İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/105 E. 2026/56 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/105
Karar No
2026/56
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/105 Esas - 2026/56

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/105 Esas KARAR NO : 2026/56

..............x ................x........x ..................x.........x ....................x............x ......................x..............x DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunulan listede belirtilen ............. plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ............. 4.Genel İcra Müdürlüğü 2024/32658 E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin, davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun, müvekkili şirkete borcu bulunmadığını iddia ederek borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptali gerektiğini, davalının takipte, müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan etmiş ve takibi durdurduğunu, bu doğrultuda ihlalli geçiş vakıasına itiraz etmemiş olduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketin 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve 2011/1807 (eski 94/5907) sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulduğunu, “Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu Projesi” nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlendiğini, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30.maddesinin 5. fıkrasında “Geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.” denildiğini, söz konusu fıkranın ikinci cümlesinde ise “Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” hükmü ile müvekkili şirkete işletici şirket sıfatıyla geçiş tutarının 1 katı ve 4 katı tutarındaki ceza tutarını genel hükümlere göre tahsil etme hak ve yetkisi verildiğini, otoyoldan ihlalli geçiş yapan araç sahibinden, geçiş ücreti ile bu ücretin 1 (bir) katı ve 4 (dört) katı tutarında cezanın, müvekkili şirket tarafından genel hükümlere göre yani özel alacak olarak tahsil edildiğini, söz konusu alacağın özel bir alacak olduğu hususunun 27 Şubat 2018 tarihli ve 30345 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 2017/166 E. ve 2018/8 K. sayılı Anayasa Mahkemesi red kararının (............... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 6001 sayılı kanunun 30. Maddesinin kısmen iptaline ilişkin yapılan başvuruya ilişkin red kararı) 24. maddesinde de belirtildiği üzere “bu sebeple ödenecek cezanın da kolluk faaliyeti içinde yer alan idari nitelikte bir yaptırım olarak kabul edilmesi mümkün değildir.” şeklinde ifade edilmek suretiyle de Anayasa Mahkemesi tarafından da tasdik edildiğini, öncelikle, şikayete konu borcun sebebini teşkil eden ihlalli geçiş fiilinin tanımlanması gerektiğini, ihlalli geçişin, müvekkili şirket tarafından yapımı ve işletmesi üstlenilen otoyolun geçiş ücreti ödenmeksizin kullanılması anlamına geldiğini, yasa gereği ihlalli geçiş vakıasının ödemesiz geçiş anında tamamlandığını ve ihlalli geçiş cezasının ödemesiz geçiş anında kesinleştiğini, ancak yasada öngörülen 15 günlük yasal süresi içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde ihlalli geçiş cezasının yine yasa hükmü gereği kendiliğinden terkin olduğunu, müvekkili şirketin, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisini haiz olmadığını, müvekkili şirketin bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde 1 (bir) katı, 45 (kırk beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 (dört) katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) olmadığını borçlar kanunu tahtında özel alacak statüsünde olduğunu ve genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceğinin açıkça 6001 sayılı Kanunda düzenlendiğini, bu nedenle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) kararının ilgili kişiye resmi tebligat ile tebliğ edilme zorunluluğunun özel şirketler tarafından işletilen otoyollarda gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin tahsili sürecine de uygulanması gerektiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim müvekkili şirketin bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı hususunun İstanbul BAM 17 H.D.’nin 2017/2867 E. 2020/955 K. sayılı kararında belirtildiği şekilde “Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.” ifadesi ile de sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından işletilen otoyolda yer alan gişeler HGS ve nakit/kredi kartı/banka kartı olarak tahsilat yöntemi bazlı özgülendiğini, HGS gişelerinden yapılan geçişlerde ücret toplama sisteminin süresi içerisinde HGS için PTT’den olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle HGS’den geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerler açılmadığını, bu halde araç sürücüsünün ilgili butona basıp oluşan ihlalli geçiş kaydına ilişkin, geçiş ücretinin hangi surette nereye ödeneceğini, yasal ödeme süresinin ne kadar olduğunu, geçiş tarihini izleyen 15 günlük yasal sürenin bitiminde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 1 (bir) katı, geçiş tarihini izleyen 45 gün içerisinde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 4 (dört) katı cezanın ödenmek zorunda kalınacağını, ödemenin geciktirilmesi halinde tutara eklenecek diğer masrafların neler olduğunu belirtir ihlalli geçiş bildirimini (“İGB”) alması akabinde bariyer kalkarak geçişin sağlandığını, İGB'in sadece bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenerek ihlalli geçiş anında, araç sürücüsüne teslim edildiğini, 6001 sayılı Kanun’un 5. fıkrasına 5 Temmuz tarihli 7417 sayılı Kanun ile eklenen cümle ile getirilen araç sahibine bilgi verme yükümlülüğünün ceza tutarının tahakkukuna ilişkin bir ön şart olmadığını, geçiş ücreti ve ceza tutarından oluşan alacağın genel hükümlere göre tahsilinden yani, icra takibi başlatılmadan önce, yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olduğunu, söz konusu yükümlülüğün araç sahibine bilgi vermekten ibaret olduğunu, tebliğ şartının söz konusu olmadığını, zira bu durumun 7417 sayılı Kanun’un gerekçesinde de “kırk beşinci günden sonraki süreçte ise en az on beş gün önceden, araç sahibinin ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgileri doğrultusunda, KEP, SMS, posta, kamu hizmetlerine erişim imkânı sağlayan yasal internet platformu (e-devlet), e-posta gibi kanallardan herhangi biriyle bilgilendirilmesi ve geçiş ücreti ödenmeden giriş çıkış yapılan mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört kat tutarının, icra takibi başlatılmadan tahsil edilebilmesi imkanının getirilmesi amaçlanmıştır.” denilerek bilgilendirme konusunda karşı tarafın bu bilgilendirmeye vakıf olup olmadığının, başka bir ifadeyle tebliğ şartının aranmayacağının açıkça ifade edildiğini, zira madde metninde yer alan ve saymaca olmayan bilgi verme yolları da değerlendirildiğinde (SMS, e-devlet gibi) yasal bir tebliğ şartının teknik olarak aranamayacağının anlaşıldığını, ayrıca benzer bir durumun aynı kanunun idari para cezalarının düzenlendiği 30. maddesinin 1. fıkrasında “idari para cezasının tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın” şeklinde açıkça ifade edildiğini, bununla birlikte müvekkili şirket adına kayıtlı telefon numarası bulunan araç sahibi gerçek kişilere SMS; adına kayıtlı telefon numarası bulunmayan araç sahibi gerçek kişiler ile tüzel kişilerin adreslerine “İhlalli Geçiş İhtarnamesi” göndererek geçiş ücreti ve tahakkuk etmiş ceza tutarının ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından Türkiye Noterler Birliği kanalı ile temin edilen T.C. kimlik numaraları üzerinden GSM operatörleri telefon numarası sorgusu yapıldığını ve yine GSM operatörlerinden tespit edebildiği numaralara SMS gönderimini gerçekleştirdiğini, bu kapsamda GSM operatörleri söz konusu operasyonu telefon bilgisini paylaşmaksızın gerçekleştirdiğinden, müvekkili şirketin borçluların telefon numarası bilgisine hiçbir zaman erişimi bulunmadığını, ayrıca gerçek kişi araç sahipleri açısından ihlalli geçişlere ilişkin bilgilerin e-devlet platformu ile paylaşılarak ilgili kişilerin söz konusu geçişlerden cezasız ve sonrasında da cezalı dönemde haberdar olmalarının sağlandığını, gerek geçiş anında gerekse geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) günlük süre boyunca HGS etiketine bakiye yüklenmesi veya bakiye bulunmasının müvekkili şirket tarafından işletilen otoyoldan gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmediğini, bir geçiş ücretinin tahsil edilebilmesi için, geçiş tarihinden itibaren 15 günlük cezasız dönemde müvekkili şirket tarafından geçiş yapan aracın HGS etiketine yapılan sorgu sonucunda PTT'den olumlu provizyon alınması ve geçiş ücretlerinin müvekkili şirket hesaplarına aktarılması gerektiğini, kaldı ki söz konusu sistemler müvekkili şirkete ait olmadığı için müvekkili şirketin hiçbir şekilde araç sahibinin HGS hesap bilgilerine erişimi bulunmadığını, müvekkili şirketin geçiş ücretinin tahsiline yönelik sorumluluğunun, PTT’ye geçiş anında geçişi gerçekleştiren araç üzerinde tespit edebildiği etiket bilgileri vasıtasıyla sorgu göndermekle sınırlı olduğunu, söz konusu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu doğrultuda geçiş tarihini müteakip davalıya ait HGS hesabına gönderilen başarılı sorgulara ilişkin kayıtları ekte sunduklarını, bu kapsamda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, ihlalli geçişe ilişkin alacaklar götürülecek borç niteliğine haiz olduğundan geçiş ücretlerinin başka bir ifade ile müvekkili şirketten alınan hizmetin karşılığının süresinde ödenip ödenmediğinin takibinden tek başına araç sahibinin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin geçiş tarihi itibari ile araç sahiplerine geçiş ücretini ödeyebilmeleri için birçok ödeme kanalı sunduğunu, araç sahiplerinin geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde araç plakası üzerinden müvekkili şirkete ve KGM’ye ait internet sitesi ve gerçek kişiler açısından e-devlet (............, Köprü ve Tünel Geçiş, İhlalli Geçiş ve Borç Sorgulama) üzerinden sorgu yaparak geçiş ücretini ceza tahakkuk etmeden ödeyebildiklerini, geçiş ücretinin herhangi bir nedenle tahsil edilemediyse bunu tespit edebildiğini, araç sahiplerinin, geçiş tarihinden itibaren 15. günün sonunda, ceza tahakkuk ettikten sonra, temin edilen araç sahiplik bilgilerine istinaden plakaya ilave olarak aynı şekilde T.C. kimlik numarası ve vergi numarası üzerinden de sorgulama ve ödeme yapılabildiğini, araç sahiplerinin bu kapsamda geçiş ücretinin müvekkili şirketten kaynaklanan nedenlerle ödenememesi iddiasının tamamen haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davalı borçlunun ihlalli geçişi inkâr etmeksizin, icra dosyasına yapmış olduğu itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip talebi ile talep edilen geçiş ücreti, ceza tutarı ve süresi içinde ödemesini yapmamış olması nedeniyle talep edilen faiz yasalara uygun olduğundan, itirazın iptal edilerek takibe devam edilmesine cevaz verilmesini talep ettiklerini belirterek, davalının ............. 4.Genel İcra Müdürlüğü 2024/32658 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davalının 11 adet ihlalli geçiş yapıp yapmadığı, icra dosyası kapsamında davacının asıl alacak ve ferilerine yönelik isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. ............. 4. Genel İcra Dairesi'nin, ............. Teşkilatı A.Ş'nin, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır. 30/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında dava konusu ............. plakalı aracın hangi tarihler arasında davalı şirkete ait olduğuna dair bilgi ve belge yer almadığı, ............. plakalı aracın üzerinde dava konusu 21/08/2024- 06.09.2024 tarihleri arasında HGS hesabının bulunmadığı, Karayolları Genel Müdürlüğünden gönderilen bilgilere göre ............. plakalı aracın 21/08/2024- 06.09.2024 tarihleri arasında 14 adet ihlalli geçiş yaptığı, Mahkemece davacı şirketin davalı şirketten Karayolları Genel Müdürlüğünden gönderilen bilgilere göre ............. plakalı aracın 21/08/2024- 06.09.2024 tarihleri arasında 14 adet ihlalli geçiş ücretini ve 45 gün içerisinde ödenmemesi nedeniyle ceza tutarını talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılacak olursa, söz konusu ihlalli geçiş ücretinin toplam 2.135,00 TL ve ceza tutarının 8.140,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; ............. 4.İcra Müdürlüğünün 2024/32658 E. sayılı dosyasının alacaklısının ............ Yatırım ve İşletme A.Ş., borçlusunun ............ İç Mimarlık ve Mimarlık Ltd.Şti. olduğu, 26.850,00 TL Geçiş ücreti üzerinden takip başlatıldığı ve de itirazın iptali davasına konu olduğu görülmekle;............. plakalı aracın 11 adet ihlali geçiş yaptığı ve de geçişler esnasında HGS bakiyesinin o olduğu ihlalli geçiş tutarı ve de 4 katı ceza tutarının hesaplanması gerektiği bu hali ile itiraz üzere resen yapılan hesaplamada geçiş ücretlerinin kanuni süresinde ödenmediği sabit olmakla ;Açılan davanın KABULÜNE, ............. 4. Genel İcra 2024/32658 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen kaldığı yerden devamına,davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın KABULÜNE, ............. 4. Genel İcra 2024/32658 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynen kaldığı yerden devamına, Davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 1.834,12-TL olduğundan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.218,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 26.850,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL harç toplamı ile 4.490,00-TL (posta, tebligat, bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 5.720,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/105, K. 2026/56, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-105-e-2026-56-k-68f6fbb5b29d