İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/959 E. 2025/152 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/959
- Karar No
- 2025/152
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/959 Esas KARAR NO:2025/152 DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ: 16/12/2024 KARAR TARİHİ: 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının dosya üzerinden incelenmesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı varlık yönetim şirketlerinin bankalardan temlik aldıkları alacaklara istinaden bankalarca açılan takip dosyalarını devraldıklarını, bu takip dosyasına konu borçların ödendiğini, buna rağmen davalı---- kayıt bürosu nezdinde kara listede göründüğünü ileri sürerek takip dosyalarındaki borçların ödendiğinin tespiti ile risk bildirim kayıtlarının iptalini ve maddi gelirinin olmadığını, mahkeme masraflarının karşılama gibi bir durumunun bulunmadığını adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELLİLER: Dava dilekçesi, yasal mevzuat.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafa 27/12/2024 tarihli mahkememiz ara kararı ile arabuluculuğa başvurusuna ilişkin belgeyi mahkememize sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafın kesin süre içerisinde mahkememize arabuluculuk son tutanak belgesini sunmadığı anlaşılmıştır. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6325 Sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 22. Maddesi "(1) Arabulucuya başvurulmuş olmasının kanunla dava şartı olarak düzenlendiği durumlarda davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. (2) Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. (3) Dava dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde derhal herhangi bir usuli işlem yapılmadan ve duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrası ve Yönetmeliğin 22. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrası ve Yönetmeliğin 22. Maddesinde açıkça "...son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu," sunmamış ise çıkarılacak ihtaratta " ... bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği" denilmek suretiyle açıkça arabuluculuk tutanağının davacı tarafça sunulması yükümlülüğü getirilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 1391-ç maddesindeki "...veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları" şeklindeki düzenlemeden farklı olarak arabuluculuk dosya numarasının bildirilmesi halinde, mahkemece resen arabuluculuk bürosundan arabuluculuk tutanağının getirtilmesi şeklinde bir düzenleme yapılmamıştır.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; eldeki davanın 16/12/2024 tarihinde açıldığı, davacı tarafça her ne kadar davanın tespit davası olarak açıldığı, bu sebeple arabuluculuğa başvurulmadığı ileri sürülmüş ve dava dilekçesinde menfi tespit ibraresindeki menfi kelimesinin üzerinin çizildiği görülmüş ise de, davacın talebinin borçlu olmadığına ilişkin olup, eldeki davanın menfi tespit davası olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrası ve Yönetmeliğin 22. Maddesinde açıkça arabuluculuk son tutanağının davacı tarafça sunulması yükümlülüğü getirildiği, davacı tarafça kendisine verilen 1 haftalık kesin süreye rağmen arabuluculuk son tutanağı sunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi Yukarıda Belirtildiği Üzere; 1-Arabuluculuk dava şartı olup, davanın her aşamasında dikkate alınabileceğinden, iş bu davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Adli yardımdan yarlanılması nedeni ile alınmayan 427,60 TL başvuru harcı ve karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı toplamı 855,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Dava adli yardımlı açıldığından, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1 adet normal tebligat ücreti olan 210,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp hazineye irat kaydı için harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair karar, tarafların yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/02/2025