İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/263 E. 2026/110 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/263
- Karar No
- 2026/110
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/263 Esas - 2026/110 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/263 Esas KARAR NO : 2026/110
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 YAZIM TARİH : 09/03/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının, 04/12/2023 tarihinde portakal, limon alım satımı konusunda anlaştıkları ve sözleşme yaptıkları, tarafların çeşitli nedenlerle 04/12/2023 tarihli sözleşmeye uyamadıkları, akabinde alışverişlerini, banka ödemeleri irsaliye ve faturalara dayandırdıkları, müvekkilinin şimdiye kadar 1.971.000,00 TL miktarında irsaliye ve faturalı mal gönderdiği, davalı firmanın da banka kanalı ile 1.961.000,00 TL ödeme yaptığını, tarafların defter kayıtlarına göre müvekkilinin 10.000 TL ... İnş. Dış. Tic. Aş.'den alacaklı olduğu, ayrıca birbirlerine verdikleri senetleri iade etmeye karar verdiklerini, müvekkilinin davalı firmadan aldığı 1.520.000 TL miktarlı ve 28/12/2023 ödeme tarihli senedi ... Kargo arayıcılığıyla davalıya iade ettiği, davalının ise müvekkilinden aldığı 324.472,73 TL miktarlı ve 15/04/2024 ödeme tarihli ve 324.472,73 TL miktarlı ve 15/05/2024 ödeme tarihli senetleri iade edeceğini söylediği ancak iade etmediği, davalının alışverişten zarar ettim diyerek her iki senedi elinde tutmakta ve müvekkilini icra tehdidi altında tutmakta olduğu, müvekkilinin 15/04/2024 tarihli ve 15/05/2024 tarihli miktarları 324.472,73 TL olan senetlerden dolayı borcu olmadığını, her iki senedin icraya konulması veya protesto edilmesi halinde müvekkilinin ticari itibarının çok sarsılacağı, her iki senedin protesto edilmesinin, her iki senedin icraya konulmasının önlenmesi ve her iki senedin ciro edilmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bonolar incelendiğinde her iki bono üzerinde nakden kaydı bulunduğu, bonolar üzerinde yazılı miktarın davacıya nakden borç olarak verildiği, buna mukabil davacı tarafın kendisine nakden ödenen bedele karşılık, dava konusu bonoları keşide ederek teslim ettiği, davacı tarafın bedelsizlik iddiasının hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğu, yazılı belge ile sabit olan mevcut durumun, yani bonolardaki nakden kaydının aksini, bononun malen verildiği iddiasını davacı tarafın ispat etmek külfeti altında olduğu, davacı tarafça her ne kadar 04/12/2023 tarihli sözleşmeye dayanılmış ise de; dava konusu bonoların hukuki mahiyeti gereği sebepten mücerret olup; kayıtsız şartsız bir bedeli ödeme vaadi içeren bir kambiyo senedi olduğu, dava konusu bonoların taraflar arasındaki sözleşme veya ticari ilişki ile ilgisi olmadığını belirterek aşağıdaki açıklamalarda bulunmuşlardır. a-)Sözleşmeye göre, davalı ... tarafından davacıya teminat olarak 1.520.000,00 bedelli bono verileceği yazılı olup; sözkonusu teminat senedi davacı tarafa verilmiş, davalı müvekkil şirket ... sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğinden bono müvekkil şirkete iade edilmiştir. b-)Buna mukabil 04/12/2023 tarihli sözleşmede, dava konusu bonolara ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı gibi davacı tarafça senet verilmesine dair bir kayıt da yoktur. Davacı taraf dava konusu 324.472,00 TL bedelli 15/04/2024 ve 15/05/2024 ödeme tarihli bonoları üzerindeki nakden kaydından da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki sözleşme ve ticari ilişkiden bağımsız olarak, davacıya borç olarak verilen nakde istinaden keşide etmiş davalı lehtar müvekkil şirkete teslim etmiştir. c-)Davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu bonoların neden düzenlendiğini açıklamaktan imtina etmiş, bonolardaki nakden kaydından hiç