İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/957 E. 2025/238 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/957
- Karar No
- 2025/238
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/957 Esas KARAR NO : 2025/238
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla yapılan faturaya dayalı ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olup iptali gerektiğini, müvekkili ile davalı/borçlu şirket arasında bir ürünün üreticisi ile dağıtım veya tedarik kanalındaki bir başka işletme arasında aracılık yapma (Distribütörlük) sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin belirli bir süre sözleşmede belirtilen iş ve işlemleri yaptığını, karşılığında ise faturalarla sabit olan davalı şirketten iş karşılığı hak ediş ücretini aldığını, ancak gelinen son aşamada müvekkilinin yapmış olduğu son ayın iş ve işlemleri için hak ediş ücretinin haksız yere faturaya itiraz edilmek koşulu ile verilmediğini, gerekçe olarak ise söz konusu bedelin taraflar arasında akdedilmiş sözleşme gereği şirket uhdesinde kalmasına yönelik uygulama olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine ödenmeyen son ücrete ilişkin fatura tutarı üzerinden Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve hukuka aykırı olup borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, tarafların ticari kayıt ve muhasebe defterleri incelendiğinde aralarındaki ticari ilişkiyi en iyi şekilde kanıtlayacağını iddia ederek; davanın kabulüne, haksız olan itirazın iptali ile Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... marketing sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... marketing sisteminde, her bireyin bir girişimci olarak hareket ettiğini ve kişisel çabalarına bağlı olarak gelir kazanma potansiyeline sahip olduğunu, ... marketingdeki primlerin genellikle satış miktarına, ekip performansına ve şirket politikalarına bağlı olarak değiştiğini, ancak bu sistemin doğası gereği, her ay ne kadar prim alınacağına veya prim alınıp alınamayacağına dair bir garantisi bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmada davacı tarafça fatura tarihi de göz önüne alındığında belirtilen tutarın hakedilmediğinin ve prim elde etme kurallarına da riayet edilmediğinin görüldüğünü, prim elde etmek için bir çok değişkenliğin mevcut olduğunu, davalının şartları sağlamadığının görüldüğünü ve müvekkiline kesilen faturaya itiraz edildiğini, dosya kapsamı da incelendiğinde davacı tarafın iddialarını kanıtlar nitelikte delil sunmadığının açık olduğunu, davacının deliller kısmında müvekkili şirket ile fatura silsilesinin olduğunu belirtmişse de yukarıda belirtildiği üzere ... marketing sisteminde her ay kazanç garantisinin bulunmadığını, sözleşmenin niteliği gereği de eski tarihli faturaların olmasının da alacağın varlığı için bir karine oluşturmadığını, sağlam ve gerçekçi delillere dayanmayan iddiaları kabul etmediklerini savunarak iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından davanın Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....Esasında açılmış olduğu; Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/05/2024 tarih .... E. .. K. Sayılı ilamı ile; "... davanın Asliye Ticaret mahkemesi sıfatıyla açıldığı, mahkememizin ticaret mahkemesi sıfatının bulunmadığı, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerektiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararına göre Büyükçekmece adli sınırlarına giren ticari davalara bakma görevinin, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, bu durumda eldeki davada ticaret mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, tarafların kararı İstinaf etmemesi üzerine hükmün 21/06/2024 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, davanın Mahkememizin .... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi kapsamında, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı hususunun bildirildiği görülmüştür. Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının 10/05/2023 tarihinde ... Mah. ... Cad. 9 B Çankaya/Ankara adresindeki ..... Hizmetleri (Tıp Doktorları Dışında Yetkili Kişilerce Sağlanan Mesleki Terapi, Aroma Terapi, Konuşma Terapisi, Homepati, Besin Tedavisi, Ayak Bakımı, Diş Hijyeni vb. Hizmetler) (Hastane Dışı) faaliyetinden dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, 10/05/2024 tarihinde faaliyetine son verdiği, 2023 vergilendirme dönemine ait yıllık gelir vergisi beyannamesinin İşletme Hesabı Özetine göre doldurulduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. HMK 2/1. maddesine göre, "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." HMK'nın 1.maddesine göre görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2'nci maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazı yazıldığı, müzekkerelere verilen cevaplarda davacının gerçek kişi işletme kaydı bulunmadığı gibi 10/05/2023 tarihinde .... Mah. ... Cad. 9 B Çankaya/Ankara adresindeki ... Hizmetleri (Tıp Doktorları Dışında Yetkili Kişilerce Sağlanan Mesleki Terapi, Aroma Terapi, Konuşma Terapisi, Homepati, Besin Tedavisi, Ayak Bakımı, Diş Hijyeni vb. Hizmetler) (Hastane Dışı) faaliyetinden dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, 10/05/2024 tarihinde faaliyetine son verdiği, 2023 vergilendirme dönemine ait yıllık gelir vergisi beyannamesinin İşletme Hesabı Özetine göre doldurulduğu hususlarının bildirildiği, davacının tacir olmadığı eldeki davada yukarıda belirtilen madde hükümleri gereğince davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halline dair merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025 Katip ... ¸¸
Hakim ... ¸¸