İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1107 E. 2026/674 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1107
- Karar No
- 2026/674
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1107 KARAR NO : 2026/674
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - T.C. No:... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 13/06/2023 KARAR TARİHİ : 07/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin genel faaliyet konusunun forklift tamiri ve yedek parça satışı işi olduğunu, her iki ortağın da imzaya ve temsile yetkili olduğunu, ancak müvekkilinin şirketin diğer ortağı olan kardeşinin bazı suistimallerini öğrendiğini, ... plakalı araçlar ile ... plakalı 3 adet forkliftin aktif olarak sicile kayıtlı olduğunu, bu durumda şirketin 4 adet taşıt aracı ve 6 adet forkliftten 3 adet forkliftin müvekkilinden habersiz satıldığının anlaşıldığını, buna göre şirketin başlangıçta 12 adet olan ve kiraya verilen forkliftlerinden 9'unun satıldığını, şirketin içinin yavaş yavaş boşaltıldığının anlaşıldığını, böyle giderse tasfiye edilecek bir şirket ve malvarlığı kalmayacağını, bu ve benzeri uygulamaları sebebiyle şirket şeklinde faaliyette bulunmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin kardeşi olan ortağına olan güvenini yitirdiğini bildirerek haklı sebeplerle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile şirketin diğer ortağı olan kardeşi arasında 2 yıla yakın süredir sağlıklı hiçbir iletişim olmadığı gibi ilişkinin olmadığını, bu durumun sonuç olarak, bu iki ortak arasında ortaklığın sürdürülmesini imkansız hale getirdiğini, davacının da temsil yetkisine sahip olduğu için şirket ile ilgili bilgileri kontrol etme imkanına sahip olduğunu, esasen iki ortak arasında bu ortaklığın sürdürülemez olması sebebiyle TTK 636/3. Maddesi gereği, feshin son çare olması ilkesi de dikkate alınarak şirketin yaşatılması açısından, davacı payının, gerçek değeri üzerinden, diğer ortağa teklifini, bu ortak tarafından kabul edilmediği takdirde, bedeli şirket tarafından ödenerek şirketten çıkarılmasını istemiştir. DELİLLER: Davacı vekilince, davalı şirkete ait ... plakalı araçlar ile ... plakalı 3 adet forkliftin satılmaması için kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulması, ayrıca dava sonuna kadar şirket müdürü Mehmet Yıldırım'ın yetkilerinin durdurulması ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik tedbir talebinde bulunduğu ve mahkememizce 30/09/2024 tarihli müteferrik karar ile şirket müdürü Mehmet Yıldırım'ın yetkilerinin durdurulması/ sınırlandırılması ve davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine, davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araçlar ile ... plakalı 3 adet forklift üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin ise kabulü ile HMK'nın 389 vd, 392/1. Maddesi gereğince takdiren 50.000,00-TL nakdi teminat ya da aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubunun dosyaya ibraz edilmesi halinde ... plakalı araçlar ile ... plakalı 3 adet forklift üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, teminatın yatırılması üzerine ihtiyati araçlar üzerine tedbir konulduğu anlaşılmıştır. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin ana sözleşmesi ve ticaret sicil dosyasının bir örneği celedilmiştir. Davalı tanıkları ... ve ...'nin 02/04/2024 tarihli duruşmada beyanları alınmıştır. Davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesine ve SGK'ya müzekkere yazılarak davalı şirketin borcu olup olmadığı araştırılmıştır. Davalı şirketin haklı nedenle fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının haklı nedenle çıkma sebeplerinin var olup olmadığı, ayrılma akçesi ve şirketin öz varlığı konularında makine mühendisi bilirkişi Gürhan Güngördü, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. Azzem Özkan ile ticaret hukukunda nitelikle hesap uzmanı bilirkişi ...'ndan rapor aldırılmıştır. Mahkememizce işbu dava ilk olarak mahkememizin 2023/567 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış ve yargılaması yapılarak 25/03/2025 tarihinde davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/1951 Esas - 2025/2050 Karar sayılı 19/11/2025 tarihli kararı ile, "Şu halde, alanında uzman bilirkişi heyetine Şirkete ilişkin banka kayıtları ve uyuşmazlığa konu faturalar dahil olmak üzere, tüm Şirket kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilip, Şirket defterlerinde yer alan borç kayıtlarının dayanaklarıyla incelenerek gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda tereddüte yer vermeyecek ve denetime de elverişli olacak şekilde rapor tanzimi sağlanarak, bu bilirkişi raporu kapsamında yapılacak değerlendirmeyle bahse konu faturaların kayıtlı olup olmadıkları kayıtlı iseler fatura içeriğinin şirketin faaliyet alanı ile ilgili ürünler olup olmadıkları faturaların vergi dairesine bildirilip bildirilmedikleri incelenerek oluşacak duruma göre davacının şirketin feshi talebi bunun mümkün olmaması halinde davacının şirketten çıkma talebi ile birlikte çıkma payı hususunda karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırıldığı ve kaldırma kararı sonrası davanın mahkememizin 2025/1107 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda bir şirketler muhasebesi alanında uzman mali müşavir bilirkişi, bir makine mühendisi bilirkişi ve bir şirketler hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten 12/05/2026 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişiler Abdulvahap Duran, Sibel Servet Okandan ve İbrahim Yapar'ın 12/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalının şirketi yönettiği dönemde şirketin zarar etmediği, ancak ortaklar arasında güven sarsıcı eylemlerin mevcut olduğu ve karşılıklı güvenin sona erdiği, şirket ortaklığının çekilmez olduğu hallerde şirketin feshi yerine ortaklıktan çıkarılma/çıkma halinin söz konusu olabileceği, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının Yıldırım Forklift İş Mak. San. Tic. Ltd. Şti'nin %50 hisse ile ortağı olduğu, davacının şirketten çıkma payı tutarının 22.770.195,05 / 2 = 11.385.097,52-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce davacının toplam paylarına karşılık toplam çıkma payı olan 11.385.097,52-TL üzerinden eksik harcın yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, davacı vekilince süresi içerisinde eksik harç ikmal edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; 6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca açılmış limited şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemlerine ilişkindir. Feshi istenen davalı şirket, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 56150 sicil numarasında bir limited şirkettir. Taraflar arasında uyuşmazlık; davalı ...'nin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Haklı sebeple fesih davasında haklı sebebin gerçekleşmesinde davacı ortakların kusurlu olması dahi tek başına açtığı davanın reddini gerektirmez. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Anılan hükme göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde limited şirketin feshini isteyebilecektir. Haklı sebepten ne anlaşılması gerektiği ise somut durumun ve ileri sürülen hususların niteliğine göre mahkemece takdir edilecek olup esasında dürüstlük kuralı temelinde ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, limited şirketin feshinin haklı nedenini oluşturur. Başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklılığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olaylar, limited şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebilirler. Zira hiçbir ortaktan, dürüstlük kuralı gereği kendisi için çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez. Haklı sebep kavramı, her somut olayın niteliğine göre farklı tanımları bünyesinde barındırır. Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nun 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır. Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Bu nedenle şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 14/01/2014 tarih ve 2012/9121 Esas-2014/728 Karar sayılı ilamı). Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava ile davacı, ortağı olduğu, davalı ...'nin fesih ve tasfiyesini talep etmektedir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti marifetiyle davalı şirketin finansal durumu ve performansının tespiti için yıllar itibariyle satışları, faaliyet karlılığı, vergi sonrası dönem net karı ile varlık-borç ve öz kaynak yapısı incelenmiştir. Buna göre davalı şirketin kuruluşundan itibaren sürekli kar elde ettiğini, varlıklarını artırarak borçlarını azalttığını ve öz kaynaklarını artırmak suretiyle başarılı bir performans sergilediği tespit edilmiştir. İstinaf kararı doğrultusunda davacının, ödemelerin gerçeğe aykırı şekilde fatura karşılığı şirket defterlerine kaydedildiği iddiasının incelenmesi için yeni bilirkişi heyeti oluşturularak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi heyet raporuna göre dosyaya sunulan Erciyes Otomotiv'den alınan 24 adet e-Faturada gösterilen yedek parçaların Hyundaı Starex, kamyonet, Hyundaı H100 kamyonet, Hyundaı Getz otomobil, Mitsubıshı L300 kamyonetlerin yedek parçaları olduğu tespit edilmiş, kullanılan yedek parçaların periyodik ve ağır bakım işlerine dair yedek parçalar olduğu belirlenmiştir. Faturalarda belirtilen araç markalarının davaya konu araçlar arasında bulunmadığı göz önüne alındığında bu parçaların davaya konu araçlara takıldığına dair bir tespitte bulunulamamıştır. Bilirkişi heyetince makine parkındaki araçların faturalarda belirtilen yedek parçaların takıldığı araçlardan farklı olduğu görülmüş bu araçlardan yalnız bir tanesinin forklift olduğu ancak faturadaki parçaların forkltif yedek parçası olmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte faturalardaki tüm parçaların Hyundaı marka parçalar olduğu oysa davalı şirketin Hyundaı bayisi olmadığı dikkate alındığında davalı şirketin iştigal alanına uymadığı açıktır. Malum olunduğu üzere uygulamada bu miktarda stok bulunmasının olağan olmadığı, maliyet gerektirdiği, sipariş üzerine çalışıldığı da gözetilerek teknik ve mali bilirkişi incelemesi neticesinde, söz konusu faturalarda yer alan malzemelerin davalının ticari faaliyetleri ile bakım ve onarım işlerinde fiilen kullanılmasının hayatın olağan akışına ve işin mahiyetine uygun düşmediği, anılan kayıtların, gider kalemlerini gerçekte olduğundan yüksek göstermek ve dönem kârını düşük yansıtmak amacıyla muhasebeleştirildiği kanaatine ulaşılmış olduğundan davalı şirketin iştigal alanına uymayan faturalar konu bedeller dağıtılabilir kâr olarak eklenerek şirket öz kaynağı belirlenmiştir. Eldeki davada taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığı dikkate alınarak 6102 sayılı TTK'nın 636.maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, uygun çözüm olarak takdiren davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve ayrılma akçesine hükmedilmesi gerektiğinden davalı şirkete ait araçların güncel değeri bilirkişi aracılığıyla belirlenmiştir. Öz kaynak (özsermaye), bir işletmenin toplam varlıklarından tüm borçların (yükümlülüklerin) çıkarılmasıyla elde edilen net değerdir. Davalı şirketin varlıklar toplamından (26.244.688,70-TL) tüm borçları (3.474,493,65-TL) çıkarıldığında öz kaynak 22.770.195,05-TL olacaktır. Davacı ... Forklift İş Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin % 50 hisse ile ortağı olduğundan ayrılma akçesi 11.385.097,52-TL olarak hesaplanmıştır. Netice itibariyle davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacının şirket ortaklığından çıkartılması ile davacının şirketteki tüm payına karşılık toplam 11.385.097,52 TL’nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE 1-Davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacının Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 56150 sicil numarasında kayıtlı ... ortaklığından çıkartılması ile şirketteki tüm payına karşılık toplam 11.385.097,52 -TL’nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 777.716,01-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 179,90-TL peşin harç ile 194.249,10-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 583.287,01-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ile 194.249,10-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 194.608,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 900,00-TL tebligat ve posta gideri, 36.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 38.583,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 1.067.552,93-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/07/2026
Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır