinde tescillidir. Bahse konu markalar kapsamlarındaki hizmetler bakımından tanımlayıcı ve asgari ayırt edicilikten yoksun olup kamu düzeninden olan mutlak ret nedenleri bakımından reddedilmesi gerekirken hatalı şekilde tescil edilmiş r. Ayrıca, bahse konu markaların başvuru tara ndan kötü niyetle tescil edilmiş ve sonrasında ayırt edici olmayan bu markalar dayalı olarak müvekkilimizin başvuru ve kullanımlarına karşı hukuka aykırı iddialarla i razlar edilmiş veya davalar açılmış r. Bu i barla tanımlayıcı ve asgari ayırt edicilikten yoksun bahse konu markaların hükümsüzlüğünü talep etme zarure doğmuştur. Davacı ---------- ŞİRKETİ markalar için etkinlikler düzenleme hizme veren bir etkinlik düzenleme şirke dir. ---------- adı 17.01.2018 tarihinde müvekkil adına kaydedilmiş olup söz konusu web sitesi o tarihten beri ak f olarak kullanılmaktadır. markası müvekkil adına tescillidir. Davalı yukarıdaki müvekkil markasına i raz etmiş, i razı reddedilince kararın iptali talebiyle dava açmış, davası 35. Sını aki hizmetler için kısmen kabul edilse de 41 ve 42. Sınıflar bakımından reddedilmiş r. Söz konusu karara karşı o dosyanın davalısı müvekkilimiz tara ndan is naf talebinde bulunulsa da karşı tarafça is naf talebinde bulunulmamış ve 41 ile 42. Sınıf bakımından karar kesinleşmiş r. Ayrıca, dava konusu markalara dayanarak müvekkilimize karşı marka hakkına tecavüz davaları açılmış r. Marka mutlak ret nedenlerinin kamu yararından olması hasebiyle mutlak ret nedenlerine dayalı hükümsüzlük talebi herkesçe ileri sürülebilse de davalı tara ndan müvekkilimiz aleyhine girişilen hukuki eylemler de dikkate alındığından huzurdaki davanın açılmasında müvekkilimizin menfaa olduğu açık r.“--------” ibareli dava konusu markalar bütün olarak “--------- ”, “--------- ” anlamlarına gelen cins, çeşit amaç belirtmesi nedeniyle tanımlayıcı ve markanın temel fonksiyonu olan kaynak gösterme işlevinden yoksun ayırt edici olmayan ibarelerden müteşekkil kimsenin tekeline verilemeyecek ibarelerdir. Söz konusu markaların mutlak ret gerekçelerinden 6769. S SMK md. 5/1(b, c) gereğince reddedilmesi gerekirken tescil edilmiş olması hukuka aykırıdır. Mutlak ret nenelerinin kamu düzeninden olması nedeniyle rekabe bozması ve kamu yararı gereği söz konusu markaların hükümsüz kılınması gerekmektedir. Zira “-----------” ibaresinin asgari asgari ayırt edicilikten yoksun oluğum aşağıdaki bilirkişi raporları ile Kurum ve Yargı kararları ile sabi r. Söz konusu ibareye hiçbir ayırt ediciliği olmayan ------- ve -------- ibarelerinin eklenmesi de işarete ayırt edicilik katmak şöyle dursun “------- ” anlamı i bariyle işare n tamamlayıcılığını ar rmaktadır. --------- ve ---------- sayılı “-----------” markalarının 3. Kişilere devrinin engellenmesi yönünde ih ya tedbir kararı verilmesine,-------- ve --------- sayılı “----------” markalarının hükümsüz kılınmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücre nin davalıya yükle lmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, “Davacı taraf “---------” ibareli dava konusu markalar bütün olarak “-------- ”, “---------- ” anlamlarına gelen cins, çeşit amaç belirtmesi nedeniyle tanımlayıcı ve markanın temel fonksiyonu olan kaynak gösterme işlevinden yoksun ayırt edici olmayan ibarelerden müteşekkil kimsenin tekeline verilemeyecek ibarelerdir. Söz konusu markaların mutlak ret gerekçelerinden 6769. S SMK md. 5/1(b/c) gereğince reddedilmesi gerekirken tescil edilmiş olması hukuka aykırıdır. Mutlak ret nedenlerinin kamu düzeninden olması sebebiyle rekabe bozması ve kamu yararı gereği söz konusu markaların hükümsüz kılınması gerekmektedir. Zira “---------” ibaresinin asgari ayırt edicilikten yoksun oluşu aşağıdaki bilirkişi raporları ile Kurum ve Yargı kararları ile sabi r. Söz konusu ibareye hiçbir ayırt ediciliği olmayan -------- ve-------- ibarelerinin eklenmesi de işarete ayırt edicilik katmak şöyle dursun “--------- ” anlamı i bariyle işare n tamamlayıcılığını ar rmaktadır.” Şeklinde beyanda bulunarak müvekkile ait “--------” markalarının mutlak ret gerekçelerinden 6769. S SMK md. 5/1(b/c) gereğince reddedilmesini talep etmiş r. Ancak aşağıda açıklayacağımız gerekçelerle iddiaları mesnetsiz olup davanın reddi gerekmektedir.Davacının iddialarına cevap vermeden önce ayırt edicilik hususundaki “somut ayırt edicilik” ve “soyut ayırt edicilik” ayrımını açıklamak isteriz. Bilindiği gibi SMK md. 4 ve md. SMK 5/1/a soyut ayırt ediciliğe; SMK 5/1/b ise somut ayırt ediciliğe işaret etmektedir. Davacı tara n ise iddiası müvekkilin markalarının SMK 5/1/b uyarınca yani somut ayırt edicilikten yoksun olduğudur. Somut ayırt edicilik ise bir işare n belirli sını aki mallar veya hizmetler bakımından ayırt edici olmasıdır. Diğer bir ifadeyle somut ayırt edicilik niteliği, marka olarak tescili istenen işare n tescile konu edilmiş mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması durumudur. Örneğin; “Araba” kelimesi marka olarak tescil edilmeye uygun bir işaret olarak soyut ayırt ediciliğe sahip olsa da motorlu taşıtlar sını ndaki ürünler bakımından somut ayırt ediciliğe sahip değildir. Sonuç i bariyle, soyut ayırt edicilik durumunda bir işare n marka olarak tescilinin mümkün olup olmadığı incelenirken; somut ayırt edicilik durumunda işare n somut bir başvuru kapsamında veyahut somut bir mal/hizmet sını için marka olarak tescil edilip edilemeyeceğine bakılır. Kaldı ki müvekkile ait --------- başvuru numaralı, 15.11.2018 başvuru tarihli “----------” markası kullanım yoluyla ayırt ediciliğini ar rmış r. Davacının a f yap ğı ve davasına tek gerekçe olarak kullandığı bilirkişi raporu başka bir dava içinde alınan rapordur ve hatalı değerlendirmeyi içerdiğinden i raz edilmiş r. Kaldı ki orada bahsedilen raporda “-----------” ibaresinin değil “----------” ibaresinden tek başına bahsedilmektedir. Nitekim davacının da a f yap ğı raporun 31. Sayfasında açıkça aşağıdaki şekilde bir BÜTÜN OLARAK “---------” markasının AYIRT EDİCİ OLDUĞU belir lmektedir. “-------- kelimesinin İngilizce PLANLAYICI anlamına geldiği, davacının markasında da --------- ibaresinin esaslı unsur olarak yer aldığı, THE ve CO ibareleri tek başlarına ayırt edici anlam içermeseler de bir bütün olarak markayı ayırt edici hale ge rmeye ye kleri” Yukarıda görüleceği üzere davacının kendi lehine delil olarak sunduğu raporda dahi müvekkilin markasının ayırt edici olduğu açıkça belir lmektedir.Davanın esasına girmeden müvekkilimiz ---------- ŞTİ. (Kısaca “müvekkil”) hakkında özet bilgi vermek isteriz. Müvekkil firma 2014 yılında pazarlama konusunda eği m ve tecrübesi olan --------- tara ndan kurulmuştur. Başarıları ile adından söz e ren firma birçok başarılı projeye imza atmış ve bu başarılarından dolayı birçok ödülle onurlandırılmış r. Bu ödüllerden bazıları aşağıda özet olarak sunulmaktadır. Bu ödüller ve başarılar ne cesinde sektöründe bilinir ve tanınır bir pozisyona erişmiş r: Müvekkilin kazanmış olduğu ödüllerden bazıları aşağıdaki gibidir: Aşağıdaki linkten tümüne ulaşılabilir: --------Türkiye'nin önde gelen şirketlerine pazarlama alanında hizmet veren müvekkil firmanın müşterilerinden bazıları şunlardır: --------, -------, -------, ---------, ---------,--------,--------, --------, --------, ---------, ---------- vb. (Daha fazla bilgiye buradan ulaşılabilir:-------- Bir işare n ayırt edici niteliği olmasa da kullanımı ne cesinde ayırt edicilik kazanması mümkündür. Kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanma kavramı, kendiliğinden ayırt edici niteliği bulunmayan, tanımlayıcı olan ve caret haya nda herkes tara ndan kullanılabilecek işaretlerin, kullanımları sonucu ilgili çevre tara ndan marka olarak algılanır hale geldikleri ve belli bir teşebbüsün mal ve hizme ni seçilebilir kılmalarıyla ayırt edicilik işlevi kazandığı durumlar için kullanılmaktadır. Davacı--------Ş., 20.05.2025 tarihinde müvekkile ait --------- ve --------- sayılı “---------” markalarının hükümsüzlüğü ve söz konusu markaların 3.Kişilere devrinin engellenmesi adına ih ya tedbir talepli huzurdaki dava açmış ve işbu davada müvekkilin TMK 2. Madde ve SMK 25. Madde uyarınca kötü niyetli olduğunu iddia etmiş r. Ancak söz konusu iddiaları kabul etmek mümkün olmadığı gibi aşağıda açıklanan gerekçelerle kendisi kötü niyetli hareket etmektedir. Müvekkil --------- ŞTİ., kendisine ait tescilli markalarının, Ticaret unvanının, davalı tara ndan haksız ve izinsiz şekilde kullanılması sure yle 6769 sayılı SMK, TTK uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil e ğinden --------- E. sayılı dosyasında marka tecavüzün tespi ve giderilmesi istemli davanın açılması zarure hasıl olmuştur. Kaldı ki o davada sunulan deliller ve 17.02.2025 tarihli bilirkişi raporu da karşı tara n müvekkile ait marka hakkına tecavüz e ğini ve haksız rekabet yara ğını ortaya koymuştur.Sonuç olarak “Karşılaş rılan ibareler arasında markaların ortalama tüke cilerinin, hitap e kleri müşteri kitlelerin aynı/benzer olduğu ve tüke ciler nazarında ayırt edilmelerini sağlayacak düzeyde kuvvetli farklılıklar içermediği, taraflar açısından incelenen markaların -fiili kullanım şekilleri de dikkate alınarak- farklı olduklarını belli edecek şekilde ayırt edici bir renklendirme, şekil ya da görsel bulunmadığı için il basa neden olabileceği, tüke ci nezdinde işletmesel bağlan oluşturabilecek bir kullanım içerdiği ve marka hakkının ihlali olarak değerlendirilebileceği” kanaa ne varılmış ve müvekkilin açmış olduğu DAVADAKİ HAKLILIĞI ORTAYA KONMUŞTUR. Tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere ---------- E. dosyasında HAKSIZ olduğu, müvekkilin marka hakkına tecavüz e ği ve haksız rekabet yaratan eylemlerde bulunduğu ortaya konan karşı taraf SIRF DAVAYI UZATMAK VE SÜRÜNCEMEDE BIRAKMAK İÇİN; BEKLETİCİ MESELE OLARAK ÖNE SÜREBİLMEK İÇİN HUZURDAKİ DAVAYI AÇMIŞTIR. DOLAYISIYLA KÖTÜ NİYETLİ HAREKET EDEN HUZURDAKİ DAVADA DAVACI TARAF OLAN --------Ş.’DİR. Dolayısıyla gerçekler apaçık ortada iken davacı tara n sunmuş oldukları beyanlara ve mesnetsiz iddialara i raz eder; haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı adına tescilli ------- ve -------- tescil numaralı --------- ibareli markaların hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabı yazıda; ---------- sicil numaralı --------- şirketi kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin * olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli ,41 sınıf emtialı, 05.05.2015 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, ----------- marka ibareli, 35 sınıf emtialı, 14.04.2020 tescil tarihli, ----------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 39,41,43 sınıf emtialı, 10.09.2018 tescil tarihli, ----------- tescil numaralı, ----------- marka ibareli, 35,41,42 sınıf emtialı, 16.01.2020 tescil tarihli, ------- tescil numaralı, ----------- marka ibareli, 41 emtia sınıflı, 14.03.2018 tescil tarihli, ----------- tescil numaralı ----------- marka ibareli, 35,41,45 sınıf emtialı, 24.10.2020 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, ----------- marka ibareli, 35,41,45 sınıf emtialı, 14.10.2020 tescil tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Bilişim Yönünden İncelemeler Sonucunda: Davacıya ait olduğu anlaşılan-------- adresli internet sitesinin incelemesi: İncelenen internet sitesinde “ ” logosunun kullanıldığı, internet sitesinin şirketlerin “pazarlama, etkinlik ve marka deneyimi hizmetlerini tanıtmak” üstüne olduğu, --------- kullanılarak yapılan incelemelerde, ----------- adresli internet sitesinin 2012 – 2026 yılları arasında toplam 57 adet arşiv kaydının tutulmuş olduğu, 2012, 2013 ve 2014 yılına ait arşiv kayıtları incelemesinde internet sitesinin “-------- Ş .” adlı firma ile ilgili olduğu,2018 yılına ait arşiv kaydı incelemesinde, internet sitesinin “Etkinlik Planlama, Proje Planlama ve Kurumsal Seyahat Planlama” üstüne olduğu, internet ortamındaki markasal kullanımın 2018 yılında başladığının anlaşıldığı, ---------- alan adı kaydını yapan kişi ve yöne ci bilgisinin -------- ŞİRKETİ olduğu, alan adının 17.01.2018 tarihinde kayıt e rildiği ve 15.01.2027 tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının --------- Ş. kullanılarak yapıldığı ve hos ng (yer sağlayıcısın) ---------. olduğu, Davalıya ait olduğu anlaşılan ---------- adresli internet sitesinin incelemesi: İncelenen internet sitesinde “ ” logosunun kullanıldığı, internet sitesinin şirketlerin “markalar için pazarlama, etkinlik ve marka deneyimi projeleri üreten bir reklam ajansı” üstüne olduğu, ---------- kullanılarak yapılan incelemelerde, ---------- adresli internet sitesinin 2014 – 2026 yılları arasında toplam 146 adet arşiv kaydının tutulmuş olduğu, 2014 yılına ait arşiv kaydı incelemesinde, internet sitesinde “ ” logosunun kullanıldığı, internet sitesinin “markalar için etkinlik ve proje planlaması” üstüne olduğu, ---------- alan adı kaydını yapan kişi ve yöne ci bilgisinin “gizli” olduğu, alan adının 06.12.2013 tarihinde kayıt e rildiği ve 06.12.2026 tarihine kadar kayıtlı olduğu, İnternet sitesinin alan adı kaydının ---------Ş. kullanılarak yapıldığı ve hos ng (yer sağlayıcısın) --------- Ş. Olduğu, Davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu faturaların incelemesi: Davalı vekilinin dosyaya 259 sayfalık fatura dökümlerini dosyaya sunmuş olduğu, incelenen faturalarda davaya konu markanın kullanılmış olduğu ilk faturanın 18.11.2014 tarihinde düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş Sektör Yönünden İncelemeler Sonucunda: Tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği ve hizmetlerinin büyük ölçüde örtüştüğü,“--------” ibaresinin sektörde yaygın ve tanımlayıcı nitelik taşıdığı, Davalı tara n kullanım süresi bakımından daha erken tarihe dayandığı, Buna karşılık taraf markaları arasında tüke ci nezdinde karış rılma ih malinin tamamen ortadan kalkmadığı 3. Marka Yönünden İncelemeler Sonucunda: Davalıya ait “---------- markasının 41nci sını a:“Eği m ve öğre m hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, yatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale ge rilmesi, okuyucuya ulaş rılmasına ilişkin hizmetler (global ile şim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” bakımından ayırt edici nitelikten yoksun sayılmayacağı gibi tanımlayıcı da bulunmadığı; “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” bakımından ise SMK md.5/1-c uyarınca işbu hizmetlerin özelliğine ilişkin olup sektörde herkes tara ndan kullanılabilecek bir adlandırmayı esas unsur olarak içerdiği;Davalıya ait “---------” markasının 35nci sınıfı “Alıcı ve sa cılar için ----------. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, ista s klerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistema k hale ge rilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yöne mi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleş rme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura ya rma, vergi ya rma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” bakımından ayırt edici nitelikten yoksun sayılmayacağı gibi tanımlayıcı da bulunmadığı; “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, cari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri” bakımından iseSMK md.5/1-c uyarınca işbu hizmetlerin özelliğine ilişkin olup sektörde herkes tara ndan kullanılabilecek bir adlandırmayı esas unsur olarak içerdiği; Bununla birlikte, dava dosyasına sunulu deliller ve heye mizce yapılan tespitler değerlendirildiğinde, dava açılış tarihi olan 20.05.2025 öncesinde “---------- markasının 41nci sını a “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” ve “--------” markasının 35nci sını a “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, cari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri” bakımından SMK md.25/4 uyarınca kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı ve hükümsüz kılınamayacağı; Davalının -------- ve --------- sayılı marka başvurularını kötü niyetle yaptığına dair delil bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1, 6/1,6/3, 6/9, 7/2,25/1 maddeleri,
GEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli -------- ve ---------- tescil numaralı markların hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. SMK'nın 6/1. Maddesinde "Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: .......... b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükmü düzenlenmiştir. Yine SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde; ---------- tescil numaralı, --------- marka ibareli ,41 sınıf emtialı, 05.05.2015 tescil tarihli, --------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 35 sınıfta davalı adına tescilli olduğu, markaların ana ve ayırt edici unsurunun planner ibaresi olduğu,------- ve ---------- ibarelerinin tamamlayıcı unsur olduğu, ------------ ibaresinin ingilizce planlamacı anlamına gelen bir ibare olduğu, bu hali ile zayıf bir ibare olduğu, davalı tarafça markalarında --------- şeklinde tamamlayıcı unsurlar ile bir kompozisyon oluşturularak markaların vücuda getirildikleri açıktır. Bu tespitten sonra davacı tarafın SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddesi gereği hükümsüzlük talebi incelenmiş, sektör bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten alınan raporda belirlendiği üzere davalı adına tescilli “---------” --------- markasının 41nci sınıfta, “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri, Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” bakımından ayırt edici nitelikten yoksun sayılmayacağı gibi tanımlayıcı vasfının da bulunmadığı, yine davalı adına tescilli “-------” ----------markasının 35nci sınıftaki “Alıcı ve sa cılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yöne mi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri” bakımından ayırt edici nitelikten yoksun sayılmayacağı gibi tanımlayıcı da olmadığı, yine davalı tarafın faaliyet gösterdiği sektör ve markaların tescilli olduğu sektörler olan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri” bakımından ise MK md.5/1-c uyarınca işbu hizmetlerin özelliğine ilişkin olup sektörde herkes tarafından kullanılabilecek bir adlandırmayı -------- esas unsur olarak içerdiği, ancak yapılan inceleme ve sektörel incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, dava açılış tarihi olan 20.05.2025 öncesinde “---------” markasının 41nci sınıfta “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” ve “--------” markasının 35nci sınıta “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, cari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri” bakımından “---------” şeklindeki kullanım yönünden davalı tarafın markalarının SMK md.25/4 uyarınca kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı da dikkate alındığında SMK'nın 5/1-c ve 5/1-ç maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartları da değerlendirilmiş, asıl olanın iyi niyet olduğu, davalı tarafın kötü niyetli olarak markasının tescilini sağladığına dair somut bir delilin dosyaya sunulmadığı ve halin icabından da davalı tarafın kötü niyetli tescil sağladığına dair bir delil bulunmadığı ve bu yönde bir kanaat oluşmadığı dikkate alınarak bu yöndeki hükümsüzlük taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'den eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince "marka hakkına tecavüz" davası yönünden takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansın talepleri halinde ilgililere ödenmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2026