bahsetmemiş, davacı tarafın imzaladığı senetten kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediğini kabul ve ikrar etmiştir. Davacının kabulünde olduğu üzere, bonolara konu borç ödenmediği için, ticari hayatın akışına uygun olarak, bonolar da iade edilmemiştir. Dava konusu bonolar haricen verilen nakit borca ilişkin olduğundan, nakden kaydını içeren sebepten mücerret kıymetli evrak ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ilgisi olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça temin edilen narenciye ürünlerinin yurtdışına ihraç edildiği, müvekkilince kabul ve ikrar edildiği üzere davacı tarafça düzenlenen faturaların banka aracılığı ile ödendiği, dolayısı ile taraflar arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan yükümlülükler müvekkilinin tam ve eksiksiz olarak ifa ettiği, ancak davacı tarafça hatalı ürün gönderilmesi, yanlış paketleme-nakliye yapılması vs. nedenlerle yurtdışına gönderilen narenciye ürünlerinin geri gönderildiği, bozulduğu, davacı tarafın eksik ve kusurlu ifası nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı, arz edilen nedenlerle davacının iddialarının gerçek dışı olup, hiç bir hukuki ve maddi dayanağının bulunmadığından davanın ve tedbir taleplerinin reddini talep ettiklerini belirtmişlerdir. DELLİLLER: 04/12/2023 tarihli sözleşme, 15/04/2024 tarihli ve 15/05/2024 ödeme tarihli senetler, tarafların ticari defter ve kayıtları, banka ödemeleri, Bilirkişi raporları. 13/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Davacı ticari defterlerinin ... ilinde bulunduğu ve davalı ticari defterlerine ilişkin adres bildiriminde bulunmaması nedeni ile tarafların ticari defterleri incelenememiştir. -Davacı tarafından dosyaya sunulan faturalara göre, davalı firmaya 2.256.432,92 TL fatura düzenlenmiş (davacı dilekçesinde 1.971.000,00 TL şeklinde belirtmiş), banka dekontlarına göre de davalı davacıya 1.961.124,88 TL ödeme yapmıştır. Bu durumda (2.256.432,92 TL - 1.961.124,88 TL ) = 295.308,04 Tl davalının halen borçlu olduğu hesaplanmıştır. Ancak bu durum dosyaya davacı tarafından kazandırılan belgeler üzerinden hesaplanmıştır. -Uyuşmazlık konusu bonoların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacak veya borcun varlığına işaret edip etmediği; davacının bu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığının tespitinin hukuki değerlendirmesinin mahkememizde olmak üzere raporunu teslim etmiştir. 11/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, lehine delil niteliği taşımaktadır. Davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden, HMK 222/5 gereğince davacı lehine karine oluşmuştur. Davacı defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan 10.740,54 TL alacağı bulunmaktadır. Uyuşmazlık konusu bonolar davacı defterlerinde kayıtlı değildir; dolayısıyla bu bonoların ticari ilişkiden kaynaklandığına veya iade edildiğine dair muhasebesel delil bulunmamaktadır. Davacı tarafından yapılan ödemeler nedeniyle dava menfi tespit davasından istirdat davasına dönüşmüştür. 6. Bono bedellerinin dayandığı temel ilişkinin “bedelsiz” olduğu yönündeki iddianın dosya kapsamındaki mevcut belge ve ticari defter kayıtlarıyla ispatlanamadığına ilişkin tadir mahkemeye aittir. Nihai kanaat olarak; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre davacının davalıdan 10.740,54 TL tutarında alacaklı olduğu; ancak dava konusu bonoların bedelsiz olduğu yönündeki iddianın ticari defter kayıtlarıyla desteklenemediği, dolayısıyla bu hususta nihai hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkememizde olmak üzere raporunu teslim etmiştir. 21/11/2025 bilirkişi kurulu ek raporunda özetle; - Davacı ticari defterlerinin talimat bilirkişisi tarafından incelenmiş ve davalının davacıya 10.740,52 TL borçlu olduğu, davacı ticari defterlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi hükmü gereğince, usulüne uygun şekilde tutulduğu, ticari defterlerin lehine delil niteliği taşıdığı, - Davacının dava konusu bonoları yargılama sırasında ödedikleri dosya kapsamında tespit edilmiş olup, davacının işbu davayı 2004 Sayılı Kanunun 72/6 maddesi istirdat davası olarak devam ettirdikleri, - Uyuşmazlık konusu bonoların taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacak veya borcun varlığına işaret edip etmediği; davacının bu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığının tespitinin hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Nihai takdir ve değerlendirmenin mahkememizde olmak üzere ek raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Dava, taraflar arasında tanzim edildiği ihtilaf konusu olmayan 04.12.2023 tarihli sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya verildiği verildiği ve bedelsiz kaldığı beyan edilen 15.04.2024 vade tarihli 324.472,73-TL bedelli senet ile 15.05.2024 vade tarihli 324.472,73-TL bedelli senetten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yöneliktir. Davacı tarafça sunulan dava dilekçesi ile sözleşme ile portakal ve limon ticareti hususunda taraflar arasında anlaşma yapıldığı, sözleşme gereği tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, ancak davalı tarafça sözleşmeye uyulmadığı, ticari kayıtlara göre davalıdan 10.000-TL alacaklı olduklarını, yapılan anlaşma gereği davalının borçlusu olduğu 1.520.000 TL bedelli senedi davalıya iade ettiklerini ancak sözleşme gereği davalıya verdikleri 324.472,73 TL bedelli iki senedin iade edilmediğini, bu senetlerin bedelsiz kaldığı, bu senetler dolayısı ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir. Davalı tarafça yasal süresi içerisinde sunulduğu tespit edilen cevap dilekçesinde, senetlerin nakden kaydı olduğu, aksini iddia eden davacının iddiasını ispat külfeti bulunduğu, davaya konu edilen senetlerin iddia edildiği gibi 04.12.2023 tarihli sözleşme ile ilgili olmadığı, bu yönde bir kayıt da bulunmadığı savunulmuştur. Taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan sözleşme incelenmekle, sözleşmede dava konusu edilen senetlere ilişkin kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu edilen senetler incelenmekle, -11.01.2024 düzenleme tarihli, 15.05.2024 vade tarihli 324.472,73-TL bedelli senedin TTK'da yazılı şekil şartlarına uygun olmakla borçlusunun davacı, alacaklısının davalı olduğu, senette nakden kaydının bulunduğu, -11.01.2024 düzenleme tarihli, 15.04.2024 vade tarihli 324.472,73-TL bedelli senedin TTK'da yazılı şekil şartlarına uygun olmakla borçlusunun davacı, alacaklısının davalı olduğu, senette nakden kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Ön inceleme duruşması yapılmakla ihtilaf konusu tespit edilmiş, taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere usulüne uygun ihtar yapılmak sureti ile süre verilmiş, duruşmada hazır bulunmayan davalı tarafa tebliğ edildiği, davacı tarafça beyanda bulunulmakla davalı tarafın beyanda bulunmadığı tespit edilmiş; tanınan iki hafta kesin sürenin ikmali ile dosya ara karar gereği mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden teşkil edilen heyete teslim edilmiş ve 13.07.2025 tarihli rapor sunulmuştur. Raporda, defter ve kayıtlarda yapılan inceleme neticesinde davalının 295.308,04-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunun beyan edildiği görülmüştür. Davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 11.10.2025 tarihli raporda, "...taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre davacının davalıdan 10.740,54-TL tutarında alacaklı olduğu; ancak dava konusu bedelsiz olduğu yönündeki iddianın ticari defter kayıtlarıyla desteklenemediği, dolayısıyla bu hususta nihai hukuki takdir ve değerlendirme yetkisinin sayın mahkemenize ait olduğu..." kanaati beyan edilmiştir. Davacı vekilince Uyap sisteminden 06.08.2025 tarihinde sunulan dilekçe ile davaya konu edilen 15.04.2024 vade tarihli senedin ... Esas sayılı dosyasına, 15.05.2024 tarihli senedin davalı şirket hesabına ödendiği beyan edilmiş, davalı vekili de 19.09.2025 tarihli celsede davanın istirdat davasına döndüğünü beyan etmiştir. Mahkememizce, davanın davaya istirdat davası kabulü ile devam edilmiştir. İleri sürülen itiraz ve davacının ticari kayıtlarının incelenmesine dair mali müşavir bilirkişiden alınan rapor değerlendirilmek üzere dosya yeniden heyete tevdi edilerek ek rapor tanzimi istenilmekle sunulan 21.11.2025 tarihli raporda "taraflar arasında ticari ilişki bulunmakta olup; bu ticari ilişkinin 04.12.2023 tarihli sözleşmeye dayandığı; 07.12.2023 tarihinde davacıya yapılan 1.520.000,00_TL ödeme ile başlayan ilişkinin, dosya sunulan davacı faturaları ve davalı ödeme belgelerine göre 22.01.2024 tarihine kadar devam ettiği; dava konusu bonoların düzenleme tarihlerinin 11.01.2024 olduğu; bonoların düzenlenme tarihi itibariyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı sırasında verildiği, bu nedenle bu ilişki kapsamında verilmiş olabileceği; ancak bonolar hakkında taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir düzenleme yer almadığı ve tutarlarının hem davacıya ait faturalarda hem de davalı tarafından yapılan ödemelerle örtüşmediği tespit edilmiştir." kanaatinin beyan edildiği görülmüştür. Menfi tespit davalarının bazı türlerinde, kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte ise de, bu kural mutlak nitelikte olmayıp, bir kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiğinin veya bedelsiz kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tespit davasında ispat külfeti, değişen ispat yükümü çerçevesinde davacı borçluya düşer. (... Dairesi'nin 26/09/2022 tarih, ... sayılı ilamı) Bu sebeple somut uyuşmazlıkta ispat yükü bonoların bedelsiz kaldığını iddia eden davacıda olup, bu hususun davalı tarafından ileri sürülmesine de gerek olmayıp, re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2025 tarih ... sayılı ilamında "Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer taraflardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bononun üzerinde borcun sebebine yönelik bir açıklamanın bulunduğu hâlde alacaklının başka bir düzenleme sebebine dayanması bononun tek taraflı talili neticesini doğurur ve alacaklının ispat soyutluğuna ilişkin avantajı ortadan kalkar. Bu hâlde alacaklı, borçlu ile aralarında bulunan borç ilişkisine dayanak teşkil eden hukuki sebebi ve bunun geçerliliğini ispatlamak durumundadır." Kısaca izah edilenler çerçevesinde, senet metninde nakden kaydı bulunduğu, ancak davacının dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında senetlerin sözleşme kapsamında verilmiş olduğu iddiası karşısında, sözleşmenin mal alım satımına yönelik olduğu da nazara alındığında, senedin talilinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Yazılı Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararı da nazara alındığında, davaya konu senetlerin davacı tarafından talil edilmekle, iddia gereğince sözleşme gereğince verildiği sübut etmemiş, davacının ispat külfetini yerine getiremediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Sübut etmeyen davanın reddine, Şartları haiz olmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 11.082,37-TL harcın mahsubu ile arta kalan 10.350,37-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 103.341,82-TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... (e-duruşma) ile davalı vekili Av. ... (e-duruşma)'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.