İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1040 E. 2025/229 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1040
- Karar No
- 2025/229
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.08.2024 tarihinde davalı ...'ye ait ve yine davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... ilçesinden ... istikametine seyir halinde iken dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun karşı şeridine geçtiğini ve ... ili istikametinden ... istikametine seyir halinde olan müvekkiline ait ... plakalı kamyon ile kafa kafaya çarpışması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın, davalı sürücü ...'nin şeride tecavüz etmesi nedeniyle gerçekleştiğini, yaşanan kazada davalının %100 kusurlu olması nedeniyle müvekkiline ait araçta ağır maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin işbu kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren müvekkilinin aracından uzunca bir süre mahrum kaldığını, nitekim kazadan sonra aracın karşı taraf sigortacısı tarafından işlem gördüğünü, eksper ataması yapıldığını, raporlar hazırlandığını, aracın hasarlarının giderildiğini ve müvekkilinin aracını kullanamadığını, ticari olarak kullandığı aracından herhangi bir gelir elde edemediğini, kaza sonrası müvekkilinin, tamir işlemlerinin sürdüğü esnada aracından mahrum kaldığını ve mağduriyetler yaşadığını, ... uygulamaları da dikkate alınarak kazalı aracın tamir işlemlerinin devam ettiği süre boyunca müvekkilinin araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararın uzman bilirkişilerce hesaplanmak suretiyle davalı tarafça tazmin edilmesinin icap ettiğini, müvekkilinin aracının kamyon olarak kullanıldığını, haftanın en az 6 günü çalıştırıldığını ve ticari kazanç elde etmek için kullanıldığını, müvekkilinin ciddi anlamda ticari kazanç kaybı yaşadığını, nitekim işbu kaza neticesinde araçta meydana gelen hasardan dolayı müvekkilinin aracını işletemediğini ve kazanç elde edemediğini, gelir kaybı yaşadığını, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu ticari kazanç kaybının işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı tarafından tahsili gerektiğini, davalı taraf ile dava konusu alacakları için arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilmişse de görüşmenin olumsuz neticelendiğini, arz ve izah edilen sebeplerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak davası) ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber şimdilik; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine, müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL ticari kazanç kaybı bedelinin (belirsiz alacak davası) davalı taraftan tahsiline, her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, müvekkiline haksız fiil nedeniyle genel hükümlere göre dava açıldığını, dosya arasında mevcut belgelere göre her ne kadar davacının tacir sıfatını haiz ise de müvekkilinin emekli olduğunu, bu durumda uyuşmazlık konusunun taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmaması, eldeki davanın, tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalar arasında da bulunmaması, gerçek kişi tarafların uyuşmazlık açısından tacir olmaması sebepleriyle huzurdaki davanın genel hükümlere göre ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacının aracının trafik kazası sebebiyle pert olması ve yerine yeni bir araç bulunamamasından bahsedilmesi sebebiyle davacının mahrum kaldığı ticari kazanç kaybı talebinin davacı tarafça hesaplanabilecek bir alacak niteliğinde olduğunu, iş bu alacak bakımından belirsiz alacak davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan açılan davanın usulden reddini talep ettiklerini, taraflar arasındaki kazaya ilişkin kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin kazaya ilişkin ve sonrasında yaşanan süreçte uzun süre tedavi görmesi, operasyonlar geçirmesi ve ölümden dönmesi sebebiyle kaza raporunda yer alan tespitlere ilişkin bir inceleme veya beyanda bulunma şansı ve ihtimali bulamadığını, bu nedenle hukukumuzda da tarafların kusur oranına isabet eden zarardan sorumlu olduğu kabul edildiğinden öncelikle davaya konu kazaya ilişkin taraflara izafe edilecek kusur oranının tespitinin gerektiğini, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurumun Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesi olduğunu, bu açıdan kusur durumunun tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, huzurdaki davanın ticari kazanç kaybı talebiyle açıldığından; davacı tarafın adına kayıtlı başkaca bir ticari nitelikte aracı olup olmadığının uyap kayıtlarından sorgulanmasını, davacının adına kayıtlı başkaca bir ticari araç bulunması halinde söz konusu aracın kazanın gerçekleştiği 10.08.2024 tarihinden dava tarihine kadar çalıştırılıp, çalıştırılmadığının davacının ticari defterleri celp edilerek incelenmesini, araçta yasal olarak bulunması gereken takograf kayıtlarının davacıdan celbini talep ettiklerini, davacının adına başkaca bir ticari araç bulunmaması halinde ise kazaya karışan ... plakalı araç ile davacının elde ettiği aylık ortalama gelirin belirlenebilmesi için söz konusu araca ilişkin 2024 yılı başından dava tarihine kadar takograf kayıtlarının davacıdan celbini, davacının ticari defterleri celp edilerek incelenmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle ticari kazanç kaybının hesaplanması için, davacının ticari defterlerinin, vergi kayıtlarının ve hasarlanan aracın çalıştığı firma kayıtlarının getirtilmesi; yeni araç alınabilmesi için gerekli olan makul süre, aracının çalıştırılmasından kaynaklı amortisman, yakıt vb. giderler de düşüldükten sonra davacının aracının ortalama günlük net gelirinin tespit edilmesi ve buna göre gelir kaybının belirlenmesi yönünde bilirkişi raporu alınması gerektiğinden söz konusu kayıt ve belgelerin davacıdan celbini ve/veya davacının kayıtlı olduğu vergi dairesi öğrenilmesi sonrasında ilgili vergi dairesine yazı yazılarak celp edilmesini talep ettiklerini, kayıtlar celp edildiğinde alanında uzman bilirkişilerce rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdini talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde kaç günlük bir ticari kazanç kaybı talebi bulunduğuna değinmediğini, mevcut kayıt ve belgeler ışığında bir ticari kazanç kaybından bahsetmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın somut tek bir delil sunamadığını, bu yönüyle açılan davaya itiraz ettiklerini, davacının yapılan sorgulamasında başkaca bir ticari aracının var olması durumunda söz konusu araç ile de ticari işlemlerine devam etmiş bulunması halinde davacının ticari kazanç kaybına sebep olan ve geçekleştiremediğini iddia ettiği iş ve işlemleri somut olarak ortaya koyması gerektiğini, hasara uğrayan araç ile ilgili olarak gerekli süre ve bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak söz konusu zararın kapsamı belirlenmesi gerektiğini, bu çerçevede uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davaya itiraz zarureti hasıl olduğunu, açıkladıkları ve mahkemece re'sen tespit edilecek diğer tüm nedenlerle, haksız ve mesnetsiz ikame edilmiş iş bu davanın görevsiz mahkemede açılmış olmasından kaynaklı olarak görevsizlikten reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi sebebiyle usulden reddine, davacı tarafından ikame edilen haksız ve dayanaktan yoksun davanın esas yönünden reddine, müvekkili aleyhine kısmi kabul olması halinde yargılama giderleri ve avukatlık ücretinde orantı kurulmasına, davacının faiz yönünden talebinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELİNDİRME VE GEREKÇE; Dava; 10/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Somut olayda,uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, celp edilen vergi ve ticaret sicil kayıtlarından davalı taraf tacir olmadığı gibi kazaya konu davalıya ait ... plaka sayılı aracın hususi kullanım amacı ile kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu göz önüne alındığında, aşağıdaki şekilde görevsizlik karar verilmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır