İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1088 E. 2026/532 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1088
- Karar No
- 2026/532
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1088 Esas - 2026/532 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1088 KARAR NO: 2026/532
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN:
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/06/2026 K. YAZIM TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili .....'ın çocuğu olan müteveffa .....'ın 23.11.2021 tarihinde kaza anında geçerli bir sigortası bulunmayan .... plakalı araç ile yolculuk yaparken dava dışı ...... plakalı araçla karıştığı ölümlü trafik kazasında vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ve adli tıp kusur bilirkişi raporuna göre ...... plakalı aracın kazanın oluşumunda %80 oranında kusurlu bulunduğunu, aracın kaza tarihinde geçerli bir sigortasının olmaması nedeniyle sorumluluğun davalı Güvence Hesabına ait olduğunu, Güvence Hesabına yapılan başvuruda aracın ...sigorta ile sigortalı olduğunun iddia edildiğini ancak kaza tarihinden önce aracın iki kez satış görmesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1470. maddesi uyarınca sigorta ilişkisinin sona erdiğini, kaza tespit tutanağını düzenleyen memurlarca da aracın geçerli bir poliçesinin olmadığının tespit edildiğini, uyuşmazlığın çözümü adına Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı dosyası kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafa 30.11.2023 tarihinde yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını, müvekkilinin destekten yoksun kalma zararının yargılama esnasında bilirkişi tarafından tespit edileceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalının kaza tarihindeki teminat limiti dikkate alınarak 10,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini, 429.990,00 TL arttırarak 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı Güvence Hesabı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 23.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde .....'ın vefat ettiği, ..... ve .....'ın yaralandığı, 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bulunduğu, kazaya karışan...... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla.... Sigorta A. Ş. nezdinde .... numaralı geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesinin bulunduğu, bu nedenle müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davanın ilgili sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiği, ..... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli bir poliçesinin bulunmadığının tespiti halinde dahi müvekkilin sorumluluğunun sürücünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğu, tazminat hesabında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirlerin, müteveffanın müterafik kusurunun, hatır taşıması olgusunun ve davacının belgeli gelirinin dikkate alınması gerektiği, tazminatın TRH 2010 tablosu ve kaza tarihine göre teknik faiz oranları uygulanarak hesaplanmasının yasal zorunluluk olduğu, müvekkil aleyhine hükmedilecek tazminatın araç maliki ve sürücüsü .......'a (.......) rücu edileceği, bu nedenle davanın adı geçen şahsa ihbarının talep edildiği, TBK 135. maddesi uyarınca alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiği, kaza tarihi itibarıyla temerrüt oluşmadığından avans faizi talebinin reddinin gerektiği, davacı tarafın alacak kalemlerini bölerek dava açmasının usul ekonomisine ve TMK 2. maddesine aykırı olduğu,..... ve ...... yönünden maluliyet iddialarının Adli Tıp Kurumu raporu ile ispatlanması gerektiği, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilerek asıl ve birleşen davaların reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı .... Ağır Ceza Mahkemesinin ......esas sayılı dosyası, trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi,..... Sigorta A.Ş. ve ..... sigorta A.Ş'nin cevabi yazıları, 26/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Zorunlu sorumluluk sigortası yaptırılmaksızın trafiğe katılan aracın neden olduğu kazada zarar görenler, uğramış oldukları bedeni zararların tazminini Güvence Hesabından talep edebilir (5684 sayılı SK m.14 f.2/b ve G.H.Yön. m.9 f.1/b) . Davacı tarafından, 23/11/2021 tarihinde araçta yolcu olarak seyahat eden kızının ölümü ve içinde bulunduğu aracın ZMMS poliçesi bulunmaması nedeniyle yukarıda düzenlenen mevzuat hükümleri gereğince davalıdan talepte bulunulmuştur. Davalı tarafından her ne kadar dava konusu aracın kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesinin bulunduğu iddia edilmiş ise; gelen müzekkere cevaplarından .... sigorta'ya yapılan ZMMS poliçesinin 5/5/2021'de, ..... Sigorta'ya yaptırılan ZMMS'nin ise 13/10/2021 tarihinde iptal dildiği, kaza tarihinin ise 23/11/2021 olduğu, kaza tarihinde ZMMS'nin olmadığı gibi ZMMS poliçesini düzenleyen şirketin 15 günlük yasal sorumluluğunun da dolduğu görülmüştür. Bu husus Sigorta Tahkim Komisyonunun ..... esas,...... karar sayılı ilamıyla da sabit olduğundan kazaya ve dolayısıyla müteveffanın ölümüne neden olan aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi olmadığından davacının davalıya husumet yönetmesinde hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan 26/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...Kusur Yönünden; ..... Plakalı Aracın Sahibi ve sürücüsü .....'ın %80 oranında ASLİ KUSURLU olduğu, ..... Plakalı Aracın Sahibinin/Sürücüsü ......'ün % 20 oranında TALİ KUSURLU olduğu, yolcu .....'ın ve diğer yolcuların KUSURSUZ olduğu, yolcu .....'ın çocuk bağlama sistemiyle bağlanmadığı ve ön koltukta yolculuk yaptırıldığı kanısına varıldığı, Tazminat Yönünden; Mütevaffanın babası ...... davacı konumunda değildir ancak destek ihtiyaçlısı konumunda olduğundan tazminat hesabında destek payları dikkate alınmıştır. Diğer taraftan Baba .....'