İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/941 E. 2025/116 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/941
Karar No
2025/116
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/941 Esas KARAR NO : 2025/116 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 24/02/2022 KARAR TARİHİ : 12/02/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait...plakalı aracır 06/11/2021 tarihinde Muğla/ Aydın yolu 17 km de tek taraflı kaza neticesinde hasara uğradığını, müvekkil aracının kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre %100 kusurlu olduğunu, kusura ilişkin uyuşmazlık bulunmadığını, iş bu kaza nedeniyle araçta onarım sırasında çıkabilecek ekstre parça ve işçilikler dikkate alındığında onarımının ekonomik olmayacağı kanaatine varıldığından Pert-Total yapılması gerektiğini, iş bu kaza nedeniyle davalı kasko sigorta şirketine hasarın tazmini için yapılan başvuru üzerine, kasko sigorta şirketi tarafından 13.01.2022 tarih ... sayılı poliçe hasarı konulu ret yazısı ile başvuru beyan dışı kullanım klozu adı altında haksız olarak reddedilerek herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin hasara uğrayan dava konusu aracında herhangi bir beyan dışı kullanım söz konusu olmadığını, müvekkil aracında oluşan gerçek ve tam hasar tazminatı bedelinin davalı ... şirketinden talep ettiklerini, aracın hurdası en yüksek teklif veren kişiye 18.01.2022 tarihinde 40.000 TL. ye satıldığını, araçta Pert-Tolal işlemi uygulanması sonrasında Sovtaj bedeli düşüldükten sonra hesaplanacak hasar tazminatı bedelini davalı kasko şirketinden talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL hasar tazminatı bedelinin (Sovtaj bedeli düşüldükten sonra) davalı kasko şirketinden temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, çekici ücreti olan 1.770 TL nin davalı kasko sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, 1.586,49-TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine eklenmesine, 1.350 TL arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı arasında ... poliçe numaralı 06/07/2021-2022 tarihleri arasında aracım güvende genişletilmiş kasko poliçesi ile...plakalı araç teminat altına alınmış olduğunu kasko sigortası poliçesi gereğince müvekkil şirketin sorumluluğu belirlenecek olan gerçek zarardan poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin merkezi Ümraniye/İstanbul olduğundan dava yetkisiz mahkemede açıldığını e nedenle davanın yetkili İstanbul Anadolu mahkemesine gönderilmesi talep ettiklerini 06.11.2021 tarihinde sigortalı araç sürücüs... nin sevk ve idaresindeyken dava konusu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında yapılan inceleme neticesinde sigortalı aracın poliçede belirtilen “beyan dışı kullanım” klozuna aykırı olarak kullandığı sigortalı aracın poliçe şartlarına aykırı şekilde kiralandığı tespit edilmiş olduğunu, poliçede yer alan beyan dışı kullanım klozuna aykırı olarak kullanılması... meydana gelen zarar teminat dışı kaldığını, yapılan araştırma ve inceleme neticesinde sigortalı aracın kiralık KABİS kayıtlarında ... adına 07.10. 2021- 07.11.2021 tarihleri arasında kiralandığı tespit edildiğini, ayrıca ekspertiz çalışmasında aracın ağır hasarlı araç uygulanmasına tabii olduğu da tespit edildiğini, kasko genel şartları A.S5 maddesinde yer alan teminat dışı hallerinin iş bu dava konusu trafik kazası incelenerek var olup olmadığı bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, teminat dışı hallerden biri tespit edilirse müvekkil şirket yönünden iş bu davanın reddi gerekeceğini, bahse konu hasarın davacının beyan ettiği şekilde meydana gelmediği ve aracın poliçe şartlarına aykırı şekilde kullanıldığı, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak haksız kazanç talep eden davacının taleplerinin ve davının reddi gerektiğini, davacı hasarı beyan ettiği şekilde meydana geldiğini ispatlayamadığını, kaldı ki kaza yerinin terk edilmesi nedeniyle meydana gelen hasar teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın müvekkil şirket yönünden usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava kasko poliçesi teminatı kapsamında hasar, çekici ve ekspertiz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, 06/11/2021 tarihinde... plakalı aracı ile tek taraflı trafik kazasına karıştığı, işbu dava ile hasar bedeli ve çekici ücreti talebinde bulunduğu ve bu zararlarının aracın kasko sigortacısı olan davalıdan tazminini istediği, davalı sigortanın ise yetki itirazında bulunduğu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu, aracın beyan dışı kullanımının söz konusu olduğu, bu durumun teminat harici olduğu, meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığını savunduğu, taraflar arasında yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davacının aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, davacının onarım bedeli ve çekici ücreti zararının ne kadar olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. İzmir ... Tüketici Mahkemesinin 11/10/2022 tarih ...karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair karar verildiği, davalı vekilinin istinaf incelemesi talebi neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 26/09/2024 tarih ve ... karar sayılı ilamı ile "...Davalı vekili, sigortalı aracın KABİS kayıtlarına göre 07.10.2021 - 07.11.2021 tarihleri arasında dava dışı... kiralık olarak verildiğini ve aracın rent-a-car olarak kullanıldığını savunmakta olup, bu konuda kazanın gerçekleştiği gün ve saatte davacıya ait aracın kiralanmış olup olmadığı hususunun İl Emniyet Müdürlüğünden tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek, zararın teminat kapsamı içerisinde bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir. İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." karar verildiği, dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verildiği, İzmir ...Tüketici Mahkemesinin 08/10/2024 tarih ve...karar sayılı kararı ile "...davacının araç kiralama suretiyle gelir elde etmekte olduğu, bu itibarla 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici sıfatına haiz olmadığı, poliçeden kaynaklı uyuşmazlığın çözümü açısından TTK'nın 4-5 maddeleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması sebebiyle mahkememizin görevsizliğine..." dair görevsizlik karar verildiği, taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı, kararın kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, İzmir...Tüketici Mahkemesinin 08/10/2024 tarih ve... karar sayılı ilamı ile dava konusu aracın 07/10/2021-07/11/2021 tarihleri arasında kiralama kaydının bulunduğundan bahisle davacının araç kiralama suretiyle gelir elde ettiği, tüketici vasfına sahip olmadığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiş ise de dosya içerisinde davacının araç kiralama faaliyeti yürüttüğüne dair herhangi bir kaydın mevcut olmadığı, dava dilekçesinde davacının bu mesleki faaliyeti yürüttüğüne dair herhangi bir iddiasının bulunmadığı, yine davacı ile davalı arasındaki kasko poliçesinin de rent a car kasko poliçesi olmadığı, davalı ... tarafından aracın dava konusu kaza tarihinde kiralandığından bahisle zararın teminat harici olduğu şeklinde getirilen savunmanın ve bu hususta istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde tespit edilen araç kiralama kaydının tüketici mahkemesinin görevine bir etkisinin bulunmadığı, nitekim istinaf kaldırma ilamında bu yönde herhangi bir kaldırma sebebine de yer verilmediği, bu halde dava konusu uyuşmazlık sigortalı aracın kaza sırasında rent a car aracı olarak kullanılıp kullanılmadığı ve zararın teminat harici olup olmadığı hususunda toplandığına göre tüketici mahkemesi tarafından davacının poliçe hükümlerine aykırı hareket edip etmediği, aracın beyan dışı kullanımının söz konusu olup olmadığı hususlarında inceleme yapılması gerektiği, kasko poliçesinde bulunan beyan dışı kullanım şeklindeki istisna ve muafiyetin mahkememizi görevli kılmayacağı, bu hususun tüketici mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin İzmir... Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Mahkememiz ile İzmir 7. Tüketici Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan, taraflarca kanun yoluna başvurulmaması ve kararın kesinleşmesi halinde merci tayini için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. veya 23. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/02/2025

Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/941, K. 2025/116, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-941-e-2025-116-k-56515fb03153