İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/937 E. 2025/879 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/937
- Karar No
- 2025/879
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla dava mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ” in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yine dava dışı ... ” mun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 09.10.2009 tarihinde karışmış oldukları yaralamalı trafik kazasında ... ” nun ... doğumlu oğlu ... ” nun basit tibbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokacak, yüzünde sabit iz bırakacak ve duyularında sürekli zayıflamaya sebebiyet verecek şekilde yaralanması nedeniyle davalı şirket hakkında Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından tazminat davası açtıklarını, iş bu davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda da açmış oldukları davalarını ıslah ettiklerini, davalı şirketin alınan bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeniden rapor alındığında ise müvekkilinin ıslah ettikleri tazminat miktarından da daha yüksek şekilde tazminat alacaklısı olduğunun belirlendiğini ancak ıslah haklarını daha önce kullandıkları ve ikinci bir ıslah haklarının bulunmaması nedeniyle ikinci rapor ile belirlenen bakiye tazminat alacaklarının tahsili amacıyla Ilgın İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin iş bu ilamsız icra takibine itirazı üzerine duran takibin devamı için Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtıklarını ve yargılama sonunda ... Karar sayılı ilam ile müvekkilinin bakiye 54.934,00 TL tazminat alacaklısı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle takibin devamına karar verildiğini, iş bu kararın davalı şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesince yapılan inceleme neticesinde Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi ilamının usulü eksiklikler nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesi üzerine yargılamaya Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam ettirildiğini ve usulü eksiklikler tamamlandıktan sonra ilk ilamdaki gibi yeniden hüküm tesis edilmiş ve iş bu bakiye tazminat alacaklarının yasal faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlatılmış ise de kaza tarihinden bugüne kadar geçen 14 yıllık zaman dikkate alındığında asıl alacağa uygulanacak yasal faiz arının gerçek Zararlarını karşılamaktan çok uzak olacağından munzam zararlarının meydana geldiğini belirterek asıl tazminat alacak miktarı olan 54.934,00 TL” nin kaza tarihinden iş bu dava tarihi arasında fark miktarın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak belirlenecek miktarın munzam zarar olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili 12.02.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... ve ... sevk ve idaresindeki araçların 09.10.2009 tarihinde karıştıkları yaralamalı trafik kazası neticesinde Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tazminat davasının davacı tarafın ıslah ettiği miktar üzerinden karara bağlandığını ve müvekkili şirket tarafından da iş bu tazminat miktarının da davacı tarafa ödenmesine karşın davacı vekili tarafından bakiye tazminat alacakları olduğu gerekçesi ile Ilgın İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine de haklı olarak itiraz ettiklerini kaldı ki davacı tarafın Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam eden tazminat davasının henüz sonuçlanmaması nedeniyle tazminat miktarının ve bu miktara uygulanacak olan faiz oranlarının henüz belirli olmadığını belirterek açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; 10.000-TL olan davayı 683.301,79-TL artırımla 693.301,79-TL olarak artırdığından, davanın tüm sonuçlarıyla eldeki dava tarihi itibarıyla mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte kabulünü, yargılamanın öncelikle HMK.m.107 gereği belirli alacak şeklinde yürütülmesini, davanın belirsiz-belirli alacak olarak kabul edilmemesi hali için ıslah dilekçesinin kabulünü, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 09/10/2009 Tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 07/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla itirazın iptali karar verilen T.C. Ilgın İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe dayanak alacak aslı olan 54.934,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü ilk dava tarihi olan 30/09/2011 tarihinden iş bu dava tarihi olan 28/12/2023 tarihi itibarı ile değerinin enflasyon ve paranın değer kaybı gözetilerek güncel alım gücü değeri hesaplanarak, icra dosyasında kesinleşen miktar arasındaki farkın aşkın zarar olarak davalıdan tazminine ilişkin tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; Davacının takibe konu ettiği cismani zararına konu 54.934,00TL'nin iş bu dava tarihi olan 28/12/2023 tarihi itibarı hesaplanacak temerrüt faizini aşan(temerrüt faizi ile karşılanmayan) bir zararı olup olmadığı, davalı temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı davacının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasında fahiş fark olup olmadığı, davalının temerrüde düşmede kusurlu olup olmadığı, davalının temerrüdü ile alacaklının var ise aşkın zararı arasında illiyet bağı olup olmadığı, davacının aşkın bir zararı var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü. II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) GÖREV VE YETKİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki dava T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/06/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine Mahkememize tevzi edilmiştir. Taraflar arasında görülmekte olan davanın 09/10/2009 Tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığını iddia ettiği munzam zararın tazmini davası olması sebebiyle güvence hesabına karşı yöneltildiği, eldeki davanın sigorta hukukundan kaynaklı mutlak ticari dava olduğu ve 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi ve T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı nazara alındığında Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu görülmekle Mahkememizin yetkili ve görevli olduğuna kanaat edilerek işin esasına geçilmiştir. (2) HUKUKİ YARAR DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 07/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının 20/05/2024 tarihinde kesinleştiği ve davacı tarafından T.C. Ilgın İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamın (Örnek4-5) yeniden icra edildiği, davalı tarafından icra takibine konu bakiye cismani zarar borcunun 29/05/2024 tarihinde ödendiği anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 115/3 ve 6098 Sayılı Kanunun 122/2 maddesi de nazara alınarak davalının hukuki yarar dava şartı yönüyle yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. (3) DAVA ÖNCESİ SAFAHATIN İZAHI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) 09/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı yaralanmış ve cismani zararlarının tazmini amacıyla T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında(bu dava dosyası 6100 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince kısmi dava olarak açılmıştır) davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davacının 27/01/2014 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak davacı açısından 20.070,52 TL maddi tazminatın 30/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı kanun yoluna müracaat edilmiş ve karar T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/05/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. (b) T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında(bu dava dosyası 6100 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince kısmi dava olarak açılmıştır) hükme esas alınan bilirkişi raporu (gerekçeli kararın 4/6. Sayfasında ve 2. Paragrafta yer almaktadır) davacının maddi zararının 75.004,29 TL olduğu rapor edilmiştir. LAKİN davanın kısmi dava olması ve davacı vekili tarafından 27/01/2014 tarihli ıslah dilekçesi verilmesi sebebiyle davanın 20.070,52 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Kesinleşen bu Mahkeme ilamına göre davacının bakiye 54.933,77 TL zararı kalmış olup bu zarar hükme bağlanmamıştır. (c) Davacı tarafından kesinleşen mahkeme ilamında hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince tespit edilen bakiye maddi zararının tazmini amacıyla 54.934,00 TL üzerinden davalı hakkında T.C. Ilgın İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçilmiş, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takip durmuş ve davacı tarafından itirazın iptali davası açılmıştır. T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla yargılamaya başlanmış, kaldırma sonrasında adı geçen Mahkemenin ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla yargılama neticeye ulaştırılmış ve akabinde bakiye zarar için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası 20/05/2024 tarihinde kesinleşebilmiştir. (4) KISMİ DAVADA ALINAN RAPORLAR İLE HÜKME BAĞLANMAYAN BAKİYE ALACAK KISMININ EK DAVAYA ETKİSİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Etki Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında izah edildiği üzere "Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır. Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir. Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur. Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve ... E. ... K., 02.06.1982 gün ve ... Esas ... Karar ve 09.11.1988 gün ve ... Esas ... K. Sayılı; ... E. ... K. Sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır (b) Somut Olay Açısından Etkisi: 09/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı yaralanmış ve cismani zararlarının tazmini amacıyla T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında davacının davasının 27/01/2014 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınarak 20.070,52 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. VELAKİN T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda (gerekçeli kararın 4/6. Sayfasında ve 2. Paragrafta yer almaktadır) davacının maddi zararının 75.004,29 TL olduğu tespit edilmiştir. davanın kısmi dava olması ve davacı vekili tarafından 27/01/2014 tarihli ıslah dilekçesi verilmesi sebebiyle davanın 20.070,52 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Kesinleşen bu Mahkeme ilamına göre davacının bakiye 54.933,77 TL zararı kalmış olup bu zarar hükme bağlanmamıştır. Bu karara karşı kanun yoluna müracaat edilmiş ve karar T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16/05/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Dolayısıyla yukarıda detayı ve künyesi verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşen bu Mahkeme ilamına göre davacının bakiye 54.933,77 TL zararı olduğu tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. (5)TEMERRÜT FAİZİ VE AŞKIN ZARARIN HUKUKİ NİTELİĞİ İLE AŞKIN ZARAR TALEP EDİLEBİLMESİNİN ŞARTLARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun "Temerrüt Faizi" Başlıklı 120/1. Maddesinde; "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir." amir kanun hükmü yer almaktadır. T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere temerrüt faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine 6098 Sayılı Kanunun 120. maddesi gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle zamanında ifa etme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içerisindedir. Bu kapsamda borçlu, kusurlu olsun veya olmasın borcunu zamanında ifa etmemiş olması durumunda temerrüt faizi ödemekle yükümlü olup alacaklıya, zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın temerrüt faizini talep edebilme hakkı tanınmıştır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun "Aşkın Zarar" Başlıklı 122/1-2. Maddesinde; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." denilmiştir. T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere aşkın zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir. Aşkın zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Aşkın zararın varlığı için bir para borcunda borçlunun temerrüdü, borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyeti, borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olması, borçlunun temerrüdü ile alacaklının aşkın zararı arasındaki illiyet bağının olması gerekmektedir. Aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülük ise bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerinde olup, diğer koşulların varlığı durumunda borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun varlığı asıldır. Başka bir ifade ile temerrüt sonrasında borçlunun temerrüde düşmedeki kusurunun alacaklı tarafından ispatı gerekmemekte olup borçlu tarafından temerrüde düşmede kusursuz olduğu ispat edilmelidir. (6) ENFLASYONİST DÖNEMDE AŞKIN ZARAR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 25/01/2018 Tarih ve 30312 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 21/12/2017 Tarih ve ... Başvuru Nolu(... Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu) kararında; "Başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşıldığından başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği kanaatine varılmıştır. Bu tespite rağmen derece mahkemelerinin başvurucunun zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumu nedeniyle somut olay bakımından kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu değerlendirilmiştir." denilmiştir. T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da "Munzam zarar ispatı konusunda katı ispat kurallarına bağlı kalındığında ihlâl kararları verildiği ve tazminata hükmedildiği yine yüksek enflasyonist dönemlerde borçlunun borcunu ödemeyerek düşük temerrüt faizinden yararlanarak haksız kazanç elde ettiği ve borçlunun borcunu ödememesi, direngen durumda olması nedeniyle mahkemelerdeki dava sayısının hızla arttığı görülmektedir. Bu nedenle yüksek enflasyonist dönemde soyut yöntemin dikkate alınması tüm bu sakıncaları ortadan kaldıracak, adaletin gerçekleşmesini sağlayacaktır. Her somut olayın özelliği de dikkate alınarak bulunulacak zarar miktarının TBK'nun 50 ve 51. maddeleri (mülga BK'nın 42 ve 43 md) kapsamında değerlendirilerek belirlenmesi gerekir." denilmiştir. Yukarıda detayı verilen T.C. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 25/01/2018 Tarih ve 30312 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 21/12/2017 Tarih ve ... Başvuru Nolu(... Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu) kararında ifade edildiği üzere enflasyon, faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ülkemizdeki belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan dolayı paranın/alacağının önemli ölçüde değer kaybına uğradığı kabul edilmiş ve yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere yüksek enflasyonist dönemlerde borçlunun borcunu ödemeyerek düşük temerrüt faizinden yararlanarak haksız kazanç elde ettiği ve borçlunun borcunu ödememesi, direngen durumda olması nedeniyle mahkemelerdeki dava sayısının hızla arttığı anlaşılmakla somut olayımızda davacının ilk davada tespit edilen ve ek dava yönüyle kesin olan alacak miktarının ödenmemesi sebebiyle zarara uğradığı Mahkememizce kabul edilmiştir. (7) DAVALININ AŞKIN ZARARDAN SORUMLU OLUP OLMAYACAĞI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere her somut olayın kendi dinamikleri göz önünde bulundurularak aşkın zararda sorumluluk değerlendirmesi yapılmalıdır. (b) Bir başka ifade ile her ne kadar enflasyonist dönem ve uzun yargılama süresi sebebiyle davacının bir zararı doğmuş ise de salt bu zararın varlığı davalının sorumlu olduğu manasına gelmeyecektir. (c) T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edilen kriterler nazara alındığında davanın haksız fiilden kaynaklandığı, 09/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının alacağının muaccel olduğu, davalı borçlunun temerrüde düştüğü, yine aşağıda detayı izah edileceği üzere hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere borcun geç ödenmesi sebebiyle davacının temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığı sabittir. Bu noktada davalı açısından değerlendirilmesi gereken en önemli husus davalıya temerrüde düşmesinde izafe edilecek bir kusur olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. (ç) Gerekçemizin (4/b) maddesinde detayıyla izah ettiğimiz üzere iş bu davaya dayanak icra takibine konu borç T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda (gerekçeli kararın 4/6. Sayfasında ve 2. Paragrafta yer almaktadır) tespit edilen ve hükme bağlanmayan bakiye 54.933,77 TL zarara ilişkindir. T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşen bu Mahkeme ilamına göre davacının bakiye 54.933,77 TL zararı olduğu tartışılamaz hale gelmiş olup davalı tarafından kesinleşen mahkeme ilamına rağmen takibe itiraz edilmesinde Mahkememizce davalı borçlunun temerrüde düşmesinde kusurlu olduğu hatta kusuru aşar mahiyette T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği düşük temerrüt faizinden yararlanma saiki ile direngen davrandığı Mahkememizce kabul edilmiştir. (8) DAVACININ TEMERRÜDÜ AŞAN ZARARININ HESAPLANMASI HUSUSUNDA ALINAN BİLİRKİŞİ RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamındaki kriterler nazara alınarak İcra Ve İflas Mevzuatı İle Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Alanında Uzman Bilirkişinden; (a) Alacak aslı 54.933,77 TL, faiz başlangıç tarihi 30/09/2011 tarihi(kesinleşen ilk hükümdeki davalının temerrüt tarihi), takip öncesi ve sonrası uygulanacak faiz türü yasal faiz olmak üzere(davalı tarafından icra borcunun ödendiği 29/05/2024 tarihine kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda yıllık yasal faiz) davacının temerrüt faizi ekli alacağının hesaplanması, (b) Alacak aslı 54.933,77 TL olmak üzere bu tutarın davalı tarafından icra borcunun ödendiği 29/05/2024 tarihi itibariyle enflasyon verileri, TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiriler nazara alınarak oluşturulacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde davacı tarafından asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktarın hesaplanması,(Enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin bilirkişi tarafından resmi kurumların ilan edilen sitelerinden temini ile rapora eklenmesine) hususlarında EK rapor aldırılmıştır. 09/07/2025 Tarihli EK Raporda; Davalının temerrüt tarihi 30/09/2011 tarihinden ödemenin yapıldığı 29/05/2024 tarihine kadar yapılan hesaplamada alacak aslı olan 54.933,77 TL'ye işleyecek yasal faiz miktarının 62.647,07 TL olacağı ve davacının alacağının ulaştığı rakamın 117.580,84 TL olacağı, davalının temerrüde düştüğü 30/09/2011 tarihinden ödemenin yapıldığı 29/05/2024 tarihine kadar yapılan değerlemede ise alacak aslı 54.933,77 TL'nin ulaşacağı rakamın 949.686,79 TL olacağı, davacının takdiri Mahkemeye ait olmak üzere uğradığı aşkın zarar miktarının 832.287,95 TL olduğu rapor edilmiştir. Her ne kadar 09/07/2025 tarihli EK Bilirkişi raporunda kaza tarihi olan 09/10/2009 tarihinden itibaren alternatifli hesaplama yapılmış ise de davalının Güvence hesabı olduğu ve kesinleşen Mahkeme ilamına göre 30/09/2011 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu alternatifli hesaplamaya Mahkememizce itibar edilmemiştir. Her ne kadar dosya içerisinde 08/04/2025 tarihli KÖK rapor var ise de bu raporda davalı tarafından yapılan ödeme tarihinin hatalı hesap edildiği ve hesaplamanın T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamındaki kriterleri karşılamaması sebebiyle hükme esas alınmamış ve hataların düzeltilmesi için 09/07/2025 tarihli EK Rapor aldırılmıştır. (9) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; (a) Davacının 09/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS'inin olmadığı, bu sebeple cismani zararlarının tazmini için davalı hakkında T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyası ile tazminat davası açtığı, (b) T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının maddi zararının 75.004,29 TL olarak hesap edildiği lakin davanın kısmi dava olması ve davacı vekili tarafından 27/01/2014 tarihli ıslah dilekçesi verilmesi sebebiyle davanın 20.070,52 TL üzerinden kabulüne karar verildiği, bu kararın kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği, (c) Davacının bakiye kalan 54.933,77 TL zararı için davalı hakkında T.C. Ilgın İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından itirazın iptali davası açılmak durumunda kaldığı, T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas-... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde itirazın iptali davasının 20/05/2024 tarihinde kesinleştiği, takibe konu borcun davalı tarafından 29/05/2024 tarihinde ödendiği, (ç) Gerekçemizin (4/b) ve (7/ç) maddesinde detayıyla izah edildiği üzere davaya dayanak icra takibine konu borcun T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/04/2016 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda (gerekçeli kararın 4/6. Sayfasında ve 2. Paragrafta yer almaktadır) tespit edilen ve hükme bağlanmayan bakiye 54.933,77 TL zarara ilişkin olduğu, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşen bu Mahkeme ilamına göre davacının bakiye 54.933,77 TL zararı olduğu tartışılamaz hale geldiği, davalı tarafından kesinleşen mahkeme ilamına rağmen takibe itiraz edilerek temerrüde düşmesinde kusurlu olduğu hatta kusuru aşar mahiyette T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği düşük temerrüt faizinden yararlanma saiki ile direngen davrandığı, (d) Mahkememizce hükme esas alınan 09/07/2025 Tarihli EK Raporda tespit edildiği üzere davalının temerrüt tarihi 30/09/2011 tarihinden ödemenin yapıldığı 29/05/2024 tarihine kadar yapılan hesaplamada alacak aslı olan 54.933,77 TL'ye işleyecek yasal faiz miktarının 62.647,07 TL olacağı ve davacının alacağının ulaştığı rakamın 117.580,84 TL olacağı, davalının temerrüde düştüğü 30/09/2011 tarihinden ödemenin yapıldığı 29/05/2024 tarihine kadar yapılan değerlemede ise alacak aslı 54.933,77 TL'nin ulaşacağı rakamın 949.686,79 TL olacağı, davacının uğradığı aşkın zarar miktarının 832.287,95 TL olduğu, (e) Davalının direngen davranması sebebiyle davacının alacağına geç kavuştuğu, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/03/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edilen kriterler nazara alındığında davanın haksız fiilden kaynaklandığı, 09/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının alacağının muaccel olduğu, davalı borçlunun temerrüde düştüğü, borcun geç ödenmesi sebebiyle davacının temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığı sabit olduğundan davasının (6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince talebiyle bağlı kalınarak) 693.301,79 TL'nin 29/05/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. (10)DAVACININ DAVASININ TÜRÜ, BEDEL ARTIRIM HAKKI, FAİZ TÜRÜ VE FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Dava Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının davasını açıkça belirsiz alacak davası olarak açtığını ifade ettiğinin görüldüğü ve aşkın zarar davasının hukuki niteliği de nazara alındığında davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açabileceği Mahkememizce kabul edilmiştir. (b) Davacının Adli Yardım Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulmuş ise de Mahkememizce yargılama giderlerini karşılayabileceği durumda olduğu tespit edilmekle adli yardım talebi reddedilmiş ve 30/04/2025 tarihli dilekçesinde ifade etmiş olduğu tutar üzerinden harç ikmali yapılmak üzere kesin süre verilmiştir. (c) 6100 Sayılı Kanunun 26/1 Maddesi Nazara Alınarak Yapılan Değerlendirmede: Mahkememizce hükme esas alınan 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının aşkın zararı 832.287,95 TL olacak kabul edilmiştir. Lakin davacı tarafından 693.301,79 TL üzerinden harç ikmali yapıldığından talebiyle bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. (ç) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından en yüksek uygulanması talep edilmiş ise de davanın özü itibariyle haksız fiilden kaynaklandığı, kazaya sebebiyet veren ve sigorta poliçesi bulunmayan aracın hususi olarak kullanıldığı ve davaya dayanak kesinleşen mahkeme ilamında davalı hakkında yasal faiz tayin olunduğu anlaşılmakla hükmolunan aşkın zarara ilişkin miktara yasal faiz uygulanmıştır. (d) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davalı tarafından davaya dayanak takip borcunun 29/05/2024 tarihinde ödendiği, davacının aşkın zararının bu tarih itibariyle hesaplandığı da nazara alınarak hükmolunan aşkın zarar miktarına 29/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. (11) DAVALI TARAFINDAN ZARARIN KARŞILANDIĞI SAVUNMASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalı vekilinin 28/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ifade etmiş olduğu T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/07/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile bu ilamın icrasına ilişkin T.C. Ilgın İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının dosyamız arasına alındığı, T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/07/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamına(Kaldırma sonrası yeni esas T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar) konu trafik kazasının 29/05/2019 tarihli kazada davacının yaralanmasına ilişkin olduğu LAKİN davacının iş bu davaya konu ettiği trafik kazasının ise 09/10/2009 tarihli kazda davacının yaralanmasına ilişkin olduğu, dava konularının farklı olduğu anlaşılmakla bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. (12) DAVALININ ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından zamanaşaımı defi ileri sürülmüş ise de davalı tarafından davaya dayanak icra borcunun 29/05/2024 tarihinde ödendiği, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13/01/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere aşkın zarar tazmini davasının 6098 Sayılı Kanunun 146/1 maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşaımı süresine tabi olduğu ve sürenin alacaklının alacağının tamamının tahsil edildiği tarihte başlayacağı anlaşılmakla davalının bu yöndeki def'ine Mahkememizce itibar edilmemiş ve oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE(6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince talebiyle bağlı kalınarak); 693.301,79 TL'nin 29/05/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 47.359,45TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 269,85TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 11.670,00TL ıslah harcı toplamı olan 11.939,85TL harcın mahsubu ile bakiye 35.419,60TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabulculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 269,85TL başvuru harcı, 269,85TL peşin harç, 11.670,00TL tamamlama harcı, 38,40TL vekalet suret harcı, 165,00TL posta ve tebligat gideri, 7.500,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 19.913,10TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 109.995,27TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2025
Katip Hakim