ın ...... plakalı aracın kusurlu sürücüsü ve işleteni olduğundan (Güvence Hesabından)ZMSS teminatından kaynaklı tazminat talep etme hakkı bulunmadığından dava dışı baba adına garamaten paylaşım yapılmamıştır. Heyetimizde yer alan kusur bilirkişi tarafından müteveffa yolcu .....'ın çocuk bağlama sistemiyle bağlanmadığı ve ön koltukta yolculuk yaptırıldığı tespiti yapıldığından nihai takdiri sayın Mahkemeye bırakılarak hesaplamada %20 müterafik kusur indirimi uygulanmıştır. 2026 yılı güncel asgari ücret verileri, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant (%10 artırım %10 eksiltim) kullanılarak yapılan hesaplamalar sonucunda; 1) Davacı anne ....'ın destekten yoksun kalma tazminat tutarının bakiye 949.085,16 TL olduğu, ancak olay tarihinde geçerli (23.11.2021) ZMSS ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 430.000,00 TL, davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun teminat limit tutarı olan 430.000.00 TL ile sınırlı olduğu, 2) Sayın Mahkeme tarafından davacı yanın Güvence Hesabına başvurusunun geçerli olduğunun kabulü halinde (başvuru esnasında zorunlu belgelerin sunulduğunun görüldüğü), Güvence Hesabının temerrüde düştüğü 30.11.2023'den itibaren yasal faiz yürütülerek (Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek), tazminat talebinde bulunabileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Belli sürücülerin ve yolcuların araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Yönetmelikte gösterilen koşullara uygun şekilde emniyet kemeri takılmamasının veya çocuk bağlama sistemi kullanılmamasının kazanın yaşanmasına etkisi olmasa da yaralanma derecesini ağırlaştıracağı açıktır. Ayrıca, MI cinsi araçlarda 36 kg'dan hafif ve 150 cm'den kısa olan çocukların, çocuk bağlama sistemi ile bağlanması gerekir. 135 cm'den uzun çocuklar ise arka koltukta olmak koşulu ile emniyet kemeri takabilir. MI cinsi araçlarda, çocuk bağlama sistemi olmayan araçlarda 3 yaşından küçük çocuklar taşınamaz. Bu bağlamda somut olaya bakıldığında, yolcu ......'ın MI cinsi özel otomobil olan .... plakalı araçta yolculuk yaptığı sırada kazaya karışarak öldüğü anlaşılmıştır. 23.11.2021 tarihli Ölü Muayene Tutanağından, yolcu.....'ın yaklaşık 83 cm boyunda, 12-14 kg ağırlığında, 1.5-2 yaşında olduğu tespit edilmiştir. Bu da, yolcu......'ın .... plakalı otomobilin arka koltuğunda çocuk bağlama sistemi ile bağlanarak taşınması gerektiğini göstermektedir. Ancak, yolcu ...'ın verdiği ifadesinde özetle, ....'ın eşi.... ile kızı.....'nin ön koltukta oturduğunu beyan ettiği, sürücü ....'ın 03.12.2021 tarihinde verdiği ifadesinde özetle, eşi ve kızı ...'nin ön koltukta oturduğunu beyan ettiği görülmüştür. Bu da, yolcu ....'ın .... plakalı otomobilin arka koltuğunda çocuk bağlama sistemi ile bağlanmadığını, ön koltukta anasının kucağında yolculuk yaptığını göstermektedir. Bu konuyla ilgili Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesinde “...MI, MIG, NI, NIG, N2 ve N3 sınıfı araçlarda 150 cm'den kısa ve 36 kg'ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm'den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler. Çocuk bağlama sistemleri olmayan MI, MIG, NI, NIG, N2 ve N3 sınıfı araçlarda üç yaşın altındaki çocuklar taşınamazlar. ...” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle davacının kucağında çocuğunu taşıması nedeniyle zararın artmasına neden olduğu anlaşıldığından %20 müterafik kusur uygulanan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Yine dosya kapsamında alınan kusur durumuna ilişkin rapor yine dosya kapsamında bulunan Kaza Tespit Tutanağı ve Adli Tıp Kurumu raporuyla uyumlu olduğundan hükme esas alınmıştır.
Tazminat hesabına ilişkin olarak alınan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda %20 müterafik kusur indirimi ile davalının %80kusur sorumluğuna göre yapılan hesaplamada davacı anne .....'ın destekten yoksun kalma tazminat tutarının yetiştirme giderinin tenzilinden sonra bakiye 949.085,16 TL olduğu, ancak olay tarihinde geçerli (23.11.2021) ZMSS ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 430.000,00 TL, davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun teminat limit tutarı olan 430.000.00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin davalıya usulüne uygun şekilde başvurusunu yaptığını ve başvuru belgelerini dosyaya celp ettiği görülmüştür. Davacı vekili 01/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalının kaza tarihindeki teminat limiti dikkate alınarak 10,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini, 429.990,00 TL arttırarak 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Buna göre, davacı .....'ın desteğinin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeniyle davacı..... lehine hesaplanan maddi tazminattan davalının kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçe limiti(ölüm) ile sorumlu olduğu anlaşıldığından tespit edilen maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın ıslah dilekçesi gözetilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş,davalının temerrütünün 30/11/2023 tarihinde oluştuğunun kabulü ile hükmedilen maddi tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE ; 430.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalının sorumluluğunun kaza tarihindeki ZMMS ölüm teminat miktarı olan 430.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 29.373,30 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla alınan 2.085,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.287,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 615,40 TL peşin harç, 1.470,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.788,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 229,70 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 15.229,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 68.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/06/2026
Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza